نخستین 189 خط.
Bize yalan söyleniyor.
- Bunu herkes görmeli. - Hangi herkes?
Herkes.
Bunu her bilgisayara göndermek mümkün mü?
Hayır.
- Ne? - Yani hayır, imkânsız değil
ama bilgisayarlar IT'nin kontrolünde. IT'ye mi sızacaksın?
Otuz katta bir sinyal yükselticiler var.
Tamam, en düşük hangisi?
- Tepe ve Orta-Katlar'dan uzaklaşmam gerek. - 126'da bir tane var.
- Süper. Oraya gideriz. - Hayır, dur.
Her katta güvenlik ekipleri var.
Ve yanılmıyorsam hepsi de seni arıyor.
- Oraya gitmek... - Bizi götürebilirim.
Git ve bana saati ver.
- Hayır, bizimle geliyorsun. Evet. - Hayır.
Benden, becerikli bir bilgisayarcı istedin ben de sana onu buldum.
O çok iyi ama Bernard daha iyi. İzimizi bulacaktır. Kalmak istiyor musun?
- Bu doğru mu? - Evet.
Siktir be.
Danny... Harika. Cidden harika. Pekâlâ. Siktir.
Buldum.
- Sürücü nerede? - Kat 22'de bir dairede.
- Kimin dairesi? - Patrick Kennedy'ye kayıtlı.
- Tüm askerler 22'ye gitsin. Hepsi 22'ye. - Kim o? Arkadaşı mı?
- Hepsine bakmadınız mı... - Arkadaşı değil.
Ama onun hayatını kurtardı.
Tüm askerler 22'ye.
Kırın.
KIRMIZIYKEN AÇMAYIN
- Siktir. Gitmemiz lazım. - Henüz değil. Kırmızı yanıyor.
- Geliyorlar. - Siktir.
Hadi, hadi!
- Tamam. - Tamam. Güzel.
Hadi! Çek kapağı!
Buradan nasıl...
Hadi.
D, hareket etmen gerek. Hadi.
Katı aradılar. Orada yok.
Merdivenlerde görünürdü. Nerede?
Bay Sims?
Ajanlarınızın birinden bir mesaj geldi.
YENİ MESAJ
NICHOLS'IN EVİ ARANIRKEN BILLINGS GELİP GİRMEK İSTEDİ AMA REDDEDİLDİ.
Yardımcı. Evet, bunlar benim suçum.
Seni eve yolladığımda
orada kalman konusunda net olduğumu sanmıştım.
- Net değil miydim? - Hayır. Nettin.
Ama Nichols'ın dairesine gittin.
Ona Antlaşma dersi verdiğin için askerin bana söylemeyeceğini mi sandın?
Hayır.
Neden Nichols'ın evine gittin?
Düşündüm ki neden dışarı çıkmak istiyorum dediğini anlayabilirsem
belki onu bulabilirim.
Sana fikir verecek bir şey buldun mu?
Hayır.
Peki geçen gün sana beni tutuklatmasını ya da senin bunu neden
kabul ettiğini açıklayacak...
...bir şey buldun mu?
Neden benim evime gidip karımı, oğlumu öldürmekle tehdit ettiğini
açıklayabilecek bir şey buldun mu?
Yardımcı, ellerin dikkatimden kaçmıyor.
Sağ elini sol elinle tutuyorsun.
Neden?
Tamam Danny. Oraya girmelisin. Yürü.
- Tamam. - Yürü.
- Yürü, yürü. - İyi misin?
Az daha çarpıyordu!
- Tamam. Nerede? - Bu taraftan.
Tamam.
İşte.
Tamam.
- Tamam. Siktir. - Çekil, ben yaparım.
SİNYAL GÜÇLENDİRİCİ KAT 126
Sürücüyü ver.
Hey, hey, hey. Kamera mı o?
- Evet. - Evet.
- Muhtemelen. - Çekicini ver.
Yapma. Kamera kapanan bir yer olursa askerleri yollarlar.
- Onu takınca yollayacaklar zaten. - Bir saniye ver. Oldu işte.
TESPİT EDİLDİ KAT 126
Sürücü 126'da ortaya çıktı.
- Nerede? - Dağıtıcımızda.
Sims'i çağır.
İşte.
SİNYAL GÜÇLENDİRİCİ
Bizi buldular.
Peki o zaman.
Karins'e telsizden ulaştım. Beş dakikaya orada olacak.
- Siktir. - Ne oldu?
Ekranları bağlıyorlar.
Hadi.
Evet.
Gözlerinizi kapatın, hepiniz!
Kapatın gözlerinizi! Kapatın! Arkanızı dönün! Yüzünüzü örtün!
- Dediğini yap! - Hadi.
- Tamam. - Sen de Robert.
KAPANMA BAŞLATILIYOR
Ne? Ne oldu? Kapandı mı?
SİNYAL KAYBI
- Her şeyi kapadılar. - Ne? Siktir!
- Bitti. Gitmen lazım. Hemen git. - Tamam.
- Onunla git. - Hayır, hey!
- Saat ne olacak? - Dalga mı geçiyorsun?
Siktir.
Az önce gördüğünüzü...
...unutacaksınız.
Ben 126'dan Karins. İki adam gözaltında.
Ya Nichols?
Katı tecrit ettik. Onu bulacağız.
- Evet, bunu daha önce duyduk. - O akıllı ve cesur.
Ve artık 126'da değil.
- Nerede peki? - Çöp bacasında.
O şekilde dolaşıyor.
- Siktir. - Onu görüyorum.
- Çıktı mı? - Hayır, efendim.
Geri Dönüşüm'e gidin. Ağır şeyleri alın.
Nichols, bir sonraki kapaktan çık!
Seni bacadan düşürmem söylendi.
- Hakladınız mı? - Emin değilim.
Emin olun.
Alın onu! Tanrım! Çıkarın onu!
HUGH HOWEY'NİN SİLO KİTAP SERİSİNDEN UYARLANMIŞTIR
- Bana gelmeliydin. - Ne yapacaktın?
- Onu buraya getirmezdim. - Nereye götürecektim?
Bilmiyorum ama...
Yargı geldi.
Ne? Burada olduğunu nereden bildiler?
Ben söyledim.
Onu, bulamayacakları bir yere saklayamayız.
Mekanik'i darmadağın ederler.
En-Derin'deki herkes bedelini öder.
Puşt herif.
Hayır. Haklı.
Ben iyiyim.
Onları içeri almadan önce Walk'la biraz yalnız kalmalıyım.
Denerim.
Her şeyi düşününce
13 yaşındayken babanla Orta-Katlar'da kalsaydın daha iyi olurmuş.
Dinle beni Walk. Sana söylemem gereken şeyler var.
Bir dakika. Lütfen.
- Bir yere gitmiyor. - Shirley.
Yapma... Hey!
Yapmayın.
Dışarı. Sen, dışarı.
- Dur. O buradan gidemez. - Kapa çeneni. Kapa o sikik çeneni.
- Buradan 25 yıldır çıkmadı. - Sana kapa çeneni dedim.
Rob.
Sen, hemen oraya geç.
Yalnız olsak şu anda bu iş çok farklı ilerlerdi.
Ailene zarar vermeyecektim.
Oğlum korkunç kadın yine gelecek mi diye sorup duruyor.
Sence senin için kaç aile aynı şeyi soruyordur?
- Ne iş yaptığımı biliyor musun? - Rob. Rob!
Ekibinle dışarıda bekle.
Yapmak istediğin şeyi yapabilseydin
- Silo'daki herkesi öldürürdün. - İnsanlar gerçeği kaldırabilir.
Keşke iyimserliğini paylaşabilseydim.
Seni zincire vurmam gerek.
Yine kaçmayayım diye mi?
Aslında gösteri olsun diye.
Bir teklifim var. Senin için bir anlaşma.
İsyanı ve En-Derin'deki arkadaşların için ağır Yargı cezalarını önlemek için
dışarı çıkmak istemedim demeyi kesip Yargı duruşması hakkından
feragat etmeni istiyorum.
George'a ne olduğunu söyle.
İş birliği yaparsan söylemekten iyisini yaparım.
Keşke ikna edebilseydim.
Neye?
Bizimki bitince o boktan ısı bandının peşine düşmemeye.
Tepe'dekileri kızdıran oydu.
Eminim onları kızdıran şeylere ait uzun bir listeleri vardır.
Kontrol odasına dönsem iyi olacak.
Knox'a biraz daha küslük cezası vereyim.
- Shirley. - Jules'u ihbar etti!
En azından o piçlerin onu kendileri bulmasını sağlayabilirdin.
Evet, kahramanım da ondan.
O kapıdan çıkmaya korkuyorum.
Knox'ın seçeneği yoktu.
Vardı. Hepimizin vardı.
Hadi ama.
Hadi ihtiyar ahmak. Senden başka kimsesi yok.
Ölmeyeceksin. Sadece öyle geliyor.
Walker, ne yapıyorsun?
Hava alıyorum.
Tamam. Bekleyin.
Bekleyin, sadece...
Su istiyorum. Alabilir miyim?
Tamam, tamam.
No comments yet. Be the first to leave one.