Les 200 premières lignes.
Seni seviyorum.
- Daha önce görmedim. - Sizin değil mi?
- Değil. - Nereden buldunuz?
Kumpas kurulmuştur. Bilmem.
Peki. Görülecek bir şey yok. Sokağı boşaltın. Boşaltın.
Burada her şeyi konuşabiliriz Zack. Dürüst ol.
O geceye dair ne hatırlıyorsun?
Bölük pörçük şeyler.
Farklı filmlerden sahneler gibi.
Niye burada olduğunu anlıyorsundur.
Evinize izinsiz giren birinin, duvarda yaşamasına yardım ettin.
Ve babanı, bahçe makasıyla bıçakladın.
Evet. Bana ne olduğunu bilmiyorum.
Bu iyi bir şey.
Gerçeklikten koptun ve kendine geldiğin için kafan karışık.
Ne zaman eve gideceğim?
- Zaman alabilir. - Öyle mi?
Çünkü çok basitmiş gibi konuşuyorsun.
"İyi bir şey."
"Kendine geliyorsun."
"Olmak istediğin adama dönüş Zack. Olmak istediğin adama dönüş."
Öyle bir şey demedim.
Bir de dürüst olmamı istiyorsun.
Oturup istediğin şeyi söyleyebiliyorsun.
Ne kolay iş!
Üzgünüm. Gerçekten üzgünüm.
Neler oluyor, bilmiyorum.
Üzülme.
Bu bir süreç, tamam mı?
Yine kendin gibi hissetmeye başlayacaksın Zack.
Evet, hangi "kendim?"
Benimle bir içki içer misin?
Ben içmiyorum, unuttun mu?
On altı yıl önce bu hafta bu evi satın aldık.
- Yedi aylık hamileydin. - Sekiz aylık.
Sekiz aylık hamileydin.
Evet. Çok rahatsızdım.
Çok sıcaktı.
Nat'i, bakıcıya bıraktık.
Yerde oturup nakliyecilerin gelmesini bekledik.
Evet ve gelmediler.
812 West Jones Sokağı'na gittiler…
- Evet. - …ama Charleston'dakine.
Onları öldürmek istedim.
Elimizdeki tek içecek, Nat'in meyve sularıydı,
arabada iyice ısınmıştı.
Ama o elma suyu, içtiğim en güzel içecekti.
Öğle yemeği ister misin?
Hayır, havuza gireceğim.
JOHN D. MACDONALD'IN "THE EXECUTIONERS" ROMANINA DAYANIR
"KORKU BURNU" FİLMLERİNE DAYANIR
SENARYO YAZARLARI WESLEY STRICK VE JAMES R. WEBB
KAMERA 04 - HAVUZ 3.23
KAMERA 01 - VERANDA 3.24
Her kimse iki kameranız olduğunu biliyormuş.
"Her kimse" mi? Kim olduğunu biliyoruz.
Biz test edene kadar havuzu boşaltmayın, tamam mı?
- Tamam. - Ve şehirden çıkmayın.
Evde silahınız var mı?
Niye bize soruyorsun?
Pardon ama sormak zorundayım.
Niye karakola gidip onu sorgulamıyorsun?
Gözünüz üzerinde olsaydı
arkadaşım belki hayatta olurdu.
Gövdedeki kurşunlar, 9 mm gibi görünüyor,
- ben… - …hatırladığınız
başka bir detay var mı?
Evet, burası Georgia. Silahlarım var.
Dokuz milimetre var mı?
Evet.
Üzgünüm ama görebilir miyim?
- Bir saniye. - Karakola gelip
- ifade verir misiniz? - Kesinlikle veririz.
Evet ve başka…
Springfield Echelon.
Yeterli mi?
En son ne zaman kullandın?
- Uzun süre oldu. Evet. - Prosedür gereği soruyorum.
Evet.
Arkadaşınız için üzgünüm.
Sağ ol Tom.
Evet, tabii, sorun değil.
Ben tuttum.
Hey.
Kasayı açtın mı?
Silah kasasını mı? Hayır. Neden?
Glock'ım doluydu ve üç kurşun eksik.
Biri kullanmış. Ne zaman veya kim bilmiyorum.
Max, Ray'i öldürmek için silahını kullanmamıştır, değil mi?
Değil mi?
Ne?
- Hayır. - Sağ olun.
- Yapma. Hayır. - Siktir git. Siktir.
- Dur! - Orospu çocuğu! Sen…
Bu mahallede neler oluyor?
Tanrım, Memur Bey. Biri, evime girmiş, biliyor musunuz?
- Ne yaptığını biliyorsun. - Dur.
- Biliyorsun. - İstediği bu.
Ama bir şey çalmamış. Bulmam için bir şey bırakmış.
Veya başka birinin bulması için. Polisler çözmeye çalışıyor.
Hey Savcı Bey. Hırsızımız size de bir şey bırakmış mı?
- Hapse döneceksin. - Onun yaptığı şey için beni içeri attın.
Sıra sende şerefsiz!
Güle güle. Sağ olun Memur Bey.
Natalie, sadece soruyorum.
Kasanı nasıl açayım? Şifreyi bilmiyorum bile.
Annene söylediğimi duydun.
Neden bana yükleniyorsunuz?
Natalie, üzgünüm. Çok önemli tatlım.
Bir şey biliyorsan bize söylemelisin.
Bilmiyorum.
Natalie. Buraya gel.
Sorun yok.
Dinle, eşyalarını topla. Paul'un yanına dönüyorsun.
Tamam mı?
Silahı bir şekilde aldı ve üstümüze yıkıyor diye düşünelim.
Bundan kurtulmam gerek.
Her ne planlıyorsa bir adım öne geçmeliyiz.
Siktir.
- Anna. - Evet?
Babanla konuşmalısın.
Baba?
Baba?
Baba?
Selam! İçeri gel.
Kafan mı güzel?
Kafan güzel.
Hayır, uslu bir çocuk gibi ilacımı alıyorum.
Şuna bir bak.
Tanrım.
O orospu çocuğu bir anda çıktı.
Köpeği var, dedik. Sorun olmaz dedin.
Evet, şefkat gösterdiğin için çok teşekkür ederim Annie.
Ve beni ailene kabul ettiğin için de teşekkür ederim.
Altı sene uyuşturucu ve alkol kullanmadım, suç işlemedim.
Sigara bile içmedim.
Her şeyi, bir gün torunlarımla
Pixar filmi izleme umuduyla yaptım ama hayır…
Baba…
Hayır, arayıp her şeyi mahvettin.
Baba, şehir dışına çıkman lazım. Hemen.
- Siktir git. - Sen siktir git. Gitmen lazım. Git.
Şehir dışında ne kadar kalmam gerek?
Altı ay, bir yıl, bilmiyorum.
Ortadan kaybol. O konuda çok iyisin. Sadece…
Peki.
Yiyeceğe ve kalacak yere ihtiyacım olacak.
Araca ihtiyacım olacak.
İlaca ihtiyacım olacak
ve bir de…
Ne kadar?
100.000 dolar.
Seni orospu çocuğu.
Veya polis gelene dek burada yatıp yaralarımı sararım.
Asıl peşinde olduğun şey bu, değil mi? Beni ve çocuklarımı önemsemiyorsun.
Hey. Beni sen aradın, unuttun mu?
Evet, benim hatam.
- Annie! - Ne?
Bende nefret ettiğin özelikler var ya?
Sen annenin kızı değilsin.
Her parçan benden.
Benim kızımsın.
Hayatımdan tamamen çıkıp gideceksen 100.000 dolar kelepir sayılır.
YAKINDA AÇILIYOR
Evet, masaları biraz ayırın. Şunları.
Ayırın ki insanlar rahat hissetsin.
Marqués de Riscal, bu en iyisi.
Tamam.
Şeftalili bourbonu deneyeceğim.
Teşekkürler efendim.
Selam Natalie, nasılsın?
Tanrım, arka bahçenizde olanları duydum.
Çok acayip, değil mi? Zor olmalı.
Ray'i, silahlarıyla öldürdüğünü düşünüyorlar.
Kuzey Karolina'ya getirdiğimle.
Bekle. Silahın mı vardı? Neden?
Öldürdün mü?
Gözünün önünden ayrıldım mı?
Arabada uyuyakaldım.
Arabada mı?
Kuzey Karolina'da mı öldürüldü?
Bilmiyorlar ama…
Dinle.
Ben vursaydım silah sesini duyardın
ve tüm bu olanlar yüzünden kafanın ne kadar karıştığını
hayal bile edemiyorum.
Ama bunların, aramızı bozmasına izin verme.
Aramızdaki güveni ve bağı.
Kan bağını Natalie.
Soruma cevap ver.
Ray'i sen mi öldürdün? Çünkü sen öldürmediysen kim öldürdü?
Beni hapse geri göndermek için her şeyi yaparlar.
Annemin ve Tom'ın, sırf suçu senin üzerine atmak için Ray'i öldürdüğünü mü
söylüyorsun?
Buna inanmıyorum.
Onlara kız kardeşin olduğumu söyledim.
Max'in, benim de babam olabileceğini biliyor muydun?
Sorun ne? Seni hamile bırakmadım.
Max ile Kuzey Karolina'ya gittim.
Nasıl bilmiyorum ama bence orada birini öldürdü.
No comments yet. Be the first to leave one.