Les 200 premières lignes.
-Leman? -Ne?
Korkuyor musun?
Korkunun ecele faydası yok.
Ama o Vahide'yle hesabım çok büyük.
Mine?
Ne yapıyorsun?
Hadi.
Buradan olmuyor artık.
Gel.
Eyvah, yakalandık.
Ne yapıyorsunuz burada?
Bir cevabınız vardır herhâlde?
Mine ne yapıyorsun? Bu ne hâl?
Ne varmış hâlimde?
Sizin ne işiniz var burada? Siz bizi mi takip ettiniz?
-Bu mu şu an sorulması gereken soru? -Evet, bu.
Ayrıca siz bize hesap mı soruyorsunuz?
-Evet, hesap soruyoruz. Bu ne? -Evet.
Suç bastırıyorsun şu an, değil mi? Üste çıkıyorsun.
Sana ne diyorum. Sana ne ne yaptığımızdan, ne ettiğimizden?
Normal mi şu an yaptığınız şey? Normal mi abi?
Normal ya da değil. Hadi.
Sizi ilgilendiren bir şey değil, hadi gidin.
Cevabı almadan bir yere gitmeyeceğimi biliyorsun.
-Bela mısın sen başıma? -Belayım ben senin başına. Evet.
-(Leman) Üstüme gelme. -Neye bulaştın Leman?
Sizlik değil diyorum, gitsenize!
Geldik, gördük bizlik oldu şu an. Tamam mı? Kaçışın yok.
Tamam hadi. Geçil önümden. Hadi.
Leman söyleyeceksin.
Gecenin körü, ormanın ortasında çukurun içindesiniz!
-Söyle artık! -Ceset gömdük!
Birini öldürdük, gömdük.
Oldu mu? Tamam mı?
Ne yapıyorsun Şahika? Delirdin mi?
Yürü! Ormana gideceğiz. Ne attıysan çıkartacağız onu oradan. Hadi.
Saçmalama gece gece!
Bak vallahi çarpılırız Şahika!
-Bin anne şu arabaya! Bin! -Hayatta binmem.
Binme. Ben de gider Leman'a her şeyi anlatırım o zaman.
Sıkıysa söyle. Ben de polise gider...
...başka şeyler söylerim o zaman. -Anne!
-Çıldırtma beni! -Allah Allah!
Hanımlar, hanımlar!
Niye kavga ediyorsunuz? Söyleyin bana. Geldim buradayım.
-Sana ne! -Sana ne!
Bütün sinirimi senden çıkarırım!
Geç içeri, dolanma ayak altında. Sen de bin hadi!
Ne Leman'mış! Ne Leman'mış!
Karıcığım.
Senin için yapabileceğim bir şey var mı?
Ölebilir misin Güney? Öl!
Çekil, dolanma ayak altında hadi.
Ya biz zaten her şeyi çözmüştük.
Suçu Ekin'in üstüne attık, seni de kurtardık. Sen daha neyin peşindesin?
-Ekin kim? -(Vahide) Güvenmiyorum Leman'a.
Onun içindeki adalet terazisinin dengesi şaşarsa hepimiz yanarız!
Ya bir gün o mezar bulunursa?
Kendimi korumaya almam lazımdı.
Ya kadın, kardeşi için adam gömdü.
Bu nasıl bir şeytanlık ya!
Bu Ekin, Leman'ın kardeşi değil mi?
İyi, öğrendik.
Ya mezara Leman'ın eşyasını atmak ne demek?
Oha!
Oha! O ne?
Kayınvalideme bak.
-Cadı bacı. -Nefret ediyorum senden.
Bütün hücrelerimle senden nefret ediyorum!
Vallahi haklı. İğrenç. Bu ne?
Kötü, kötü!
Öleyim ha? Ayak altında dolaşmayayım?
Ben sizi öldürmeyeceğim.
Süründüreceğim.
Süründüreceğim. Bakın, ben size neler yapıyorum.
Şaka de. Gül, gül. Şaka de.
Komik mi? Niye güleceğim?
Tamam, duydunuz işte.
Birini öldürdük, gömdük.
Kanıt bırakmış mıyız diye kontrole geldik.
Aldın mı sorunun cevabını?
Leman, ne diyorsun Allah aşkına?
Büyü.
-Ne? -Büyü?
Büyü yaptılar bana.
Zorla söyletiyorsunuz insana. Utandırıyorsunuz.
-Büyü yaptılar işte bana. -Mine.
Ne diyorsun Allah aşkına? Kim sana niye büyü yapsın?
Güzelliğime, evliliğimize, karıştırma sen oraları şimdi. Boş ver.
Ya bırak bu boş işleri. Yürü gidelim abiciğim.
Bir dakika, bir dakika.
Gerçek olan bu diyorum, mantıklı olan bu.
Bu mu mantıklı olan?
Çok mantıklı gerçekten. Deli etmeyin adamı.
Buraya ceset gömdüğümüze inanıyorsun da ki bu çok saçma.
Büyü yapıldığına mı inanmıyorsun Allah Allah?
Abiciğim geri kalanı mantıklı değil ki.
İnan en mantıklısı bu. İnan geç. Hadi ben yoruldum artık.
-Yordun beni. -İşte onlar hep büyüden. Vallahi.
Üşenmemiş, gelmiş benim kuşlu broşuma büyüyü yapmış!
Bu da kafama yakın, kafa gidiyor işte benim.
Hep büyüden bunlar. Bize dediler ki...
...bir adam boyunda bir çukur kazın. Sonra da bunu içine atın, gömün dediler.
Sağ olsun Leman da geldi, bana yardım etti büyüyü bozayım diye.
-Gece gece? -Evet. İşte saat tam 22.00'de...
...gömün dediler.
-Beş dakika mı var? -Evet.
-Ver. -Yok canım, üstün başın çamur olur.
Ne olacak canım? Çamur olsun üstüm. Değil mi Burak?
Tabii abi.
Burakçığım, büyü sana sıçrar yapma canım.
Sıçrasın canım, hiçbir şey olmaz.
Siz niye laftan anlamıyorsunuz?
-Çıkın şuradan, gidin hadi. -Ne yapalım?
Siz burada kazarken şurada dikilelim mi?
Biz şimdi hızlı hızlı bunu yaparız.
Siz saati kontrol edin.
Tamam mı? 22.00'yi geçmesin.
22.00'yi geçerse benim güzel karım...
...aklını yitirir. Öyle değil mi?
Güzel karım dedi bana, duydun mu?
Ben artık gideyim, bundan sonrasını sen şey et.
Sus, sus. Sonumuzu izle. Sus.
-Üç dakikamız kaldı, hadi. -Kaç?
-Üç. -İyi.
Ne oldu?
Kaya.
Bundan sonrası kaya.
Ya...
Kaya, hepsi kaya. Her yer kaya.
Ee?
At işte broşu.
-Hadi, ne bakıyorsun. At. -Hadi.
At.
Ne oldu?
Siz başka bir şey bekliyordunuz herhâlde?
Ha?
-Ne yapıyorsun? Hayır hayır. -Hişt.
Annem görmesin, benden bu kadar.
Ben de zor yiyorum zaten.
İyi misin?
İyiyim. Şey...
Cancan iyi.
Sen iyisin.
O zaman ben de iyiyim.
Can bir daha bu eve giremez, atlatamaz sanıyordum ama...
...yine iyi idare ediyor.
Annesi gibi güçlü çünkü.
Anne, Maya yemeğini bitirmemiş.
Suzi teyze, bitirdim.
Hatta şu an Can’ın benim tabağıma koyduklarını da yiyorum.
-Satış... -Hiç acımam.
Hiç kusura bakma Cancan.
Pizza, makarna bir yere kadar. Ne varsa sağlıklı yemeklerde var.
Nasıl yani, biz film izlerken pizza söylemeyecek miyiz?
-Yok. -Ben bunları önden ödediğimiz...
...bir ceza, bir bedel olduğunu düşünüyordum.
Glüteni ve rafine şekeri de çıkarayım mutfaktan.
O zaman gör gününü.
Abi biz böyle işte...
...ıspanak, pırasa, yeşillik ne varsa haşlıyoruz.
Hatta şey... Yeşil, uzun şey vardı.
-Kuşkonmaz. -Evet, tamam.
Ben hiç kuşkonmaz yemedim, Can'ın dediği kadar kötü mü?
Yok canım. Sen onun dediğine ne bakıyorsun?
Etin yayına nefis olur. Bir gün bize gelirsin...
...ben sana yaparım, mis.
Bence asıl Maya sana sobada ekmek kızartsın.
Abi olamaz böyle bir şey!
-Bilirim. -Bir şey diyeceğim.
Soba falan deyince...
...aklıma geldi. Benim böyle hep filmlerde...
...gördüğüm bir şey vardı, şömine.
Film izlerken şömine yakabilir miyiz bu akşam?
Şömine senin köpeğin olsun. Gel abi gel.
Şunu bir halledelim.
Ölmemiş! Ölmemiş Allah'ın cezası!
Ölmemiş!
Ben bunu elime aldım ama nasıl yakacağımı bilmiyorum.
O demirle ne işin var?
Allah'ın cezası!
Leman’ın kardeşini ele vermeyeceği ne malum?
Leman, kardeşini polise vermez.
Veremez, yarı evlattır kardeş.
İyi misin?
İyiyim, iyiyim.
-Emin misin? -Evet.
Şey, hallederiz birazdan. Biz masayı toplayalım.
Tamam şöyle yapalım. Sen çekil.
Sobadan ne kadar farklı olabilir ki zaten?
-Sen yaparsın. -(Maya) Değil mi?
Odunlardan başlayalım.
Şu hâle bak.
Nelerle uğraşıyoruz gecenin bir vakti!
-Bırak abi sen. -Şu hâle bak.
Bırak, tamam bırak. Bırak.
Ben artık yoruldum.
Yeminle yoruldum, bıktım artık.
Ben çok usandım.
Sen bana ne kızıyorsun?
No comments yet. Be the first to leave one.