200 baris pertama.
NETFLIX SUNAR
GRÖNLAND SON KAYNAKLARA GÖRE - 1905
Orada bir şey var!
Iver, peşlerinden git.
Git, neymiş bak, çabuk ol. Kandili ver.
Kaptan bu!
Efendim, bir şey buldunuz mu?
-Jörgensen'a yardım edin. Ayakları dondu. -Peki, hadi.
-Holm geliyor. -Olabildiğince çabuk ol Unger. Suyu getir.
Jörgensen, başını kaldır.
-Unger, suyu hemen getir. -Geliyor!
-Kaldır. Yavaş. -Bir şeyin yok. Yanındayız.
-Yanındayız. -Yavaş ol Jörgensen.
Unger, su!
-Hadisene! -Geliyor.
Bunları tut. Yavaş ol Jörgensen.
-Viski var mı? -Evet, adama içki getir.
Al.
Durun.
Onu ben alayım.
Ejnar, onu tut. Hadi.
Jörgensen, nefes al. Hadi, nefes al.
Yapalım.
Tamam.
-Tutun. -Bir, iki, üç!
GERÇEK BİR HİKÂYEYE DAYANIR
NOEL ARİFESİ 1909 KUZEY DOĞU GRÖNLAND
Tamam.
-Sağ ol. -Tamam mı?
Güzel, Noel gibi kokuyor.
Bir, iki, üç.
-Kimler aç? -Herkes.
Kurt gibi açız.
Buyurun çocuklar.
-Leziz. -Sonunda.
Kendinle gurur duy canım.
-Nihayet ne işe yaradığını bulduk. -Sağ ol.
Beyler, bakabilir misiniz?
-Parti bitti. -Sessiz ol Poulsen.
-Kadeh kaldırmanızı istiyorum. -Tabii.
Evdeki…
Evdeki sevdiklerimize,
krallığımızın bilinmeyen son kısımlarını keşfetmek için hayatını verenlere.
Danimarka Seferi'ne.
Ve görevlerini tamamlamak için bana katıldığınız için size.
Skål.
Skål.
Yarısı bitti.
Uzun arayışımız planlandığı gibi gitmedi.
Jörgensen buna arka çıkabilir.
Beklenildiği gibi,
kaybolan keşfe dair herhangi bir iz bulmak zordu.
Ancak
bunu bulduk.
Adamlardan birine ait bir günlük.
Ve bir harita.
Mylius-Erichsen'in bilinmeyen topraklara dair
son kayıtlarını bıraktığı bir höyüğün yerini gösteriyor.
Höyük ne?
Uzaktan görülebilen bir taş yığınına höyük denir.
Bu yüzden başka bir yolculuğa çıkacağım.
-Ne? -Başka bir yolculuk mu?
Bu kez daha uzağa, buz tabakasının ötesine.
Geride kalan bulguları kurtarmak için.
O zaman eve gitmiyor muyuz?
Buraya bunun için geldik çocuklar.
Bu bulgular olmadan Kuzey Grönland kaybedilip
Amerikalılar tarafından alınabilir.
Şimdi Jörgensen çalışamaz hâlde ve bunu tek başıma yapamam.
Bu da siz talihlilere
hayatta karşınıza bir kez çıkacak bir fırsat veriyor.
Bana eşlik edecek bir gönüllüye ihtiyacım var.
Gönüllü olan çıktı mı?
Şaka bu, değil mi?
Jörgensen'ın ayakları mahvolmuş.
-Komuta zincirinde sen yok musun Laub? -Sus Poulsen, bazılarımızın ailesi var.
Niye aranızdan kimse onunla gitmek istemiyor?
Haritayı gördün.
Moskova'dan Roma'ya yürüyerek taş yığını aramaya benziyor.
Bunu kaptanla yapmaktan bahsetmiyorum bile.
Iver onu iyi tanıyor.
Sefere katılmadan onu iyi tanıyordu, değil mi?
Onun hakkında bir şeyler okudum
ama herkes okudu, değil mi?
Herkes onun hayranı değil Iver Iversen.
-Herkesin okuması yok, değil mi Unger? -Bunu oku!
Hadi!
Kaptan.
Merak
ettim de…
Şimdiye kaç gönüllü çıktı bilmiyorum…
Hiç çıkmadı.
Şunu söylemeye çalışıyorum,
teknik olarak bir işim kalmadı.
Burada durduğumuz sürece motora ihtiyaç duymayacağız.
İzniniz olursa sizinle gelmek isterim.
Tüfekte iyiyim ve köpek kızağını kullanmayı öğreniyorum.
Gelmeyi çok isterim Kaptan.
Aklımda bulundururum. Teşekkürler Iversen.
Teşekkürler Kaptan.
Poulsen, koşum takımlarını ver.
-Iversen ne yapıyor? -Hadi.
-Yardıma ihtiyacı var sanırım. -Orada kal.
Hepiniz burada kalın, tamam mı?
Tamam.
Hey, durun!
Orada kalın!
Onunla konuş.
Gel, yardım edeyim.
Iversen, köpekler sana hizmet eder.
Bunu unutma.
Buz üstünde
her bir köpek başlangıçtan itibaren 45 kilo çekebilir.
O 45 kilo yendiğinde
o köpek ihtiyaç fazlası olur.
Bu yüzden en kötü köpeği vurup
diğerlerine yediririz.
Bu yüzden Iversen, onlarla sıkı dost olma.
Iversen'ın gönüllü olduğunu duydun.
-Evet efendim. -Onun hakkında ne düşünüyorsun?
-Iversen hakkında mı? -Evet.
İyi bir çocuk.
Çok cesur. Sağlam bir kişiliği var.
Köpek kullanırken gördün mü?
Gelişmek için daha çok çalışması gerektiği açık.
Ama sence başarabilir mi?
Bence başarabilir, evet.
Bu kadardı.
Saçmalama.
Fazla ağır olduğu bariz.
İnan bana, batması imkânsız. Şimdiden 1 milyon dolar harcadılar.
21 knot'luk hız garantisi veren
karmaşık türbinleri, pistonlu motorları var.
-Birisi çevirebilir mi lütfen? -Ne diyorsun Iver?
Alabama, standartlarını karşılamıyor mu?
Kaptan'a böyle şeyler anlatırsan birkaç güne kalmaz kafana sıkar.
Evet, genelde Poulsen'ın saçmaladığını söylerim
ama katılmalıyım. Ona iki kelime etmeye korkarım.
Kaptan o kadar kötü değil.
Söylemeliyim Iver, bence aklını kaçırmışsın.
Köpek kızağı kullanmaktan, eksi 40'ta hayatta kalmaktan ne anlarsın?
Evet, kutup ayıları, diğer korkunç şeyler varken.
Bence Iver köpekleri artık çok iyi kontrol ediyor.
Fikrini değiştirmek için çok geç değil.
Buraya üçüncü gelişim, o lanet köpeklerden hâlâ nefret ediyorum.
Soy içi üreme yapa yapa soyaya dönecekler.
Hayır, yapmayın. Harikalar.
Lider köpeğe güvenmeyi öğrenince gerisi geliyor.
Benimki Bjorn, diğerleri hizada tutuyor. Bütün işi o yapıyor.
Iver ve yeni favori köpeği Bjorn'e bakın.
Seni yüz üstü bıraktım sanki.
Kendini toparlamalısın.
Ayrıca Iversen gönüllü oldu.
Ne var?
O bir tamirci.
Reykjavik'de motorumuz bozulmasaydı bu yolcukta olmazdı.
Alabama'ya benim için iyi bak.
Şunu söylemeliyim,
artık genç değilsin.
Kendi hayatını, Iversen'ın hayatını riske atıyorsun.
-Denemeden pes etmemizi mi istiyorsun? -Denedik ya.
-Elimizden geleni yaptık. -Saçmalık.
Naja ne olacak?
Seni beklemesini mi bekliyorsun?
-Kanıtlayacak bir şeyin yok. -Mesele ben değilim.
Komitenin talimatları açıktı.
Deniz temmuza kadar çözülüyor.
Ağustosa kadar, deniz donmadan dönmezsek siz gidin.
-Bir başınıza kalacaksınız. -Bu bir emirdir.
Bu yolculuk için en iyi ve uygun olan tek kişi Iversen.
Endişene saygım var ama yarın gidiyoruz.
Emredersiniz Kaptan.
BAĞIMSIZLIK KOYU
DANİMARKA SEFERİ BİR FACİA YAŞADI
LİDERLERİ MYLIUS-ERICHSEN VE İKİ ADAM ÖLDÜ CESETLERİ SONSUZA DEK KAYIP
1. GÜN MART 1910
Iver, kaptana yaklaş.
Evet, böyle.
Üç, iki, bir.
Harika.
Teşekkürler.
-Bol şans. -Sağ ol.
Teşekkürler.
Ağustosta görüşürüz.
Dikkat edin çocuklar.
Siz de Kaptan.
Yolunuz açık olsun.
İyi şanslar.
Teşekkürler Jörgensen. Sağ ol.
Bol şans Kaptan.
Hadi çocuklar.
Bol şans Iver.
Şansa ihtiyacı olacak.
Iversen!
Arkama geç.
Hadi Bjorn.
Hadi çocuklar!
Aman tanrım.
-Oraya çıkmaya mı çalışacağız? -Çıkmak için hep bir yol vardır.
Önemli olan en kısa yolu bulmak.
No comments yet. Be the first to leave one.