House of the Dragon

House of the Dragon

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 3

هماهنگ با نسخه‌های زیر

House of the Dragon S03E05 1080p WEB h264-ETHEL
ناشر BartuW

برچسب‌ها

webdl
تاریخ انتشار: 2026-07-20
تعداد دانلود: 243
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Bir köprü daha yakmışlar. Bu gidişle Tumbleton'a ulaşamayabiliriz.

Lanet şeyi tekrar inşa etmen ne kadar sürer?

Başka bir geçiş bulmamız gerek, yolu uzatacağız.

Kraliçe gecikmemizi hiç istemez.

Lort Piper, en hızlı 100 atlınızla

Taşlı Sept'e gidin.

Mavnayı alıp oradan geçin.

Bir hafta gecikeceğiz ama buna mecburuz.

Bu kadar büyük bir orduyla nehri geçmek için son şansımız bu.

Cole ve avanesiyle uğraşmaya devam mı edeceğiz?

Geyik sineği gibi musallat oldular amına koyayım.

Kuzeyde bunlarla da uğraşmayız.

Sinek, soğuk yanığından iyidir.

Ama Criston Cole'dan ben de bıktım. Kuzey, güney fark etmez.

Öyleyse beni ve kurtlarımı üzerine salın. Onu biz hallederiz.

Bence anladığı dilden konuşalım.

Pusu!

Silah kuşan!

Saldırı altındayız!

Sonraki geçişe mi?

Taşlı Sept'e gideceklermiş. Yine önde olacağız.

Çekil!

Misafir geleceğini bilseydim

yatak yapardım.

Akraba Katili Aemond Targaryen'ı arıyoruz

Evet. Nankör kraliçe

ödül açıkladığından beri sizden çok gelen oldu.

İstediğinizi burada bulamayacaksınız.

Tereyağı yapan yaşlı bir adam var

ama onun iki gözü de kör.

Bir de atları besleyen çocuk var.

Ha, bir de hayaletler.

Anlaşılan buranın geçmişini bilmiyorsunuz.

Burayı inşa eden,

Zalim Harren'a zincire bağlı şekilde

hizmet ederken ölen işçileri.

Bu kale nefes alıyor.

Burası açgözlüleri, gafilleri yutuyor.

Temelindeki taşlar, insan kanıyla sulanmış.

Susuzluğu da hiç dinmiyor.

Hey, korkak seni!

Sikerim böyle yeri!

Duyuyor musun?

Uzak dur! Uzak dur dedim!

Abim, Aegon. Buradaydı. Yüzü yanıyordu.

Onu gördüm, beni tutmuştu, karanlığın içine çekiyordu.

-Abim... -Yine bir rüya gördün. Hepsi bu.

Sadece bir rüyaydı.

Görmüş.

Öleceğimi söyledi.

-Her şeyi mahvetmişim. -Hayır.

Hayır.

Anne.

Kraliçemizin izin vermediği kimse giremez.

Oldukça hassas bir konu mevzubahis.

Bu tarz rahatsızlıklar hakkında ne kadar bilgilisiniz bilmem...

Kadın hastalıklarıyla.

Bağlılığın için tekrar teşekkürler, büyük üstat.

Majesteleri, size sadık bir hizmetkâr olabilmek beni memnun ediyor.

Hizmetkârdan öte, arkadaşım oldun.

Ama yeni bir kraliçemiz var.

Beni de biraz titizce denetliyorlar.

Korkarım ki, bugünden itibaren öncesinde birilerini bilgilendirmeden

yardımcı olamayacağım.

Anlıyorum.

İstemiyorum.

Mecbursun.

Erkek olabilir. Anladın mı?

Aegon'un varisi, Joffrey'ye rakip.

Hatta Rhaenyra'ya da.

Öldürür. Başka seçeneği yok.

Öldürmezse de senden söküp alır.

Aemond yaşıyormuş.

Harrenhal'da.

Hayır, oradaydı ama gitmiş. Kaybolmuş.

Onu gördüm.

Yanıyor. Ama ateş olmadan.

Aemond, Rhaenyra'ya tehdit olursa, Rhaenyra çocuğu kalkan olarak kullanır.

Olmaz, yapamam.

Helaena, lütfen. Lütfen.

Kendin için. Özgür olmak istemez misin?

Yapamam.

-Bak. Sadece çay diye düşün. -Hayır. Hayır.

Bu kadar.

-Ama değil. -Evet, evet değil.

Bana bak. Bu bir nimet.

Hisar'da üstatlara öğretilen bir ilaç.

Beni utançtan ve mahvolmaktan kurtardı.

Gençliğinde Rhaenyra'yı da kurtardı.

Seni de kurtaracak.

-Helaena, lütfen. Lütfen! Beni dinle. -Hayır.

Bir rehineden fazlası olmayan bir çocuk mu doğuracaksın? Bir piyon...

O benim!

Bebek benim. Benim!

Konseyde bir koltuk Frey Hanedanı'nın sadakatini

sağlar diye ummuştum.

Harrenhal verilecek diye anlaşmıştık!

Kuzey kurtlarınıza İkizler'den geçiş iznine karşılık.

Oğlunuz böyle söz verdi!

Oğlum öldü.

Şimdi öğrendim ki

kalemizi, Aemond Targaryen'ın kellesini size

hangi gezgin şövalye getirirse ona verecekmişsiniz!

Siz de deneyebilirsiniz.

Cregan Stark'ın ordusu Üç Dişli Mızrak'ı geçti.

Krallığın verdiği sözü tutmasını bekliyoruz.

Bu esnada pis bir kiralık kılıç

kendini Harrenhal Lordu ilan etse bile!

Ama şu an için, majestelerinin konseyine katılmaktan mutluluk duyarım.

Wendish kasabasından kim ne ister?

Aslında, Wendish kasabası değil efendim, kasaba dışında ufak bir köy.

Birçok çiftlik yanıyordu,

konuştuğumuz adamlar, Vhagar olduğundan emin.

Deniz Yılanı'nın piçi. Ejder binici oldu.

-Şu da abisi. -Lort Darry bize bağlı.

-Aemond kışkırtmaya çalışıyordur. -Çiftlik yakarak mı?

-Amacı ne? -Ejderhalar yemek yemeli.

Şuna Beyaz Solucan derlerdi.

Onlar kaçak, yakında icabına bakarız.

Fahişe.

Dün gece Ejderha Kapısı'nda arbede olmuş.

Dağıtmak için atlı gerekmiş.

Keşke Leydi Mysaria da gelip

vadettiği ekmeği getirseydi.

Veya Kral Eş'in şehir muhafızları bizi şaşırtıp

en küçük suçları işleyenlere daha kontrollü davranmaya karar verse...

Vhagar'ın nereye uçtuğunu gören yok mu?

Hemen izlerine baktık ama iki gün öncedendi.

Aemond yine ortadan kaybolmuş.

Bu sabah iki altın pelerinlimiz sokakta ölü bulundu!

Kimin yaptığı belli değil.

-Nerede olmuş? -Flea Bottom.

Flea Bottom. Kendi başına bir alem gibi.

Başa çıkılamaz. İşe yaramazlarla dolu.

Vhagar ortaya çıkıyor,

Ormund Hightower ise gizli bir amaçla Tumbleton'a geliyor.

Deliğine kaçan bir tilki için endişelenmeyelim.

-Onu yakmayacaksan -O bir...

...ordum yakında bozguna uğratır.

Bu arada, Lort Tully'nin kampından taze haberler var.

İlerleyişleri Sör Criston Cole ve adamları yüzünden yavaşlamış.

Ordusuyla varmadan, geçecekleri köprüler yakılıyormuş.

Nehir Toprakları’na dönün. Aemond tekrar ortaya çıkabilir.

Risk almadan güzergâhını ve amacını bulun.

Affedersiniz, Majesteleri. Daha bu sabah döndük.

Leydi Baela hem aç hem de uykusuz.

Uçmaya gayet hazırım ben!

Ejderhalarınız da yorulmuştur, böyle faydanız olmaz.

Daemon'ı gönderirim.

Şehirdeki şu meseleyle ilgilendikten sonra giderim.

Adam kaybettik, hesabını sormalıyız, değil mi?

Ben iyiyim, Majesteleri.

Elbette, şehir muhafızlarına karşı bir suç işlendi

ama Sör Luthor araştırır.

Kraliyetin işi değil bu.

Onlar benim adamlarım.

Hükümdarlığını korumak için onlar gerekiyor.

Özellikle maaşları ödenmiyorken.

-Majesteleri... -Sonra.

Hep böyle mi geçiyor?

Daemon.

Ejderha Kayası'na dönmüş gibiyim.

Yine dediklerimiz çatışıyor.

Aksine. Emrini uygulayacağımı söyledim.

-Ama sonra. -Hiç şaka kaldıramam.

Sadece istediğin zaman ve yerde itaat edeceksen ben neyim peki?

Kraliçesin. Senin isteklerini yapıyorum.

-Güzel. İsteğim Vhagar! -Benim de.

Ama zamanımız var. Aemond korkuyor.

Senden zaten kaçtı, tehlikede değiliz.

Bir yerde bir hain var ve bunu bulmak istiyorum.

İstediğin şey intikam. Tanrılar şahit, sana bunu çok görmüyorum.

Ama intikam bekler.

Şu anda şehrinde bir karışıklık var

ve sebebi muhtemelen bizzat sensin.

Sör Luthor'dan gaddar olmasını istemedim.

Hiçbir şey istemene gerek yoktu.

Böyle boş sataşmalardan, duvardaki yazılardan

etkilenmeye devam edecek misin?

Basit bir sataşma değil.

Oğullarıma bir hakaret. Benim meşruiyetim sorgulanıyor.

Sen ejderhaların kraliçesisin.

Meşruiyetin, gücünden geliyor.

Majesteleri.

Müjdemi isterim.

Genç Prens Joffrey az önce Vadi'den döndü.

Sizi görmek istemiş.

Vaktim olunca ziyaret edeceğim.

Yorulmuştur.

-Bülbül vaktini çoktan geçtik. -Umurumda değil.

Batı ne taraf?

Bilmiyorum.

Bir şey diyeceğim efendim.

-Oraya geri dönmem. -Gidecek başka yer yok.

Duyduğumu sen de duydun. Vhagar, Wendish'te görülmüş.

İki gün geçti. Kim bilir nerede.

Harrenhal o zaman! Bir şey bilen çıkar.

Aemond bir mesaj veya işaret bırakmıştır, buluruz.

Harrenhal'a yüz fersah var Majesteleri.

Çayırlar ve ormanlar Nehirli kaynıyor.

More Turkish subtitles for House of the Dragon

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left