200 baris pertama.
Baba?
Baba.
Size söylememem gereken bir şey var.
Öyle büyük bir olay değil. Panik yapmayın.
Ne demek "Panik yapmayın"?
Burada ziyaret etmek istediğim manastır vardı ya?
Orada meditasyon merkezi de var.
Buraya gelmek istememin sebebi oraya göz atmaktı.
Attım da.
Ve çok, çok hoşuma gitti.
Mezun olunca bunu yapmayı düşünüyorum.
Anlamadım. Sen...
Ne yapmak istiyorsun?
Buraya taşınmak.
Mezun olduktan sonra. En az bir yıl için.
Buraya taşınıp ne yapacaksın?
Meditasyon.
Aynı zamanda Budizm'i gerçekten anlayıp
maneviyatımı geliştirmek için kendimi bu inanca vermek istiyorum.
Ama sen Budist değilsin ki.
Öyleyim, anne.
Tatlım, sen Çinli değilsin.
Bunun ne alakası var?
Böyle şeylere ilgi duyabilirsin ama asla gerçekten parçası olamazsın.
Biz bambaşka bir dünyadanız.
Sen kendine Hristiyan diyorsun ama Beytüllahim'de doğmadın.
Tanıdığım herkes Hristiyan.
Ebeveynlerim Hristiyan'dı. Senin ebeveynlerin de Hristiyan.
Tezin için burada olduğumuzu sanıyordum Pipe.
Tez falan yok.
- Ne? Ne demek istiyorsun? - Yazmam gereken bir tez yok.
Nasıl yok?
Meditasyon merkezine bakmak için buradayız
çünkü burada yaşayacağım.
En azından gelecek sene boyunca.
Tayvan'da mı yaşamak istiyorsun?
Ne?
Sana ne oldu böyle?
Bana bir şey olduğu yok anne. Bunu yapmak istediğimi biliyordun.
- Bu senin için sadece bir merak. - Gaitok.
Ne yapıyorsun? Bir sorun mu var?
Hayır, hayır. Ben...
Sadece Mook'u görmek istiyorum.
- Mook'u mu? - Evet.
Tamam. İyi.
Ama sadece birkaç dakikalığına lütfen.
- Peki. - Çünkü kulübede kimse yok.
- Evet, evet. Peki. - Sorun yok. Sorun yok.
Tamam. Teşekkürler. Teşekkürler.
Üzgünüm. Size yalan söylediğim için çok özür dilerim.
Öz güven, Loch. O sayede insanların senin istediklerini yapmasını sağlarsın.
Çünkü insanların çoğu ne istediğini bilmez. Birçoğu da...
Sana küçük bir sır vereyim.
İnsanlar kullanılmak ister.
Hayır, ciddiyim. Onların vizyonları yoktur.
Birinin gelip onlara ne yapacaklarını söylemesini bekleyip dururlar.
O minik sihirbaz hoşuma gitti.
Masum genç oğlanları seviyorum.
Seni çıplak görünce dizlerinin bağı çözülüyor.
Minik kalplerinin göğüslerinde atışını görebiliyorsun.
Biraz ilgi istiyorum işte.
Gary eskiden günde üç kez isterdi, şimdiyse keşiş gibi bir şey.
Rick'i asla aldatamam.
Ben romantiğimdir.
Olamaz, Chels.
- Ne oldu? - Modellik yaparken
gördüğüm romantik olan tüm kızların sonu fakirlik ve kalp kırıklığı oldu.
Ya da daha kötüsü.
Daha kötüsü ne olabilir?
Chloe sihir numaralarını sevdi.
Bu iyi. Chloe daha yaşlı, daha olgun.
İhtiyacın olan da bu.
Ben diğerini deneyeceğim, bana öyle kaba davranıyor ki azıyorum.
İyi bir mücadeleye de hayır demem.
İstediğin şey için adım atıp reddedilmek,
fırsatın olup da hiç denememekten iyidir.
Tek bir hayatımız var Loch.
Ya bu hayat sadece bir sınavsa?
Daha iyi insanlar olabilir miyiz diye görmek için?
Hayır.
Ne?
Ne var?
Çok kötü bir şey olacak.
Hayır.
Olacak. Rick'in kafası hemen atıyor.
O tam bir manyak.
Hep birileriyle dalaşıyor ama ben orada olup onu yatıştırıyorum.
Ama tüm hayatını onu kurtarmaya çalışarak geçiremezsin.
O çocuğum gibi bir şey.
Adam 50 yaşında.
Yapma ama.
Hadi gel.
- Bak, geliyorlar. - Selam! Orada ne yapıyorsunuz?
Abi kardeş takılıyoruz.
- Abi kardeş muhabbeti işte. - Kardeş sevgisi.
Siz Rusya'dan mı tanışıyorsunuz?
Vladivostok'tan. Küçüklükten beri arkadaşız.
Biz de öyle. Biz de küçüklükten beri arkadaşız.
- Hadi ya! - Annemle babam öldü.
- Olamaz. - Kız kardeşim de cadalozun teki.
O yüzden arkadaşlarımı seviyorum. Onlar benim her şeyim.
Her şeyim.
Vladivostok'taki tüm erkekler size mi benziyor?
İnanılmaz yakışıklılar mı yani?
Öyle demedim.
Pekâlâ. Aleksei ve ben beraber dans dersi almıştık.
Evet. Bale.
- Jaclyn ve ben de balede tanıştık! - Evet!
- Yok artık! - Evet.
Ben softbol oynuyordum.
Ben de tekerleklerle egzersiz yapıyordum.
Tekerlikleri döndürüyorsun. Bir de halatlar. Ağır halatlar.
- Böyle. - Tanrım.
Madem hepimiz eğitimli dansçılarız, Kate ve şey dışında...
- Vlad. - Vlad.
Dans edelim mi?
Laurie? İster misin?
Olur.
Tamam!
- Dans pistine çıkmışsın bile. - Hadi bakalım!
Hadi gidelim.
Khun Belinda.
Nasılsın? Keyif alıyor musun?
- Kesinlikle. - Harika.
Bir sürü hayranın var.
Düzenli müşterilerden biri az önce seni sordu.
- Öyle mi? - Evet.
Adını ve neden burada olduğunu öğrenmek istedi.
Dikkatini çekmişsin sanırım.
- Kimdi? - Bir Amerikalı.
Çok güzel bir kız arkadaşı var.
Ama seninle kesin ilgileniyor.
Bence bayağı zengin.
Sizi tanıştırırım.
Öyle yapmak istemedim. Duymayı istemediğim...
Ne diyeyim bilmiyorum. Ben...
Bak, yalan söylemek istemedim.
Ama buraya gelip buranın benim için doğru yer olup olmadığını görmek istedim.
Bir yıl boyunca hayatta hiçbir amacı olmayan kayıp tiplerle
pis bir manastırda mı yaşayacaksın yani?
Anne, amaçsız değilim.
Buranın amacımın ne olduğunu bulmama yardımcı olacağını düşünüyorum.
Dünyanın öbür ucuna,
insanların dilini bile bilmediği bir yere gitmene gerek yoktu.
Beni neyin mutlu edeceğini çözmem gerekiyor.
Tamam mı? Herhâlde yani. Ben Saxon değilim.
Öylece balıklama atlayacak değilim her...
- Her neye? - Her saçmalığa!
Laurie!
Fabian. Sana bir şey anlatmam lazım.
Pardon, seni duyamıyorum.
Biraz panikledim.
Beni soran adamı tanıyorum.
Onunla Maui'de tanıştım.
Orada ortak iş kuracağım kadınla çıkıyordu.
Kendi spa merkezimi açmama yardım edecekti.
Peki.
Ve bugün öğrendim ki...
...o ölmüş.
Öldürülmüş.
Yani tam kesin değil.
Boğulmuş aslında ama geçen yaz İtalya'da insanlar katledilmiş.
Peki.
Greg de kocasıydı.
Gary mi?
Asıl adı Greg. Onu sahildeki mangal sırasında gördüm.
Tanıdım. Yalan söyledi. Adını değiştirmiş.
Bence kesin burada saklanıyor.
- Neden? - Onu sorgulamak istiyorlar.
- Neden ki? - Karısını öldürdüğünü düşünüyorlar.
Sana linkini gönderirim.
Yap lütfen.
Çünkü pek anlayamadım.
Biraz endişeliyim sadece.
Beni soruyor çünkü onu tanıdım. Tamam mı?
Ve biraz da olsa tehlikeli olabileceğini düşünüyorum.
Tehlikeli mi sence?
Karısını öldürdü sonuçta.
Bence polisi aramalıyız. Sence?
Ama hangilerini?
Taylandlı polisleri mi? Amerikalıları mı? İtalyanları mı? Ya da hepsini.
Polisi aramayacağız.
Neden?
Yanılıyor olabilirsin.
Dedikodu yapmamız da yanlış.
Misafirlerimizle ilgili böyle konuşmak yakışık almaz.
Buradaki bazı kişilerin geçmişleri renkli. Ortalığı karıştırmak akıllıca değil.
Endişelenmeni gerektirecek bir şey yok bence.
Kendine ve işine
odaklanabildiğin sürece.
Gary'de kötü bir niyet sezmedim.
Sadece merak ediyordu.
Bence bir şey olmayacak.
Neden bu kadar uç biri hâline geldiğini anlamaya çalışıyorum sadece.
Benim açımdan uç değil.
Toplumdan kopacaksın, Piper.
Anne, alt tarafı bir yıl!
Bir yıl içinde tamamen farklı değerlere sahip biri olabilirsin.
Neye göre farklı?
- Bizim sana öğrettiklerimize göre! - Evet, olay da bu ya.
No comments yet. Be the first to leave one.