نخستین 200 خط.
Merhaba?
Hayır!
Hayır!
Merhaba?
Of.
Kahretsin.
1, 1,000; 2, 1,000; 3, 1,000; 4, 1,000; 5, 1,000; 6, 1,000; 7...
1,000; 8, 1,000, 9, 1,000, 10...
Askerî İHA'lar Rehberi
- Selam. - Selam.
- Az önce motele giriş yaptım. - Öyle mi, nerede?
Yucca Valley'deki Budget Inn.
Evet, yolculuk iyiydi.
Verimli geçti diyebilirim.
Baskıya değer bir şey çıkacak mı bilmiyorum ama...
Evet, biliyorum.
Terk edilmiş bir konut projesi gördüm.
Bence, eski bir askerî üs olabilir.
- Hadi ya? - Evet, oldukça...
...ürkütücüydü.
- Kaybolmadın, değil mi? - Hayır, kaybolmadım.
- Yani, henüz kaybolmadım. - İyi o zaman.
Evet.
Evet, cep telefonu ya da GPS olmadan; eski günlerdeki gibi.
İlk başladığım zamanki gibi, evet...
...biraz klişe gibi gelebilir...
...ama şimdiden o özgürlük hissini yaşıyorum.
Güzel mi?
Güzel, evet.
Aradığım şey tam da buydu.
İhtiyacım olan buydu.
Evet, stüdyodan uzaklaşıp tekrar yollara düşmek çok iyi hissettiriyor.
Unutma, ev kredisinin taksiti yaklaşıyor.
Kredi kartının son ödeme tarihi de öyle.
Yine geciktirmemelisin, yoksa faiz ödersin.
Evet.
Biliyorum.
Evet, döndüğümde ödeyeceğim, tamam mı?
Galeriden bir ödeme bekliyorum.
- Walter, “sağlam bir ödeme olacak,” dedi. - O hep öyle der.
Hayır, hep öyle demiyor.
- Tamam, biliyorum. - Özür dilerim. Seni seviyorum.
Sevdiğini biliyorum.
Ben de seni seviyorum.
Evet. Tamam.
İyi geceler.
Sikeyim.
Neredeydin?
Nerede olduğunu söyle!
Bilmiyorum.
Nerede olduğunu söyle!
Arabayı tamir edeceksin hem de dediğim gibi!
- Delikanlı, arabayı almaya hakkın yok. - Evet.
- Ya tamir etmezsem? - Bal gibi de edeceksin, bayım.
Ayrıca, fazla da uzatmasan iyi olur.
Diyelim ki tamir ettim, sonra ne olacak?
Film: The Sadist (1963)
Sevgilimle birlikte buradan gideceğiz.
Seni rahatsız etmeyeceğiz.
Sözünü tutacağın ne malum?
Buna razı olacaksın artık, değil mi, bayım?
Bam!
Hayvan Mezarlığı
Merhaba...
...ödemenin gelip gelmediğini kontrol etmek için aradım.
Bugün, buradaki hayvan mezarlığına gittim...
...ve yol üzerinde bir hurdalığa uğradım...
...ve orada yaşayan yaşlı bir adamın fotoğrafını çektim.
Bu da bana daha fazla insan fotoğrafı çekmeyi düşündürdü...
...ki ben her zaman...
...manzaraya ve binalara odaklanırım.
İnsanlar hariç her şeye.
Kum tepelerinin yanında...
...gün batımını izlemeye gittim.
Muhteşemdi.
Fotoğrafını bile çekmedim. Sadece, onu deneyimlemek istedim.
Işık çok saf ve muhteşemdi..
Ve mutlak sessizlikle birlikte, gerçekten de olağanüstüydü.
Beni, bu seyahati düşünmeye itti.
Sanki yeniden başlamak gibiydi.
Aslında, bu beni gelecek için biraz heyecanlandırdı.
Evet, neyse, bu kadar gevezelik yeter.
Yarın tekrar ararım.
Peki.
Seni seviyorum.
- Nasıl bu kadar aptal olabilirsin ya! - Öyle deme bana!
İstediğimi derim!
Hassiktir!
Bak, kendine ne yaptın amına koyayım.
- Efendim? - Merhaba.
Bir şikayetimi bildirmek istiyorum.
Evet, ama bak, bu işe bulaşmak istemiyorum, tamam mı?
6 numaralı oda. Hayır, ben 6 numaralı odadayım.
Yan odamdan gelen kavga ve gürültüler.
- Evet. - Anladım.
Tamam, bir bakayım.
- Sesinizi alçaltın. - Kahretsin.
Yandaki herif şikâyet ediyor, siz burada ne yapıyorsunuz?
Merak etme dostum.
Siktir.
- Buyurun? - Şey...
Sadece iyi bir komşu olmak ve az önce olanlar için özür dilemek istedim.
Tüm o lanet gürültü için.
- Evet, sıkıntı yok. - Yo, yo, var.
Sıkıntı var. Sıkıntı o hatun.
Nasıl olduklarını bilirsin, dostum.
- Kız kardeşin var mı? - Yok.
- Kardeşin iyi mi? - “İyi mi?” mi?
Evet, evet, iyi.
Senden hoşlanacaktır.
Onu çağırmamı ister misin?
Yani, o da tüm o gürültü için özür dilemek isteyecektir muhtemelen.
Anladım.
Gerek yok, biraz geç oldu, o yüzden...
- Şu arkadaki ne? - Kamera.
- Garip görünümlü bir kameran var, dostum. - Evet, 8x10’luk.
Bizim bir fotoğrafımızı çeker misin?
Olmaz, vakit geç oldu.
Beni yalvartmayacaksın, değil mi?
Hadi ama dostum, çabucak hâllolur. Kardeşim buna bayılacaktır.
Peki, tamam.
- Çekeyim. - Artist!
Sikeyim.
Az önce, görgü kurallarımı unuttuğuma inanamıyorum.
Ben, Renny.
Bu da kardeşim, Suzy Q.
- Ben de Alex. - Selam.
Girsenize.
Kendinizi evinizde hissedin.
Şey, belki de yatağın kenarına oturmanız en iyisi.
Tabii, kameralı adam, sen ne dersen, o.
Aynen.
Siktir, neredeyse unutuyordum, bu senin için, dostum.
Az önce olanlar için bir iyi niyet göstergesi.
Öf! Terebentin gibi kokuyor.
- Tıpkı onun gibi boya söker. - Al bir yudum. Harbi iyidir.
Anladım, hayır, bilmiyorum.
- Hadi ama. Hoşuna gidecek. - İç hadi.
Peki. Sikerler.
- Yuh, bu ne be? - Benim meşhur gizli tarifim, değil mi?
Tadı, akçaağaç şurubuna benziyor.
Of!
Bir yudum daha iç.
Bunun beni kör etmeyeceğinden emin misiniz?
Ölçüsünü kaçırmazsan etmez, dostum. Aman dikkat et ha, götünde patlamasın.
- Sikeyim. - Ya.
- Ya, işte. - Tamamdır.
Hâlâ düzgün görebiliyorken şu fotoğrafı çekeyim bâri.
Tamamdır.
- Nerelisin, Alex? - Los Angeles
Siktir, biliyordum, şehir çocuğu.
- Şehir çocuğu. - Bunu bana karşı kullanma.
- Şehri seviyorum. - Aynen, seviyorsun tabii.
Seviyorsun.
Pekâlâ.
Bana bir iyilik yapın, hiç kıpırdamadan durun.
Tamam.
Gülümse!
Güzel.
- Birkaç tane daha çekebilir miyim? - Çek tabii.
Ee...
...şehirde ne iş yapıyorsun, Alex?
- Fotoğrafçıyım. - Bu, gerçek bir iş mi?
Evet, babam da böyle derdi.
Bu işten para kazanıyor musun?
Evet, ama bu son dönemlerde zar zor.
Geçimimi sağlayacak kadar.
- Bu işi seviyor musun peki? - Seviyorum.
Benim için her şey demek, ya da neredeyse her şey.
Kıpırdamayın.
Alex, hiç am çektin mi?
Am fotoğrafı çektin mi? Çünkü istersen, Suzy burada...
...güzel pembe amının fotoğrafını çekmene izin verir.
- Siktir git! - He.
İzin verirsin, değil mi?
Hadi ama, dostum, taşak geçiyorum sadece.
Şaka yaptık amına koyayım, al bir yudum içki iç.
Anladım. Yok, böyle iyiyim.
Senin yatağında oturuyoruz...
...fotoğrafımızı çekiyorsun ve bizimle bir şeyler içmek istemiyor musun?
Hadi ama.
- Kardeşin ha? - Evet.
Tanıştığımıza memnun oldum.
Siktir!
- Şerefe! - Dik kafana!
İşte böyle, koca adam.
- Öf. - İşte bu be!
Bir yudum daha!
Bir yudumcuk. Hadi.
Sikeyim!
Of!
Sikeyim!
Merhaba?
Yardımcı olabilir miyim, dostum?
Senin olduğunu anlamıştım amına koyayım!
Oha, sıcak bok gibi görünüyorsun lan!
Aynen.
- Dün gece eğlendin mi? - Dün geceyi hatırlamıyorum bile.
Harbiden efsaneydin, dostum!
- Nasıl yani? - Hareketlerini diyorum işte.
No comments yet. Be the first to leave one.