Finding Michael

Finding Michael

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Finding Michael 2023 WEB-DL DSNP
ناشر ChristopherCavco

برچسب‌ها

other
تاریخ انتشار: 2023-03-24
تعداد دانلود: 12
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

BU FİLM, BAZI İZLEYİCİLERİ RAHATSIZ EDEBİLECEK SAHNELER İÇERİR.

ZLEYİCİNİN TEMKİNLİ OLMASI TAVSİYE EDİLİR.

Michael benim ağabeyimdi.

Harika bir çocuktu, çok sevgi doluydu, çok nazikti.

Mike çok mutlu bir çocuktu.

İyi bir sporcuydu. Çok arkadaşı vardı.

Biraz süper kahramandı.

Bir sorunum olsa Mike'a giderdim.

Mikey son derece zekiydi.

Yaptığı işte en üst seviyedeydi

ama asla tahmin edemezdiniz.

Bence bunu yapmak istediği için yapıyordu.

Dünyanın en yüksek zirvesine ulaşmayı.

Mike gerçekten kendini denemek istiyordu.

Ne kadar ileri gidebileceğini görmek istiyordu.

22 yaşında öldü.

Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan en genç İngiliz olmuştu.

EVEREST REKOR TIRMANIŞINDAN SONRA ÖLEN İNGİLİZ

Dağda yalnız kalmıştı.

Korkunç bir ölüm şekli.

EVEREST TRAJEDİMİZ

20 küsur yıl sonra, birdenbire

bize zirve yakınındaki bir bedenin fotoğrafı gönderildi.

Michael olabilir gibi görünüyor.

Kalbim, gidip onu bulmalıyız diyor.

Ve başarabilirsek…

…eve getirelim.

Aferin. Önüne bak.

Theodore'un adı "Theodore Frederick Michael Matthews".

İkimiz de ilk adının Frederick ve Michael olmasını istedik

çünkü Frederick vefat eden babamın adı

ve Michael da Spenny'nin ağabeyinin adı.

Mike öldüğünde 10 yaşındaydım.

Dikkat et. Odaklan.

Çok tuhaf geliyor

çünkü artık 33 yaşındayım ve o 22 yaşında öldü

yani ben ondan çok daha yaşlıyım.

Aferin T.T.

Ama ben onu daha çok ağabeyim olarak görüyorum.

Bunu yapabilirim.

Pedal çevir.

İlişkimizin en başlarında

birbirimizi tanımaya başlarken

bana Michael'dan bahsetti

ve tüm bu olanları şok edici buldum.

Çok üzücü.

Bence onu kaybetmek aklının alabileceğinden çok daha zor oldu.

Hiçbirimiz bedenin kurtarılması ihtimalini düşünmemiştik.

Mike öleli 20 yıl kadar olmuştu

ve gerçekten ansızın ortaya çıktı.

Fotoğraf geldi,

8.500 metre yükseklikte Mike'ı kaybettiğimizi düşündüğümüz yerde

bir beden fotoğrafıydı.

Gidip onu alabiliriz gibi geliyor.

DAĞLIK BÖLGE, İSKOÇYA

Eğer bunu yapmayı düşüneceksek

hepimiz hemfikir olmalıyız.

Özellikle annem Jane ve kardeşim Nina.

MICHAEL'IN KUTUSU

Anma töreninde hepimiz kırmızı gül takmıştık, hatırlıyor musun?

Bu… Evet. Sanki…

Sonra bir sürü başsağlığı mektubu.

Hatta saatlerce okurdum.

İşte Yorkshire Post haberi.

"Genç İngiliz tırmanıştan sonra kayboldu. Fırtına, Everest'i trajediye çevirdi."

FIRTINA EVEREST'İ TRAJEDİYE ÇEVİRDİ

Mike'ın 13'ünde zirvede olması gerekiyordu

ama sanırım 14'ünde hiçbir şey duymadık.

Telefon çaldı.

Beni yukarı çağırdılar

ve odaya girer girmez

korkunç…

…ve hissedilir bir gerginlik vardı.

Annemle babam hiç kendilerinde değillerdi.

Bir fırtına çıktığını ve Mike'ın kaybolduğunu söylediler

ama üstünden çok uzun zaman geçmişti

ve o zaman öldüğünü anlamıştım.

Bir yarığa mı düştü, uçurumdan mı düştü

yoksa yorgunluktan mı çöktü

ve yığılıp kaldı, bilmiyorsunuz.

Bir çocuk olarak yıllar gibi geldi,

ailece birlikte güldüğümüzü sanmıyorum.

Ne olduğunu pek anlamamıştım.

Ağabeyimi bir daha göremeyeceğime alışamamıştım.

Bir buz kütlesinde donmuş da olsa buzu çözerdi diye düşünüyordum.

-Bunu sevdim. -Evet.

-Oda severdi, ilginçtir Spen. -Evet.

Harika bir fotoğraf.

On yedi.

On yedi.

Sizce bu kadar uzun zaman sonra

şu an doğru bir zaman mı?

Bence huzur bulması için Mike'ı eve getirmenin tam zamanı.

-Onunla olmak için de. Evet. -Eminim o da isterdi.

Kesinlikle.

-Sadece bizim değil… -Her şeyden çok. Evet.

-Onun için de. -Onun için de.

Bu kesinlikle yapmak istediğimiz bir şey.

Ama Mike'ı eve getirme hayaline

kendimizi biraz fazla mı kaptırıyoruz?

Elimizdeki tek şey bu grenli fotoğraf.

ROCKY DAĞLARI

KANADA

Mike'ın keşif gezisinde çocukluğumda aklımda kalan bir isim vardı,

Dave Rodney.

Dave ve Mike çok yakınlaştı.

Çadır paylaşıp birlikte tırmandılar.

Daha da önemlisi, Dave, Mike'ı canlı gören son kişilerden biriydi.

-Dave. -Spencer.

-Nasılsın dostum? -Seni görmek harika.

Alberta'daki evine hoş geldin.

Ağırladığın için sağ ol.

İçeri gel.

Vay canına, manzara inanılmaz.

Sana tarihten küçük bir parça göstermek istiyorum.

Bu gerçekten de 1999'da çekim yaptığımız şey.

-Bu inanılmaz. -Değil mi?

İçine koyabileceğim küçük bir şey de var.

Ne yazıyor?

Bu, zirve gayreti.

Zirve gayreti. Bende Mike'ın hiç video görüntüsü yok.

Mike'ı kamerada…

-Gerçekten mi? -…hiç görmedim gibi.

Yani görmeyi çok isterim.

-Hazır mısın? Emin misin? -Evet, kesinlikle.

-Tamam, hadi. -Pekâlâ, hadi.

Buz Şelalesi mi orası?

Burası ana kampın üstündeki Khumbu Buz Şelalesi.

Kamp Bir'e doğru gidiyoruz.

İşte Mike.

Aferin Mikey!

Sağ ol dostum.

Aferin sana.

Profesyonel gibi yaptı, gerçekten.

Michael onu test edecek.

Gördün mü? Mike hiçbir şey yokmuş gibi karşıya geçiyor.

-Şuna bak, adım değiştiriyor. -Evet, Michael işte.

Evet?

-Çok rahat görünüyor. -Kesinlikle.

-Evet, çok iyi. -Evet.

Ne haber Michael?

Bugün grup üyelerinden biriyle güzel bir üs ve banyo yaptın,

değil mi Dave?

Sendin.

Neyse…

Bir şey göstereyim mi?

Aileme bir bedenin fotoğraflarının olduğu bir e-posta geldi.

Tanrım.

Everest'ten, Mike olabileceğini söylemişler.

Öncelikle senin ne düşündüğünü merak ettim.

Tamam.

İkincisi, sence o olabilir mi?

-Tamam. -İşte.

-Tanrım. -Beden bu.

Bunu görmek istemiyorum, bu…

Sence bu o olabilir mi…

Olabilir.

Bunu hemen tanıdım.

Bu benim 1999'daki tırmanış kıyafetim Spencer.

Tanrım!

Ama Michael'ınki de aynısıydı.

O gün bunu giyiyordu.

Bu kıyafeti fotoğraflarında ve zirvede görmüştüm

-yani bunu görmek inanılmaz. -Evet.

Çok tuhaf.

Sence aynı kıyafet mi?

Bu açıdan, tanrım,

ilik ve cırt cırt gördüğümüz yer. İşte bu, cırt cırt…

İşte. Orada.

-Cırt cırt… -Evet. İşte.

"Siyah yen göremedim" diyebilirsin.

Görünmediği için. Bu onu kapatıyor.

Değil mi?

-Bir bakalım. -Evet.

Ama siyah da var, evet. Bak, öyle görünüyor.

Elimizde bir tek bu var, değil mi?

Evet. Bir tek bu.

-Olamaz. -Evet.

Ama olabilir, değil mi?

Dinle, tanrım, bu bana daha önce hiç olmadığı kadar bir umut veriyor.

Bence Mike'ı bulmak artık mümkün.

Bu gerçekleşebilir.

Nasıl yapacağımıza, nasıl planlayacağımıza

bakmamız gerek.

Everest'e çıkmayı çok isterim.

Anneme söylemeyin. Sorun olabilir.

Dağcı değilim

ama bu konuda tavsiyelerine değer vereceğim birini

uzun zamandır tanıyorum.

LONDRA İNGİLTERE

Hatırlıyorum, okulda amfideydik.

İçeride 400 ya da 500 çocuk vardı,

içeri bu adam girdi

ve Everest'e tırmanan en genç İngiliz olmaktan bahsetti.

-Bear! -Selam.

Nasıl gidiyor dostum?

-İyi misin? -Evet.

Uzun zaman mı oldu?

-Nasılsın? -Evet.

Heyecan verici. Hadi gel!

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left