نخستین 200 خط.
NETFLIX SUNAR
NAPA VADİSİ, KALİFORNİYA
Tamam, ne tadı var?
Kiraz, ahududu.
Bir de… bu ne?
Baharat ve tütün.
Aynen. Tam puan.
Kırmızı burgonya ama bana göre seyahat deneyimi için bir pasaport.
Sıcak bir sonbahar günü Dijon dışında bir şato bağına ışınlanıyorum.
Uçup gelmen zekiceydi. Mythos Şarap'ı siliyordum.
Önceki şarap temsilcisi tüydüğü için üzgünüm.
Artık hesabınla ben ilgileneceğim.
Güzel. Yemeğe kal.
Çörek mantarlı, otlu el yapımı makarnam var.
Fenasın. Çok isterdim.
Los Angeles uçağına yetişmeliyim. Hemen şimdi.
Kaliforniya'da dolanıp patronun için sorun gidermeyi
ne zaman bırakacaksın?
Calder o kadar kötü değil.
Tamam, kötü.
Berbat. Ama Bölge Satış Müdürü olmaya niyetliyim.
Lola Alvarez'in kendi şarap ithalat şirketinde
kendi hesabına çalıştığını görmek isterim.
Sidney'deki evimden yeni döndüm.
-Hazel Vaughn'un yeni şaraplarını denedim. -Hamish, yine mi…
Biliyorum. Gösteriş için şarap çıkaran bir Fortune 500 CEO'su daha. Dene.
Doğal köpüren bir şarap.
Kadim teknikle.
Şişelenmeden önce köpürüyor.
Hazel'ın Amerika'da ithalatçısı yok.
Mythos'la Vaughn Şarapları'nın sözleşme yapmasını sağlarsan
tüm restoranlarımda menüye koyarım.
Bayan Vaughn'un ofisi müsait değilse mesaj bırakırım. Hazır mısın?
310-555-0143.
Teşekkürler. Tamam.
-Selam. -Birinci sınıf hatırası.
Hayatına imreniyorum.
Otomattan öğle yemeği yedim. Bugün tam formunda.
-FedEx kadınını bile ağlattı. -Ramona'yı kim ağlatır ya?
Tüm gün Kroger'la telefondaydım.
Lone Elk Merlot'muzu alt rafa koymuşlar.
Kimse alt rafa bakmaz. Sadece göz hizası olur.
İnisiyatif aldım.
Daha iyi konum için Pink Lady Rosé'de indirim yaptım.
Kroger'dan Daryl bayıldı. Kendi fikri olduğunu sanmıştır.
-Aferin kızım. Bayıldım. -Lola taktiklerinden kullandım.
Hatırlatırım, burası bir iş yeri. Aile restoranı değil.
Lola. King hesabında durum ne?
Kurtardım. Burgonyamız da şarap menüsüne girdi.
Ya hep ya hiç.
Bu yüzden bir numaramsın. Keşke herkes bu kadar hevesli olsa.
Yarın toplantıda yeni fikirler istiyorum. Rehavet yok.
Biliyorum. Rehavetten nefret ederim.
Geç kalacağım. Şaraphaneyle toplantı ayarladım.
Tamam. Bir daha bana Uruguaylı kadın şarap kooperatifi gibi
saçmalıklarla gelme de.
Biliyorum, düşük hacimli ama bu müthiş kadınlar…
Benim işim şarapla, azapla değil.
-Beni kovacak. Hissediyorum. -Tamam, derin nefes al. Hadi.
Bir şey bulmak için koca bir gecen var.
-Evet. Peki. -Endişelenme.
Bir dakika.
Lola Alvarez.
Bir ay mı? Bayan Vaughn'un dönüşü için toplantı ayarlayabilir miyim?
Malzemeleri yollarım. Harika. Güzel. Görüşürüz. Sağ olun.
Evet.
Büyük bir iş gibiydi. Neler dönüyor?
Hadi iş kankam. Anlat.
Tamam. Vaughn Aile Şarapları. Avustralya'dan.
Fason bir tesiste, ünlü markası olarak başladı.
Şimdi Hazel Vaughn'un bağları ve ödüllü bir bağ uzmanı var.
Ne? İyi bulmuşsun.
Ben ne yapabilirim?
Hazel bir ay tatilde,
toplantıyı ayarlayana dek aramızda kalsın.
Tamam.
Teşekkürler. Gitmeliyim.
Son bir müşteri, sonra eşofmanla kanepemde yatacağım.
Bu iyi.
Gel içeri. Kendi ellerimle pizza yaptım.
Artıklar var.
Merhaba baba.
Merhaba.
Mahalle kitap kulübü bu ay neyi tartışıyor gibi yapıyor?
Tatlım, Carlos'a sadece beleş rosé için geldiğimizi biliyorsun.
Ve buna bayıldık.
Görüyorum. Hızlı gidiyorsunuz.
Şarabı ayarladığın için minnettarım.
Ayarlama demişken, anlat hadi.
Hadi, diğer dedikoduları bitirdik bile.
Hadi bakalım.
Normal insanlar gibi aşk hayatımı arkamdan konuşsanız?
-Hayır. -Hayır.
-Bunu yapamayız. -Hayır.
-Tarzımız değil. -Boşanalı ne kadar oldu Lola?
İki yıl. Niye? Sayan mı var?
Ben. Torunlar kendiliğinden olmaz.
Baba, gerçekten mi? Bu gece bunu mu konuşacağız?
Tatlım, kitap kulübündekiler haklı.
Tyler seni elinden kaçırdı. Onun gibi hayatına devam etmelisin.
Tyler sandığım gibi biri çıkmadı.
Her erkek yalancı değildir.
Mesela ben. Mükemmelim.
İnsanların iyi yanlarını görmeye devam et.
Kalbin kırıldı, aşk hayatına ara verdin.
Yeniden başlama zamanı. Tekrar güvenmeyi öğrenmelisin.
Bu şarapları piyasaya sürdükten sonra her yıl artış öngörüyorum.
-Pardon. -Seçkin restoranlar.
-Merhaba. -Ve özel şarap dükkânları.
Avustralya hükûmeti ihracat için önemli bir mali destek de sunuyor.
Yani herkes için kazançlı.
Özetle Calder,
dört hafta sonra Hazel Vaughn'la
bir toplantı ayarladım.
-Pasaportun var mı Audra? -Evet.
Benimle Sidney'e geliyorsun.
Anlaşmayı tamamlarsan, Bölge Satış Müdürü olursun.
Kısa bir mola millet. Buna bakmalıyım.
Ama ben…
Tatlım, opera biletlerini aldım.
Tamam, hoşça kal.
Vaughn Şarapları'nı ben buldum.
-Audra sundu ve artık onun. -Sırf ona söylediğim için.
Bu senin büyük hatandı. Zor yoldan ders alırız Lola.
Sırada Lola var. Hadi bakalım.
Eğlenceli olacak.
Sıcakkanlı ve samimi bir patron değilsin Calder.
Anlıyorum, şarapçılık zor bir sektör.
Çıtayı yükseltmenin bir nedeni vardır diyordum.
Yokmuş. Sen de sıradan bir züppeymişsin.
Zalimlikle zekâ farklı şeyler.
Petit Verdot ile Petit Syrah'yı ayıramazsın bile.
-Kimseyi kandıramazsın. -Duygusal olma Lola.
Bölge Satış Müdürlüğüyle ilgiliyse…
Audra'nın olsun! Yıllardır kıçını kurtarıyorum!
Buraya kadar!
Ne yapıyorsun?
Belli değil mi? İstifa ediyorum.
Gidemezsin. Kimin gideceğine ben karar veririm.
Bugün değil. "Hayat çok kısa" kategorisine giriyorsun.
Banliyöde bir 7-Eleven'da kutu margarita satarım da sana çalışmam.
Hoşça kal. Umarım fikrini çalacak birini bulursun.
Görüşürüz ekip.
Masamın alt çekmecesinde bir sürü Kız İzci kurabiyesi var. Veda hediyesi.
Güle güle.
-Günaydın. -Günaydın.
İstifa etmek amma ilham vericiymiş.
Ve korkunç. İlginç bir bileşim.
Peki.
Yeni şirket logom nasıl?
-Vay canına. -Dün gece çizdim.
-Bayıldım. -Gerçekten mi?
Daha ilk gün ve şimdiden uçuyorsun.
Gurur duyuyorum. Vakti gelmişti. Altlık kullan.
Sağ ol baba. Şirketim şimdilik
süslü bir karalama ve güzel Uruguaylı hanımlar.
Birikimlerim tehlikede, acilen büyük bir müşteriye ihtiyacım var.
Vaughn Aile Şarapları'na ihtiyacım var.
Bu ses tonunu biliyorum. Kollayın kendinizi millet.
Calder'ın toplantısı dört haftaya. İnternet dedektifliği yaptım.
Hazel'ın tatili var ya?
Her yıl ailesinin Avustralya'daki koyun çiftliğinde kalıyor.
Kökenleriyle temas gibi.
Hazel Vaughn'un çiftliğinde bir de Airbnb kır evi var.
Evet. Kır evini tutup şirketimi Hazel'a ilk ben tanıtacağım.
Güm. Prensip meselesi.
Vay canına. Avustralya!
Bu son derece
uzak gibi.
Evet. Biliyorum. Abartıyor muyum?
Yani cesur muyum yoksa gerçekten deli miyim?
İçgüdülerin yapmanı mı söylüyor?
Evet.
Garip ama
bana doğru geliyor.
O zaman çok cesur, biraz da deli olalım.
Avustralya'ya gidiyorum!
WARATAH ÇİFTLİĞİ
LÜKS ÇİFTLİK EVİ QUEENSLAND, AVUSTRALYA
Hoş geldiniz.
Günaydın Avustralya. Merhaba.
-Yardım edeyim. -Teşekkürler.
Tanrım. İyi misiniz?
Yer çekimi.
Artık iyiyim.
Gitme vakti.
-Nereye ahbap? -Beni bara götür dostum.
Hey.
Kimse yok mu?
Hey? Nereye kayıt yaptırıyorum?
Vay canına.
Merhaba.
Bir şey mi arıyorsun? Kasanın şifresini mesela.
Evet. Tabii… Hayır!
Hayır, üzgünüm. Şifreye gerek yok.
Buna gerek yok. Merhaba, Airbnb'den yer ayırttım.
Tahmin etmiştim. Seni bekliyordum. Burada değil.
Tuhaf. Bu benim kiraladığım kır evi değil mi yani?
Komik olurdu.
Haneye tecavüz planında başka bir şey yoksa
No comments yet. Be the first to leave one.