Love is Blind

Love is Blind (Love Is Blind)

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 10

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Love Is Blind S10E13 tr
ناشر dappeloe

برچسب‌ها

webdl
تاریخ انتشار: 2026-03-12
تعداد دانلود: 16
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Nasıl gidiyor?

Millet…

10'uncu sezonun Yeniden Buluşması'na hoş geldiniz.

LOVE IS BLIND YENİDEN BULUŞMA

Bana sorarsan 10 üzerinden 10.

Dert etmeyin, tüm merak ettiğiniz soruları yanıtlayacağız.

Ama önce, Love is Blind'ın 10 sezonunda yer almış

150 eski katılımcımıza hoş geldiniz demek istiyoruz.

- Aynen. - Bugün buradalar!

- Evinize hoş geldiniz. - Hoş geldiniz.

Hepinizin yüzünü görünce insanın aklına

çok güzel anılar geliyor.

Baksana, hanımlar duygulandı.

Evet.

Birinci sezondan bazı efsaneleri görüyorum.

GG var.

Kelly, LC, Diamond,

Damian ve Carlton.

- Ve Cameron. - Cameron.

Micah ve Jess var. Sizi görmek güzel.

Aramızda Megan Fox da var.

Bir de Leo var. Bu akşam ona saati eşlik ediyor.

Ve Dave. Kız kardeşinin hâlâ gelememesine üzüldüm.

Mandalinalar bile burada millet.

Hazır güzellerden bahsetmişken evli çiftlerimize hoş geldiniz diyelim.

Brett ve Tiffany.

Zack ve Bliss de var.

Chelsea ve Kwame.

Amy ve Johnny.

Daniel ve Taylor.

Garrett ve Taylor.

Ve tabii ki Cameron.

Selam dostum. Lauren bebekle evde herhâlde.

İkinize de tebrikler.

Bu akşam bizimle burada olabildiğine sevindim.

- Seni görmek güzel. - Hepinizi

burada görmek çok özel.

Gerçek bir yeniden buluşma.

10'uncu sezonu kutlamak için bundan daha iyi bir yol düşünemedik.

Şimdi birlikte halletmemiz gereken bazı işlerimiz var.

Karşınızda birbirinden güzel hanımlarımız ve çok yakışıklı…

- Aynen. Ortalama tip yok. - Ortalama tip yok.

10'uncu sezonun o çok yakışıklı beyefendileri.

- Aynen. Benim memleketim… - Ohio!

- Evet? - Ohio!

Karşınızda Brittany.

Devonta.

Connor'a bir alkış.

Bri.

Jess.

Chris.

Emma.

Mike.

Alex.

Ashley.

Jordan.

Amber.

Christine.

Ve Vic.

- Pekâlâ. - Otursanıza.

Lütfen rahatınıza bakın.

Çoğunuz bu sahnede oturmanın ne demek olduğunu biliyorsunuz.

Kimseyi daha fazla bekletmeyeceğim.

Hemen konuya giriyoruz.

Vic ve Christine ile başlayalım.

Love is Blind'da gördüğümüz en saf ve en güzel

aşk hikâyelerinden biri.

Geldiğiniz için teşekkürler. İkinizi de tebrik ederim.

- Teşekkürler. - Teşekkürler.

Bunu daha önce başkalarına da söyledim,

bence çoğu kişi de katılacaktır.

Vic, odalardaki o sözün, bu deneyi özetleyen

en güzel ve en anlamlı ifadelerden biriydi.

"Seni göremiyor olsam da seni hissediyorum."

Vic, hepimizi kötü gösterdin, sağ ol.

- Bu repliği asla geçemezsiniz. - "Vay be!" demiştim.

Gerçekti.

Christine beni hiç görmeden bir resim çizdi.

Nezaketin resmi gibiydi. Sevginin, sadakatin,

"Ölümüne beraberiz" dediğin o yol arkadaşının resmi…

Fedakâr, inançlı biri.

Renklerin bir araya gelişi gibiydi.

Şöyle dedim, "Bu kişiyi görmüyorum ama hissediyorum." Gerçekten öyleydi.

Çok iyi ifade ettin.

Bu sezon ilk defa yedi çifti birden takip ediyoruz.

Yapımcıların isteği.

Maalesef Meksika'ya altıdan fazla çift gönderemedik.

Malibu'ya gitmek için seçilmek nasıl hissettirdi?

Bence bazı yönlerden mantıklıydı

çünkü ilk günden beri birbirimizin bir numarasıydık.

Bunu ancak odalardan sonra anladık.

- Ama… - Güzel.

"Çok mantıklı" diye düşündüm.

Arkadaşlarım bile "Reality TV için çok sıkıcısın" dedi.

Şey gibi…

Hayatımın aşkını bulmaya gelip onu buldum.

Bu yüzden çok mutluydum.

Hem de çok.

Evet, yapımcılar da size bir çift olarak belli ki çok inanmışlar.

Zaten ilk defa yedi çifti birden izleme kararı aldık.

İyi ki bu karara vardılar.

Ayrıca hikâyenizi bizimle ve tüm dünyayla

paylaşmaya devam ettiğiniz için çok mutluyum.

- Tabii Ohio'da… - Aynen.

…farklı şehirlerde yaşadığınızı öğrendik.

Evet, Christine, Cleveland'da yaşıyordu, ben ise Columbus'taydım.

Sonuç olarak Columbus'a taşındık

ve şimdi orada bir ev kuruyoruz.

Şu anki durum bu. En azından Columbus'ta öyle.

- Evet. - Evet!

Christine ile birlikte yaşamanın en güzel yanı ne?

Christine ile yaşamanın en güzel yanı, evin gerçekten ev olması.

Evin her yerindeki o notlardan bahsediyorum.

"Öğrencilerinle iyi bir dönem geçir" gibi.

Yeni makalem için beni cesaretlendiren notlar.

Bilgisayarımın üzerine yapıştırılmış mezmurlar ve ayetler.

Öyle işte…

Tüm bu şeyler. Gerçek yuva hissi. Evim orası.

Şimdiden ağlayacağım.

Peki Christine, şimdi sıra sende.

Çok fazla güzel yanı var.

En güzel yanı, her gün eve onun yanına dönebilmek olsa gerek.

Evin kapısını açtığımda

çalışma masası tam karşımda oluyor.

Gördüğüm ilk şey o oluyor ve bu beni anında mutlu ediyor.

Günüm ister harika geçsin ister berbat, onu görmek,

ona bir öpücük vermek, ayaküstü iki laf etmek…

- İşte bu her şeye bedel. - Evet.

Vay canına, mide bulandıracak kadar kusursuzsunuz.

Ekrandan hissediyorduk ama kanlı canlı görmek daha etkileyici.

Christine, annen ve kız kardeşlerinle ilk kez düğünde tanışmıştı Vic.

Hatta kız kardeşlerinden biri nikâhınızı kıymıştı.

Merak ediyorum. İki aileyle de vakit geçirebildiniz mi?

Evet, geçirdik.

Mesela 4 Temmuz'da New Jersey'de yaşayan

kız kardeşimin yanındaydık. Tüm aile oraya geldi.

Kutlama ve barbekü için. Tüm aile oradaydı.

Hatta sanırım bazıları sana

Karayip dans figürlerini falan gösterdi.

Çok güzel vakit geçirdik.

Aileyle olan ilk anılarımızdan biriydi.

Ayrıca New York'ta onun ailesiyle Noel geçirdik.

Ailemin çoğu Cleveland ya da Güney Ohio'da.

Arabayla gitmek daha kolay, gidip geliyoruz.

Evet, aileyle epey vakit geçirdik.

Hatta bu akşam da onlarla takılacağız.

- Yani… - Güzel.

- Annen de orada mı? - Melody anne de geliyor.

Tam onu diyecektim çünkü sana bayıldığını biliyoruz.

Bayılıyorum. "Çok yakışıklı, bunu söyleyebilir miyim?" diyor.

Evet anne. Söyleyebilirsin.

- İstediğini söyleyebilirsin. - Müthiş.

Sizin onunla oturup sohbetinizi izlemek

kesinlikle çok içtendi.

Ama odalarda aranızda geçen bir başka etkileyici an daha vardı.

Vic senin babana hitaben konuşup

çocukluğunda yaşanan bazı şeyler için

"Onu affettin mi?" demişti.

Babanla görüştünüz mü? Vic babanla tanıştı mı?

Evet, Vic bu süreçte büyük bir rol oynadı. Aslında düğünden sonra

yaptığımız ilk şeylerdendi, bir ay bile geçmeden

iletişime geçip görüşme tarihi ayarladık.

Başlangıçta plan, Vic'in onunla tanışması değildi.

Alıştıra alıştıra ilerleyecektik. Oraya gittik, arabada bekledi.

Babamla görüştüm, sonra görüşmenin sonuna doğru

babam bana hayatımda biri olup olmadığını sorunca…

O noktada Vic içeri girdi ve onunla tanıştı.

Yemek yedik, o zamandan beri birkaç kez daha görüştük.

Onu affettim. Hatta ona verdiğimiz bir kitabın içine bir mesaj yazdım.

Henüz okudu mu, bilmiyorum

ama bunları yazıp dışa vurmak

çok iyi geldi, âdeta terapi gibiydi, o yüzden içimde o affetme duygusu var.

Omuzlarımdaki o büyük yük kalktı ve bu gerçekten Vic sayesinde oldu.

- Harika. - Birinin arka çıkması çok güzel.

Yanında olup sana o güveni hissettirmesi…

Size bayılıyoruz, sağ olun.

- Seviyoruz. - Sağ olun.

Tüm Amerika size bayılıyor ve işlerin yolunda gitmesine çok sevindik.

Birazdan size dönüp sohbet edeceğiz.

Ama şimdi bu sezonun bir diğer evli çiftine

geçelim bakalım.

Jordan ve Amber, nasılsınız?

- Fena değil. Gerginim. - İyi misin? Evet mi?

Ağzınızdan "Evet" çıkana kadar

bizi resmen diken üstünde oturttunuz.

Evliliğinizin ilk yılı nasıl geçti?

Sadece dört ay sürdü. Yani artık beraber değiliz.

Başka sorunuz var mı?

Bunu söylerken boğazın düğümlendi gibi.

Bu kadar insanın önündeyim diye gerginim.

- Evet. - Jordan, bunu duyduğumuza üzüldük.

- Sizi destekliyorduk. - Biz de üzüldük.

O süre zarfında çok şeyin değiştiğini düşünüyorum.

Kendi adıma şunu söyleyebilirim, odalarda da konuşmuştuk ama…

Biliyorum ki onun eski sevgililerinden kalan güven sorunları

ve o adamların açtığı bazı yaralar vardı.

Ben sürekli bozmadığım bir güveni tamir etmeye çalışıyormuşum

gibi hissediyordum.

Bu durum beni yıprattı.

Yani evet… Kesinlikle güzel anlar da vardı.

More Turkish subtitles for Love is Blind

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left