نخستین 200 خط.
-"Bu sabah kaçta kalktı?" -"Ben yanında değildim, S vardı."
-"Kızımız tam erkenci değil mi?" -"Takıntılı."
"Bilinçli diyorsun yani."
"Belki de."
"Onu hâlâ seviyorsun öyleyse."
Tár Çeviren: Gökhan Ergüven İyi seyirler dilerim.
Hazır mısın?
Hayır, neyse, mikrofonu görmezden gel.
Evet, orada yokmuş gibi. Öyle söyle şarkını.
Evet...
Tamam mı?
-Kalabalığa hazır mısın? -Evet.
Gidelim.
Buradaysanız, kim olduğunu muhtemelen...
...biliyorsunuzdur; zamanımızın en önemi...
...müzik figürlerinden biri.
Lydia Tár'in kariyeri kabarık...
...Curtis Enstitüsü'nde piyano performans mezunu...
...Harvard'dan Phi Beta Kappa üyesi.
Viyana Üniversitesi'nde Müzikoloji doktorası yaptı.
Doğu Peru'daki Ucayali Vadisi'nin...
...yerel müziğinde uzman...
...orada Shipibo-Conibo* yerlileriyle...
...beş yıl geçirdi.
Orkestra şefi olarak, Tár kariyerine...
...Cleveland Orkestrası'yla, "Büyük "Beşli"den biriyle başladı.
Bunu bir dizi önemli hadise takip etti...
...buna Philadelphia Orkestrası...
...Şikago Senfoni Orkestrası...
...Boston Senfoni Orkestrası ve sonra da buraya vardı...
...yani New York Filarmoni Orkestra'mıza.
Sonuncusu ile Zaatari'de...
...Highway 10 mülteci konserlerini düzenledi.
Buna 75 binden fazla insan katıldı.
Özellikle Jennifer Higdon...
...Caroline Shaw, Julia Wolfe...
...ve Hildur Guðnadóttir'in çağdaş çalışmalarını...
...görevlendirmesiyle tanındı.
Eserlerini kanonun bestecileriyle birlikte...
...programlamaya özen gösterdi.
Şöyle söylediği aktarıldı...
..."Bu besteciler görüşme hâlinde..."
"...her zaman çok kibar olmayabilirler."
Lydia Tár tiyatro ve sinema için de beste yaptı.
Hatta 15 EGOT'tan biri kendisi, anlamı da şu...
...dört önemli eğlence ödülünü de kazanmış kişiler...
...Emmy, Grammy, Oscar ve Tony Ödülleri.
İnanabiliyor musunuz?
Bu son derece kısa ve parıltılı bir liste...
...bu listeye Richard Rodgers, Audrey Hepburn...
...Andrew Lloyd Webber ve tabii ki Mel Brooks da dahil.
2010'da, Eliot Kaplan'ın desteğiyle...
...Akordiyon Şefliği Bursu'nu kurdu...
...bu, kadın şefleri girişimciliğe ve performans...
...fırsatlarına teşvik eden, dünyanın çapındaki büyük...
...orkestralarda ikâmet imkânı sunan bir burs.
2013'te Berlin, Tár'ı, Andris Davis'in ardından...
...ana şef olarak seçti...
...kendisi o zamandan beri orada.
Akıl hocası Leonard Bernstein gibi...
...Tár'ın Mahler'a yönelik belirli yakınlığı var...
...onun dokuz senfonisini Büyük Beşli...
...görevi sırasında kaydetti.
Ancak, şimdiye kadar sözde "döngüyü...
...tek bir orkestra ile tamamlamayı başaramadı.
Onun yönetiminde Berlin, Mahler'ın sekiz senfonisini kaydetti...
...büyüğünü, Symphony No. 5'ı sona sakladı.
Pandemi sebebiyle bu performans...
...geçen yıl için planlanmıştı ama iptal edilmişti.
Duyduğuma göre gelecek ay...
...Mahler'ın 5. senfonisini canlı kaydedecek...
...böylece döngü tamamlanacak...
...ve Mahler'ın doğum gününde Deutsche Grammophon...
...kutu setini çıkaracak.
Bu da yetmezmiş gibi, yeni kitabı Tár on Tár ...
...Doubleday'den Nan Talese'in baskısıyla çıkacak...
...Noel'e yetişecek, tam bir Noel hediyesi...
...altına koyabileceğiniz büyük yılbaşı ağacınız varsa tabii.
The New Yorker olarak, hoş geldiniz. Bugün eşlik etmeniz çok güzel şef.
Teşekkürler Adam.
Lydia, biyografini...
...okurken bir miktar çekindiğini...
...fark ettim. Başka müthiş başarılarını mı unuttum yoksa?
Yoksa başardığınız inanılmaz çeşitli...
...şeyler hakkında biraz öz farkındalığınız mı var?
Bugünün dünyasında "çeşitli" biraz kirli bir kelime.
Çağımız uzmanlar çağı...
...ve birden fazla şey yapmaya çalışırsanız...
-...bu sıkça uygun görülmez. -Her sanatçıya aynı rol verilir.
Evet, hırçın biçimde.
Peki sizce şöyle bir ân gelecek mi...
...yani klasik müzik topluluğunun...
...cinsel ayrımı kullanmamaya karar verip...
...sanatçıları ayırmadığı bir durum?
Yorumları okumuyorum yani yanlış kişiye sordunuz.
-Hiç mi? -Hayır.
Bence herhangi birinin "maestro" yerine "maestra"yı...
...kullanmak zorunda hissetmesi garip.
-Yani astronotlara "astroniye" demiyoruz. -Doğru.
Cinsiyet önyargısı sorusuna gelince...
...cidden şikâyet edeceğim bir durum yok.
Marin Alsop, JoAnn Falletta, Laurence Equilbey ve...
...Nathalie Stutzmann'ın da. Bizden önce bir sürü harika kadın var.
Asıl işi gerçekleştiren kadınlar. Bu etkileyici bir şey.
Kim mesela?
Tabii, peki. İlk başta Nadia Boulanger.
Mutlu bir örnek olarak görülebilir.
Mutsuz olarak ise Antonia Brico...
...her açıdan inanılmaz bir şefti...
...ama gösterişsiz "konuk şef" statüsüne...
...tecrit edildi...
...ve esasen dönek muamelesi gördü.
Büyük bir orkestrayı yönetme şansı hiç olmadı mı?
Evet, Berlin Filarmoni'yi yönetti, Met'i de öyle...
...ama sadece konuk şef olarak.
Yani o zamanlar...
...her şey cinsiyet gösterisiydi.
Neyse ki zaman değişiyor...
...ve Paulcü dönüşüm tamamlanmamışsa bile...
...güzelce gelişiyor demektir.
Tökezleme, ilerlemeye etki etmemiş yani.
Lydia, biraz çeviriden bahsedebilir miyiz?
Çünkü şefi hâlâ bir...
...insan metronom olarak görenler var.
Bu kısmen doğru.
Zamanı tutmak küçük bir şey değil.
-Bence bundan fazlası var. -Ben de öyle umuyorum.
Fakat mesele zaman.
Yorumlamanın asıl parçası zaman.
Bensiz başlayamazsın.
Saati ben başlatıyorum.
Sol elim şekil alıyor, ama sağ elim...
...ikinci el yani, zamanı belirtiyor ve ilerletiyor.
Yine de, saatin tersine, ikinci elim bazen duruyor...
...yani zaman da duruyor.
İşin illüzyonu şu ki; sizler gibi...
...orkestraya gerçek zamanlı cevap veriyorum...
...doğru ânla ilgili karar, yeniden yapma veya sıfırlama için...
...ya da zamanı camdan komple atıyorum.
Gerçeklik şu ki; ta en başından beri...
...zamanın ne olduğunu çok iyi biliyorum...
...seninle hedefe aynı anda varacağımız kesin ânı belirliyorum.
Benim için asıl keşif...
...provalarda oluyor.
Asla performans sırasında değil.
Zor soru biliyorum, ama Bernstein'ın verdiği bir şeyi...
...tanımlayın desem, ne derdiniz?
Kavvanah.
Bu İbranice bir kelime, anlama veya amaca dikkat çeker.
Bestecinin öncelikleri nedir...
...seninkiler nedir ve birbirlerini nasıl tümler?
Bu kelimenin seyirciler arasında pek çoğu için farklı anlamı olacaktır.
Evet, öyle sanıyorum.
Bir orkestra şefinin klasik müzikte...
...her zaman sahnede yer almadığını...
-...düşünmekte haklı mıyım? -Bu doğru.
Bir yerde uzun süre sorumlunun ilk keman olduğunu okumuştum.
Evet, ilk kemancı. İlgileri ve becerileri olsun ya da olmasın.
İlk ne zaman değişti ve kim değiştirdi?
Fransız besteci Jean-Baptiste Lully...
...yere tempo vurmak için oldukça büyük...
...sivri bir sopayı kullandığı biliniyordu.
Çalgıcıların bilhassa takdir ettiğini düşündüğüm bir şey değil.
Neyse, bu teknik bir performans sırasında bitiverdi...
...Lully kazara...
...kendini ayağını bu şeyle yaralayıp öldü. Evet, kangrenden.
Her neyse.
Neyse, ama şef...
...topluluklar büyüdükçe cidden gerekli hâle geliyor.
Tekrar Beethoven'a dönüş yapıyoruz.
Sekizinci notayla başlamıyor.
İlk vuruş...
Sessiz, değil mi?
Birinin o saati başlatması gerekiyordu.
Birinin bayrağı kuma dikip...
...şunu demesi lazımdı, "Beni takip edin."
O biri Lenny olunca, orkestra...
...en olağanüstü zevkler turuna çıkarıldı.
Çünkü o müziği biliyordu, özellikle Mahler'ı...
...başkası kadar veya daha bile iyi.
Sıklıkla biçimiyle de oynardı.
Çünkü orkestranın bu müziği, bırakın duymayı ya da icra etmeyi...
...hiç görmediğini hissetmesini istedi.
Yani radikal şeyler yapardı...
...ilk tempoyu görmezden gelme...
...ya da kısa parçayı çok yavaş bitirmek gibi...
...böyle bir işaret olmasa da.
-Aşırıya mı kaçıyordu? -Hayır, hem de hiç.
Keşfinin keyfini sürüyordu.
Biraz önce keşfinizin provalarda olduğunu söylediniz.
Bu süreç sizi için bir daha ne zaman başlayacak?
Pazartesi başlıyoruz.
Hemen mi?
Bu seferkinde mesele cidden...
...Mahler'ın niyetinin falına bakmak gibi olacak.
Diğer senfonileriyle bu konuda çok şey biliyoruz.
Rückert'in şiirlerinden öyle etkilenmiş ki...
...yıllarca müziğe başka bir yazar atamamış.
Tüm bunlar Beşli'yle değişiyor.
Beşli tam bir gizem.
No comments yet. Be the first to leave one.