Les 200 premières lignes.
İÇTEN TEŞEKKÜRLER TRIVIKRAM BEY
TEŞEKKÜR EDERİM BABAI. -VAMSI
HİKÂYE TAMAMEN MUMBAİ'DE GEÇSE DE TÜM KARAKTERLER
TELUGU SEYİRCİLERİNİN ANLAMASI İÇİN TELUGU DİLİNDE KONUŞMAKTADIR.
29 MART 1992
Çay getir bana.
Peki.
Denizdeki sükuneti insanlarda görmek zordur.
Koşup dururlar.
Peki neden?
Para için.
Bu şehirde para kazanmanın birçok yolu vardır.
Meslekler, işletmeler, siyaset, lobicilik, sinema, anlaşmalar ve daha bir sürü yol.
Ama tüm bu yollar Dalal Caddesi'ne çıkar.
SENSEX YÜKSELİŞTE
Varış yeri de 29 katlı BSE binasıdır.
Bombay'a hoş geldiniz.
Hindistan'ın para başkenti.
- Buyur Baskhar kardeşim. - Sağ ol.
Harsha Bey, Bluemoon hisselerinin bir haftaya yükseleceğini söylemişti.
Haklıymış.
Harsha Bey, namıdiğer Harsha Mehra.
BSE'nin en güçlü oyuncusu. Büyük boğa.
Borsa bir denizse o da balinadır.
Gazete alanların yüzde 90'ı sadece ön sayfayı ve spor sayfasını okur.
Harsha Bey ise bu insanların ekonomi sayfasını okumalarını sağladı.
Küçük esnafa ve araba şoförlerine borsayı tanıttı.
Hayal kurmaktan korkan gözlere, hayallerin nasıl gerçekleştirileceğini gösterdi.
Ama…
Bu hikâye onun hikâyesi değil.
Benim hikâyem.
Benim adım Baskhar.
Baskhar Bey…
Ben Lakshman Rao.
CBI Soruşturma Amiriyim.
Bizimle bankaya gelmeniz gerekiyor.
- Bankaya mı? Ama ben… - Gelmek zorundasınız.
- Banyo yapacaktım… - Dişlerinizi fırçaladınız mı?
O yeter. Arabaya binin.
Gidelim.
- Açın kapıyı. - Siz kimsiniz?
CBI! Açın dedim.
- Ramji, aç. - Efendim, siz misiniz? Tabii efendim.
- Güvenlik, ışıkları aç. - Peki efendim.
- Hesap özetini getir. - Peki efendim.
Buraya oturun.
Baskhar Bey'in bütün hesap özetlerini çıkarın.
Peki efendim.
Neler oluyor efendim?
Direkt konuya geleceğim.
Banka fonlarını
suistimal ettiğinize dair iddialar var.
Menkul kıymet ve banka dekontu sahteciliğine karıştığınıza dair.
Bu yüzden CBI bu konuyu araştırmaya geldi.
Alo?
Eşiniz efendim.
Sumathi?
CBI geldi. Evi talan ediyorlar. Her şey dağıldı!
Endişelenme.
Görevlerini yapıyorlar.
Yardımcı ol onlara. Kapatıyorum.
Nereden başlayalım?
- Güvenlik! - Buyurun efendim.
- Jeneratörü aç. - Onarımda efendim.
Ne kadar sürer?
Elektrikçi lazım. Yarım saat sürebilir.
- Hemen bulun. - Önce size çay vereyim mi?
Hey! Önce elektriği hallet.
Peki efendim.
Nereden başlayalım?
11 AĞUSTOS 1989
Adım Baskhar Kumar.
Magadha Bank'ta veznedarım.
Maaşım 6.000 rupi.
Bankaya 36.000 rupi borcum var.
Magadha Bank.
1980'deki kamulaştırmadan kurtulan birkaç özel bankadan biri.
Bu, şu anki yönetim kurulu başkanımız Rajbir Lokhande.
Peki efendim.
Latha Hanım, kızınızın ateşi geçti mi?
- Evet, iyileşti. Teşekkür ederim. - Geçmiş olsun!
Dün verdiğiniz tatlılar çok güzeldi.
- Evdeki herkes bayıldı! - Sağ ol Baskhar!
Bu, Bölge Müdürü Himanshu Bey. Çok çabuk sinirlenir.
- Her şey yolunda mı? - İnsanın canını sıkıyor.
Seninle gurur duyuyorum.
- Aferin Baskhar. Aferin. - Teşekkür ederim efendim.
Daha fazla sabit vadeli mevduat almaya çalış.
Senin gelişmen bankanın gelişmesine bağlı.
Bölge Müdür Yardımcısı Athish Kulkarni.
Bir aya emekli olacak.
Yıl sonu hedeflerine ulaşırsam.
Himanshu Bey bu görev için beni tavsiye edeceğine söz verdi.
- Narayanan Bey geldi mi? - Hayır efendim.
- Daha gelmedi mi? - Pardon, geciktim.
Kasa Müdürü Narayanan Bey. Geç gelir, bankadan erken çıkar.
Peki efendim.
- Ne kadar? - 2,5 milyon efendim.
Bankanın hesap defterleri. Banka hesaplarını bunlarda tutuyoruz.
Verileri her ay sonunda bilgisayara giriyoruz.
RBI'a altı ayda bir rapor veriyoruz.
Baskhar, akşam kızıma bir görücü geliyor.
Erken çıkmam gerek.
Nakdi kasaya yatırma işini senin halletmen lazım.
Peki efendim.
- Günaydın Baskhar. - Günaydın efendim.
- Günaydın Baskhar. - Günaydın efendim.
Genel Müdür Vinod Bey ve yardımcısı Srikanth Bey.
Bankanın direkleri.
VEZNE KAPALI
Son üç yıldır en iyi çalışan benim.
Bu ödüllerle gurur duyuyorum.
Maruti 800. En sevdiğim araba.
Banka bunu, borcunu ödeyemeyen birinden aldı.
Son altı aydır burada.
Bunu almak için önce ödenmemiş krediyi ödemen lazım.
Samba, en iyi arkadaşım.
Onuncu sınıfa kadar beraber okuduk.
Ben sınıfı geçip veznedar oldum, o geçemeyip vasıfsız eleman oldu.
Suç ortağım.
Bir de ek işim var.
Her gün bankaya yüzlerce kişi geliyor.
Çoğu çek yazmayı bile bilmiyor.
- Kendin yaz. - Sıradaki.
- Bu formu doldurur musunuz? - Yan vezne.
Göz ardı edilen bu müşterilere yardım ediyorum.
Küçük bir ücret karşılığında.
Adım Anthony.
Bu da kredi başvurum.
- Kredi tutarı ne kadar? - İki yüz bin.
- Teminat ne kadar? - Yok efendim. Her şeyim gitti.
Liman ticaret lisansım var.
BOMBAY LİMANI
İşe yaramaz.
- Lütfen efendim. - Sıradaki!
Yaşadığım koloni burası.
Burada yolumu gözleyen çok insan var.
Beni sevdiklerinden değil, onlara borcum olduğundan.
Yedi yüz elli.
Beş yüz altmış.
Kadına 1.000 rupi.
- Bağıran adama 1.200 rupi! - Baskhar Bey!
- Patel Bey, 10.000 rupi. - Paramı ne zaman vereceksin?
Biraz zaman verseniz. Lütfen.
- Kes sesini geri zekâlı! - Beyefendi.
Önümüzdeki ay en azından faizi ödemezsen
gününü gösteririm sana!
Tabii beyefendi. Önümüzdeki ay kesin.
- Kaybol! Yürü! - Tabii! Teşekkür ederim.
Bombay'ın güneyindeki bu ev benim. Babam yaptı.
Mühendislik okuyan bir erkek kardeşim var.
Benlik değil bu.
Zaman geçirmek için üniversite okuyan kız kardeşim.
Annem. Biz çocukken aramızdan ayrıldı.
Babam. Prahlad Kumar.
Bir zamanlar ünlü bir yeminli muhasebeciydi.
Şimdiyse hiç tanınmayan biri.
On yıl önce arkadaşlarıyla bir işe yatırım yaptı ve dolandırıldı.
Felç geçirdi.
Kandırılmanın verdiği acıdan kimseyle konuşmaz oldu.
Hayatımdaki tüm zorluklara ve yoksulluk sınırında yaşamama rağmen
o, ailesine karşı gelip benimle evlenmeyi seçti.
Sumathi. Güç kaynağım. Eşim.
Bir gün bir ev yemekleri işi kurmayı hayal ediyor.
Yeni yaptım bunu.
- Buyurun. - Selam anne!
- Bu da altı yaşındaki oğlum Karthik. - Baba!
- Okul nasıldı? - İyiydi!
Elli rupi.
- Üstümüzü değiştirelim mi? - Evet.
Ve evrenin efendileri!
- He-Man! - Karthik!
Bu tişörtü giy.
Her gün aynı tişört.
Kahraman gibi olursun. Giy hadi.
Geç kalırsan Arun abinin pastası kesilirken göremezsin.
- Hazır mısın? - Az kaldı.
- Tamam. - Hey.
- Giy şunu. - Yolda hediye alalım mı?
Annem bunu giymeni söyledi.
Hediye mi?
Hediye…
Anne! He-Man oyuncağıyla oynayabilir miyim?
Anne, bak He-Man oyuncağı!
Teşekkür ederim Karthik.
Zavallım! Çocuğun oyuncağını mı verdin?
Bir şey olmaz.
Kendi doğum gününde daha büyüğünü alacağımızı söyledim. Kabul etti.
Bu kadar geç kalınır mı canım?
Merhaba anne.
Gel. Seninle konuşmam lazım.
Herkes burada. Çabuk gel lütfen.
Merhaba Ramesh Bey. Her şey yolunda mı? Nasılsınız?
- Merhaba, nasılsınız? - Merhaba.
- Merhaba abi. - Merhaba enişte.
Rao Bey! Merhaba!
Niye geç kaldınız efendim?
Ev yemekleri işini sormanı söylemiştim. Sordun mu?
Evet ama zaten bir kredimiz olduğunu söyledi.
Onu ödedikten sonra bir kredi daha çekmeyi planlıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.