Growing Up - First Season

Growing Up - First Season

I-download ang Turkish Subtitle

Season 1

Impormasyon ng release

Growing Up S01E05 WEB-DL DSNP
Komentaryo ni ChristopherCavco

Mga Tag

other
Na-publish noong: 2022-09-17
Mga Download: 3
May Kapansanan sa Pandinig: No

Preview ng subtitle na Turkish

Ang unang 161 linya.

Büyümek tek kelimeyle anlatılamaz.

Büyümek tahmin edilemez.

Dünyayı değiştirmek için bir fırsat.

REGL YOKSULLUĞUNA SON

ADALETSİZ BARIŞ OLMAZ

Büyümek...

Gücümüz ve sorumluluğumuz var.

Duyulmayı hak ediyoruz.

Büyümek...

-Çalkantılı. -Utandırıcı.

-Karışık. -Karmaşık.

-Güzel. -Zorunlu.

Başardık!

KENDİN OLMA CESARETİNİ

KONU ALAN

10 HİKÂYE

BÜYÜMEK!

Mutluluğumu çok uzun zamandır çok farklı şekillerde reddettim

çünkü büyürken televizyonda benim gibi birini görmedim.

Ve adım attığım birçok alanda, kuir olduğumu, mutlu olduğumu

açıkça yansıttığımda insanlar anlamadı. Çoğu zaman...

KAPAK ÇOCUKLARI MAG EKİBİ

...kendimizi aşk ve mutluluk temalarında göstermemize

izin verilmedi. Ben bunu değiştirmek istiyorum.

Tamam Sage. Ne zaman hazırsan.

-Hadi Sage. -Konuşmaya başlıyor muyum?

Adım Sage. 20 yaşındayım. Marlyland, D.C.'de büyüdüm.

Şimdi New York'ta yaşıyorum.

Merhaba tatlım!

Sage'in annesi olarak...

KAREN SAGE'İN ANNESİ

...çok gurur duyuyorum. Sage ile tanışanların da

onu unutmadığını düşünüyorum.

Hep kararlı biriydi. Güçlüydü. Kendine güvenirdi.

Hiçbir zaman kendi olduğu için özür dilemedi.

O büyüdükçe öz güveni ve gücü de büyüdü.

Benim için en önemli şey, olmak istediği kişi olma özgürlüğüne

sahip olması.

IVAN SAGE'İN BABASI

Kendisi için istediklerini inşa etmesi benim için önemli olan kısım.

Küçük bir kız olarak ilk anılarım,

annemin yaptığını gördüğüm şeyleri taklit etmek.

Aktivizm gerçekten büyümemin doğasında vardı.

SEÇİM ÖZGÜRLÜKTÜR HERKESE ADALET

Ailemin kendileri için bir yer arayışı

bana da aynısını yapma cesaretini verdi.

Küçüklüğümden beri bir kız olduğumu biliyordum.

Annemle ne zaman alışverişe gitsek

üzerinde kız resimleri olan kutuları gösterip

"Anne, bu benim." derdim.

Her şeyi bir elbiseye, uzun saça çevirirdim. Çok eğlenirdim.

Ama bir noktaya kadar evde kalması gerektiğini biliyordum.

İnsanların beni gördüğü gibi olmadığımı biliyordum.

Ailem çok anlayışlıydı. Hatta küçükken

Kız İşlerini Seven Erkekler adında bir kulübe gittim.

Erkek olmaları söylenen

birçok küçük kız gördüm. Kendi seçtiğim ismi yazdım,

bir günlüğüne küçük bir kız olarak saygı gördüm. Çok güzel hissettirdi.

Defileler düzenlerlerdi ve çok dikkatlilerdi.

Çok da küçüklerdi.

Dokuz, on, on bir yaşına geldiğinde

kendini gey bir erkek olarak tanımladı.

Dili bilmiyordu çünkü. "Başka ne olabilirim?" derdi.

AŞK

İlk yatılı kampımı hatırlıyorum. 11 yaşındaydım.

Erkekler kulübesine gittiğimi hatırlıyorum.

-Merhaba. -Başka bir kız vardı.

Çok şaşırmıştım. Kafam karışmıştı.

Heyecanlanmıştım.

Kendimi görmüştüm.

Bu kesinlikle senin rengin.

Bana transseksüel olduğunu açıkladı.

Kimliğimi ifade edecek dili bulmak çok önemliydi.

Öncesinde kendime dair fikrimi anlatamıyordum.

Adeta hayran kalmıştım.

En sevdiklerimden.

Ondan bir şeyler öğrenmek beni heyecanlandırmıştı.

Ama beni en çok heyecanlandıran şey bavulunu görmekti.

Hayat değiştiren bir şeydi.

Başka bir melez siyahi trans kızı deneyimlemek.

Karşımda duruyordu.

-Sportif ama çok güzel. -Trans olduğumdan

o an tamamen emin olmuştum. Artık adını koyabiliyordum.

Hayatım boyunca hatırlayacağım bir andı.

Onu şu an tanımıyorum. Yaz kampından beri görüşmedik.

Ama o gün oraya geldiği için ona teşekkür ediyorum.

Ben kendim olmadan önce o kendi olduğu için teşekkür ediyorum.

Ailemin beni kabul etmesinden, beni sevmesinden

ve sahip oldukları şekilde beni yüceltmelerinden gerçekten memnunum.

Bunu yapmak zorunda değillerdi.

Toplum da onları

bana sırt çevirdikleri için desteklerdi. Her sabah

kim olduğunu bilerek uyanıp,

yanlış kıyafetleri giyip,

yanlış bir isim kullanıp yanlış zamirler kullanmak çok acı.

Kim olduğunuzu biliyorsunuz

ama hayata yanlış cinsiyetle devam etmek üzüyor.

Okul dışında değişimime başlamıştım.

Servisten inip eve girdiğimde

Forever 21 taytımı giyer, saçımı yapar, kısa botlarımı giyerdim.

Cinsiyet coşkusu yaşardım içimde.

Okulda da değişim istediğimi hatırlıyorum.

Aileme yalvardım. Anneme

"Lütfen anne. Okulda da değişim istiyorum." dedim. Okulla konuştu.

Yapamayacağımı söylediler.

O şekilde giyinmesine izin veremeyiz dediler.

Diğer çocukların dikkatini çok dağıtacağını söylediler.

Kendimi ifade edebileceğim tek yer okul dışıydı

ve bunu arkadaşlarımla paylaşmak istiyordum.

Bir gün onlara değişmiş hâlimin fotoğraflarını gönderdim.

İngilizce dersindeydik. Çocuğun biri arkadaşlarımla yanıma geldi.

Telefonunu aldı ve fotoğraflarına bakmaya başladı.

Benim değişmiş hâlimin fotoğraflarını gördü.

Oturup İngilizce ödevimi yaparken

bildirim sesleri duymaya başladım.

Sınıftaki herkes telefonlarına baktı. Ve dik dik bana bakmaya başladılar.

Hemen o anda dışlandığımı anladım.

Göğsümde bir sıcaklık hissettim. Korkunç hissettirdi.

Çocuğun "Yarın kadın kıyafetleri giy de görelim." dediğini hatırlıyorum.

Ben de bu meydan okumaya tamam dedim.

Bir sonraki gün taytımı giydim, peruğumu taktım,

postallarımı giydim.

Giriş kapısından içeri girdim ve herkes durdu.

Koridordaki tüm öğretmenler, yöneticiler, güvenlikler.

Herkes olduğu yerde kaldı ve dik dik bana baktı.

Arkadaşlarımı kaybettim. Benimle konuşmayı kestiler.

Çoğu arkadaşım kendilerinin nasıl hissettiğinin yanında

ailelerinin nasıl hissettiğini anlattı.

Aynı zaman da mutluydum.

Artık okulun bana söyleyebileceği bir şey yoktu.

Herkes artık trans olduğumu biliyordu.

Geri dönüşü yoktu. Okulda kimsenin bana

o zamanki hayatımdan daha fazla acı verecek

söyleyebileceği ya da yapabileceği bir şey yoktu.

Birçok transseksüel ve kuir çocuk vardı.

Ama... onlar açıklamamıştı. Sage onların ilkiydi.

Çocuğunuzun yaşadığı farklı anları

insanlar kabul etmeyince acı çekiyorsunuz. Zordu.

Aynı zamanda bizim için bir eğitim oldu.

Onun bana öğretmesinden de çok mutluyum.

Sekizinci sınıfla dokuzuncu sınıf arasındaki yaz

aynı yaz kampına gittim.

Erkekler kulübesinde kalmaya zorlandım.

Artık erkekler kulübesine kız olarak gidiyordum.

İçeri girdiğimi ve tüm çocukların bana baktığını hatırlıyorum...

Neden buradasın?

Erkekler kulübesine gelmemi söylediler.

-Kızlar kulübesinde yer yok mu? -Evet. Senin olayın ne?

Ben de

transseksüel olduğumu anlattım.

"Kızlar kulübesinde kalamayacağımı söylediler." dedim.

Birinin "O ne demek?" dediğini hatırlıyorum.

"Erkek doğdum ama ben bir kızım." dedim.

İçlerinden biri kızlarla kalamamamın

saçma olduğunu söyledi.

Biri de tüm hikâyemi dinlemek istedi.

Trans, transseksüelin kısaltılmış hâli.

Bence o çocukların beni olduğum gibi görmesi ve kabul etmesi

transfobinin nasıl öğretildiğini net gösteriyor.

Aileleri yanında olmayan,

ilk kez trans biriyle tanışmış bu çocuklar

Mga Komento

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left