Ang unang 200 linya.
Bu tecrübeyi yeniden doğmak gibi görüyorum.
Bu dünyaya dünyanın içinden gelmek ve...
ne bileyim, güzel bir yanı da var bunun.
Hatta dinî bir şey değil. Ben...
Kapanma!
Kapanma! Kapanma!
Tamam. Tamam.
Tamam!
Seni lanet olasıca!
Olamaz.
Şaka mı bu?
Bir şey yok. Çalışacak.
Evet, çalışacak. Çalışacak, çalışacak. Hadi!
Şimdi!
Lanet olsun!
Tanrım! Tanrım!
Tamam. Bu, belki...
Bu, belki de bir eşek şakası. Böylesi oluyor olamaz.
Tamam, oluyor belki ama düşündüğüm şekilde oluyor olamaz.
Sadece, düşündüğüm şekilde oluyor olamaz.
Berbat görünüyorsun.
Tamam, önce bir düşüneyim. Sabah toplantı vardı.
Pazarlama araştırmasını inceledim. Yemekte müşteriyle buluşacaktım.
Direksiyondaydım, araba sürüyordum.
Telefondaydım. Terry'yle konuşuyordum.
Yağmur var mıydı?
Hatırlamıyorum.
Yüce Tanrım.
Tamam, kaydediyorum.
Evet.
Kendi kendime konuşmaya başladım.
Ve bunu hiç de hayra yormuyorum...
ve yormayacağımdan, telefonumla konuşmaya karar verdim.
Merhaba.
Sanırım, böyle bir felakete karşı bir yardım başlamış olmalı.
Bence başlamıştır. Bu da şu soruyu düşündürür...
"Nerede bu insanlar?"
15, 20 dakikada haber verilse, yarım saatte hareket edilse...
o kadar uzun sürmeyecektir bence. Herhalde bir, iki metre...
çamur vardır.
Şimdi saat 13.48. Daha bir saat bile olmadı.
Çok iyiyim. Her şey iyi, ben iyiyim, sen iyisin, herkes iyi.
Sadece bekleyeceğim. Sadece bekleyeceğim.
Beklemekten başka yapacak bir şey yok.
Evet. Doğa ana yoldan geçerken ufak...
sürpriz bir ziyaret yaptı. Şahane.
Çamuru nasıl satardım acaba?
Tanrım! Buraya sıkıştığıma ve toplantıya Terry'nin...
gittiğine inanmıyorum! Çuvallamıştır kesin!
Buradan çıkmalıyım.
Tamam, bu iyi değil.
Evet. Giderek sola yatıyorsun, değil mi?
Lanet olsun!
Neredesiniz!
Tamam.
Yüzde 20 ya da 21 ya da öyle bir şey. Ve gerisi azot...
ve başka gazlardan oluşur. Mesela hidrojen ve karbondioksit!
O yüzden, "sessiz katil" demişler!
Karbondioksit öldürürmüş.
Ben Blob'a benziyorum. O lanet Blob'a benziyorum.
Niye Steve McQueen gibi değilim?
Steve McQueen şimdiye buradan çıkmıştı.
Steve McQueen çoktan yüzeye çıkmış olurdu!
Barda içkisini, sigarasını içip gülüyor olurdu!
Ama ben buradayım çünkü Kaliforniya'ya taşınmayı istedim!
Niye Kaliforniya'ya taşındım? Heyelan olan bu yere niye geldim?
Heyelan!
Lanet Kaliforniya'da bir damla su bile olmaz...
ama heyelan olur! Lanet olsun!
Su yok!
Lanet olası, kurak bir çöl ama su geleceği zaman...
"Kendinizi kollayın millet! Çünkü içinde mahvolacaksınız."
Ama biliyor musun...
Biliyor musun... Canı cehenneme!
Canın cehenneme Kaliforniya! Canın cehenneme!
Senin ve lanet üzümlerinin!
Ne salak bir kampanyaydı o, değil mi?
Tamam. Sakin olmalıyım. Sakin olmalıyım.
Yeterli hava var. Kurtulacağım buradan.
Sakin olmam gerekli.
- Gel buraya. - Ne?
- Gel buraya. - Ne? Ne?
Gel. Çek şunu.
Burada. İşte. Şuraya baksana.
Vay canına! Nedir bu?
- Bay Del Acosta. - Ne?
Gördüğünüz gibi bahçemiz vahşi bir çakal sürüsü tarafından...
harap edildi. Şafaktan önce dağlardan iniyorlar ve...
bakımı için didinip durduğum küçük bahçemizi mahvediyorlar.
Bir dakika, affedersin.
Bir dakika, sana bir şey sorabilir miyim?
Niye kendisiyle konuşmuyorsun? - Kiminle konuşayım?
Ev sahibimiz Del Acosta'yla.
Konuşuyorum zaten. Sen de konuşmamı kaydediyorsun.
Biliyorum ama biraz sert olmuyor mu?
Kabaca yani?
Haklarımı koruyorum, Jackson! Buraya kira ödüyoruz.
Bunu, adi tazminat talebi olarak kullanırım ama yine de...
belgelemek çok önemli. Arkamı kolla yeter.
Arkanı kolluyordum zaten.
Olamaz! Ver şunu!
Ne? Kes şunu.
- Nasılmış bakalım? - Evet, çok iyiymiş aslında.
- İyiymiş demek? - Evet.
Ben de konuşayım mı? - Evet.
Bay Del Acosta... Çok yaklaştın ama.
Nasılmış bakalım?
Baştan alabilirsin. Ben sadece şey istiyorum...
Biraz daha tutku görmek. Biraz daha tutkulu, tamam mı?
- Tutku mu istiyorsun? - Evet.
Malzemeler için alışverişe çıkmalıydım.
Aküyü bitirmeyeyim.
Endeara Kaynak Suyu.
Özür dilerim, replik neydi? Slogan neydi?
Önemli değil. Sadece iç.
"Sadece iç" mi diyeceğim yoksa içmemi mi istiyorsun?
Kapağı aç ve içmeye başla.
Özür dilerim.
Sorun ne?
Kapak açılmıyor. Yapışık mı bu?
Pardon ama açamıyorum. Kusura bakmayın.
Oluyor, devam et. Hadi. Sorun ne?
Jackson? Uyan!
Kramp, kramp, kramp!
Şaka mı bu?
Aman Tanrım! Beş saat geçmiş.
Aman Tanrım.
Acaba yorgun muyum? Çünkü oksijenim bitiyor.
Hayır, yorgunsun çünkü uyumadın.
Çünkü dün gece uyumadın, kampanyayı çalışıyordun...
geç saate kadar.
Çok zaman geçmedi. Biraz rahatla. Rahatla.
Hadi, ufak bir boşluk istiyorum.
Mastürbasyon yapmayı da düşünüyordum.
Unut o fikri.
Hayır, hayır, hayır!
Dayan, dayan, dayan!
Lanet olsun!
Hayır!
Eyvah! Eyvah!
Bunu niye yaptım? Bunu niye yaptım?
Olamaz.
Lanet olsun!
Tanrım! İyi geldi. Tanrım.
Dünyanın en iyi insanı olmadığımı biliyorum.
Ama ayrıca dünyanın en kötü insanı da değilim ve...
şunu söylemek isterim ki ben...
Beni buradan çıkarırsan ben de bunu önceden duyduğunu biliyorum...
ama beni buradan kurtar, ciddiyim, her şeyi yaparım.
Her şeyi yaparım.
Her şeyi.
Ben bir tek Laurie'yi tekrar görmek istiyorum.
Bunu kaydetmek zorundaydım çünkü grupların hâlâ...
plak kaydetmek için yollarından sapmalarına inanamıyorum.
Nedir bu? Farkında olmadığım, yeni ve havalı bir şey mi?
Bilmiyorum.
Seviyor musun peki bu şarkıyı?
Konusu ne?
Eroin.
Ben de eroin diyecektim aslında.
Öyle mi? Doğru diyecektin.
"Sıçanın tavşanları çağırıyor." Evet. Bence uyuşturucu etkisi var.
Beğendin mi?
Yani fena değil. Niye?
Çünkü seviyorsan birine verebilirsin diyecektim.
Her şey bunu için miydi yani? Yani ben bunu çalacağım ve...
sen de kardeşin için benden yeni bir iyilik isteyeceksin.
Onu, ezik biri sandığını biliyorum ama birilerini tanıyorsun...
bağlantıların var, tavsiye edebilirsin.
Tamam, ilk olarak, kardeşine asla "eziktir" demedim.
Sadece güvenilmez biri. İkinci olarak...
ben medyada çalışmıyorum, reklamcıyım. Ne yapabilirim?
Reklamlarını radyoda yayınlıyorsun.
Avukat hanım beni teknik konuda sıkıştırıyor.
Çok doğru.
Seni örnek alıyor, biliyorsun. Havalı sanıyor.
Yapma! Çok duygu sömürüsü yaptın.
Kardeşin "havalı" kelimesini kullanmadı bile.
Beni o şekilde tanımlamaz zaten. Ben reklamcıyım.
Rock n'roll'un karşı geldiği her şeyi severim ben.
Bu bir "hayır" mı?
Çok şanslısın çünkü şirinsin.
MP3'e çevirim ve bir şeyler yapmaya çalışırım.
Sağ ol.
Paskalya için biraz yaşlanmadık mı?
Hayır. Asla! Paskalya önemlidir, Jackson!
Paskalya yumurtası...
yeni hayatı temsil eder. Dirilişi.
- Tamam. - Yumurta hareketsiz durur.
Yaşam beklemededir, ta ki yeni bir şey olarak doğana kadar.
- Çok güzel. - Sağ ol.
O yüzden mi ölümüne kaynatıp gıda boyasına batırıyorsun?
İnançlı biriyim.
Yumurta aramaya gidelim mi?
Aklımdan geçen şeyi kast ediyorsan?
Hadi, bebeğim! Paskalya bitti bile!
Tamam!
- Hadi, hazır mısın? - Evet.
Nihayet!
Çocukken hiç bu şekilde Paskalya yumurtası aramadım.
No comments yet. Be the first to leave one.