Lucky

Lucky

Télécharger le sous-titre en Turkish

Saison 1

Informations sur la version

Lucky 2026 S01E03 Read the Room 1080p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
Un commentaire de desprite
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

Tags

webdl
Publié le: 2026-07-22
Téléchargements: 27
Malentendants: No
FPS: 23.976

Aperçu des sous-titres Turkish

Les 200 premières lignes.

Günde ortalama 300 varil üretiyoruz.

Bu oldukça yüksek bir artış.

Merak etme. O halleder.

Ona çok serbestlik verdiğin kesin.

Ben ne yaptığımı biliyorum.

Düzenleme lisansım.

Çocuklar nasıl?

En büyükleri üniversiteye gidiyor.

Bu sana pahalıya patlar.

Bana mı anlatıyorsun?

Bunun yardımı olur.

Burayı imzala.

KALİFORNİYA ENERJİ KOMİSYONU

Seni geriyor muydum?

Nasıl gitti?

Önümüzdeki 12 ay için devlet onayını aldık.

Üretimimizi yavaşlatmanı istiyorum.

Güvenle dağıtabileceğimden fazla para kazanıyoruz.

Bir şey değil.

Kendini beğenmişlik yapma.

Güven para birimidir.

Hayır, John. Para, para demektir.

Ne var?

Buraya geleceğimizi söyleyebilirdin.

Sadece kısa bir mola.

Bununla alakam olmasını istemediğimi biliyorsun.

Hangi kısmıyla?

Bununla. Onunla. Hepsiyle.

Hadi ama. Güven bana.

Burada iyi bir şey yapıyoruz.

Bu işin sonu iyi bitmeyecek.

MARISSA STAPLEY'NİN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Ne zamandır böyle?

İki saattir.

- Ne öğrendin? - Hiçbir şey. Konuşmuyor.

Bu, cüzdanındaydı.

Pekâlâ. Alet çantasını kamyondan çıkar.

Sizi temiz hırpalamışlar ha?

Hayır, bana bakın. Bay Miller?

Bana bakın Bay Miller.

Benim adım Dutch

ve ayağınıza o kurşunu sıkan kadın için çalışıyorum.

Al bakalım. İster misin?

Ne?

- Bir tane ister misin? - H…

- Hayır. - Sigarayı bırakmaya çalışıyorum.

Bu…

Yanında çalıştığım kadın bir anne

ve oğlunu bulmaya çalışıyor.

Bir anne, yavrusundan ayrıldığında kimyasal, hayvani bir şey olur.

Elimden gelse sana yardım ederdim.

Yemin ederim, adamı tanımıyorum.

Bak, kırık bir burnun olayı acısı değildir.

Gerçi çok acır da.

Ama nefes alışını da değiştirir çünkü artık sadece ağzından nefes alırsın.

Bakalım burada işleri hızlandırabilecek miyiz.

Ne?

Tanrım. Hayır. Tanrım. Hayır lütfen.

Lütfen. Ben…

- Hayır. Lütfen yapma… - Cary Masterson.

Ben onu tanımıyorum.

Onu tanımıyorum. Tanımıyorum.

Cary'nin seni görmeye geldiğini biliyoruz.

Hayır.

Ne iş yaptığını biliyoruz.

Cary Masterson için yeni bir kimlik mi yaptın?

Ben kimlik yapmam dostum.

Bilmiyorum, ben sadece… Hayır, bunların hepsi büyük bir hata.

Tanrım. Hayır.

Lütfen. Hayır.

Selam.

Günaydın.

Yolculuğunuz nasıldı?

Çok güzeldi. Gerçekten kafamı boşalttı.

Bir şey yok mu?

- Yalvarırım. Bilmiyorum. - Evet, hiçbir şey bilmiyor.

Bu çok kötü.

- Sadece sessizce işini bitir. - Ne?

- Atları ürkütmek istemiyorum. - Gitme.

- Tabii ki. - Tanrım. Hayır, geri gel.

Peki ya ben?

Hayır.

İstemiyorum. Ben… Lütfen. Sana yalvarıyorum.

Bilmiyorum. Onu tanımıyorum.

Bilmiyorum…

KANSER BERBATTIR

LOMPOC Hapishanesi'ndeki bir mahkûmdan ödemeli aramanız var.

John Armstrong.

Kabul için bire basın .

- Baba. - Seni arıyordum.

- Bana ne yapacağımı söylemeni istiyorum. - İyi misin?

- Başaramayacağım. - Tabii ki başaracaksın.

Anlamıyorsun. İnsanlar ölüyor baba.

I ıh. Hayır, telefonda olmaz.

Bir sonraki hamleni düşün. Güvenli bir yere git.

Bir dahaki sefere seni aradığımda daha iyi bir yerde ol. Bana tekrar et.

- Daha iyi bir yerde olacağım . - Bana tekrar et.

Daha iyi bir yerde olacağım.

Lucky?

SÜRÜCÜ EHLİYETİ MILLER NOAH

418 BAXTER CAD LOS ANGELES, KA

Nasıl oluyor da bu kızın dokunduğu her şey alev alıyor?

Şu anda herhangi bir yerde olabilir.

Bak, bunu duymak istemediğini biliyorum.

O zaman söyleme.

Vegas'ta bir araba kiralama şirketinde rezervasyon bulduk.

- Biz arabayı bulduk zaten. - Hayır, bu farklı bir araba.

Priscilla'nın adına kayıtlı

ve Vegas'a geldikleri gün.

Sanırım Cary'nin gittiği araba bu.

Belki de yöntem değiştirmeliyiz.

- Yöntem mi? - Evet.

Şimdi dönme zamanı değil.

Daha yeni buradaydı. Yaklaştık.

Vegas'ta olduğumuzdan daha yakın değiliz. Kershaw'la aranız zaten iyi değil.

Sen Kershaw'ı dert etme.

Sen etmeseydin ben de etmezdim.

Prosedürü görmezden gelmeye devam ediyorsun Rand.

Ustalığının bu olduğunu düşündüğünü biliyorum ama senden ikinci kez kaçtı.

Hislere değil, gerçeklere göre hareket etmeliyiz.

Bazen tek sahip olduğun şey hislerdir.

Bunu söylememişsin gibi davranacağım.

Gates!

- Kiralık arabayı araştırmak ister misin? - Evet.

Kiralık arabayı araştır

ama kiminle konuştuğuna dikkat et.

- Sadece seni kolluyorum. - Kendini kolluyorsun.

Muhtemelen hatadır.

Hangi kısmı?

Annesi ve karısı arasında seçim yapmasını istemek.

Onu seçseydi

böyle yalnız başına

çölde olmazdı.

Haklı olabilirsin.

Onu döndürdüğünden emindim ama şimdi ben…

Yüzünde gördüm.

Onun nerede olduğunu bilmiyor.

Peki, ne oldu? Ne olmuş olabilir ki?

Belki de yanlış kişilere biraz para vermiştir. Soyulmuştur.

Sonra ne oldu? Onu öldürdüler mi?

Arabası neden Long Beach'teydi?

Belki de bizi şaşırtmak için.

Bilmiyorum.

Ben…

Uzun bir duş alacağım ve sonra ne yapacağımı düşüneceğim.

Sen de ahırdaki zavallı ahmağın icabına bakacaksın.

Ahırda salak ya da salak olmayan kimse yok.

Dikkatsiz davrandım.

Oğlun kayıp.

Her şey serbest. Ta ki öyle olmayana kadar.

Peki ya Lucky?

Onun amacı ne?

Onu bulduğumuzda sorarız.

Al bakalım. Keyfini çıkar.

Hazır mısın? Evet, hazırsın. Tamamdır.

Tanrım.

DR. NEIL VE NAOMI LANKER MALIBU, KA 90265

- Hey. Yardımcı olabilir miyim? - Sağ olun.

- Tuttum. - Teşekkür ederim.

Kadınların tuttuğu şeyler.

Sizi daha önce okulda görmüş müydüm?

Hayır, hiç sanmıyorum.

Naomi beni çocuklara yardım etmem için tuttu.

- Şunu alayım. - Teşekkür ederim.

- Evet. - Selam küçük adam.

Elimi tutmak ister misin?

- Elbette. - Tamam, hadi gidelim.

Marcus'ın doğum günü kutlu olsun.

- Evet. - Evet.

- Heyecanlı mısın? - Evet.

Sence doğum günü pastası olacak mı?

Pasta.

Pasta güzeldir.

Özellikle kreması.

- Kreması çok lezzetli, değil mi? - Evet.

Gidip annenle oynasana tatlım.

Bunu dert etmeyin. Siz partinin tadını çıkarın.

Başlıyoruz.

Pekâlâ Lucky. Neredesin?

Hadi ama.

İşte oldu.

Neredesin?

İşte buradasın.

Tamam.

Tanrım.

Güzel elbise.

Endişelenme. Hepimiz yaptık. Bu büyük bir koleksiyon.

Değil mi?

Bana buraya gelmemi söyledi çünkü…

Biraz şarap döktüm, anlıyor musun? Ama bunun şey olacağını beklemiyordum…

Siktiğimin Bergdorf Goodman'ı mı?

- Evet. - Evet.

Hazır gitmişken Birkin de al. Fark etmez.

Neil boşanmada her şeyi alacak zaten.

Duydum.

Zavallı Naomi.

En iyisi bu.

Neil tam bir insan zımpara kâğıdı.

Evet. Bu…

Çiğneme biçiminde bir şey var, değil mi?

More Turkish subtitles for Lucky

Commentaires

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left