نخستین 200 خط.
OCTOPUS
Sicilya'daki bir kasabada...
...Başkomiser Marineo öldürüldü.
Aynı gün başka bir ölüm haberi daha geldi.
Markize Pecci Scialoia kendini öldürdü.
Corrado Cattani öldürülen komiserin yerine atandı...
...ve karısı Else ve kızı Paola'yla birlikte Sicilya'ya taşındı.
Selefinin ölümünü araştıran Corrado...
...intihar eden soylu kadının keş kızı Titti'yle tanıştı...
...ve yavaş yavaş ona aşık oldu.
Else'yle olan evliliği zaten bir süredir sallantıdaydı.
Titti, Corrado'ya eroin kaçakçısı Cirinna'nın...
...annesini ve Komiser Marineo'yu öldürdüğünü anlattı.
Cirinna'dan korkan ve onun verdiği uyuşturucuya bağımlı olan Titti...
...onu polise ihbar etmeye cesaret edemedi.
Corrado, Cirinna'nın Titti'ye kin gütmemesi için Titti'yi tanık yapmadı...
...ve Cirinna'yı kışkırtmaya karar verdi...
...Cirinna da öfkelenip Corrado'ya bir pusu kurdu.
Komiser, bu pusuyu bekliyordu.
Cirinna yaralandı ve hapse girdi.
Else, kocası Corrado'yu aldatınca...
...çift, ayrı yaşamaya başladı...
...ama kızları, babasıyla kalmak istedi.
Artık, Cirinna hapiste olduğu için...
...kendini güvende hisseden Titti rehabilitasyon sürecine girdi.
Corrado'yla birbirlerine aşık oldular.
Corrado'nun soruşturmaları uzun bir yol kat etti...
...ve suç örgütünün merkezine tehlikeli bir şekilde yaklaştı.
Komiser, banka denetimleri sayesinde...
...tanınmış vatandaşların hem uyuşturucu ticaretiyle...
...hem de cinayetlerle bağlantılı olduklarını tespit etti.
Durdurulamaz görünüyordu.
Ta ki bir gün, sevgili kızı Paola kaçırılana kadar.
Paola...
- Efendim? - Kızın elimizde.
Hiçbir şey belli etme. Kimseye söyleme.
Yoksa kızın korkunç bir şekilde ölür.
Bizden haber bekle.
Sâkin ol.
Sakin ol...
Sâkin olmalıyım.
OCTOPUS
Beşinci Bölüm
- Efendim? - Merhaba?
Merhaba... Sen miydin...
Paola'ya bir merhaba diyeyim, hâlini hatrını sorayım dedim.
Alo...
Corrado.
Paola... iyi.
İyi bir aileden gelen yaşıtı bazı kızlarla arkadaş oldu.
Bir süre onlarla birlikte sahilde kalacak.
Burası çok sıcak.
Neyin var? Sesin kötü geliyor.
Yo, yoğunluktan... Bir ton işim var.
- Sesimi duymaktan rahatsız oluyorsun. - Bak, beni meşgul etme...
Önemli bir telefon bekliyorum.
- Tamam, kusura bakma, hoşça kal. - Hoşça kal. Sen de kusura bakma.
- Günaydın, efendim. - Günaydın.
- Kahve yapayım mı? - Hayır, sağ ol.
Aslına bakarsan, sana her gün gelmene gerek olmadığını söylemek istiyordum.
Paola, arkadaşlarında kalıyor.
Ben de işte olacağım ve evde pek bulunmayacağım.
- Günleri sen seç. - Perşembe ve Cumartesi iyi mi?
İyi.
Ben bakarım.
Efendim?
- Ee, polis, dediklerimizi yapacak mısın? - Ne istiyorsunuz?
Önce cevap ver. Dediklerimizi yapacak mısın?
Yapacağım.
Güzel. O zaman, normalde giyindiğin gibi giyin...
...yavşak seni.
Büroya git, Tanrı'yı oyna ve birlikte çalıştığın mallara emir ver.
Ama unutma, şu andan itibaren önemli olan emirleri biz vereceğiz.
Ya kızım...
- Baba! - Paola!
Arkadaş olduk.
Şimdilik iyi.
Onunla konuşmama izin ver. Bir saniye de olsa...
Bir saniye konuşayım.
Bu sana ne kaybettirir? Bir saniyecik, lütfen!
Prof. Laudeo yurt dışına gitti.
- Aslında, sizden cevap bekliyordu. - Arasam olmaz mı?
Bilmem ki. Onu pek iyi tanımıyorum.
Niye, bir şey mi oldu?
Hayır, olmadı.
Bir şey olmadı.
Dinle, Santamaria, tek kelime etmeyeceğim...
...bana söyleyeceğin bir şey varsa, söyle.
Söyle... Söyle!
Lütfen.
Neden bahsettiğinizi bile bilmiyorum.
- Kimden bahsediyorsun? - Benden örgütüne katılmamı isteyen adamdan.
Haa, tamam! Ondan haber aldın mı?
Hayır, ama onunla buluşup...
...bir soruşturma hakkında konuşmam gerekiyor.
Belki onu bulmama yardım edebilirsiniz.
Adı Laudeo. Belki hatırlarsınız.
Arayıp duruyorum; ama orada olmadığını söylüyorlar.
Düşüncemi mi istiyorsun?
Belki kolpacının tekidir, ya da belki de onu biri göndermiştir...
...bu durumda er ya da geç seni arayacaktır.
Ararsa, beni de haberdâr et. Onun örgütünü merak ediyorum.
Size numarasını vereyim. 79 27 52.
79 27 52. Teşekkür ederim.
- Komiser! - Günaydın.
Seni ilk kez mahkemede görüyoruz.
Bu onuru neye borçluyuz?
Son gelişmeleri duymadın mı?
Bu kasabanın çoğuyla ilgili soruşturmalarınızı mı?
Ağınızı attınız ve görünüşe göre ben de içindeyim.
Ama bu hoş bir durum olmadığı için kendimi savunmak zorundayım.
- Avukat tutmam gerektiği için üzüldüm işte. - Eminim bir tane bulursun.
Ben masumum, bu yüzden herhangi bir avukat işimi görür.
İyi bir av yakaladınız, ama dikkatli olun...
...çünkü büyük balıklar teknenizi alabora edebilir.
Sonuna kadar gideceğim.
İskelede görmek istiyorum sizi.
Ne yazık ki sizi savunmayacağım.
Bekle...
Bence sen...
- Mahkemede görüşürüz. - Dur...
Belki...
...mahkeme dışında konuşabileceğimiz bir şeyler vardır.
- Belki başka bir yerde konuşuruz, olmaz mı? - Başka bir yerde mi?
Anlamıyorum.
Ne hakkında konuşmamız gerektiğini anlamıyorum.
Açık konuşmalısınız.
Olga!
- Yürüyüşe mi çıktın? - Seninle konuşmalıyım.
- İyi değil misin? - Dost musun, düşman mı?
Yani...
Asla düşmanın olmadım. Neden soruyorsun?
Ne olduğunu biliyor musun?
Anlamıyorum. Ne oldu?
Neden bana öyle bakıyorsun?
Yok bir şey.
Corrado, bekle. Buraya gel.
Corrado.
Komiser Cattani!
- Biz de seni arıyorduk. - İnsanları sorguluyordum.
- Bize ihtiyacın yok mu? - Hayır. Gidebilirsiniz.
- Arabasızsın! - Arabaya ihtiyacım yok. Gidebilirsiniz.
Neden beni aramaya geldiniz? Gidin hadi.
Gidin!
- Yardımcı olabilir miyim? - Ben Komiser Cattani.
- Don Manfredi'yi görmek istiyorum. - Lütfen içeri buyurun.
Seninle sadece günah çıkarma sırrıyla konuşabilirim.
Biriyle konuşmalıyım çünkü bazı şeyler oldu...
Aklıma sen geldin, çünkü...
Öyle işte.
Onlar kazandı.
Beni alt etmenin bir yolunu buldular...
Devam edin.
Şimdi, kızımı ölüme mahkum edip etmeyeceğime...
...karar vermeliyim.
Onu ölüme mahkum etmeyeceğim için de...
...işleyebileceğim tüm günahlar için şahidim olmanı istiyorum.
Çünkü benden suç teşkil eden bir şey yapmamı isteyecekler.
Ve ben de yapacağım.
Yardım edecek birisi olmalı.
Amirlerinizle konuşun.
Hayır, bu sadece bir insan avı başlatır ve ilk ipucunda kızımın işi biter.
Komiserim, şuna bak. Sicilfarmaci'nin kaydı.
Şaka gibi. Şu faturalara bak.
Bu kağıt parçalarına inanacağımızı mı sanıyorlar?
Ben inanıyorum.
Morfin sevkiyatlarını gizlemek için...
...sahte fatura düzenleyen sayısız ilaç şirketi var.
Bunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?
Mal mıyım sence?
Bu onları tuzağa düşürmüş olabilir.
Kibirliler ve yanlış bir hamle yapmışlar.
Peki bununla ilgili ne yapacağız, amirim?
- Balıkçı teknelerine el mi koyacağız? - Olur, tabii.
Ama mesele tekne değil.
Nihayet, büyük bir şirketi soruşturacak evraklara sahip olduk.
Birkaç ay içinde tüm yönetim kurulunu tutuklayabiliriz.
Bundan hiç şüphem yok.
Ayrıca, şimdiye kadar hep haklı çıktın.
İzninle.
Efendim?
Rahatsız mı ettim? Yatmış mıydın?
Hayır, sadece biraz dalmıştım.
- Yorgun musun? - Her zamanki gibi.
Bütün gün aklımdan çıkmadı...
İşinden dolayı herhangi bir risk alıyor musun?
Yani, suçlular beni pek sevmiyor; ama özel bir şey yok.
- Paola uyuyor mu? - Hayır, arkadaşlarında kalıyor.
Numarasını alabilir miyim?
Üzgünüm, almasan daha iyi olur.
Ne yani, onunla konuşamaz mıyım?
Bak, üzülmesini istemiyorum.
Paola, aramızda olanlardan dolayı çok üzgün.
Onu yanıma çekmeyeceğim; ama sen de çekmemelisin. Tamam mı?
Sadece sesini duymak istiyorum.
Onu rahat bırakalım.
Beni ondan uzak tutmana izin vermeyeceğim.
Biz iki sorunlu ebeveyniz; ama bir kez olsun onu düşünelim.
Sana karşı değilim. İnan bana.
Sen de bana karşı olmamalısın.
No comments yet. Be the first to leave one.