Rock On!!

Rock On!!

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Rock On!! WEBRip Netflix tr
ناشر YakisiliTalat

برچسب‌ها

webrip
web
BRip
تاریخ انتشار: 2020-05-08
تعداد دانلود: 23
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

-Standart dört dörtlük ritim. -Tamam.

İlk akor re majör, değil mi?

Çocuklar, Rob klavyeden anlamıyor. Tüm şarkılara re majörle giriyor.

-Adi, söz yazdın mı? -Evet.

Hayatta hiç düşünmediğimiz bir sürü şey var.

Bu şeyler de…

Şöyle söyleyeyim.

Gökyüzü neden mavi?

Su neden ıslak?

Dünya niye yuvarlak?

-Ve böyle şeyler. -Güzel! Çok güzel.

-Rob, sağlam bir riff'le girelim. -Tamam!

Sonra ben biraz yoğunluk katarım. Feci elektronik bir şey!

-Olur mu KD? -Neden olmasın?

Joe, riff'le girecek.

Sonra klavye. Ben bateriye girdikten sonra Aditya devam eder.

KD, lütfen.

Bu grupta kimse öne çıkmaz.

Aynen öyle kardeşlerim.

Bu yüzden adımız Magik.

-Evet, aynen Joe! -Tamam, başlayalım.

Bir, iki, üç, dört!

Gökyüzü neden mavi?

Su neden ıslak?

Dünya neden yuvarlak?

İpek neden yumuşak?

Ateş neden sıcak?

İki kere iki neden beş etmez?

Ağaçlar neden ölüyor?

Neden dört mevsim var?

Neden iki ay yok?

Neden savaş var?

Neden kan kırmızı?

Neden her yerde sınırlar var?

Hiç düşündün mü?

Bunu hiç düşündün mü?

Hiç düşündün mü?

Nedendir bunlar?

Bunu hiç düşündün mü?

Düşünmediysen şimdi düşün

Nehirler neden akar?

Işık nedir, biliyor musun?

Kar neden yağar?

Dostlar neden küsüşür?

Yıldızlar neden kayar?

Şimşekler neden çakar?

Hiç düşündün mü?

Bunu hiç düşündün mü?

Hiç düşündün mü?

Nedendir bunlar?

Hiç düşündün mü?

Düşünmediysen şimdi düşün

Sessizliği duyamazsın

Rüzgârı göremezsin

Bunu hiç düşündün mü?

Hiç düşündün mü?

Gökyüzü neden mavi?

Su neden ıslak?

Dünya neden yuvarlak?

İpek neden yumuşak?

Ateş neden sıcak?

İki kere iki neden beş etmez?

Ağaçlar neden ölüyor?

Neden dört mevsim var?

Neden iki ay yok?

Neden savaş var?

Neden kan kırmızı?

Neden her yerde sınırlar var?

Hiç düşündün mü?

Bunu hiç düşündün mü?

Hiç düşündün mü?

Nedendir bunlar?

Hiç düşündün mü?

Düşünmediysen şimdi düşün

Hiç düşündün mü?

Bunu hiç düşündün mü?

Hiç düşündün mü?

Nedendir bunlar?

Hiç düşündün mü?

Düşünmediysen şimdi düşün

Buz olmasın! Sağ ol.

Teşekkürler. Tamam, dinleyin.

Oğul, babasına demiş ki "Baba, annem sana melek dedi."

Babası da sormuş, "Gerçekten mi? Öyle mi dedi?"

Çocuk demiş ki "Evet, hep uçuyormuşsun!"

İşte bu!

Hadi Andy, yatma saatin geldi. Okula geç kalırsın bak.

Hadi şampiyon, kalk.

Yatma vakti.

Hadi.

-Aferin Rob! -Sağ olun!

Şarkıda flüt çalmışsın, çok güzel.

-Öyle mi? -Çok orijinal, çok da iyi çalmışsın.

Millet çıldıracak. Kafayı yiyecekler!

Sağ ol, beğenmenize sevindim.

Artık çıkabilir miyim Bay Anu?

Tebrikler.

Devika soruyor, hafta sonu onlarla Alibaug'a gidecek miyiz?

Ben gelemem, sen git.

İkimizi de çağırdı. Hadi ama Adi.

Bir yıldır tatile çıkmıyoruz.

Ağustosta Hong Kong'a gidebilirim.

Sen de gel. İstersen tabii.

-Hoşça kal! -Güle güle.

Günaydın efendim.

Nerelerdeydin? Her yerde seni arıyorum.

Gelmene inanamıyorum.

-Aradım ama. -Ben seni ararım.

-Hayır, hiç aramıyorsun. -Arayacağım. Güle güle!

Gel.

-O kimdi? -Goa'da Singhi'nin partisinde tanışmıştık.

Tam bir deli.

Peşimden Bombay'a gelmiş.

Sırf senin için mi?

Kitap yazıyor. Hindistan'ın her yerini dolaşıyor.

Belki beni de yazar, kim bilir?

Yaratıcı biri.

Neyse, Aditya ile Alibaug'a geliyorsunuz, değil mi?

Hayır, Aditya gelemiyor.

Seninle mi evli, işiyle mi?

Ne oldu? Yanlış bir şey mi söyledim? İyi misin sen?

Ne dediklerim hoşuna gidiyor ne de tasarladıklarım.

O kadar mı kötüler?

Bazen seni kıskanıyorum.

Hayalindeki hayatı yaşıyorsun.

İç mimarsın, kimseye bağlı değilsin.

Yazarlar peşinde koşuyor.

Bunu sen mi söylüyorsun?

Mutlu bir evliliğin, huzurlu bir hayatın var.

Mutlu bir evliliğin olduğunu söyleyen sendin.

Evet, mutluyum. Hem belki…

Belki yakında anne olurum.

Hamile misin? Tebrikler!

Aditya sevinçten havalara uçmuştur.

Daha ona söylemedim.

Onu şoka sokmadan önce jinekoloğa gideyim dedim.

Ne şoku? İkiniz de istemiyor muydunuz?

Hayır, öyle değil…

Aditya'nın ne istediğini sadece kendisi bilebilir.

Bana âşık olan, benimle ilgilenen. bir yabancıyla yaşamak gibi.

Ama yüreğinde, zihninde neler var, asla bilemeyeceğim.

Hisse değeri falan vardır.

Bilemiyorum Devika. Belki de bebek yüzünden gerilmişimdir.

Neyse, nihayetinde söylemek zorundayım.

-Belki doğum gününde söylerim. -Haftaya mı?

Evet.

-Hediye seçmem lazım, yardım etsene. -Ederim tabii!

-Selam şampiyon, okul nasıl geçti? -İyi!

-Öğle yemeği yedin mi? -Seni bekledim.

-Yeni melodi öğretecektin, söz vermiştin. -Evet.

Ama önce bir önceki melodiyi hatasız çalman lazım.

-Tamamdır! -Aferin oğluma.

Hadi. Anne kızmadan gidelim.

Bunları Kadam'a hemen götür.

Parasını da mutlaka al, gerekirse başında bekle

ama mutlaka al, tamam mı? Hadi!

KINARA BALIKÇI KOOPERATİFİ

Şuraya bırak. Parayı yarın gelip alırsınız.

Şimdi istiyorum hanımefendi.

Niye her gün benimle uğraşıyorsunuz? 11'de gelin, alın işte.

-11'de mi? -Evet.

-Kesin mi? -Evet.

-Andy, okul nasıl geçti? -Hep aynı hikâye.

Çok komiksin. Yemeğini ye.

Tanrım, bize gösterdiğin sevgi ve iyilik için sağ ol.

Huzurunda yemeğimizi yerken bize güç, kuvvet ver.

Yemeğimizi, buradakileri, ihtiyacı olan herkesi kutsa.

Hz. İsa'nın adıyla, âmin.

Balıkçılar yine geldi. Sinir ediyorlar insanı.

Hep şikâyet ediyorlar.

Ben ne yapayım? Balık yok, fiyatlar düşük,

toptancı piyasası ölü. Kâr edemiyoruz.

Hep aynı balık.

Her gün aynı şeyi yiyorum.

Üzgünüm nine, elimden bu geliyor.

Bütün gün pazardayım. Sonra da balıkçılarla uğraştım.

Pişirecek vaktim yok. Ellerimi kokla Joe.

Balık kokusu hiç çıkmıyor!

Lionel program için aradı mı?

Hayır.

Sen niye aramıyorsun?

-Ararım. -Joe, lütfen!

Paraya ihtiyacımız var. Bir sürü borç birikti.

Ama kimse Lionel amcayı izlemiyor. Akort bile yapamıyor daha.

Yemeğini ye sen.

Joe, büyük bir düğün.

Düğünde gitar çaldın diye kimse dalga geçmeyecek.

Biz hiç o kadar bayağı şeyler yapmazdık.

Aman ne güzel.

Niye kolyeyi göndermedin?

Teslimat işi sendeydi.

Bay Girish dört kere aradı. Ne diyeyim adama?

Kedar?

-Pardon baba. -Pardon deyince sorun çözülmüyor.

Neyse. Git, akşam kendin teslim et. Anladın mı?

Git hadi.

-Bak, çok güzelmiş. -Harikaymış.

-Galiba… -Bay Girish'in paketini versene.

-En iyisi bu. -Evet.

Pardon.

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left