Whitmer Thomas: Terminal Crew of Dudes

Whitmer Thomas: Terminal Crew of Dudes

Lataa Turkish -tekstitys

Julkaisutiedot

Whitmer Thomas Terminal Crew of Dudes 2026 HMAX WEB H264-CUPCAKES / [YTS BZ]
Kommentaari tedi
Retail HMAX | 1:00:59

Tunnisteet

webdl
Julkaistu: 2026-08-15
Lataukset: 1
Kuulovammaisille: No

Turkish tekstityksen esikatselu

200 ensimmäistä riviä.

Kaykayla büyüdüm.

Hâlâ da kayıyorum. 30’larıma geldiğim için tuhaf tabii.

Tuhaf çünkü saatlerce köprü altındaki kaykay yerinde takılırım.

Etrafıma baktığımda

takıldığım çocukların

14 olduğunu fark ederim.

TIM ROBINSON SUNAR

Yanımda genç oğlanlar... Üstsüz oğlanlar.

Hazır mısın?

Kaykaycı çocuklar birbirlerinin numaralarını çekerler.

Bazen numaralarını yaparken onları çekmemi isterler.

Açıkçası fotoğraf galerim 14 yaşındaki erkek çocuklarla dolu.

Brokoli doğrarım, brokoli...

Kaykaycıların şöyle bir huyu vardı. Yaralandıklarında bunu asla

kabul etmiyorlardı.

Yüzleri kan içinde olsa da

arkadaşları yanına gelip de

“Dostum! Ne oldu sana? İyi misin?” diye sorduğunda

“İyiyim ama birden içeri girmem gerekti,” derler.

Sorun değil. Yaralandığını söyleyebilirdin.

Hey, hey.

Çocukken şanslıymışım. Kaykayda çok iyi değildim.

Zor bir dönemden geçiyorduk.

Ne zaman kaymaya gitsem annem şöyle derdi:

“Sakın yaralanma sigortamız yok.”

Bu işime gelirdi.

Arkadaşlarım kaykay parkındaki

en yüksek borudan atlamamı istediğinde

“Çok isterdim ama sigortam yok,” derdim.

Çok havalı, çok havalı.

Hadi bakalım.

Bu gece ışıklar altındayım

Kaygı için çok yaşlı Gözümdeki bu aptal küçük parıltı

Ah, çaresizlik

Onay için yapar Eğlendirmeye istekli gibi

Deli gibiyim, çok eziğim

İşler zorlaştığında Kaybederim içtenliğimi

Bu gece

Bu ışıklar altında

Gözümdeki bu aptal Küçük parıltı

Evet, çalışacağım

Sizin için çalışacağım

Çok çalışacağım

Çok çalışacağım

Çok çalışacağım

Sizin için çok çalışacağım

Her zaman! Ah!

Bilinçaltında kalmaya çalışan Beynime sızan suç unsuru düşünceler

Sessizlik anında Sör Michael Caine taklidi yap

Millet, Usta Wayne Dünyanın yanmasını izlemek istiyor

Dünyanın yanmasını izlemek istiyor

Ah! Eski sevgilim dedi ki Hastayken daha havalıymışım öyle ki

Çok hasta hissediyorum Elimde değil, bağırmak istiyorum

Bağırmak istiyorum!

Bu şartı ortadan kaldıramayız Ortadan kaldıramayız

Sakız çiğnerken Tüm paketi ağzıma atıyorum

Yoksa tadını alamıyorum Çocuklarla oynarken

İşe biraz fazla dalıyorum

Onları çok korkutuyorum

Çünkü çok çalışıyorum

Sizin için çok çalışıyorum

Her zaman çok çabalıyorum

Ah! Ben gençken

Konuştum Tom Green gibi Bir sene boyunca

Hem annem hem babam rehabilitasyondayken

Yaptım elimden geleni

Gerçek şeylerle ilgilenmezsiniz ki

Eski sevgilim dedi ki Hastayken daha havalıymışım öyle ki

Grubuma bir alkış alabilir miyim?

Alabama’da beraber büyüdük.

Tüm hayatımız birlikte geçti.

En iyi dostum Jeramy burada.

En iyi dostum Clay da orada.

En iyi dostum Budd, orada.

Aslında Budd, Alabama’da büyümedi. Bizimle büyümedi.

Kaliforniyalı. Kıyı şeridinin elit temsilcisi.

Onu 18 senedir tanıyorum. Yabancı biri sayılır.

Bu gece sahnede ne işi var bilmem.

En yakın dostlarımdan birisin.

-Canım acıdı. -Siktir git!

-Senden nefret ediyorum. -Peki.

Abim Johny için büyük bir alkış alalım.

Dev gibi. Dev gibi. Baksanıza. Kocaman!

Ah be, havalı olmayı çok istiyorum.

Havalı olabilmek için her şeyi yaparım.

Doğru kıyafetleri almayı, doğru müziği dinlemeyi deniyorum.

En havalı adam olsam ne güzel olurdu.

En havalı adam da “Çok komik” adamdır.

Bu adamı biliyor musunuz?

Bu adama

aşırı komik bir mesaj atarsınız.

Altı hafta sonra gelen cevap:

“Çok komik!”

Ölsen umurumda değil der gibidir.

Çok havalı biridir.

Öyle biri olmak istesem de ben bu değilim.

Bana komik bir mesaj atarsanız

“Çok komik!” falan demem.

Kapınıza dayanmışımdır ve şu sesi duyarsınız:

Bazı insanlar dünyayı yanarken izlemek ister.

Bu gece ikinci

Michael Cain taklidim.

Bilmem ki. Dandikse de umurumda değil. Yapması çok eğlenceli.

Bence şu çok komik...

Biliyorsunuz bu, Kara Şövalye filminden bir alıntı.

Şimdiye kadarki en büyük filmlerden...

Yönetmen Christopher Nolan da

çok güçlü bir yönetmen.

Michael Caine’e bunu söyleyemedi tabii.

“Hey, Michael Caine, şu repliği bir daha söyler misin?

Fragmanda kullanmak istiyoruz da.

Kimse dediğini anlamadı.”

Michael Caine’in dediği şeyse...

Bununla idare etmem gerek.

Çok iyi taklit yaptığım belli oluyordur.

Herkesin taklidini yapabilirim.

Adınızı ve ne iş yaptığınızı öğrenirsem

taklidinizi yapabilirim.

Sakıncası yoksa yapmak isterim.

Taklidinizi yapabilir miyim?

İsminizi ve mesleğinizi öğrenmem yeterli.

Taklit harika olacak.

Adım Ian, yazarım.

Adım Ian, yazarım.

Pardon ama sesin sinir bozucu Ian.

Beni bağımlıların büyüttüğü belli oluyordur.

Sorun değil, sorun değil. Annem kendini içkiyle öldürdü.

Ama ilk çocuğuma onun adını vermeye karar verdim.

İlk çocuğumun adı Adsız olacak.

-Konuşabilir miyiz? -Evet.

-İyi değildi, değil mi? -Evet.

-Daha iyi olabilir ha? -Evet, haklısın.

-Hadi bakalım. -Peki. Tamam.

Tamam, bundan sonra daha iyi olacak.

Bağımlı bir ebeveynle iki seçeneğiniz vardır:

Ya havalı olursunuz,

gizemli birisinizdir, ya da cıyaklayan küçük bir aptal olursunuz.

Ben hangisiyim siz karar verin.

Bu da şey taklidi...

Ciddi bir folk şarkıcısı

ama mızıkası biraz fazla uzakta kalmış.

Yapmama gerek yok aslında. Bence çok iyi açıkladım.

Kendimi sanıyorum çok havalı Göt çeneli, sik beni gözleri

Kazanırdım yarışı isteseydim Ama hiç umurumda değil

Değilim hiç yalnız kimse yokken Minimal postmodern evimde yaşarken

Ünlü arkadaşlarım sıradan alırlar beni

Ve ben, ben, ben çok havalıyım Hadi bakalım!

Buffalo ‘66’yı izlerim

River Phoenix gibi giyinirim

Kerouac ve Wim Wenders Times Meydanı ve David Byrne

Ölüler gerçekten ölür mü? Sizi sinirlendiriyorlarsa hâlâ

Kaybolmayı anlatan kitap yazdım

Korkmam karanlıktan Esrar Bitti filmindeki gibidir o zaman

Parlak küçük bir yıldızım Odamda yalnızken

Daha kozasında bir yavru kelebek

Umurumda değil, sana sormam gerek

Evet, evet, evet, evet diyorum

Tuhaf mıyım kaba bir adam mıyım?

Göklerde döne döne Boş yapıyorum

Ahmak kandırmak için ahmak olmalı

Hele ki seni kandırdığını düşüneni

Beni geri istiyorsun bence

Çünkü bir tek benim Seni güldüren

Takdir edene dek benimkini Nefret edeceğim seninkinden

Çok havalı bir adamım Evet!

Sendeyiz Clay!

Son zamanlarda söylüyorum üzüldüğümde

Yok bir şey geçmişte Geri almak istediğim

Kırmadın kalbimi Özlemiyorum seni

Doğru bu, doğru bu, doğru bu Doğru bu, doğru bu

Hep önemli biri olmak istemiştim.

Çocukken Noel korosundaydım.

Sahnenin kenarında dururdum,

gösterinin sonuna geldiğimizde “Cennetin huzurunda uyu,” derdik.

Sahnenin kenarından aşağı atlayıp “Ve daha niceleri!” derdim.

Öğretmen çok şaşırırdı.

Yıldız olmak istiyorum” derdim.

Çünkü yıldız olmuş çocukları çok kıskanıyordum.

Annemin Hanson grubunu bana

ilk kez gösterdiği günü hatırlıyorum.

“Bu çocuklar ölsün istiyorum anne!” demiştim.

“Ölmelerini istiyorum anne!

Şiddetli bir şekilde ölmelerini istiyorum anne.”

Ama aslında onları kıskanıyordum.

Çünkü çok havalılardı.

California Raisins’deki çocuklar gibi şakıyorlardı.

Onlar gibi olmak istedim. Öyle olmak istedim.

Johnny’nin Ronin isminde bir oğlu var. Harika bir babadır.

Oğlu var, çocuk ilkokulda.

Havalı bir çocuk.

Bazen benim gibi olmasından endişeleniyorum.

Benim çocukluğum gibi olmasından.

Ne zaman Alabama’ya gidip ona baksam

Forrest Gump’ın filmin sonunda

oğluna baktığı gibi bakıyorum.

Şey olduğunda...

“Acaba benim gibi mi?”

Jenny de “Hayır, o normal,” der.

Filmin tuhaf bir bölümü, tuhaf bir sonuç.

O benim gibi olmayacak.

Kommentit

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left