نخستین 200 خط.
Ölmek için On Üç Sebep'in üçüncü sezonuna hoş geldiniz.
Diziyi izlediyseniz
dizinin günümüz gençlerinin yaşadığı gerçek sorunları ele aldığını bilirsiniz.
Madde bağımlılığı, zorbalık, cinsel saldırı, şiddet
ve intihar gibimeseleleri konu alan hikâyeler anlatıyoruz.
Bu sorunlar hayatınızın bir parçasıysa bu dizi size uygun olmayabilir.
Veya yalnız izlemek istemeyebilirsiniz.
Bu yüzden anne, babanız, aileniz veya dostlarınızla izleyin.
Sonra konuşup gördüklerinizi...
Düşüncelerinizi ve hislerinizi paylaşın.
Yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünürseniz
güvendiğiniz bir yetişkinle konuşun. Örneğin okul rehberinizle.
Veya bölgenizin yardım hattını arayın ya da 13ReasonsWhy. info adresine girin.
Hakkında konuşmaya başladığınız an durum daha da kolaylaşır.
- İyi seyirler. - Diyalogların tadını çıkarın.
Ve birbirinizi kollayın.
Siz veya tanıdığınız biri yardım ihtiyacındaysa
13ReasonsWhy. info'ya girin.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
SEKİZ AY SONRA
Benim adım Amorowat Anysia Achola.
Bana Ani diyebilirsiniz.
Liberty Lisesi'nde son sınıf öğrencisiyim.
Bana başından beri yalan attın.
Lanet olsun Ani, sana ihtiyacım var! Hem de delicesine!
Amorowat?
Annem yatılı sağlık çalışanı.
Evergreen'e geçen ilkbaharda, nisanda geldik.
Tamam, ben çıkıyorum o zaman.
Dur...
Son moda mı bu?
Oldukça tarz, evet. Teşekkür ederim.
- Şu okulun izin verdikleri yok mu... - Sen ne anlarsın?
Hafta sonu seni hiç görmedim. İki günüm de boştu.
Projelerim vardı.
Önümüzdeki pazar kiliseye birlikte gideriz.
- Olur mu? - Bari bunu yap.
Liberty'ye bu nisan başladım.
Yaklaşık sekiz ay önce.
Evet, ben yeni kızım.
Liberty'yi seviyor muyum?
Tabii.
Burası ilginç bir yer.
Liberty Lisesi hareketli bir yer, anlatabiliyor muyum?
Galiba buraya bu yüzden geldim.
Olanlar hakkında bir şey bildiğimi mi sanıyorsunuz?
Evet, biliyorum.
Başkalarından parça parça duyumlar almışsınızdır.
Parçaları birleştirmenize yardım edebilirim.
Jess...
Mezunlar etkinliği için özür dileyeceksen...
- Polis, Clay'i götürdü. - Ne?
Az önce. Ön bahçede gördüm.
Ha siktir! Neden şimdi? Kasım oldu, bahar balosu geçen nisandaydı.
Ve niye Clay'i aldılar?
Mission ve 12. Cadde yakınlarındaki tüm birimlerin dikkatine, bir saldırı var.
1705 Mission. Lütfen cevap ver.
Sen baksana.
- Karakola ben götürürüm. - Tamam.
Merkez, ben 12. Birim. Dördüncü Birim karakola dönüyor.
683, bir, yedi, sıfır...
Eminim size kimsenin söylemediği meseleler var.
Çok iyi saklanan sırlar.
Ve evet, o sırları saklayan kişi genelde Clay Jensen olur.
ANI CEP TELEFONU
Müsaade eder misiniz?
Bir sır geçen bahara dayanıyor.
- Ne istiyorsun Jess? - Polis, Clay'i götürdü.
Herkesin gözü önünde okuldan çıkardılar. Ani az önce görmüş.
Ha siktir.
Sence şeyden
haberleri var mı?
- Tyler'dan? - Var mıdır sence?
- Söyledin mi? - Taşak mı geçiyorsun sen?
- Hayır, tabii söylemedim. - Cidden mi? Çünkü
son zamanlarda herkese karşı çok asabisin.
Hayır, son zamanlarda sana karşı asabiyim.
Ayrıca bu Tyler meselesi yedi ay önce yaşandı,
- niye şimdi ağzımı açayım? - Clay'i başka niye götürsünler?
- Ben ne bileyim? - Bu hafta sonu bir şey mi oldu?
Mezunlar maçından sonra sen ne yaptın?
Pek bir şey yapmadım.
- Zach. - Tarih dersine girmem lazım.
Bu çocukları sırları birbirine bağladı.
Birbirine bağlayıp ebediyen değiştirdi.
Gel, yaşanan ironik olayın hatırına sana yardım edeyim.
Daha önce de değnek kullandım.
- Yapma Zach, izin ver. - Alex?
Polisler geldi.
- Clay'i aldılar. - Peki.
- Peki mi? - Evet, yani
Clay kimse hakkında konuşmaz.
- Jess, yapma ama. - Gitmem lazım.
Onun nesi var? Daha birkaç ay önce siz...
Evet, galiba "Arkadaş kalabiliriz"den "Sakın dokunma lan"a
hızlı bir geçiş yaptık.
Dizin bugün daha kötü görünüyor.
Cuma gecesi dizinin üzerine basıyordun, değil mi? Değneksiz?
Evet. Yani
bu işler böyle oluyor.
Şişiyor.
Gözlerin daha kötü görünüyor.
Evet, Amerikan futbolu oyuncularıyla kavga etmenin kötü yanı bu.
Kaskları oluyor.
Birbirinden pek hazzetmeyenler arasında bile
bir bağ var.
Birbirlerinin yanında oluyorlar.
- Günaydın. - Polisler Clay'ı aldı.
Bu sabah, okuldan.
Şerif Ofisi mi?
Javi, bir iki saatlik bir işim çıktı.
- Esta bien. - Oraya gidemezsin.
Daha iyi fikir var mı?
Gidemezsin. Senin gitmen mantıklı değil. Ben giderim.
Sen git. Bu daha iyi bir fikir.
- Silahlar ne olacak? - O iş halloldu. Biliyorsun.
Clay'le ikiniz halloldu dediniz, bir bunu biliyorum.
Dahasını bilmemen daha iyi.
Yani evet. Hikâye nisanda başlıyor.
Yani buraya nasıl geldiğimizi anlayacaksak.
TONY CEP
İki dakikaya oradayım.
Hiç dikkat çekmedim, yanlarından geçerken baktıklarını sanmam.
Evet, Justin'le çocuklar polisle konuşacak. Hikâye uydurduk.
Ciddi olacağını düşünmemiştik. Oydu işte, anlatabiliyor muyum?
Bahsini geçirdiğini duydum ve direkt bir sonuca vardım.
- Hepsi bir şakaydı, tamam mı? - Öyle mi?
Acayip aptalcaydı ama hepsi bir şakaydı.
- Şaka mı yaptın? - Evet.
Tyler? Nasılsın?
Nefes al dostum. Her şey yoluna girecek.
Dur, polisler... Polisler buraya gelmiyor. Okula gidiyor.
Ama çantanı ve kemeri çıkarman gerek.
Burada, yanımda olman gerek.
- Hayır, sakın bana dokunma! - Tamam!
- Sakın dokunma amına koyayım! - Tamam Tyler! Dokunmuyorum.
Buradayım. Dokunmuyorum.
Ama senden sırt çantanı ve kemerini çıkarıp onlardan uzaklaşmanı istiyorum.
Şimdi bana doğru gel.
Clay geldi sadece.
Clay sadece, bak.
Onunla arabada buluşacağımızı söylemiştim.
Tamam. Peki.
Selam Tyler.
Ne âlemdesin?
Seni eve götürelim mi?
Aman Tanrım,
annem, babam...
Tyler,
ne yaptın?
O geceden sonra olan her şeyi bilmiyorum
ama o gece Bryce Walker'ın Liberty'deki son gecesi olduğunu biliyorum.
Ve ben yeni kızım, değil mi?
Ben izlerim. Dinlerim.
Epey şey biliyorum.
Ve size her şeyi anlatacağım.
Avukata ihtiyacım var mı?
Hayır.
Hayır, bu bir cezai sorgulama değil.
Ve yaşın artık 18'in üzerinde, değil mi?
- Geçen aydan itibaren. - Evet, yani anne babana bile gerek yok.
Yani istersen anneni aramakta serbestsin.
Hayır. Sağ ol.
Liberty'de durumlar nasıl?
İyi galiba.
Olan onca şeyden sonra eminim çok streslidir.
Hannah'nın duruşması, sonra Bryce.
Geçen bahar balosundaki yanlış alarm, şimdi de mezunlar etkinliğinde bu.
Hiçbir lise bunları hak etmez.
Bence çoğu lise çok daha kötüsünü yaşıyor.
Haklısın. Ama mezunlar etkinliğindeki bu olayda sen orada mıydın?
Cuma akşamki maçta var mıydın?
- Evet. - Maçı iyi takip edebildin mi?
Pek sayılmaz. Biraz.
Bryce Walker'la karşılaştın mı?
Selamlaştık.
Peki. Maçtan önce mi yoksa sonra mı?
Önce.
Neden ki?
Şey...
Biliyor musun Clay,
Bryce cuma gecesi Hillcrest'te oynuyordu.
Sahadan ayrıldı ve sonra hiç görülmedi.
Nerededir, kiminledir, bir fikrin var mı?
Yok.
Gerçi şimdi...
...Bryce'ın odasında
bunu bulduk.
Bu, tanıdık geliyor mu?
- Eskiden benimdi. - Bryce'ın eline nasıl geçti
veya odasında ne işi var, fikrin var mı?
Bilmiyorum.
En son ne zaman gördün veya en son ne zaman sendeydi?
Hatırlamıyorum. Artık bisiklet sürmüyorum.
Peki.
Clay, mezunlar maçından birkaç gün önce Bryce'ın evinin dışında görülmüşsün.
Onu tehdit etmişsin.
Özellikle şöyle demişsin,
"Seni gebertirim lan."
Bunu açıklar mısın?
No comments yet. Be the first to leave one.