The Baltimorons

The Baltimorons

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

The Baltimorons 2025 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
ناشر dikistutmaz
23,976 fps

برچسب‌ها

webdl
تاریخ انتشار: 2025-10-10
تعداد دانلود: 66
مخصوص ناشنوایان: No
FPS: 23.976

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Buraya.

Hadi bakalım.

3...2...1!

Şaka mı bu ya?

- Toplantı nasıl geçti? - Oldukça iyiydi.

Bağış kutusundan paramın üstü almaya çalışıyordum...

...içinde sadece 20'likler vardı; bu yüzden 17$'ımı geri almaya çalışıyordum.

3$ yeterli diye düşündüm.

Ama konuşan bayan “Cidden mi, dostum?” dedi.

Çünkü bağış kutusundan para çaldığını sandı.

Sanırım sadece çok gürültü yapıyordum.

Çaldığımı düşünmedi.

Yani, evet, olanlar bu kadar.

Sanırım olanlar...

...bundan ibaretti.

Hiçbir şey yolunda görünmüyordu.

- Ağzındaki ne? - Bi' rozet işte.

- Ne o? - Hiçbir şey. Hiçbir şey.

Ne bu? Bırak, bırak.

Dişlerini zedelemek istemiyorum. Bırak, bırak.

Altı ay mı?

- Altı üstü ufak bir rozet. - Bu koskocaman bir rozet!

- Üst üste altı ay. - Seninle gerçekten gurur duyuyorum.

Bu gerçekten büyük bir adım.

Teşekkürler. Evet, yarım yıl oldu.

- Çok... - Hay! Sarhoş şoför, yavaş!

- Bu hiç de komik bir espri değil. - Biliyorum. Hiç komik değil.

Altı aydır sarhoş araba kullanmıyorsun.

Evet, hayır, kesinlikle senin zaman çizelgene göre çalışabiliriz.

Cliff'in babasının eviydi, yani boş.

Evet. Baştan aşağı yenilemek istiyorum.

Harika. Sonra konuşuruz, tatlım.

Tamam, hoşça kal.

Timmy'nin kuzeninin arkadaşıydı, Hunter.

Henüz müteahhit değil; ama bence bu iyi bir şey.

- Evet. Yo... - Daha ucuz olur.

- Bu gerçekten çok iyi. - Aynen.

Marvin: Bu akşam gösteride görüşürüz!

İyi bir fikir.

Neden...

- Neden “Bu akşam görüşürüz” diyor? - Hiçbir fikrim yok. Önemsiz.

Marvin neden sana bir gösteri hakkında mesaj atıyor?

Önemsiz.

Orada ne yapıyorsunuz? İçeri gelecek misiniz, gelmeyecek misiniz?

Selam, Bayan McIntyre, hemen geliyoruz. Tamam mı? Sadece eşyalarımızı topluyoruz.

Cidden, önemli bir şey değil.

Sizin için annemin dünyaca ünlü tatlı patates güvecini yaptım.

Ben de tatlı patates güveci yapmıştım; ama yine de teşekkürler.

- Rica ederim. - Anne, bize bir dakika izin verir misin?

- Ne oluyor? - Gerçekten, bir şey yok.

Marvin, Noel Arifesi'nde bir pop-up komedi gösterisi düzenliyor...

...ve ona defalarca katılmayacağımı söyledim.

Peki neden sana “Bu akşam görüşürüz” diye mesaj atıyor?

Bilmiyorum. Katılmayacağımı ona iki kez söylemiştim.

Brittany. Yengeç köftesi için yardımına ihtiyacım var.

Evet, biz... geliyorum.

Artık alkol ve komedi gösterileri yok, söz vermiştin, unutma.

Evet. Bu akşam gösteri yapmak istemiyorum.

- Tamam mı? - Yine başlıyorlar.

- Bana karşı dürüst müsün? - Evet, %100 dürüstüm.

- Emin misin? - Tamam mı? Evet. Yalan söylemiyorum.

- Artık... - O geçmişte kaldı.

Komedi gösterisi yapmak istemiyorum, gerçekten. Tamam mı? Bak. Telefonum nerede?

Burada. Tut şunu. Sana göstereceğim.

Ona iki kez mesaj attım. Gördün mü?

Ve ona tekrar, “Gösteriye katılmayacağım.” diye mesaj atacağım.

- Tamam mı? - Özür dilerim.

- Tamam mı? İşte. - Özür dilerim. Ben sadece...

- Düşündüm ki... - Evet. Mutlu Noeller.

Hayır, yapmak istemiyorum.

Eski hâline dönüyorsun diye endişelendim.

- Mutlu Noeller. - Mutlu Noeller.

- Aman! Aman! - Of!

- Of. - Cliff, n'oldu?

- Of! - Ne yapıyorsun?

Tanrı'm!

N'oldu? Kahretsin.

Aç şunu! Aç şunu!

Alo? Merhaba.

Dişçi misin?

Evet. Hizmet veriyor musun?

Çünkü birçok dişçiyi aradım; ama hiçbiri çalışmıyordu.

Tamam. Geliyorum. Yerin nerede?

Merhaba? Merhaba?

Hadi ama ya.

Vurmayı bırakabilirsin.

Özür dilerim. Ha sen... dişçi misin?

- Evet. - Harika.

- Buna ihtiyacın var mı? - Sende kalsın, olur mu?

Olur.

Bugünlerde dişçi bulmak zor.

- Noel arifesindeyiz. - He, doğru. Pardon.

Ailen mi?

Hadi ya. Noel'ini mahvetmedim umarım.

- Bu iki formu imzala yeter. - Tamam.

- Oraya mı geleyim? - Evet, gel.

Tamam.

İğne kullanacak mısın?

İğne kullanıyoruz, evet.

İğnesiz bir yolu yok mu?

Yani, şu an çektiğin ağrıdan daha fazla canını yakmayacak.

Otur.

Paltonu asayım.

Kusura bakma.

Senin için peçeteyi koydum.

Harika. Tamam, geriye yaslan. Ağzını aç.

Hop, hop, hop, hop. O da ne?

Sadece bir topikal anestezik, iğne öncesi uyuşturmak için.

Özür dilerim. İyi misin?

İyiyim. Hemen hemen hiçbir şey hissetmeyeceksin.

- İri ve güçlü bir adamsın. - Tamam. Bunun saçma olduğunu biliyorum.

Yap gitsin, tamam mı?

Orada dursun.

- Ne durumda? - Daha iyi. Biraz daha iyi.

Sadece topikal anestezik kullansak olmaz mı?

Yeterli uyuşmayı sağlamaz.

Tamam. Aç ağzını.

Alo?

Anne, bu akşam için beni ara, önemli bir şey var.

Hastanın işini hallettikten sonra ararım.

Her şey yolunda mı?

Nasıl?

Nasıl?

Hey.

Nasıl?

Hissediyor musun? Tamamen uyuşmuş olmalısın.

Hiçbir şey hissetmiyorum.

O büyük şey ağzıma girdi mi?

- Tabii ki girdi. - Oha.

Tamam. Geçici dolguyu yapıyorum.

Hiçbir şey hissetmeyeceksin.

Orası şantiye gibi, değil mi?

Tamam. Lütfen sessiz ol.

Çalışan adamlar var içeride... Pardon, kadınlar var! Pardon.

Yok, yok, daha doğrusu...

...insanlar var.

Aç.

Küçük parti ışığı, ha?

Parti zamanı.

Parti bitti.

Ağzını kuru tutman gerekiyor, bu yüzden, konuşmaya devam edersen...

...sana ağızlık takmak zorunda kalacağım.

Tamam, bir kez ilgili bölgeye bakıp...

...her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edeceğim.

Vay canına.

Nasıl da işinin ehli.

- Güzel. - Evet, güzel.

- Aynen. - Aynen.

İyi iş çıkardık.

Vay canına.

Çok güzelsin.

Azot protoksit etkisindesin, dostum.

Bu, süper kahraman gibi olmadığın anlamına gelmez.

Süper güzel bir kahraman. Süper güzel bir kadın kahraman.

Pekâlâ, izolasyon lastiğini takıyorum.

Ciddi olamazsın? Hadi ama, dostum.

Tamam.

Güzel kokuyorsun. Çok güzel kokuyorsun.

Bak, bilmiyorsan söyleyeyim...

...artık, kadınlara nasıl koktuklarını söylemek yasak.

Ha, yok, yok yok...

Benim de kokan bir kız arkadaşım var.

- Tebrikler. - Teşekkürler. Evet, o da kokuyor.

O korkunç eve taşınmak istiyor.

Oraya gitmek istemiyorum.

Açmam lazım.

Tuvalet var mıydı? Çünkü...

...çişim geldi.

N'oluyor?

Tamam, yani, babam ve Patty evlendi.

Üzgünüm. Ve babam, bunun bir nevi kutlama partisi olduğunu söylüyor.

- Ne zaman? - Bu akşam.

- Gitmek istemiyorum ama sanki... - Hayır, ne zaman evlendiler?

Bu sabah. Nikah dairesinde.

Yani Noel arifesinde düğün mü yapıyorlar?

Pembe bir bulut.

Seni davet etmemi söyledi.

Bu harika. Şimdiye kadarki en güzel Noel.

Kendimi çok kötü hissediyorum anne.

Noel arifesinin en sevdiğin gün olduğunu biliyorum.

Evet. Yo, özür dilerim. Harika. Sorun yok.

- Sorun yok. - Üzgünüm, anne.

Tüm yemekleri hazırlamış mıydın?

Hayır. Hepsini yarın hazırlayacağım...

...sen de işin bittiğinde gelirsin.

- Ne zaman istersen. - Tamam. Teşekkürler.

Teşekkürler. Mutlu Noeller.

- Seni seviyorum anne. Yarın görüşürüz. - Mutlu Noeller. Ben de seni seviyorum.

Öf ya.

Her şey yolunda mı?

Herkes sürekli benim lanet atıştırmalıklarımı yiyor.

Pazartesi gelirsen, kronu takayım.

Tamam. Harika.

9:15 nasıl?

Harika.

Baksana, açsan...

...kız arkadaşımın annesi çok lezzetli bir Noel yemeği hazırladı.

Bol bol yemek var.

Aslında sadece RoFo'dan tavuk ve patates kızartması işte.

Ama yeterince erken gidersek, yengeç köftesi de yiyebiliriz.

The Baltimorons subtitles in other languages

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left