Les 200 premières lignes.
Patron, bu sana.
Hayır, hayır, hadi ama. Ailene yardımcı olman gerek.
Jasmine bunu sırf senin için yaptı.
Dostum, lütfen. Al hadi.
Ona teşekkürlerimi ilet.
Dinleyin.
Bugün zor olacak.
Tüm gün denetimlerimiz var.
Yapılacak ve yıkılacak yerlerimiz var...
...ve teslimatlar hep yolumuza çıkıyor.
Bugün çok çalışırsanız sizin için bir bonus olacak.
Anlaşıldı mı?
Her şeyinizi verin, çocuklar.
Hepimiz buraya...
...geldiğimizdeki parmak sayımızla geri dönelim evlerimize.
Pekâlâ.
Kardeşlerim...
- Kolay gelsin. - Kolay gelsin.
- Merhaba, Jess. - Günaydın, Levon.
- Nasılsın? - İyiyim.
Hey, Levon.
- Bugün benden para isteyecek var mı? - Hayır.
- Neden? - Çünkü görünüşe göre ailede...
...satıcı hesabı yapabilen tek kişiyim. - Pardon?
Sanırım biz kötü ebeveynleriz, ha bebeğim?
- Seni birkaç saat çalıştırıyoruz çünkü. - Bugün olmaz.
Önce şu dağıtımları halletmeye ne dersin?
Dışarıda para verilmesi gereken bir sürü kamyon var.
- Bana para verebilirsin. Ne için vereceğim?
19 yıl boyunca beleş oturman, yemeklerin...
...lise, üniversite, makyaj, karate derslerin için mi?
- Devam etmemi ister misin? - Hayır, böyle iyi.
Levon, şunu imzalar mısın lütfen?
- Baba? - Ne?
- Bugün tam bir keşmekeş. - Biliyorum.
- Ve üç şeyi aynı anda programladın. - Haksız değil kız.
Merhaba, evet. Garcia & Family İnşaat'tan arıyorum.
Carla ile görüşüyorsunuz ve bir süredir beklemedeyim.
O teslimatları bugün alıyoruz, değil mi?
- Baba, şuna bir bak. - Evet ama...
Bu gece için lazım olan bu.
Bu çılgınca. Ne bu?
- Düğün masrafın falan mı? - Hesap bu...
Hayır, bu gece için.
Dönemi bitirdik. O yüzden kutlama yapacağız.
Daha sadece bir dönem bitirdin.
Evet, büyük bir dönüm noktası.
- Öyle mi? - Evet!
- Böyle bir şey var mı? - Bak, daha kötü olabilirdi tamam mı?
- Bak, şapkaları geçiriyorum. - Evet.
- Parti minibüsünü de es geçtik. - Aman Tanrım...
- Yemek için mekânda yer ayırttık. - Nasıl da tasarruf etmişsin...
Evet. Rezervasyon için bir kart lazım sadece.
- Mika, yapamam. Ben... - Mika.
Tamam.
- Ona ihtiyacım yok. - Sadece ona istediğini ver.
- Hayır... - Anne...
- Kendi savaşımı verebilirim. - Hayır, buna karşı çıkan yok.
Bir dönemi bitirdikten sonra herkes parti yapmalı, değil mi?
Teşekkür ederim.
Al şunu.
Pardon?
Onun işe dönmesi gerek.
Siktir git buradan. Bu mevzu seni ilgilendirmez.
İyiyim ben, patron. Beş dakikaya geli...
Bu da neydi?!
Durun. Silahlarınızı indirin.
Saygılıydım.
Sen değildin.
Gidin buradan. Kalk.
Geri de gelmeyin.
- Yürüyün. - Hadi gidelim.
İyi misin?
Bunu nasıl yaptın?
İşe geri dönmemiz gerek.
Levon? Hassiktir... Orduda mı öğrendin bunları?
Hiçbir şey görmedin.
Babam bilse götü tutuşurdu.
Bana öğretebilir misin?
Bak, dedem bir paraşütçüymüş. Bana parmak kırmayı öğretti.
- Ve başka birkaç şey. - Parmak kırmayı mı?
Evet...
Büyükannem sana tavuk yemeği yapmış.
Çok iyi.
Bir de sana el yapımı büyükanne tortillası yapmış.
Niye millet hep bana yemek yapıyor?
Yapmazlarsa sadece konserve ton balığı ve fıstık ezmesi yersin.
Bir şey görmedin, tamam mı?
Benden laf çıkmaz.
- Lazım olunca arkamı kolla yeter. - Tabii ki, Jenny.
Görüşürüz.
Seni seviyorum, baba.
Ben de seni seviyorum, canım. Kamyonette.
- Olay ne? - Olay falan yok.
- Merry birkaç arkadaşını ağırlıyor. - Evet.
Bugünün ziyaret günün olduğunu bilmiyordum.
Kalmasına izin verebilirsin...
Evet, lütfen Dr. Roth. Bunu yapmak zorunda değiliz.
Annesi sana ihtiyaç duyduğunda yanında değildin...
...ve Meredith sana ihtiyaç duyduğunda da yanında olmayacaksın.
Ama ben olacağım.
Bana saldırmak istediğini biliyorum.
Bu senin tek cevabın.
Şiddet.
Tehlikeli bir ebeveynsin.
Sen bir katilsin.
Değilmiş gibi davranamazsın.
Müsaadenle, Dr. Roth.
Bugün benim günüm.
Büyükbaban neden benim günümde sana parti düzenliyor?
Acayip açım. Bir şey yemedim.
Seni bekliyordum.
- Öyle mi? - Evet.
Tamam. Gidelim hadi.
Teşekkür ederim.
- Teşekkürler. - Afiyet olsun.
Bir şey almana gerek yoktu.
Hadi, açsana.
Annem bu.
O resmi babamın verdiği fotoğraf makinesiyle çekmiştim.
Büyükbabam, annemin bütün resimlerini indirmiş.
Bazen onun görünüşünü unutuyorum.
Sana benziyordu.
- Baba, sana bir şey diyebilir miyim? - Ne olursa.
Anneme kızgınım. Öldüğü ve bizi terk ettiği için.
Sorun değil.
Ben de öfkeliyim.
Şimdi sizinle görüşecekler.
Ziyaret zamanımda partiler düzenliyor.
Bana bakıp gülüyor.
Yumruk atman umuduyla seni kışkırtıyor.
Evet. Sonra o kazanacak.
Karşı tarafın avukatı tedavi edilmemiş travman olduğunu iddia ediyor.
Askeri hizmetinden kalma bir beyin travması.
Bu da seni şiddet için riskli kılıyor.
Memleketim Britanya'ya 22 sene hizmet ettim.
Bu yüzden mi kötü adamım?
Daha da kötüleşiyor.
Gözetimli ziyaret talep ediyorlar.
Ve ziyaret süresinin haftada iki saatten...
...iki haftada bir saate indirilmesini.
Buna karşı çıkmalıyım.
- 10 bin dolar biriktirdim. - Bagajında uyuyarak mı?
Mahkeme sabit bir ikametgâhının olmamasından memnun kalmayacak.
Hey, bir yolunu bulurum.
Doktor Roth neden senden bu kadar nefret ediyor?
Kızını öldürdüğümü düşünüyor.
Öldürdün mü?
İntihardı.
Yurt dışında bir görevdeydim.
Hayatı boyunca depresyonla mücadele etti.
"Romalı gibi savaşmak" deyimini duymuşsundur.
Düşmanı yavaşça ezersin.
Bu adamın saati bin dolar olan...
...avukatlardan bir ekibi var.
Sen toz olana dek kanını emerler ve sonra da üflerler.
Yapabileceğimiz en iyi şey bir teslim pazarlığı yapmak.
Kızın var mı senin?
Size ufak bir şey aldım. Nina.
Jocelyn.
Teşekkürler, anne.
Bunlar manyak!
- Nereden aldın bunları? - Bir kuzenim var. Şaibeli biri.
Sağ ol.
Ne var? Ne?
Burada hâlâ ne sikim işimiz var?
Levon'u istediğini söyledi. Levon'u istiyorum.
- Levon'u istiyorum lan. - Ne demek bu?
Onunla ne zaman görüşeceğini bilmiyorum, tamam mı?
Bu işten ne kadar para kaldıracağımızı biliyor musun?
- Kaldırsak iyi olur. - Keyfine bak, tamam mı?
Hey, son mekân bu.
Erkenden uçağınız var.
Arkadaki masa müsait mi?
Adını söylersen senindir.
- Adım Jenny. - Merhaba.
Ben Johnny.
Merhaba, Johnny.
Adamım...
Biraz fazla kaçırdın sanki.
Nina?
- Nina, bayılma. - İyiyim ben.
Tuhaf surat yapıyor.
- Sorun yok. - Sana yardım edeyim.
Sen...
Aman Tanrım...
Şu an senden acayip nefret ediyorum.
- Komik değil. - Evet, komik değil.
Aman Tanrım... çok fena görünüyorum.
Bu şekilde dışarıya çıkamam.
Pekâlâ, savaşını seç...
...çünkü 30 dakikaya kalkıyoruz.
Gazla!
Jenny kayıp.
Ne demek kayıp?
Cuma günü arkadaşlarıyla dışarı çıktı.
Cumartesi endişelendik ve polisi aradık.
Sonra Pazar günü...
Pazar gecesi piyano resitali vardı.
Ailemizin yarısını davet etmiştik.
No comments yet. Be the first to leave one.