The Agency

The Agency

Turkish उपशीर्षक डाउनलोड करें

सीज़न 2

रिलीज़ जानकारी

The Agency 2024 S02E05 1080p AMZN WEB-DL DD 5 1 H 264-playWEB tr
टिप्पणी द्वारा BartuW

टैग

webdl
प्रकाशित: 2026-06-25
डाउनलोड: 37
श्रवण बाधित: No

Turkish उपशीर्षक पूर्वावलोकन

पहली 200 पंक्तियाँ।

The Agency'de önceki bölümlerde...

- Kadını bırakmak karmaşık. - Sizin sorununuz.

Odasına geri götürün.

İkimizin de sorunu.

Samia hâlâ hayatta.

Anlaşmamız devam ettiği sürece hayatta.

Anlaşmamız devam ediyor. Güven bana.

- Hassan Zamani hâlâ bir hedef mi? - Hayır.

Bir kaynağı kaybederiz.

Ben kararımı verdim.

Buradakilerin telefonuna erişiyorsun.

Bu sistemi ekibimdeki herkese kur.

16 kırmızı noktanın olduğu bir harita istiyorum.

Hassan Londra'ya gelmeli.

- Buraya getireceksin. - Henry hedef olmadığını söyledi.

Henry'yi ikna ettim.

Gremlin'in bir erkekle şehirde geziyor olması normal mi?

Uçağa atla. Güvenli bir yerde buluşalım.

Ben her şeyi halledeceğim, söz veriyorum.

Sen de geleceksin, değil mi?

Yalnız gitmeye korkarım.

Tabii ki.

Viking'le buluşma yeri,

Kaga Bonduro'nun dışındaki bir keçi ahırı.

Seni şaşırtan bir şey olursa yüzde 80 ihtimalle bizizdir.

Vazgeçmek istersen yapabilirsin.

Ben varım.

ONU BANA GETİR. BİRİNİ ISIRMADAN UYUTALIM.

BANGUI, ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ

Hükümet, Batılıların şehri terk etmemesini öneriyor.

Yani soran olursa, otele ve STK'ya gidiyoruz. Tamam mı?

Biri bize geliyor.

- Siz ikiniz! - Sorun yok.

- Amerikan pasaportları mı? - Evet.

Sorularına cevap ver.

Fransızca biliyor musunuz?

Kendi dilimizi.

Demek bu tıbbi STK'yla buradasınız?

Biz gönüllüyüz.

Ben bir hemşireyim.

Bangui'de eğitim ve bakım hizmeti vermek için geldik.

Evet...

Demek hemşiresiniz? Öyle mi?

Bu numarayı arayın.

Kaga Bandoro'daki Valhalla'yla konuşun.

Amerikalısınız.

Bu bir sorun mu?

Siz söyleyin.

O numarayı arayın.

Köpeğin yanımda olduğunu söyleyin.

Ne dedim sana?

Bir şey olmayacak.

Sen korkmadın mı? Benim ödüm koptu.

O adamlardan mı?

Gel binelim.

- Ben alırım. - Tamam. Teşekkür ederim.

- Görüşürüz. - Güle güle.

BANGUI'YE VARDIK

Adamımız sağ salim indi.

Komutan Pruitt, lütfen.

İşte karşınızda

nikel kaplama

357 Kolt Piton.

Havalandırma şeritli.

Kirli Harry gibi.

BÖLGEDE

Daniela.

Olabildiğince çabuk geldim.

Hassan Zamani'yle iletişime geçtin mi?

Geçtim.

Ayrıca onu Londra'ya getirdim.

Onunla iletişime geçmenin yasak olduğunu söylemiştim.

Dur. Sen...

Ben, ne?

Fikir değiştirmiştin.

Öyle mi?

Martian seni ikna etmiş.

Sahi mi?

Dur, bu bir sınav mı?

Baştan başlayalım.

Martian, doğrudan temas kurmak amacıyla Hassan'a ulaşıp

onu Londra'ya getirmeni mi söyledi?

Evet.

- Ve ben bunu biliyormuşum. - Evet.

Seni ikna ettiğini söyledi.

Anlaşıldı.

Neler oluyor?

Hiçbir şey.

Merak edecek bir şey değil.

Basit bir ofis içi iletişimsizlik.

Tamam.

Zamani'yle ilgili son durumu anlat.

Eksiksiz.

Bu çalışmıyor.

ERİŞİM ONAYI: HATA REDDEDİLDİ

Bir sorun mu var?

Erişim Kontrol'e gitmeniz gerek.

Neden?

Size eşlik edeceğiz.

Sen yine Gremlin'den sorumlusun.

- Woodchuck'a ek olarak mı? - İkisini de alabilirsin.

Ne oldu? Martian hâlâ görevde mi?

- Artık burada değil. - Anlamadım?

Beni duydun.

Nasıl, o burada değil mi?

- Hâlâ Müdür Yardımcısı mı? - Burada değil.

Neden işten çıkarıldım?

Bunu size söyleyemem, efendim.

Henry Ogletree'yle konuşmak istiyorum.

Bu binada veya merkezde

hiç kimseyle iletişime geçemezsiniz.

Aksi takdirde, Federal Kanun'un 18'inci bölüm, 798'inci Maddesi'ni

ihlal etmiş olursunuz.

Körfez İnsan Hakları Kuruluşu.

Abu Dabi merkezli bir STK.

Düşünce mahkûmları için mücadele ediyorlar;

yargılanmadan hapsedilen gazeteciler, muhalefet liderleri gibi.

İngiliz istihbaratının desteklediği bir paravan hayır kurumu mu bu?

Biz şuna karşılıklı iyilikler diyelim.

Hemedti ve BAE'deki dostları

Samia için onları kullanmamızda ısrar etti.

İnsani konularda makul görünmeye çalışıyorlar.

Üzerimize düşeni yaptık.

Ama Sami henüz özgür değil.

Ama gördüğün gibi olmak üzere.

Her an serbest bırakılabilir.

Bu yüzden, üzerine düşeni yap.

Henüz değil, her şey tersine dönebilir.

Her zaman.

Herhangi bir nedenle. Hiçbir açıklama olmadan,

Hemedti geri adım atabilir.

Biz de öyle.

Fotoğrafı asılı ama bir telefonla kaldırılır.

- Kimse umursamaz. - Üzerime düşeni yapacağım.

Zamani ve kız arkadaşı bu sabah Los Angeles'a tek yön bilet aldılar.

İran'a dönmeyecekler, temelli gidiyorlar.

Bu bir sorun.

- Biletleri kız mı almış? - Hassan almış.

Telefonundan, kartıyla.

Ben hallederim.

Ajanın bundan bahsetmedi mi?

Günde bir defa görüşürüz. Güvenlik için.

Bunu çözeceğim.

Merhaba.

Seni görmek çok güzel.

Çektiğin eziyetin karşılığını aldın.

Seni tebrik ederim.

- Tüm kalbimle. - Ne için?

Pasdaran karakolundan kurtulduğun için.

Eğitimini uyguladın.

Ve Londra'ya geri döndüm.

Neler oluyor?

Popeye'ı bırakacak, onunla tüm ilişkini şimdilik askıya alacaksın.

Söyle.

Martian.

Onunla konuşmak istiyor.

Onunla konuşamazsın.

Ben hâlâ senin amirinim.

İyi deneme.

Bak. Anlamıyorsun.

O hedef stratejik. Öylece bırakamazsın.

Martian.

Buraya kadar.

Dışarı mı çıkıyorsun? Yemeği beraber yiyecektik.

Yapamayız. Bu akşam olmaz.

Ne? Neden?

Yukarı çıkma, ortalık dağınık. Hırsız girmiş.

Burada eşyan yoktu, değil mi? Dizüstü bilgisayarın falan?

Hayır, diş fırçamla giysilerim var.

- İyi misin? - İyiyim.

Biraz koşup kafamı boşaltacağım.

Sonra konuşuruz, olur mu?

Bu gece annende kal.

Bin.

Kontrolü kaybettin mi?

Dinle...

Samia Zahir Abu Dabi'ye gönderilecek.

Oradan da Londra'ya geçişi sağlanacak.

Sense tam da bunların olacağı zamanda...

Kontrolü kaybetmedim.

O hâlde neden soruşturma sürecine girip

kovulduğunu duydum?

Bu doğruysa, Hassan Zamani'nin dosyasına erişimin de olamaz.

Samia'yı nasıl ortaya çıkarmışsam

aynı şekilde ortadan kaybedebilirim.

Yani, soruma cevap ver.

Kontrolü kaybettin mi?

Ortadan kaybedemezsin.

İzle de gör, kancık.

Zamani'ye ihtiyacın var. Saçmalamayı kes

ve sorunu çözmeme yardım et.

Seninle nasıl iletişime geçtiğimi hatırlıyor musun?

Bir puro barında dinlemeye takılmıştın.

Bilmemen gereken ama bildiğin gizli bilgi kaynaklarımız var mı?

- Kalk. Hadi, kıpırda! Çık yataktan! - Tamam.

Burada silah saklıyor musun?

Silahın var mı?

Burada silah var mı?

Silah var mı?

- Ne yapıyorsunuz? - Silah var mı dedim.

टिप्पणियाँ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left