It Lives Inside

It Lives Inside

Unduh Subtitle Turkish

Informasi rilis

It Lives Inside 2023 1080p WEBRip 1400MB DD5 1 x264-GalaxyRG
It Lives Inside 2023 1080p WEB H264-HUZZAH
It Lives Inside 2023 WEBRip 800MB x264-GalaxyRG
It Lives Inside 2023 1080p WEBRip 5 1-YTS
It Lives Inside 2023 1080p WEB HEVC x265-RMTeam
It Lives Inside 2023 1080p WEBRip DDP5 1 x265 10bit-GalaxyRG265
It Lives Inside 2023 1080p 10bit WEBRip 6CH x265 HEVC-PSA
It Lives Inside 2023 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264
Komentar oleh Takaya
@TakayaSubs (All timecodes manually fine-tuned)

Tag

webrip
web
x264
BRip
1080
TS
YTS
x265
HEVC
Web-DL
web-dl
WEB-DL
Diterbitkan pada: 2023-10-12
Unduhan: 55
Tuna Rungu: No

Pratinjau subtitle Turkish

200 baris pertama.

Şanti... Şanti...

Şanti...

İÇİMDEKİ ŞEYTAN

SAM, TARİH ÖDEVİ KAÇINCI SAYFADA?

Günaydın, anne.

Samida, akşam beraber prasad sofrası hazırlayalım.

Olur.

Hayır! Katie ile buluşacaktım.

Yarın yaparız.

Söz.

Her cümlenin sonunda söz verme öyle.

Dipa teyze gibi dışarıda hazırlatsana sen de?

Evde yapılmazsa kıymeti yok. Biraz ciddiye al lütfen.

Eminim gençken bu kadar sıkıcı biri değilsindir.

Teyzenle puca bayramında her gün yeni kıyafetler giyerdik.

Ben yemekleri ninenle hazırlardım.

Ninen de benim ninemle hazırlardı.

Ve...

Prasad sofrası misafirler geldiğinde hazır olmalıdır.

Bir daha söyletme bana.

Günaydın, günaydın.

- Baba! - Al.

Teşekkürler, Purna. Otur, otur.

Mesai nasıldı?

Sonunda annenin yemeklerine geliyorum, değil mi?

İyi yanları da var yani.

Sen söyle bakalım. Direksiyon sınavı ne oldu?

Küçük kızım ne zaman alıyor ehliyetini?

Yine geçemedi.

Ne derler biliyorsun. Üçüncüde ne vardır?

Keramet!

Bu üçüncü seferdi.

Samida!

Samida, ıslık çalma!

Kötü ruhları çağırırsın.

Lütfen.

- Ben kaçtım. - Tamam.

- Seni seviyorum. - Seni seviyorum.

- Samida. - Seni seviyorum.

Ne zaman akıllanacak bu kız?

Samida! Yemeğin!

Samida!

GÖNÜLLÜ SEMT BEKÇİLERİ ŞÜPHELİ DURUMLAR POLİSE BİLDİRİLİR

WOODERSON GROVE LİSESİ

Yani Winthrop'un Tepedeki Kent'i bir tür kuralcı fantezidir.

Eğer halkın ahlaki üstünlüğüne dayalı bir toplum kurarsanız...

son derece katı ve biraz da homojen bir yapı ortaya çıkar.

Peki. Karşı tezi olan?

Yok mu?

Tamam, o zaman bu tezin ekonomik sonuçlarını konuşalım.

Winthrop dış etkenlerden bağımsız konuşmuyor.

Bir yandan Arbella'daki isyanla da uğraşıyor.

Hey.

Hey Russ.

Cumartesi günü eski golf sahasında toplanıp içeceğiz.

Gelemem. Puca törenini kaçırırsam annem çok kızar.

O ne?

İşte Durga diye bir tanrıça var. Mahişasura denen iblisi öldürmüş.

Her yıl onun zaferini kutluyoruz.

Tam olarak yerini bulamamış bir çalışma düzeni, ekonomik bir...

sistem.

Yine yarım saat geç kaldın, Tamira.

Öğrenci geç kağıdın da yok galiba?

Geç, otur lütfen.

Teşekkürler.

Teşekkürler.

- N'aber Joyce? - Tamam, teşekkürler.

Yarın görüşürüz.

Sam, dur.

Tamira'nın neyi var?

Neden bana soruyorsun?

Öğretmen arkadaşlar dedi, eskiden ikiniz yakınmışsınız.

Yani iyi mi o?

Neden olmasın ki?

Onunla ilgili söylenenleri duyuyorum koridorlarda.

Yemeğini tribünün altında yemeler falan?

Sana bir şey anlatıyor mu?

Kendimiz gibilere destek olmalıyız, Sam.

Özellikle de yardıma ihtiyaçları varsa.

Joyce, cidden derse yetişmem gerek.

O ya da sen uyum sorunu yaşıyorsanız...

Benim uyum sorunum yok.

Ama olsaydı benden yardım isteyebilirdin...

Biliyorum senin sorunun yok, Sam.

Sadece Tamira'ya destek olalım diye söylüyorum.

Tamira çocuk değil, Joyce.

Yardıma ihtiyacı olsaydı muhtemelen isterdi.

Kanka, çok sağ ol.

Matematikten B alırsam bizimkiler beni gebertir.

Senin için çocuk oyuncağı tabii.

Bu böyle ansızın ortaya çıkınca tüylerim diken diken oluyor resmen.

Yalnız şey...

Yaptığı şey kültürel falansa, karşı olduğumdan değil yani.

Kültürel bir şey değil.

Russ derste seni sordu.

Cidden?

Bildiği başka dil var mı, diye sordu.

Ben de var dedim.

Hindice.

Hintçe.

"Kitty en iyi arkadaşımdır" desene. Hintçe.

Süper oldu.

Hey, haydi gidelim.

Tamam.

Annem bu aralar o kadar sinir ki! Galiba menopoza falan girdi.

Biliyor musun, yaşlandıkça annelerimize benziyormuşuz.

Annem gibi olmak istemezdim.

Niye? Senin annen 25 gösteriyor.

Görünüşü değil, kişiliği.

Çok endişeli.

Sonra görüşürüz.

Merhaba Samida.

Hey.

Aslında sen de herkes gibi Sam diyebilirsin bana.

Yardımına ihtiyacım var.

Ne lazım?

Sana bir şey anlatmak istiyorum...

ama bana inanman gerek.

Tamira, çok bitkin görünüyorsun. Ne zamandır uyumuyorsun?

Bana inanacağına söz ver.

Söz.

Söz?

Bunun içinde bir şey var.

Biliyorum gözle görülmüyor ama içinde yaşıyor.

Duymuyor musun?

Nereden buldun ki onu, Tamira?

Onun evinde buldum.

Adımı söylüyordu, beni çağırıyordu.

Evinde mi? Kimin evinde?

Onu tutmaya gücüm yeter sanmıştım. Dedim ki, belki onu beslersem...

Ama her zaman o kadar aç ki, sürekli çiğ et istiyor.

Tamira.

Gittikçe de güçleniyor, onu artık tutamıyorum. Yardımına ihtiyacım var.

- Tamam, Tamira... - Yardım et bana!

Tamam, tamam. Yardım etmek istiyorum. Gerçekten.

Sen sadece sakin ol. Tamam?

Ama gerçeği söyle.

Neyin var senin?

Bunun içinde canavar var.

O anlatılanlar, küçükken dinlediğimiz o hikâyeler...

Onlar gerçek. Hepsi gerçek.

Sen akıl hastasının tekisin!

Hayır.

Lütfen, Samida.

Tek başıma yapamam.

Lütfen.

Tamira.

Ne yaptın sen! Ne yaptın sen!

Hey Tamira...

Ne yaptın sen!

Bunu düşürdün.

Tamira, Tamira! Üzgünüm.

Üzgünüm, tamam mı? Ben...

Tamira?

Ne var?

Tamira? Tamira?

Tamira.

Hey! Hey!

Hayır... Ne?

- Samida! Lütfen! - Ben birini çağırayım.

Hayır, hayır! Gitme! Gitme! Gitme!

Gitme!

Hey.

Tamira'nın annesi kayıp ihbarı yapıyor.

Konuştun mu onunla?

Tamira'nın nerelere gittiğini, kimlerle görüştüğünü biliyor mu?

Hayır.

Sam, onu gören son kişi sensin.

Tamira'yla aranızda bir şey mi geçti?

Baksanıza, Tamira'nın annesini gördünüz mü?

Hayır.

Hepiniz hoş geldiniz.

Bugün dostumuz Radha...

kızı Tamira'nın sağ salim dönmesi için dua ediyor.

Hep beraber Tamira için dua edelim.

Ne olur sonları Çodhariler gibi olmasın.

Ne oldu?

Çodhariler vardı eskiden, hatırlıyor musun?

Ne olmuştu onlara?

O aileyle ilk tanıştığımızda...

ters bir şeyler olduğunu anlamıştık.

Hindistan'daki bir şeyden kaçıyor gibiydiler.

Oğulları Karan...

İyi çocuk diye düşünmüştük.

Akıllı, geleceği parlak.

Sonra bir şeyler değişti.

Son gördüğümüzde çocuk çok tuhaftı.

Bir şeyle konuşuyordu. Orada olmayan bir şeyle.

Hey.

Neyin var, kızım?

Karan Çodhari.

Samida! Ne yapıyorsun burada? Misafirlerin yanına geç.

Benim gitmem gerek.

Samida, öyle çekip gidemezsin.

Bu bizim pucamız.

Millet! Şşşt! Yapmayın. Misafirler duyacak.

Pucanın ortasında çekip gidiyor.

Bırak gitsin.

Ne?

Geç, geç, geç.

Komentar

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left