A Man of Action

A Man of Action (Un hombre de acción)

Lataa Turkish -tekstitys

Julkaisutiedot

A Man Of Action 2022 SPANISH WEBRip x264-VXT-RBB
Kommentaari Pinguoin

Tunnisteet

webrip
web
x264
BRip
Julkaistu: 2022-11-30
Lataukset: 24
Kuulovammaisille: No

Turkish tekstityksen esikatselu

200 ensimmäistä riviä.

BU FİLM, LUCIO URTUBIA'NIN HAYATINDAN ESİNLENMİŞTİR.

BAZI İSİMLER DEĞİŞTİRİLMİŞ,

BAZI OLAY VE KARAKTERLER FİLM GEREĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ VEYA YARATILMIŞTIR.

"BANKA SOYMAK SUÇ OLSA DA BANKA KURMAK DAHA BÜYÜK SUÇTUR."

BERTOLT BRECHT

PARİS HAVAALANI

Bol şans.

GİRİŞ

Merhaba, adım Lucio Urtubia.

Kahretsin!

-Ne oldu? -Biri ihbar etmiş.

-Ne? -Dışarıda polis var. Para sende mi?

Evet. Kahretsin!

-Bu adamı gördünüz mü? -Komiser Costello bu.

Neredesin?

-Orada! -Bizi gördü.

-Kahretsin. -Bu defa kaçamayacak.

Dur!

Şimdi ne olacak? Ne yapacağız?

NETFLIX SUNAR

Sen! Dur!

Biriyle mi karıştırdınız?

20 YIL ÖNCE

Hırsız!

Piç kurusu!

Lucio!

Lucio!

-Baba. -Daha fazla dayanamıyorum oğlum.

Ne çok acı çektiğimi bilemezsin.

Lucio…

Senden ne istediğimi anlıyor musun?

Yapılması gerekeni yapacak cesarete sahip bu evdeki tek kişi sensin.

Tanrım.

BANKA

Selam Urtubia. Baban nasıl, iyileşebildi mi?

Babam ölüyor.

Tanrım. Hayat böyledir. Hepimiz ölümü tadacağız.

-Onun için dua edeceğim. -Bize duanız gerekmiyor.

Acı çekmesin diye morfin almak için para gerekiyor.

Yardımcı olmak isterdim ama annene de dediğim gibi

teminat olmadan borç veremeyiz.

Bir sürü paranız var. 5.000 peso veremez misiniz?

Burası banka, hayır kurumu değil.

Yazın hasada çıkacağım, yeminlen geri öderim.

Babam çok acı çekiyor. Lütfen ona yardım edin.

Üzgünüm Urtubia, bir çocuğun sözüyle iş yapamayız.

Hele ki bir Cumhuriyetçi'nin oğluyla.

Evine git evlat.

Beni de götür Satur.

Lucio, askerliğini tamamlamadan hiçbir yere gidemezsin.

Buradan gitmek istiyorum. Ben de Paris'e geleyim.

Tatile gitmiyorum. Hizmetçi olarak bir eve gidiyorum.

Ben de çalışırım.

Burada hep fakir kalacağız, hiç özgür olmayacağız.

Bak, askerliğini yap, terhis olunca gelip beni görürsün.

Anlaştık mı?

10 YIL SONRA

-Saturnina! -Lucio.

Şu hâline bak.

Depodan kova kova malzeme kaçırıyorduk.

Battaniye, çizme, alet… Askeriyede çok var.

Yemek artıklarının arasına saklayıp çöple çıkarıyorduk.

-Ah, şu oyunların. -Arada kafam çalışır.

Sonra da başını belaya sokarsın.

Bu gidişle Logroño'daki orduda malzeme kalmaz.

Beter olsunlar! Neyse. Biri ihbar etmiş.

Askerî inzibat arkadaşlarımı yakaladı ama ben kaçtım.

-Geri dönmelisin. -Hayatta olmaz!

Kaçağım. Beni ya hapse atarlar ya da vururlar.

İşleri düzeltmek için.

Orduya dönmeyeceğim, askeriyeden bıktım.

Sürekli emir alıp marş söylemekten de.

Hayatım, ben geldim.

Hoş geldin.

Patrick, bu benim kardeşim Lucio. Lucio, bu da eşim Patrick.

Memnun oldum.

-Banknot Matbaası'nda çalışıyor. -Bana iş ayarlar mısın?

Matbaa'da sadece nitelikli personel çalışır.

Ama ustabaşı olan bir arkadaşım var.

Güvenilir midir?

-Ne sordu? -Güvenilir olup olmadığını.

Elbette enişte!

-Benim kardeşim o. -Peki, arkadaşımla konuşurum.

DOĞUM HASTANESİ İNŞAATI

Hey evlat, biraz ağırdan al.

Günün bitmesine çok var, bizi kötü gösteriyorsun.

-Yavaşlarsam yorulurum. -Bu kadar çok tuğla yükleme bari.

-Sağır mısın? Beni duymadın mı? -Ben sağır değilim. Sen?

Bak evlat, burada bazı kurallar vardır.

Kıdemliler olarak onları biz koyarız. Germinal de en büyüğümüzdür.

Siz kendi işinize bakın, ben kendi işime.

Cumhuriyetçiler, sosyalistler, ilericiler,

Stalinciler, Trotskiciler, anarkosendikacılar…

Nasıl olacaktı da savaşı kazanacaktık? Daha kendi aramızda anlaşamıyorduk.

Malların kimde kalacağına dair Komünist Partililerle yaptığımız kavga

hâlâ aklımda.

-Mieres'de çaldığımız silahlar! -Evet.

Ben Katalan İlericilerine üyeydim.

Sonra Sendikacı Parti'ye geçtim, en son da solculara.

Sen Navarra'lı?

-Sen nesin? -Ben mi?

-Bilmem. -İlla ki bir şeysindir.

Sanırım komünistim.

Komünistmiş… Ama sen emir almayı sevmiyorsun ki.

Sen bir anarşistsin.

Anarşist mi? O nedir?

CLICHY ANARŞİSTLER BİRLİĞİ KURUCU MECLİSİ

-Çalışma vakti. -Başlayın geliyorum.

Al yoldaş.

Şöyle yürüyelim.

Bak Lucio. Bu, Bakunin.

Proudhon ve Kropotkin ile anarşizmin temellerini ortaya koydu.

Din yok, devlet yok. Özgürlük, emek ve kolektivizm var.

Fransa'da da büyük isimler var.

Mesela Louise Michel. Paris Komünü'nün kilit devrimcilerinden.

"Güç, kötü ve zalimdir. O yüzden ben bir anarşistim" demiştir.

30'u Cumartesi. Clichy Anarşist Birliği Kurucu Meclisi!

Sébastien Faure, "Özgür ve eşit olan,

devletin ve paranın olmadığı bir toplum yaratılmalıdır" der.

Para, insanlığın en büyük kötülüklerindendir.

Her şeyi yozlaştırır.

-Bu Cumartesi. -Merhaba, nedir bu?

-İyi günler. -Sizin mi bu?

Buenaventura Durruti. Banka soyardı.

Çünkü işçileri sömürür ve dünyada eşitsizliğe yol açarlar.

"Adaletsizliği son verip devrim yapmanın tek yolu direkt eylemdir" der.

Artık onun gibisi kalmadı.

Dostum Quico Sabaté haricinde.

Barcelona'da bir bankadan 50.000 peso çaldı.

-Bir şey değil. -Değil mi?

Otoriteyi reddedip ona karşı savaşan herkes anarşisttir.

-Kâğıtları ver. -Bir şey değiller.

Haklıymışsın, ben anarşistmişim.

Bütün bu adamların tamamından çok.

Neden vuruyorsunuz?

-İyi misin? -Evet, kafam kalındır.

Dikkat et!

Merak etme, çok eski şoförüm.

Ne oldu? Polis ne diyordu?

Lucio, Paris'te kalacaksan Fransızca öğrensen iyi olur.

DİL OKULU MODERN DİLLER

Nasılsın Lucio? Fransızca dersi nasıl geçti?

Efendim?

Yok bir şey. Senden bir iyilik isteyeceğim.

Elbette, ne olursa. Nedir?

Yiyecek bir şeyler hazırla, çok aç.

Yukarıda, çatı katı.

Burası.

Bavulu al.

Önden gir.

-Yalnız mı yaşıyorsun? -Elbette.

Yabancılara güvenme evlat.

Bu aletleri saklayacak yer lazım.

Vay canına!

Sen kimsin?

Quico ben. Quico Sabaté.

-Quico mu? -Sen?

Lucio Urtubia.

Yiyecek bir şeylerin var mı? Ekmek, sosis, peynir? Ne olursa.

Elbette.

Köyden kurutulmuş sosis var.

Harika, evlat.

-Çok iyi kokuyor! -Kısıtlı malzemeyle bu kadar oldu.

"Yemeği kadın yapar" diyenlerden değilsin ya.

Ben mi? Bilmem ki.

Hayatın yollarda geçecekse öğrensen iyi edersin.

Bankadan 50.000 peso çaldığın doğru mu?

Gazetelerde her okuduğuna inanma.

Bankada sadece 30.000 vardı.

O bankacılar hep iki katını söyler. Sigortadan fazlasını alırlar.

-Bana da benzer bir şey oldu. -Öyle mi?

Kiliseden iki peso aldım, rahip "beş" dedi.

Şerefsizler.

Rahipler ve bankacılar aynı bokun soyudur.

Sen onları soyarken bile seni soymaya kalkarlar.

Orospu çocukları!

Demek sen de eylem adamısın, öyle mi evlat?

Bakalım öyle misin?

Bak, istemiyorsan yapmak zorunda değilsin.

Elbette istiyorum. Sadece biraz gerginim.

Bu gayet normal. İlk seferinde herkes gergin olur.

Ama korkunun seni felç etmesine izin verme.

-İlk seferim değil. -Nasıl yani?

Bir süre önce köyümdeki bankayı soymaya çalıştım.

Neden?

Babam için para gerekiyordu.

Ne oldu?

Pek iyi gitmedi.

Anladım.

Bak evlat.

O bankaya gireceğiz ama soymak için girmeyeceğiz.

Bankaya halk adına el koyacağız.

Ve bunu babanın onuruna yapacağız. Ne dersin?

Gidelim.

Al şunu.

-"Herkes yere" nasıl denir? -"Tout le monde au sol."

Ya da öyle bir şey.

Tout le monde au sol!

GİŞE 2

Tanrı aşkına.

Kommentit

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left