200 baris pertama.
NETFLIX ORİJİNAL BELGESELİ
En zararlı davranış biçimi, temelde korkudan kaynaklanır.
Bireyin sosyal konumunu,…
…yaşam alanını ya da fiziksel sağlığını koruma kaygısından doğar.
Ancak, ilerleme kaçınılmazdır.
Burası Apollo Kontrol Merkezi. İniş yapabilirsiniz.
Tekrar ediyorum, iniş yapabilirsiniz.
O dönemde birçok ön yargı vardı.
Kadın astronotlar insanlara gülünç geliyordu.
Anlaşıldı. Sesin net geliyor Jim. Serbest uçuş hâlindeyiz.
Tamam Jim. Sesim nasıl geliyor?
Seni net duyuyorum. Ses iyi.
Neden gerçekleşmediğini sanırım hepimiz biliyoruz.
Tamam. 90 metre.
İnişe 15 saniye. Kontrol sende Sarah.
Bu bir erkekler kulübüydü.
Kızlar kulübü diye bir şey de olamazdı.
Tamam. Yakıt yüzde on düzeyinde.
Sanırım o kadar başarılı olmamızdan hoşlanmadılar, o yüzden…
Gölgeyi görüyorum.
Burası mükemmel. Birkaç büyük kaya var, fena sayılmaz.
İnsanlara astronot olmak istediğimi hâlâ söylememiştim.
Yapacaktım, o kadar.
Düz konumdasınız. İnişe geçin.
Tamam. Yüzde altı, yedi. Oldukça hızlı.
İndiniz. Durun!
Yargıları kırmak için birinin mücadeleyi başlatması gerek.
Önderlik etmesi gerek.
Bu, bir kadın için küçük…
…ama insanlık için yeni bir büyük adım.
TOWER IZGARA
Sürpriz!
-Nasılız bakalım? -Harika.
Seni görmek ne güzel!
-Selam. Nasılsın? -İyiyim.
-Seni görmek ne güzel! -Ben de sevindim.
-Genelde ne tip bir uçak kullanıyorsun? -Genelde Cessna 172.
Ama son olarak Cherokee kullandım.
Aslında pek fark etmiyor. Comanche günlerinden Piper'a alışkınım.
-Sen Comanche kızısın. Hatırlıyorum. -Evet. Alttan kanatlı Comanche.
Çok şanslıyım, ayda bir Stearmans kullanma fırsatım oldu.
-Güzel. -Harika.
20 yaşında, Kaliforniya'dayken bende de o uçaktan vardı.
Müthiş meraklı bir çocuktum.
Uçağa ilk defa dokuz yaşında bindim.
Harika bir duyguydu. Özgürlük, egzoz kokusu,
saçlarımı okşayan rüzgâr…
Ben buydum. Bu benim parçamdı. Benim de kanatlarım vardı.
Minnesota'da büyüdüm.
Gökyüzünde her gün gördüğüm bir uçağa bakıp
"Bunu ben de yapabilirim" derdim.
Ailem bu fikirden hoşlanmadı.
Onlar için uçmak kadınlara göre değildi.
Ama ben kararlıydım, istedim ve yaptım.
Tüm uçuşlarınız içinde,
en büyük başarı hissini tek başına yaptığınız ilk uçuş veriyor.
Gökyüzüne yükselmek ve orada özgür olmak heyecan veriyordu.
Yüksekten bakmak iyi bir perspektif sunuyordu.
Yeni bir şey öğrenmek
ve yeni bir maceraya atılmak için daima istekliydim.
Flint'te bir uçuş gösterisi düzenlenmişti
ve uçağa konuk yolcular alıyorlardı.
"B" o uçağa binip havalandıktan sonra aşağı bakar bakmaz...
"B" STEADMAN'IN KOCASI, PİLOT
…"İşte bu. Ben bunun için doğmuşum" dedi.
Bu, Janey'nin resmî nikah fotoğrafı.
Annem varlıklı bir aileden geliyordu
ve hayallerinin peşinden gitmek için bu avantajını kullandı.
JANEY HART'IN OĞLU, PİLOT
On yedi yaşındaydım. Evet.
İlk uçuş deneyimimi çok genç yaşta edindim.
JANEY HART'IN KIZI, PİLOT
Annem pilottu.
Ve gökyüzüne yükseliyoruz.
Annem küçük kızına bunu yapabileceğini
göstermekten büyük keyif alıyordu.
Yükseldikçe yükseliyorduk
ve gitgide bulutlara yaklaşıyorduk.
Biraz kaygılanmaya başlamıştım
çünkü bulutların sert olduğunu
ve annemin onlara çarpıp bizi öldüreceğini düşünüyordum.
İyice yaklaştığımızda
"Neden bu kadar yaklaştık? Çarpacağız" dedim.
Annem kahkahalar atarak "Seyret" dedi.
Ve biz bulutların içinden ve üstünden geçtik.
Olağanüstüydü.
Hâlâ yerden yükselirken,
çoğu kez "Tanrım, neden ben?
Neden bu kadar şanslıyım?" derim. Cesarete pek ihtiyacım yoktu.
Uçmaya can atıyordum, bayılıyordum.
Kadınların, erkeklerin alanına girmesi
ön yargıyla karşılanıyordu.
Ancak kadınların havacılıkta çığır açtıklarına dair hikayeler vardı.
Yani bu mümkündü.
Kadınlar hız rekorunu kırmaya hazırlanan Jacqueline Cochran.
Göklerin first lady'si olan kız için Detroit'te kalkış zamanı.
Kadınlar hızla ilerliyor.
Bir Fransıza ait olan kadınlar rekoru
saatte 444 kilometreydi.
Jacqueline bundan 27 kilometre hızlı uçuyor.
İnişe geçiyor ve saatte 471 kilometreyi
aşan bir hızla uçtuktan sonra nasıl göründüğünü merak ediyorum.
Bu hız insanın saçlarını dağıtmaya yeter.
Kesinlikle…
Jackie Cochran'la tanışmadım ama ona dair bir hikaye anlatayım.
Cincinnati'ye uçuyordum
ve kule bana iniş talimatlarını verdi.
Sonra bir kadın sesi duydum.
Bir Lockheed Lodestar kullanıyordu.
"Tanrım, bu büyük ve eski Lockheed'i uçuran kadın kim acaba?" diye düşündüm.
Kule ona seslenerek "Lockheed,
yanlış piste iniyorsun" dedi.
O da
"Hangi lanet olası piste istersem oraya inerim" diye yanıtladı.
Tabii ben "Vay be, demek
telsizde bu söylenebiliyor" diye düşündüm.
JACQUELINE COCHRAN İLE RADYO RÖPORTAJI
Jacqueline Cochran'ı davet etmemizin nedeni belli.
‎ Konuğumuz, muhtemelen günümüz dünyasının
en ünlü kadın pilotu.
1932'de Roosevelt Field'da solo uçuş gerçekleştirdiniz.
- Doğru. Ve… - İnişte pervaneniz çalışmıyormuş.
Doğru. Hem de ilk uçağımı yere indirdikten 48 saat sonra.
Kaç saat eğitim almıştınız?
Beş saat, beş dakika.
Kozmetik işinde de çok iyiymişsiniz.
Oldukça iyiydim.
Bir milyonerin eşi olmanız da avantajdır.
Evlenmeden önce de durumum çok iyiydi.
Jacqueline Cochran sıra dışı bir kızdı.
Güney'de, yoksulluk içinde büyümüştü.
Kendi şirketini kurdu.
Savaştan önce ABD'nin
en yüksek ücret alan CEO'su olan Floyd Odlum'la tanıştı.
Jackie, çok bireyci bir kişiliğe sahipti.
Şunu yapan ilk kadın, bunu yapan ilk kadın.
O bir öncü olmak istiyordu.
Kanatlı kadınlar.
Teksas, Sweetwater'daki Avenger Field'da,
ünlü pilot Jacqueline Cochran, pilotluk öğrencilerini
son bir kez denetliyor.
Sonra da mezuniyet törenleri için uçmaya başlayacaklar.
"Hoşça kal kızım. Artık askerim."
Jackie Cochran, II. Dünya Savaşı'ndaki kadın pilotlardan oluşan
Hava Kuvvetleri Kadın Pilotlar birimi WASP'ı yönetiyordu.
Bu, ilk kez oluyordu.
Tüm uçakları kullanıyorlardı ama savaşta değil.
Uçağın bir yerden bir yere taşınmasını sağlıyorlardı.
Uçağı fabrikadan alıp hava kuvvetlerine teslim ediyorlardı.
Bu kadınlar, erkeklerle aynı
ya da onlardan daha az eğitim alarak uçuyorlardı
ve güvenlik sicilleri onlarla aynıydı.
Uçuş becerilerini kanıtlamışlardı.
Kimse bir WASP'a "Uçmak kadın işi değil" diyemezdi.
Bu, onlar için "Bir kız aynı zamanda
hem iyi bir pilot hem de iyi bir kadın olamaz" demek gibiydi.
Savaştan sonra bundan vazgeçmediler.
Bağımsızlıklarından vazgeçmediler.
Birçoğu havacılık sektöründe devam etti.
Birçoğu mutfağa dönmek istemedi.
Yine özgürlüklerini istediler.
POWDER PUFF DERBİSİ
WASP'lar aynı zamanda harika rehberlerdi.
Powder Puff Derbisi adıyla uçak yarışları düzenliyorlardı.
İlk kez 1952'de uçak kullandım.
18 yaşındayken korkunuz olmuyor
ve bunu yüreklilik olarak görmüyorsunuz.
Macera ve eğlence olarak görüyorsunuz.
Zira 18 yaşındakiler asla zarar görmeyeceklerini düşünürler.
"Powder Puff Derbisi" kulağa çok hoş geliyor.
"Powder Puff Derbisi'nde uçtum" demek harika.
Kalkış çizgisinde durursunuz, bayrak iner,
hızınızı artırıp kalkışa geçersiniz.
Hızımı artırmak için piste çok yakın dururdum.
O hava yarışlarında tanıştığınız kadın pilotlar harika insanlar
ve insana ilham veriyorlar.
Ömür boyu dost oluyorsunuz.
13'üncü Kadınlar Uluslararası Hava Yarışını kazanmak çok heyecanlı.
Mary ve ben gururluyuz.
Florida'da olmaktan mutluyuz. Burası harika bir yer.
Hava yarışı çok önemliydi.
Azmi ortaya koyuyordu. Kızların yeteneğini ortaya koyuyordu.
Yarış kardeşliği çok güçlüydü. İlişkiler çok güçlüydü.
"UZAY YARIŞI" BAŞLIYOR
4 Ekim 1957'de
dünyada yankı uyandıran bir olay oldu.
Sputnik! Aman Tanrım.
Onu yörüngede dönerken görmek…
O dönemde uzay çok heyecan vericiydi.
Herkes uzaya ilgi duyuyordu.
Annemin Sputnik'in uzaya gönderileceğini öğrendiğinde
nasıl heyecanlandığını iyi hatırlıyorum.
Hepimizi dışarı çıkarıp gökyüzüne baktırmıştı ve o sırada
elindeki greyfurt suyunu döküp üstünü başını berbat etmişti.
O kadar heyecanlanmıştı.
Sputniklerin fırlatılmasından kısa bir süre sonra uzaya…
…hayvanlar gönderildi.
Bu başarılara herkes hayretle tanık oldu.
Rusların o dönemde, her denemelerinde
başarılı olduklarını hatırlıyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.