نخستین 200 خط.
Farklısın.
Kendinsin.
Geleneklere güler, vasatın yüzüne tükürürsün.
Yaşar, güler, geçit töreni yapar, partilere gider, okursun.
İşe gider, alışveriş yapar, zıplar, güçlenirsin.
İş, iş, iş.
Sana 24 saat enerji veren bir duş jeline ihtiyacın var.
Karşınızda "Palmiye Ağacı 24 saat enerji veren duş jeli."
Kendinsin.
KENDİNSİN
Gördün mü Toon?
Kara kara düşünmeyince ne olduğunu gördün mü?
Fazla düşünüyorsun. Kendini akışa bırakmalısın.
Yani...
İşte bu.
Evet.
Karmaşık olması gerekmez.
Evet.
Aptal bir el kremi.
-Duş jeli. -Aptal bir duş jeli.
Sadece müzik lazım.
Bu kadar.
Çocuk oyuncağı.
Değil mi?
Bütün iş 10-15 dakika sürer.
Kendinsin.
Aklıma bir şey gelmiyor Çünkü aptalım ben
Kendinsin.
Evet, çünkü bu...
Bunu çıkarabilirsin.
Çok iyi.
Çıkarabiliriz.
Harika. Toon...
Bir gün anlayacağını biliyordum.
Çıkarabilirsen iyi olur.
Kulağa çok çelişkili geliyor. Öyle de.
Bu iyi.
Anladın mı?
Tamam. Evet.
Bugün doğum günün mü?
TEBRİKLER KARDEŞİM
Evet.
Niye söylemedin?
Ben olsam söylerdim.
Alakasız olduğunu düşündüm.
Alakasız mı?
-Evet. -Alakasız.
Evet, bu mantıklı.
Evet.
Kutlama yap.
Yapacak mısın?
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
MUTLU YILLAR. BU SANA. ÖPÜYORUM.
Selam.
Geldi.
Benim de bakmam gerekti. Her şey aynı görünüyor.
O ne?
Toon için mi?
-Evet. -Ne tatlı.
Ona bir şey almadım.
Onu tanımıyorum.
Tek bildiğim Elise'in kardeşi olduğu.
Onu da tanımıyorum ama herkes onun için geldi.
Elise burada mı?
Abur cubur almaya gitti.
Gelsene. Rahatına bak.
Mutfak
o tarafta.
Dağınıklığın kusuruna bakma. Saatlerdir temizliyoruz ama ahır gibi.
Eminim öyledir.
Akvaryum Yönetici 2.
Başlayalım.
Adını gir.
Harika.
Yerimi tutacaktın.
-Öyle mi dedim? -Yerine mi...
Hayır, kalkma.
Bilemezdin ki.
Otur, kalkma.
Ben şunu...
...alayım.
Burada tuhaf şeyler var.
Nerede kaldı bu çocuk?
Adı ne? Doğum günü çocuğu.
Toon.
Elise birazdan gelir dedi.
-Toon mu? -Evet, Toon.
Bu garip şeyler de var.
Nasıl yani?
Burada eziğin teki yaşıyor gibi.
Haksız mıyım? Bence ezik biri.
Elise de öyle dedi.
Hayır, "sosyal yetileri gelişmemiş" dedi.
Arada ne fark var ki?
Kendimi tanıtayım.
Onno. Memnun oldum.
Bu benim Nina'm.
Nina.
Memnun oldum.
Siktir, gelmişsin Toon.
Toon!
Toon...
Selam Elise.
Ablam.
Sürpriz!
-Evet. -Şaşırdın mı?
Evet, çok.
Bunu hiç beklemiyordum.
Ne gerek vardı?
Herkes yabancı.
Yok canım.
Doğum gününde hiçbir şey yapmazsın. Senin için bir şey yapmak istedim.
Daha dün geldim
ve arkadaşlarını tanımıyorum. Ben de benimkileri çağırdım.
Hepsi iyi insanlar. Hem yeni kişilerle tanışmış olursun.
Evet, harika.
Şahane.
Bütün arkadaşların burada. Senin için de
-"hoş geldin" partisi olur. -Evet.
Soğuk bira vereyim mi?
Evet, lütfen.
Onlar Micha, Frank,
Danielle ve Eefje.
Onno.
Onlar Ruud ve Rabarber.
Bu da Debby.
-Selam. -Ve...
Selam.
Son olarak da
DJ Helmer.
DJ mi?
Takdir etmiyor değilim ama...
Bu arada, tatlı insanlar.
Çok iyi.
Bence burada parti vermek pek iyi bir fikir değil.
Duvarlar ince, komşular da...
Hepsinin haberi var. Sorun yok.
Herkese uğradım.
Kibarlık bunu gerektirir.
Döneceğini bile bilmiyordum.
Los Angeles
-nasıl? -Yoğun.
Çok yoğun
ve çok hoş ama cidden...
Sadece...
-Yoğun. -Evet, çok.
Mark ikinci albümünü yapmakla meşgul.
Konuştuk. Bir süre burada olacağım.
Kısa süreliğine.
Müzik nasıl gidiyor?
Seni yakında bir yerde izleyebilecek miyiz?
Grubun var mı?
Hayır, kişisel projeler üzerinde
çalışıyorum.
-Kişisel projeler mi? -Evet.
Güzel.
Ve
bir reklam ajansı için reklam müziği yazıyorum.
Tamam.
İşinde kendini ifade edebiliyor musun?
Buna gerek yok.
Tabii ki var.
Şu an bir şeyler çal.
-Burada mı? -Evet.
İnsanların çok hoşuna gider.
-Sanmıyorum. -Bence olur.
Sanmıyorum.
Başka türlü nasıl tanınacaksın?
-Tanınmasam da olur. -Neden
hep...
Hayır. Kendine güven.
Seni Helmer'la tanıştırayım.
Çok tanıdığı var.
Ne tür tanıdıklar?
Bilmiyorum. Tanrım.
Biriyle tanışmaktan zarar gelmez.
Tamam. Güzel.
Kişisel alan umurlarında değil.
Öyle bir şey yok.
Bölgene izinsiz giriyorlar.
Başta anlamıyorsun.
Aklına gelmiyor.
Sonra birden anlıyorsun.
Sonra bir bakmışsın, altı kişiyle
sürekli bunu yaparmış gibi yan yana kaka yapıyorsun.
Orada herkes açık görüşlü.
Helmer, bu Toon.
Tamam.
Müzik yapıyor.
-Müzik mi? -Evet.
Tamam, güzel.
Aydınlat bizi.
-Nedir? -Ne tür müzik?
Tamam, türü...
Bu biraz zor...
Bu deneyselse...
...ve bu başka bir şeyse
benim müziğim...
Toon, konuşabilir miyiz?
Böldüm mü?
No comments yet. Be the first to leave one.