نخستین 200 خط.
Mayor of Kingstown'da daha önce...
- Adın ne hayatım? - Iris.
Iris, ben Craig.
Zehirlidir, tamam mı? Hâkimleri tarafımıza çekmek için kullanırız.
Kılıf lazımdı ve burası kılıfımız. Kız bizimdir.
Kimse beni elde edemez.
Cazibem burada.
Ayrıca başım bağlı.
Kim?
Mike McLusky.
- Hayır Mike, durum ciddi. - Evet.
Gardiyanlar çok üstüne geliyor. Dikkatli olmazlarsa, canavarı uyandıracaklar.
Benim de bir iyiliğe ihtiyacım var. Küçük kuzenim Hakim hokey takımında.
İlk maçı bu akşam. Sen götürür müsün?
- Neden hokey? - Böyle buradan kurtulacağım.
Orospu çocukları izin vermiyor.
Hokey oynamak istiyorsan, hokey oynayacaksın.
Seni her maça ben götüreceğim.
Pekâlâ, sorun nedir Tim?
- Yeğenim Sam. - Ne? Daha yeni başladı.
- 3 ay önce. - Ve fena köşeye sıkıştırmışlar.
Yeğenin bir süre milletin sinirine hedef olacak.
Durumu hallettiğimizde, onu kuleye alırız.
Tamam mı? Sorun olmaz.
Ne bakıyorsun oğlum?
Hassiktir.
Göz yaşartıcı gaz, göz yaşartıcı gaz.
Mahkûmlar, kollarınız öne uzanmış olarak yere yatın yoksa ateş ederiz.
Uyarı atışı.
Öldür. Öldür.
Siktir.
Çeviri: pitiko
Mayor of Kingstown 106 - "Her Bir Tüy"
Çocuğun hatası değildi. Adamlar hareket hâlindeydi.
Keskin nişancı için zor bir atış. Çömez biri için imkânsız bir atış.
Amına koyayım, o zaman ne demeye kuledeydi Karim?
Darryl Johnson olayından sonra...
...mahkûmlardan ayırmak en doğrusu gibi geldi bize.
Kuleye geri dönemez artık.
Şimdi nereye koyacağız?
Ya tahliye ya da kabul kısmına efendim. Ya da çevrede araba ile devriye.
Angarya işler bunlar. Yanlış bir şey yapmadı.
Bakın, olay cezalandırmak değil, korumak.
Fırsatını yakalarlarsa öldürürler, sen de biliyorsun.
- Hayır, başka yere yollamalıyız. - Başka hapishanede de tehlikede efendim.
Kadınlar hapishanesine yollayalım.
Ne? Hayır mı?
Yakışıklı çocuk. Genç.
Kadınlar rahat vermez efendim. Yeni problemler yaratabilir.
Bak, ne diyeyim bilmiyorum Ed.
Ama mahkûmları sikmemesi konusunda güvenemiyorsak...
...belki de başka meslek bulmalı.
Kadınlar hapishanesi.
Veya yol verilecek.
Şimdi isyan hakkında konuşalım.
Neden Crip'in üç lideri de tecrit hücresinde?
Hücre araması sırasında itaat etmediler.
Bir çetenin liderleri tecrit hücresine alınınca protokol nedir?
- Hayır, protokolü uyguladık. - Rakip çetelerin liderleriyle konuştum...
- ...ve güç iktidar boşluğunun farkında olduğumuzu söyledim. - Evet.
Yemekte ve avluda gardiyan sayısını artırdık...
...ve bilinen çete üyelerini genel mahkûmlardan ayırdık.
Yapabileceğimiz her şeyi yaptık ama nihayetinde...
...bunlar suç işlemiş adamlar. Huylu huyundan vazgeçmez.
Sam'i transfer ederim.
Kavga konusunda ne yapmak istiyorsunuz?
Kilit altında tutun.
Rebecca, bir saate dönerim.
- Selam. - Ulan, neredesin Mike?
- Geliyorum. - Otobandan çık, hemen buraya gel!
- Geliyorum dedim ya. - Acil durum Mike!
Daha çabuk mu yanında olayım istiyorsun? Sen yaklaş, oldu mu?
Hay Allah ya. Evet?
- Görüşmemiz lazım. - Farkındayım.
- Ne zaman? - Bana bir saat ver.
Ed, ne yaptın amına koyayım? Kilit altına mı aldın?
Ariler ile Latinler savaş ilan etti.
- Başka ne yapacaktım? - Süper.
Peki bak, arı kovanına çomak sokuyorsun.
- Gerekiyordu. - Öyle mi?
- Birkaç kişiyi sakinleştirip, seni ararım. - Bugün. - Evet, bugün.
Tanrım.
- Evet? - Mike?
- Kimsiniz? - Iris.
Her şeyin ters gittiği günlerden olacak.
Tamam, anladım. İlgileniyorum.
Anladım dedim ulan.
Selam.
Puşt Peckerwoodlara söyle kendilerine gelsinler...
- ...yoksa olay sokağa taşacak. - Sen de aynısını yapardın.
Bok yapardım Mike. Kırolara bulaşmama gerek yok.
Hayır. Hâkimiyet bizde. Ama şimdi bulaşacağız.
- O yüzden gelmedin. - Neden geldiğimi duymak için sabırsızlanıyorum.
Adamım iki götlek orospu çocuğu tarafından bıçaklandı, tamam mı?
Gardiyan kimi vurdu dersin?
Gardiyan adamını mı vurdu?
İki götlek kıro tarafından bıçaklanırken.
Gardiyan sırtına üç kurşun gömmüş.
Üç Mike.
Herhangi bir gardiyan da değil.
Kuzenimi benzeten çömez.
- Yaşıyor mu? - Hayır ulan, yaşamıyor.
Göğsünde 15 bıçak darbesi var.
Tom amcanın yeğeni tarafından sırtından vuruldu. Hayır.
Hayır, yırtamadı ulan.
Amına koyduğum gardiyanları liderlerimi tecrit hücresine çekti.
Sonra da beyazların ve Meksikalıların avluya hâkim olmasına izin verdiler.
Peşinden de adamımı sırtından vurdular.
Açılın biraz be.
Tamam.
Tamam, sakinleş.
O çömez orospu çocuğu öldü artık.
- Bir düşün ulan. - Ben değil Mike.
- Karar benim değil. - Bak, yapma. Öncelikle, herife ulaşamazlar.
Çoktan tahliye kısmına almışlardır, kovmadılarsa tabii.
İçeride indirmeyeceğiz ki. Hayır. Orospu çocuğunu sokakta haklayacağız.
Hem gardiyanlar hem de polislerle savaş başlatmak istiyorsun yani?
Uyuşturucu satıcısıyım. Zaten savaştayız ulan.
Evet, uyuşturucu satıcısısın. Ön bahçende eroin satıyorsun.
Savaş sayılmaz.
Etrafındaki tüm sokak lambalarında kamera var ama seni rahat bırakıyorlar.
Neden? Çünkü tek yaptığın uyuşturucu satmak.
Ama bunu yaparsan?
Göz açıp kapayıncaya kadar Taktik Birim salonunda biter.
Gördükleri her şeyi vururlar. İstediğin bu mu?
Amına koyayım, sözlerinden döndüler Mike!
- Bu yüzden bizi öldürüyorlar. - Bir düşün.
Sakinleştir.
Tamam.
Denerim.
Çok istekliler.
- Anlıyorum, tamam mı? - Yo, yo, yo.
- Cidden çok istekliler. - Başka bir şey ver.
Başka bir şey ver.
Orospu çocuğu Peckerwoodlara söyle...
...hücre hapsi kalktığında avluyu geri istiyoruz.
Ellerinden alacağız.
- Şimdi Peckerwoodlara gidiyorum. - Güzel.
- Herkes adamalarını hazır etmiş. - Evet.
Geç otur.
Zamanlaman manidar Duke.
Siktir be.
İlelebet hücrede tutamazlar biliyorsun, değil mi?
Yani, aman.
Hücreleri açtıklarında misilleme yapacaklar. Hem de gayet sert.
Evet, tüm liderlerini kilit altına aldırdık.
Üçünü de.
Denemeseydik millet ne düşünürdü?
Zayıf görünüyoruz. Bize de yapıyorlar.
Hapishane işte birader.
- Kuralları unutacak kadar uzun süredir dışarıda değilsin. - Kuralları hatırlıyorum.
Hücre hapsini kaldırmaları lazım Mike.
Duke, avluya hamlede acele ettiniz.
50 Crip üyesi revirde.
Yeni Yıla kadar hücre hapsini kaldırmazlar.
Uyamayacakları bir anlaşma yaparak bu durumu kendileri yarattılar.
Bak buraya yazıyorum.
Olay hapishaneyi aşıp, sokaklara dökülecek.
Birkaç gardiyan salonunda şişlenince, hapishaneyi kimin yönettiğini hatırlarlar.
Pete, ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Bırak bunları.
Meseleyi sokağa taşıyamazsın. Ulusal Muhafızları getirirler ulan.
Garajının önüne tankla gelip, sizi çöp gibi süpürürler.
Kazananı olmayan durum bu birader.
Bize borçlular.
"Aksi takdirde" diyarında yaşıyorlar.
Söyle hücre hapsini kaldırsınlar...
...aksi takdirde...
Öncelikle, ben biraderin değilim.
İkinci olarak, senin elamanınmışım gibi davranma.
Benden bir şey istiyorsan, iste.
Ve herkes gibi parasını öde.
Anladın mı?
Hapishaneyi sandığımdan daha iyi hatırlıyormuşsun.
Mike...
Lütfen.
Söyle hücre hapsini kaldırsınlar.
Kimse savaşta para kazanamaz.
Söylerim.
Camın hafta sonuna doğru geliyor.
Beceriksizlik vardır Ed. Bir de bugün var.
Oğlanı öldürmek istiyorlar.
İyi şanslar.
- Kadınlar hapishanesine yolladık. - Hayır, dışarıda indirecekler.
- Tavır koymak istiyorlar. - İntihar tavır sayılmaz Mikey.
Herkes şeytanla anlaşma yaptı ama şimdi kimse uymak istemiyor.
Şeytanla iş öyle yürümez. 3.000 mahkûm haklı olduğunu düşünüyor.
- Tehlikenin boyutunu anlıyor musun? - Ne diyeceğim biliyor musun? Siktirsinler.
Ayrıca esnetemeyiz.
- Onlar boyun eğene kadar zorlayacağız. - Bu sefer boyun eğeceklerini sanmıyorum.
Şimdi kaldırırsak, zayıf görünürüz.
Avluya hâkim olurlar.
- Kim gibi konuşuyorsun, biliyor musun? - Kim gibi?
Hükümlü gibi.
Havasını salmanız lazım.
Biraz havasını sal, yoksa patlayacak.
İnan bana.
- Ne yapıyor ulan? - Herifleri böyle hipnotize ediyor.
Dans bile etmiyor.
Dans etmiyor. Heriflerle oynuyor.
Onlar da hayran.
No comments yet. Be the first to leave one.