Ang unang 200 linya.
The Good Doctor'ın önceki bölümlerinde...
- Günaydın. - Günaydın, Shaun.
- Keşke burada olsan. - Bence de.
OLAĞANÜSTÜ HAL SEKİZİNCİ HAFTA
Günaydın, Dalisay. 40 derece ateşle uyandım.
Yüksek akımlı kanülle ısıtılmış ve nemlendirilmiş oksijene ihtiyacım var.
Anne sakinleş. Seni muayene etmesine izin ver.
Neden? Az önce dediğimi öğrenebilsin diye mi?
Reznick. Geri gelmişsin.
Hastalandım, iyileştim, iki kere test oldum.
- Her zaman çok başarılısın. - Doktor Reznick, satürasyonu 90.
- Seni hastaneye yatırmalıyız. - Annem iyi olacak mı?
Merak etme. İyi olacağım. Lütfen domateslerimi sula.
Darcy'ye kocaman sarıl ve babaannesinin onun çok sevdiğini...
...ve onunla oynamayı iple çektiğini söyle. - Tamam, anne.
İyi duraklama.
Neden evimi satılığa çıkarmasını önermedin?
- Üzgünüm. Bulmam zaman aldı. - Teşekkürler.
Bunu tutabilmek ve yanımda taşımak...
Bu bir bağ.
Sanki hâlâ benimle gibi.
Çeviri: Fatıma Betül Çalışkan & mircelona*
Good Doctor'ın bu bölümünde, hala mücadelesi devam eden bir savaşa dair...
...kurgu bir hikaye anlatılmaktadır. Kahramanları onurlandırın:
Doktorları, hemşireleri ve ön cephedeki diğer çalışanları...
...canını veren birçok kişiyi.
Üzerinize düşeni yapın, maske takın.
Bunlar, Claire. Artık anlamsızlar.
Bunların hepsi yarım kalmış bir hikayeyi anlatıyor.
Asla dinlenmeyecek bir sesli mesaj.
Asla yapılamayacak ev yemeği için alışveriş listesi.
Güzel. Ölen adamın ailesine spagetti carbonara pişir ve keder uçsun gitsin.
Buraya benimle dalga geçmeye mi geldin yoksa bana yardım etmeye mi?
Sen neden buradasın?
Donald Sulkin.
Akciğerlerine giden hava basıncını düşürüp oksijen seviyelerini izleyeceğiz.
- Şimdilik çok iyi. Oksijeni stabil. - Tamam.
Evet. Ama soluk sonu karbondioksit basıncı düşüyor.
- Ne? O ne demek? - Oksijenin düşmesi kadar kötü değil ama iyi de değil.
Basınç desteğini geri aç.
Soluk sonu karbondioksit basıncı çok düşük, yükselmiyor.
Ne oluyor?
Sanırım akciğerlerinde kan pıhtısı var ve gaz değişimini engelliyor.
Önce bolus heparin ver ve idame başla. Anjiyoya götürelim.
- Gidelim. - Ne oluyor?
Onu nereye götürüyorsunuz? Doktor Andrews?
Doktor Murphy? Martin.
Bu izotonik mayi, tuzlu su. 4 derece.
Bunu vücut ısın 34 dereceye düşene dek...
...damarından vereceğim.
Soğuk kalbini, beynini ve...
...tüm metabolik fonksiyonlarını yavaşlatırken...
...verdiğim paralitik titremeni engelleyecek.
Tüm enerji akciğerlerine gidecek.
Bebeğin seni bekliyor.
Pete, onu takip et. Pete! Onu takip et! Baltası var.
Vuruluyordum.
O zaman eğil, silahını doldur ve tapınağa git. Oyalanma.
AG24, nasılsın? İyi misin?
Evet, evet, her şey mükemmel olduğu için...
...sabahın üçünde efsanevi Ganesh'in dişini arıyorum.
Dışarı çıkamıyorum, uyuyamıyorum ve işe gidemiyorum.
- COVID'e hoş geldin. Her şey berbat. - Güzel. İyi moral konuşması.
- Hepiniz boş bir yatakta mı uyuyorsunuz? - Evet.
Köpek yavrusu öldürmüşüm gibi. Pete. Pete, dikkat et.
Kale tam yeri... Tamam. Pete öldü.
- Özür dilemelisin. - Oyununu oyna.
Samimi olmak zorundasın demiyorum ki. Özür dilemelisin diyorum.
Harika. İki yüzlü ol. Evli misin?
- 15 yaşındayım. - Bir ömürlük bilgelik için sağ ol.
Kız arkadaşım yapmadığım bir şey için bana kızdı. Ama özür diledim ve tekrar çıkıyoruz.
Belki de iki yüzlüyüm. Ama kız arkadaşı olan bir iki yüzlüyüm.
Uyanık ve harekete hazırız. Öğlene kadar şehir merkezinde olmalıyız.
Evet, protestoya geç kaldık. Bu devleti geliştirmeliyiz.
Satürasyonun 82. Kalan her şey iyi görünüyor.
Tabii durmadan düşen oksijen seviyelerim dışında sağlığım mükemmel.
Pankart yapmaya başlayalım. Aklıma şu geliyor.
"Seni öldürme hakkımı çiğneme."
Peki ya... "Bana özgürlük ve ölüm ver."
Gitmeliyim.
Hiçbir şey yok. 10 seneden uzun süredir Sulkin isimli bir hastamız olmamış.
Sevdiğin kişi bir yadigarını aldı diye ölmüş olduğun gerçeği değişmez.
Ve hayat ölü insanlara takılı bir şekilde devam etmez.
Asli çalışan olmayan herhangi biri şu an nasıl telefonuna cevap vermez ki?
- Hangi asli çalışan olmayan birine ulaşmaya çalışıyorsun? - Lea.
İnsanlar artık dışarı çıkmıyor ama yine de tuvalete gidiyorlar.
Bir saatte iki kere açmadı, Claire.
Bu hastalık hakkında yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz.
Bu... Bu...
Bilmiyorum. Bu doğru değil.
Seni seviyoruz büyükanne.
Anne çok üzgünüm. Seni seviyorum.
Ve iyi olacağımızı bilmelisin. Seni seviyoruz.
Vefat etti.
Vefat etti.
Vefat ettiler.
Her zaman eğlenceli değil.
Her neyden bahsediyorsan, hayır eğlenceli değil.
- Ama neyden bahsediyorsun? - Mia'yı seviyor musun?
- Elbette. - Nesini seviyorsun?
Oğlumuzu sevmesini seviyorum.
Onunla konuşmasını seviyorum.
Ne düşündüğünü ve neye ihtiyacı olduğunu bilmesini seviyorum.
- Ben de öyle düşünmüştüm. - Nasıl? - Kellan'ı seviyorsun.
- Alo. İyi misin? - Üzgünüm aradığında açmadım.
- Seni üzmek istemedim. - İşe yaramadı. - Boğazım ağrıyor.
O yüzden COVID testi yaptırdım, negatifim.
COVID testlerinde yalancı negatiflik yüzdesi yüksek.
Shaun, artık iyiyim.
Bu sende COVID yok demek değil. İşe gitmeliyim.
- Yeni uzmanlık alanına uyum sağlıyor musun? - Güzel. Dahiliyeci olmayı seviyorum.
İkna oldum.
Bilinçli insanlarla uğraşmak senin işin değil.
- İyiyim ben. - Kaba, sinir bozucusun.
Şimdiyse insanların ellerini tutup nazik olman gerek.
Bu büyük bir değişiklik ve iyice bezdirmeye başladı. Oldu mu?
Nazik olmanın birçok çeşidi var.
Yoksa 40 sene hemşirelik yapamazdım.
Sen de kendi yolunu bulursun.
Belki de bulamazsın.
Genel olarak her şey iyiye gidiyor. Ateşli hastalar geliyor.
Geldiklerinde biz de daha iyi...
Dostum. Üzgünüm, çağrılarını kaçırdım durdum.
Bir hastam var. Sana anlattığım bebeğin annesini hatırlıyor musun?
Onu bildiğin koma gibi bir şeye soktum. Ama yardımı dokunmuyor gibi duruyor.
- Phoenix'e ne zaman geliyorsun? - Hâlâ bilmiyorum.
- Mezuniyet partime yetişeceksin değil mi? - Sanmıyorum.
- Bu hastanın... - Sana mı ihtiyacı var?
- Başka kimse bakamaz mı? - Bu hasta için epey riske girdim sayılır.
Tamam o zaman söz verdiysen...
Kocanızın NG tüpünde kan var.
Heparinin indüklediği trombositopeni gelişti. Heparini kesmemiz gerek.
İyi de bu durumda tekrar pıhtı atma riski olmaz mı?
Evet, heparin almazsa inme geçirebilir...
...ama almaya devam ederse de ölümcül iç kanama geçirebilir.
Üstelik hâlâ enfeksiyonu var bu yüzden antibiyotikleri kesemeyiz.
Kesersek sepsisten ölür.
Tek yatığınız kocamın ölebileceği yeni yolları anlatmak.
Her konuştuğumda yeni bir yol çıkıyor. Yani ne yaptığınızı biliyor musunuz ki?
- Ne işe yarıyorsunuz ki? Hiçbir işe. - Bunaldığınızı anlıyoruz.
COVID çok fazla organı hedef alıyor.
- Teknik olarak bu sizin hatanız. - Shaun.
Martin evden hiç çıkmadı yine de COVID oldu. Ona siz bulaştırmış olmalısınız.
- Diğer yandan biz elimizden gelen... - Yeter. Yeter.
Hepimiz boktan zamanlar geçiriyoruz ama o kadının kocası belki de ölüyor.
Kızma hakkı var. Seninse yok.
Üzgünüm.
- Neden? - Ne?
Neden üzgünsün?
Her şey için. Kavga ettiğimiz için.
Başka odada yattığın ve beni görmezden geldiğin için.
Yani benim davranışlarım yüzünden üzgünsün.
- Özür diliyorum. - Hiç sanmıyorum.
Anlamıyorum. Sen kazandın. Ne istiyorsun bilmiyorum.
Farklı görüşlere sahip olamaz mıyız?
Hayır. Bana karşı kaba davrandığında olamayız.
Esas sen bana kaba davrandın.
Üç tur.
Helikopter pilotu.
Bunda madalya almış.
- Şuna bak. Yine aynı adam. - Garip. Sanki aynı birlikte gibiler.
Greg Lavin...
Burada ölmüş. COVID. Bir ay önce.
Alo. Enid Lavin?
Merhaba. Ben San Jose Saint Bonaventure'dan Doktor Claire Browne.
Kaybınız için çok üzgünüm. Sadece babanıza ait bir eşya bulduğumuzu söylemek istedim.
Askerlik anısı. Künye. Hayır, onun değil.
Donald Sulkin isimli birinin. Donald Sulkin.
Teşekkürler.
- Garip. - Evet.
Nasıl olur da babanın 50 yıl taşıdığı künyedeki ismi hiç duymamış olursun?
Nasılsın?
Oğlum Montana'ya taşınmayı planlıyor.
Torunumu 1000 mil öteye götürmeyi.
Okullar daha iyi, havası daha temiz.
Yani tüm bunların iyi tarafı Montana'ya taşınmak zorunda olmamam.
Bu yüzden mi ihtiyacın olursa ventilatöre bağlanmak istemiyorsun?
Ventilatörlerin insanlara ne yaptığını biliyorum.
- Doktor Pitcairn'i hatırlıyor musun? - Pitstain.
Aynen. Asistanlığımın ilk senesini hatırlıyor musun?
İki kadından biriydim ve beyaz olmayan bendim.
Hayatımı cehenneme çevireceği konusunda uyarılmıştım.
Hakikaten de ikinci hafta Pitstain, sütürlerim arasındaki mesafe...
...eşit değil diye bana yüklenmeye başlamıştı.
Tam herkesin önünde dağılacaktım ki sen müdahil olmuştun.
Lafı, dosyada yaptığı bir hataya getirmiştin.
Küçücük bir hata.
"DERHAL"'i büyük harflerle yazmamıştı.
Mesele bunun göze çarpmasıydı.
Onu herkesin önünde şaşkınlığa uğratmıştın.
Bana zaman vermiştin...
...soğukkanlılığımı tekrar kazanayım diye.
Beni hiç ağlarken göremedi.
Lütfen, yine aynı noktaya gelirsek...
...bana biraz zaman ver.
Sana yardım edebilmem için.
Hayır, hayır, hayır!
Ne yapayım bilmiyorum.
Lea'yı seviyorum, onun da beni sevmesini...
Tamam, tamam. Hemen... Hemen aşağı iniyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.