Le prime 102 righe.
Deh!
Deh!
Deh!
Deh!
Deh!
Halime.
Deh!
Deh!
Halime!
Halime!
Deh!
Halime!
Deh!
Halime!
Gönlünde pişip diline erişemeyen nedir Halime Sultan?
Kaç gündür susar durursun.
Kem söz ettiysem dilim çürüye.
Bilmeden gönlünü kırdıysam yüreğim kertile.
Kem söz gelecekse, senin tatlı dilinden gelsin Ertuğrul.
Bunca vakittir erimsin, yiğidimsin.
Ne kem sözünü işitmişliğim
ne de yüreğimi incitmişliğin vardır.
Öyleyse nedir bu halın?
Süleyman Şah öleli iki kış, üç yaz geçti Ertuğrul.
Ne dur bildik ne durak.
Ne bir yaylakta ne bir kışlakta gün yüzü görmedik.
Göçerin yorgunluğu, düze konduğunda başlarmış.
Bahar gelip düşülecek yolun tasasını büyütür içinde.
Lakin ne gün yüzü arar gözlerim
ne de göçün tasası karartır yüreğimi.
Senin yanında olmak yeter bana.
Yeni kışlığa birkaç gün yolumuz kaldı.
Dayımın obası da yakın. Birkaç gün uzakta, güvenli bir yer.
Bu kışı da geçirdik mi gerisi kolay. Artık endişe edecek bir şey kalmayacak.
İnşallah hak ettiğimiz yurda kavuşacağız.
Endişem kendim için değil Ertuğrul.
Kimin için endişelenirsin?
Bir vakit Süleyman Şah'ıma bir söz verdiydik.
Torunları erkek olursa
isimlerini Gündüz, Savcı ve Osman koyacaktık.
O da olacak inşallah.
Hayırlı oğullar, kızlar otağımızı şenlendirecek.
Dedim ya beyim
endişem kendime değildir.
O vakit kimin için endişelenirsin ceylan gözlüm?
Bebemiz Gündüz için.
Yüklüyüm, Ertuğrul.
Bir evladımız olacak.
Eğer rüyam doğruysa sana bir oğul vereceğim.
Allah Allah!
Üstte mavi gök, altta yağız yer
şahidim ol. Baba oluyorum, baba!
Dur. Sakin ol. Daha çok erken.
Nasıl sakin olurum ceylan gözlüm?
Bütün otağımız bu haber için yanar tutuşurdu.
Keşke Süleyman Şah'ımız da bu duruma şahit olaydı.
Ne bahtiyar olurdu.
Ne varacağımız kışlakta
ne de varacağımız nicelerinde
nerede benim yiğit babam diye ağlatmayasın oğlunu Ertuğrul.
Allah'ın verdiği ömrü
alnımıza yazdığı kaderi bilemem.
Lakin ben yaşadıkça
ne sana ne de evladımıza
gam da tasa da yaşatmam. Bilesin Halime Sultan.
Allah seni başımızdan eksik etmesin.
Ertuğrul!
Buraya kadar Türk.
Ahh!
Avradının yaşamasını istersen teslim olasın.
Bu sana son uyarımdır, bilesin bey oğlu!
Arkana bakmadan atlara doğru koş Halime. Ağabeyim Gündoğdu'ya haber ver.
Çabuk. Kervanın yolunu değiştirsinler. Bize yardıma gelsinler. Halime koş!
O kancığın kaçmasına izin vermeyin.
Koşun.
Koşun.
Aaaa!
Gel bakalım Kayı bozuntusu.
Sen de, obandan arta kalanlar da kışlağa varamayacaksınız Ertuğrul.
Hiçbiriniz sağ kalmayacak.
Aaaa!
Deh!
Kaçmasına izin vermeyin. Koşun!
Deh! Koşun!
Geberteceğim seni sürtük.
Aaaa!
Deh!
Deh!
Aaaa!
Aaa!
Aaaa!
Onu sakın öldürmeyin.
Baycu Noyan onu canlı istiyor.
Aaaa!
Iııh!
Aah!
Ahh!
Gündüz.
Gündüz'üm.
Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Aaa!
Aaa!
No comments yet. Be the first to leave one.