Wheelman

Wheelman

I-download ang Turkish Subtitle

Impormasyon ng release

Wheelman 2017 1080p NF WEB-DL DDP5 1 x264-QOQ TUR
Komentaryo ni nortwing
Netflix Official subtitle , runtime 01:22:27 , Frame rate 23.976 FPS

Mga Tag

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
1080
Na-publish noong: 2019-09-10
Mga Download: 33
May Kapansanan sa Pandinig: No

Preview ng subtitle na Turkish

Ang unang 200 linya.

-Kırmızı bagajı var. -Ne?

Bagaj kırmızı. Araba siyah. Bagaj kapağı kırmızı.

Yani?

Ben sıradan olsun demiştim. Kırmızı bagajı var.

-"Sıradan" mı? -Evet, yani tespit edilemez.

Kırmızı bagajlı siyah bir arabanın sahip olmadığı bir özellik.

Bunun ödemesini yaptılar.

-Amortisörler iyi mi? -Evet.

-Frenler? -Evet. Gergiler, frenler, süspansiyon,

direksiyon, her şey listede vardı. 6000 değerinde.

-6000 mi? -Evet.

-Dolduralım mı? -Gitmem gerekiyor dostum.

NETFLIX SUNAR

NETFLIX ORİJİNAL FİLMİ

Arayan: Clay

Selam, ben Clay. Mesaj bırakın, sizi arayayım.

Clay, sana mesaj bırakmak istemiyorum.

İşe gidiyorum. Varmam sadece 30 dakika civarı sürer,

sonra partiye geçeceğim. Ama park talimatı almadım dostum.

Park hakkında arayan olmadı.

Clay, telefonu aç. Aramama dön, haydi.

Gelen Çağrı: Katie

Kate, neler oluyor? Çalışıyorum tatlım.

Baba, bu gece Phoenix'e gidiyorum. 01.00 ya da 02.00'de evde olurum.

-01.00 ya da 02.00 mi? -Evet.

-Phoenix ne? -Bir mekân.

-Öyle mi? Ne tür bir mekân? -Müzik mekânı, canlı müzik.

Demek canlı müzik? Vay, eğlenceli görünüyor. Seni kim bırakacak?

Baba, izin almak için aramıyorum. Haber vermek için, nezaketen arıyorum.

Tatlım 13 yaşındasın, 13. İzin almak için arıyorsun.

Gitmek zorunda değilsin. Evde oturabilirsin. Seçim senin.

Arabayı sanırım Audrey kullanacak. Ama belki Ryan.

-Ryan olmaz. -Baba!

Bununla bir daha uğraşmayacaksın. Geçen Ryan'la işleri berbat ettin.

Bu haksızlık. Beni cuma gecesi evde oturmaya zorlayamazsın.

İtiraz istemiyorum Kate. Konuşamıyorum, meşgulüm. Çalışmam lazım.

Yine de gideceğim zaten.

Evden çıkarsan ömür boyu cezalısın.

-Anladın mı? -Yine de gideceğim.

-Evden... -Yine de gideceğim!

Kate?

CALAVERAS Dövme Stüdyosu

Kırmızı bagaj?

Sorguladığım yok. İyi bir şoför olmalısın.

Sadece, iş sırasında düz vites kullanan görmemiştim.

Hep otomatiktir. Koldan vites falan.

Komik bir şey diyeyim mi? Kız arkadaşım mohawk için yaşlı olduğumu düşünüyor.

Ne yaptım biliyor musun? Makasını kaptım.

Vın diye geçtim üstünden. Aynı böyle.

Son birkaç haftadır... O zamandan beri.

Adın ne dostum?

Konuşmak istemiyorum.

Ne?

Laklak. İşle ilgili olmadığı sürece laklak yapmıyorum.

-İşle ilgili konuşmak mı? -Evet.

Yani "içeri gir", "dikkat et", "polislere dikkat".

-Bu tip şeyler. -Polis mi? Nerede?

Sadece dalga geçiyorum.

Çantada ne var?

Otur yerine.

-Bu ne? -Otur yerine.

-Bu ne? -Otur yerine.

-Oturacağım. -Siktiğimin koltuğuna otur. Öğle yemeğim.

-Öğle yemeğin mi? -Evet, öğle yemeğim.

Gece ne kadar dışarıda kalacağımı bilmiyorum, ondan getirdim.

Yani bir süre dışarıda olabiliriz diyorsun, öyle mi?

Öyle olmamasını umalım, değil mi?

-Yerine otur yeter. -Tamam.

Ama üstünde, değil mi?

Ne?

Üstünde makine yok mu? Tabanca? Silah?

Öndeki koca adamın derdi iş yapmak. Laklak, konuşma yok. Sessiz bir tip.

Öndeki Clint Eastwood.

Onu tanıyor musun? Kardeşler Clint Eastwood sever mi?

-Sikik adın ne dostum? -Sana adımı söylemeyeceğim dostum.

-Öyle mi? -Öyle.

-Hiçbir şey? -Hiçbir şey.

Bir isim kullanmalıyım.

Siktiğimin arabasında birbirine ismiyle hitap etmeyen üç adam...

Garip dostum. Bence bu...

Bu o kadar garip ki.

Kovboy, garip olan ne biliyor musun? Siktiğimin ismini sorup durman.

Garip olan bu. Ben arabayı sürüyorum, direksiyondaki adamım.

Bu kadar. Hepsi bu.

-Sadece direksiyondaki adam mısın? -Aynen öyle.

-Sadece arabayı sürüyorsun. -Evet, öyle.

O zaman sana "Direksiyondaki adam." diyeceğim.

-Olur. -Olacağını biliyorum.

Sen de bana "Orospu çocuğu." diyebilirsin.

-Peki ya sen? -Benim adım Ben Okri

ama sen bana "Siktiğimin parasını istiyorum." diyebilirsin.

Vay canına.

Tamamını ha? Peki Ben Okri.

Öndeki adamın gariplikte siyah kuşağı var. Adı Direksiyondaki Adam.

Ben Orospu Çocuğu ve...

...işte geldik.

Hâlâ çok garip ama en azından hepimiz birileriyiz, değil mi?

İkinci Yıldız BANKASI

Ne yapıyorsun? Biraz daha yanaş.

-Buradan her şeyi daha iyi görüyorum. -Yürümek için çok uzak. Yanaş.

Burada olacağım. Tam burada olacağım.

Gelen Çağrı: Bölge Dışı

-Evet? -Kim olduğumu biliyor musun?

Evet, sanırım.

Bir dahaki sefere daha da yanaş!

Söyle.

İşi yaptıran adam sensin. Clay'i tuttun. Clay de beni tuttu.

Yani arabayı bana kullanıyorsun.

-Arabayı beğendin mi? -İyi dostum. Clay nerede?

-Hiçbir sorunu yok mu? -Bagaj kırmızı ama...

-Nasıl yani? -Hiçbir sorun yok dostum.

Teslim noktası lazım. Clay söylemedi.

Diğer ikisi hakkında ne düşünüyorsun?

Şimdi içeride işini hallediyorlar.

-Bankadalar mı? -Şu anda bankadalar.

-Teslim noktasını bilmiyorum, lazım. -Benim hakkımda ne düşünüyorsun?

Seni tanımıyorum.

Tanımıyor musun? Biraz önce kim olduğumu bildiğini söyledin.

İşinin bu olduğunu biliyorum. Tanışmadık. İsmini bilmiyorum.

-Hiçbir şey bilmiyorum. -Ben seni tanıyorum.

Doğru mu bu?

O depo yangınından kaç yıl yattın? Üç yıl.

Sanıyorum götün biraz hassastır ve borcun fazladır. Bu yüzden buradasın.

Evet. Ne oluyor?

Gecenin geri kalanında bu gizli numara dışında kimseye cevap vermeyeceksin.

Diğer ikisi arabaya döndüklerinde parayı bagaja koyacaklar.

-Sonra onları bırakmanı istiyorum. -Bu da ne demek?

-Onları arkanda bırak. -Bunu yapmayacağım.

-Yapacaksın. -Onları arkamda bırakmayacağım.

-Seni öldürecekler. -Siktir.

-Clay nerede? -Teslimde seni öldürmelerini söyledim.

-Clay'le konuşmak istiyorum. -Arkanda bırakmazsan

teslim noktasında kafana sıkarlar.

-Aç! Siktiğimin bagajını aç! -Siktir. Clay nerede?

Haydi!

Hey! Nasıl yani?

Hey, orospu çocuğu!

Siktir!

Selam, ben Clay. Mesaj bırakın.

-Clay? -Sizi arayayım.

Clay, sorun çıktı dostum! Beni ara. Sıçayım.

-Alo? -Alo?

-Clay nerede? -Baksanıza, Clay nereye gitti?

-Emin değilim... -Orada mı diye bak.

Burada değil. Nerede olduğunu bilmiyorum. Telefonunu ben açtım.

-Mesaj bırakmak ister misiniz? -Şoförünü aramasını söyle.

-Şoförünü mü? -Evet, şoförünü. Acil.

Oyalanayım deme! Şoförünü aramasını söyle.

-Peki, şoförü... -Geri zekâlı.

Mevcut Çağrı: Bölge Dışı

-Clay nerede? -Sen neredesin?

Clay'le konuşmak istiyorum dostum.

-Neredesin? -Bilmiyorum.

Nerede olduğumu bilmiyorum dostum. Lincoln ve...

Lincoln ve 3'üncü bir şey köşesi. Teslim nerede?

-Teslime gitmiyorsun. -Anlamadım?

Şimdi ekibini geride bırakacak bir adam olduğunu öğrendiğime göre

-benim için birkaç şey yapacaksın. -Hey, sik kafalı!

Bırakmamı sen söyledin!

Senin hatan değil. Hayatta kalmak için gerekeni yapacaksın, değil mi?

Siktir git dostum. Seni tanımıyorum. Clay'le konuşmak istiyorum.

-Yapman gereken birkaç şey var. -Siktir git! Clay nerede?

Sikik ağzını kapatıp dediklerimi yapsan iyi olur. Anladın mı?

-Yoksa canın yanar. -Sen bana...

Sen bana nerede olduğunu söylesene sert çocuk.

-O zaman canımı yakabilirsin. -Hayır, oraya geleceğiz.

Umarım geliriz.

Her şey sırayla. Parayı saymanı istiyorum.

-Parayı say da ne demek? -Göt herif, kenara çek ve parayı say.

Güvenli bir yere ulaşmadan hiçbir bok saymıyorum.

Ne kadar sürer?

-Bölge dışı neresi? -Ne?

Numaran bölge dışı diyor.

-Neresi? -Sen yerimi düşünme.

-Kendi yerini düşün. -Umarım güvenli bir yerdesindir dostum.

-Ne kadar sürer? -Bekle.

Siktir.

Selam.

200.000 civarı, belki biraz daha fazla.

Alo?

-Evet. Ne kadar? -Yaklaşık 200.000 dolar.

-Saydın mı? -Evet, saydım.

-Farklı banknotlar. -Farklı banknotlar mı?

-Yani saymadın mı? -Hayır.

Bak, banknotlar farklı değerlerde. Yaklaşık 200.000.

Git tekrar say şunu!

Siktir git. Tekrar saymayacağım.

Hey!

Siktir! Sıçayım bu işe.

Siktiğimin yavşağı.

230.000 dolar eksi iki kere saydığım için bana 1000 dolar.

Memurluk ücretim.

Evet, ne kadar?

Tanrım! 230... İkide bir nereye kayboluyorsun?

-Orada ne kadar var? -Hay sikeyim, iki... 230.000 var.

-Emin misin? -Eminim.

Pekâlâ, orada kal. Seni tekrar arayacağım.

Gelen Çağrı: Bilinmeyen Numara

Ne sikim oluyor böyle?

Siktir.

Mga Komento

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left