نخستین 200 خط.
EY KADIN, YARIN GEL
EY KADIN, YARIN GEL
EY KADIN, YARIN GEL
EY KADIN, YARIN GEL
Prakash.
Prakash.
Prakash.
EY KADIN, YARIN GEL
SAÇMA BİR GERÇEK OLAYDAN UYARLANMIŞTIR
EY KADIN, YARIN GEL
EY KADIN, YARIN GEL
Bu kalp açık, ne kancası, ne düğmesi var
Ne kancası, ne düğmesi
Rüyalarım çifte güzel Ve kalbim tasadan uzak
Kalbim tasadan uzak
Hayallerim bu şehre sığmıyor
Bu şehre sığmıyor
Hayallerine bir gülümseme dikebilirim
Ben gönül terzisiyim
Uçan bir kuşum
Hey!
Ben gönül terzisiyim
Uçan bir kuşum
Ben gönül terzisiyim
DÖRT GÜNLÜK DUA FESTİVALİ DÜZENLENİYOR
Gözlerime bak ve bana bir şal ör
Ey sihirli çocuk
Gönlünden renkli bir iplik ekle
Dünya parıl parıl görünsün
Ben gönül terzisiyim
EY KADIN, YARIN GEL
Uçan bir kuşum
Ben gönül terzisiyim
Bu ne amca? Dua festivali başlayınca sen de başladın.
Daha vakit var Bay Vicky.
Bu öyle sıradan bir mürekkep değil. Bu mürekkep yarasa kemiği tozu
ve beyaz karga sidiği karışımından
elde ediliyor.
Amca, bu uydurma hikâyelerini masallara inananlara sat.
Ben modern biriyim.
Tüm şehri aptala çevirdin.
Bay Vicky, dışında bu damga olan evlere
-o kadın giremez. -Gerçekten mi?
Bill Gates'in kızının içine hayalet girdiğini hiç duydun mu?
Bay Vicky, o kadın gelecek. Parasını ver, duvara yazayım.
Amca, bizim duvarımıza da özen göstererek yaz.
Ve iyi dinle, net bir şekilde, büyük harflerle yaz.
Çünkü o kadın bu yazıyı okuyamazsa eve girer.
Evet, geliyorum.
Bir gün yüzün öyle çarpık kalacak teyze.
Selamlar olsun sana... Kapıyı kapatsana.
-Yoksa inek girer. -Bakıcılık yapmam gerekiyor bir de.
-Demek sonunda döndün? -Ne bu? Yarın da koşa koşa gelsene.
Gerek yok. Dikiş makinesi yeter.
Senin de ihtiyacın yok. Kendini askıya asmak ister misin?
-Espri mi bu baba? -Çok bilmişlik yapıyorsun.
Önümüzdeki dört gün oruç tutacağım, enerjimi tüketiyorsun.
-Yine mi oruç tutuyorsun? -Sen kendi işine bak.
Kadınlar yakında sıraya girer.
Yenileme işi almamanı sana kaç kez tembih ettim.
İç eteği bollaştır, bluzu daralt.
Şu andan itibaren sadece sıfırdan dikiş işi alacağız.
-Sadece yeni kıyafet dikimi işi. -Sadece mi?
Yılın geri kalanında ne yapacaksın oğlum? Dua mı edeceksin?
Sana laf anlatmak çok zor.
Bak buraya.
Dinle, sabredip otur da dükkân nasıl işletilirmiş benden öğren.
Çünkü baban cennete giderse tek başına işletemezsin.
Baba, senin canını ölüm meleği bile alamaz.
Parmakların güçten düştüğünde bile kadın kıyafeti yenilersin sen.
Oğlum, senin geleceğinde de bu var.
Ben kadın kıyafeti yenilemek için doğmadım.
O zaman ne yapacaksın?
Bilmiyorum ama birkaç güne bulacağım.
Sadece bir bakışıyla Ölçü alabiliyor
Ve dikişleri rüya gibi
Kardeşimiz arkadaşlarınız arasında Çok popüler
Ey yenge, sen ne getirdin?
Çak bir beşlik hemen Sıkı tutmazsan uçurtma kaçar elinden
Bacım, uçurtma gibi uç
-İçeri al. -Vicky kardeş, nasılsın?
Bunu al, bana bir elbise dik.
Ölçüleri al. Bir adım geri git.
Boy 48, omuzlar 14,5. Lütfen şalını çıkar.
-Çıkardım. -Dirsek 16, bilek yedi.
Göğüs 38,
-bel 42. Arkanı dön bacım. -Peki.
Kalça 44, boyun on. Derin mi orta mı?
Derin olmasın, orta iyidir.
Derin iyidir, moda bu. Sana yakışır.
İnan bana, oğlum Tanrı'nın terzi olarak yeniden doğmuş hâli.
Daraltayım mı?
Omuzları...
Ama bu aptal kendi yeteneğine saygı duymuyor.
Bir bakışıyla Bol mu, dar mı, anlayabilir
Babası bile diyor ki Bu çocuğun geleceği parlak
Bacım, süslenip püslendiğinde
Eniştemin aklı başından uçacak
Bacım, uçurtma gibi uç
Ne çocuk ama Bay Khan.
Binlerce elbise diktim
ama o makinede çalışma şekli yok mu, sanırsın ki Tanrı'nın parmakları.
Makası kullanma şekli, sanırsın ki Tanrıça Saraswati vina çalıyor.
Ve ipi iğneden geçirdiğinde
sanki konçların müziğini duyuyor gibi oluyor.
Gerçekten, bu, geçmiş ömürden kalan bir meyve.
Ben gönül terzisiyim
Uçan bir kuşum
Ben gönül terzisiyim
Baba, on dakikaya döneceğim. Mola verdim.
Ben gönül terzisiyim
Selam.
-Selam. -İsmin Vicky, değil mi?
Evet.
Seni geçen sene dualarda gördüm.
-Evet. -Senin hakkında çok şey duydum.
Burada yaşamıyorum ama her sene dua vakti buraya geliyorum.
Evet.
Bana uzun etek diker misin?
Olur.
Ne kadar sürer?
-İki hafta. -Daha erken olmaz mı?
-On gün nasıl? -Bana dua vaktinin son günü lazım.
Kutlu dua için.
Vicky, lütfen.
Biraz acele etsen.
Neyse, başka yere diktiririm. Sağ ol.
Tamam. Yarından sonra.
-Yarından sonra. -Çok teşekkürler.
Ölçülerim?
Hırkanı biraz açar mısın lütfen. Çek.
Arkanı dön.
Dön. Evet. Tekrar dön.
Tamamdır.
Teşekkürler.
Akşam tapınağa gidiyorum.
Güzel.
Akşam dualarına.
Çok güzel.
Akşam, tapınak... Tamam!
Bir.
Gördün mü?
Biri sana baksa bile arkasında bir şey arıyorsun.
Çokbilmişlik yapma.
Yolda yanından geçtiğimde de bakış atıyor, soldan sağa, her seferinde.
Sana bakış atmıyor, dik dik bakıyor.
Keyifler iyi mi?
Bir şey söylesene. Ne oldu?
-İlk görüşte aşk. -İlk görüşte aşk mı?
İlk görüşte aşk.
İngilizce kursuna birlikte gittik, bana Shakespeare'lik taslama.
Kız kim?
Geçenki dualara gelmişti. Kahverengi gözlü.
Uzun saçlı.
-Evet. -Geçen sene övündüğün kız.
Övünmedim.
Birden yanımda bitti,
elimi tuttu ve şöyle dedi,
"Vicky, lütfen."
Elini mi tuttu? Daha neler?
-Lütfen de mi dedi? -Evet.
Yalan atıyor, inandın mı?
-Dikiş makinem üzerine yemin ederim. -Elini tutup "Vicky, lütfen." mi dedi?
-Vicky, lütfen. -Vicky, lütfen.
Vicky, lütfen.
-Ben de "Vicky, lütfen." diyorum ya. -Sen aşk dolu söylemiyorsun. Elini ver.
Vicky, lütfen.
Aşk dolu konuşmayı öğren.
-Neden sana geldi peki? -Uzun etek diktirmeye.
Diktirmeye mi? Benim hazır kıyafet dükkânım var.
-Günümüzde kim elbise diktirir? -Aptal, el yapımı kıyafetler özeldir.
Ve aşk da el yapımıdır.
İplik ve iğneyle sevgi katılarak dikilmeli.
Haklı.
Vicky, lütfen.
Efendim, hesabı deftere yaz lütfen.
-Kıskandı. -Hem de nasıl.
Bu elimi tuttu. Koklasana.
Ayçiçeği.
Bence sen yakında evlenirsin.
-Düğün çanlarını ben de duyuyorum Janna. -Laklağı bırakın.
Bugün duaların ilk günü.
Lokesh, amcasının bungalovunda parti veriyor.
Önümüzdeki dört gece eğlenceli olacak.
Kimse geç kalmasın.
Gündüzleri uyuyun, geceleri...
-Yıkan. -Gündüz vakti.
Söylesene, niye sinirleniyorsun?
Sorarsan seni severim
Ama söylemeye çok utanıyorum
Dizini yastık yapıp Orada uyumak istiyorum
Sana şubattan beri söylüyorum
Chanderi'den çık bir tanem
Bir ara bungalova gel
Bir ara bungalova gel
Bir ara bungalova gel
Bir ara bungalova gel
Geliyorum
Bir ara bungalova gel
Siz bungalova gidin, ben hemen geliyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.