Le prime 200 righe.
İyi akşamlar hanımlar.
Bir daha doldurmama ne dersiniz?
Sen, koca adam?
Skor nedir?
ACI SOS
Hey.
Hey!
Bu bir soygun değil!
Ben gelecekten geliyorum...
...ve tüm bunlar...
...korkunç bir şekilde yanlış, korkunç bir şekilde yanlış.
Nişanlı mısınız?
Yeterince ilgilenmiyor muyum?
Bu da ne?
Bugün buraya gelecekte işlerin sizin için...
...iyi gitmeyeceğini söylemek için geldim.
Aslında, mümkün olan en karanlık zaman...
...çizelgesine girdiğinizi söyleyebilirim.
-Bunların hepsi büyük bir hata. -Hey!
Birisi polis çağırabilir mi acaba?
Sosyal medya saygınlığınızı elinizden aldı...
...ve hepinizi çocuğa dönüştürdü.
Faşist selfie kültürünüz...
...eleştirel düşünme kapasitenizi yozlaştırdı.
Kesin artık şunu! Hiç kimse hiç bir yere gitmiyor!
Sözlerimi dinleyin. Bu çok önemli.
Yani… Oh, tamam.
İşte başlıyoruz.
Güzel, güzel.
Bir bombam var.
Evet. Bunların hepsi bomba.
Bombalarla kaplıyım. Biraz daha yaklaş.
Kaçmaya çalışırsan hepimizi havaya uçururum.
Şimdi yeterince korktuk mu?
İyiyiz. Harika. Oturun. Rahatınıza bakın.
Hey, bayım.
Bu… Bu sensin demek, şimdi... Otur.
Otur dedim sana. Otur.
Evet, galiba bir kahramanımız var.
Oturun! Oturun!
Otur!
Dediğim gibi, ben gelecekten geliyorum.
Tamamen tamamen sikilmiş olan bir gelecekten.
Ve tahmin edin bakalım ne oldu? Hepsi sizin suçunuz.
Özellikle siz 40 küsur kişinin değil sadece...
...sizin zamanınızdaki herkesin.
Hepiniz eşit derecede suçlusunuz.
Ve ben bunu düzeltmek için buradayım.
Her şey sabah telefonun alarm saatiyle başladı.
İlk başta insanlar uyanır, yatakta e-postalarını kontrol eder...
...Facebook'a bakar Twitter, X, Y, Z, her neyse onlara bakardı.
Sadece birkaç dakika. Önemli değildi.
Ama sabah telefon saati...
...uzadıkça uzadı.
Sonunda insanlar yataktan çıkmayı tamamen bıraktı.
Toplum dağıldı.
İnsanlar beslenme tüplerine ve kateterlere bağlanmak zorunda kaldı.
Tıbbi malzeme endüstrisi patladı.
Ama diğer her şey mahvolmuştu.
Hiç kimse dünyanın sonunun geldiğini fark etmedi bile.
Beni dinleyeniniz var mı?
Size bir şey sorayım...
Bütün kitapçılar nereye gitti? Ha? Evet.
Plak dükkanları yok olmaya başladığında peki siz ne yaptınız?
Hiçbir şey yapmadın... Hiçbir şey yapmadın!
Hızlı test yapalım.
Telefon numarasını bileniniz var mı?
Bahse girerim artık hiçbiriniz...
...tek bir telefon numarasını bile ezbere bilmiyorsunuzdur.
İlerleme sadece işleri daha iyi hale getirirse ilerlemedir.
Aksi takdirde... bir hatadır.
İnsanlık daha önce de hatalı dönüşler yaptı.
Hitler, Segway.
Birilerinin bizi tekrar doğru yola sokması...
"Hayır çocuklar, bu doğru değil...
...doğru yol değil" demesi lazım.
İşte bu yüzden buradayım.
Acemiler, askerler, kaybedecek hiçbir şeyi ve...
...uğruna savaşacak her şeyi olan insanlar arıyorum.
Çok da uzak olmayan bir gelecekte...
...tüm bu insan uygarlığı...
...olayını sona erdirecek bir yapay zeka geliyor.
Ama durdurulabilir.
İnsanlık kurtarılabilir.
Ve işte devrim burada başlıyor.
Bu bir şaka değil...
İşte burada başlıyor, evet.
Los Angeles'ta kahrolası bir Norms'ta.
Bu lokantada bir yerlerde...
...bu devrimde bana katılacak ve...
...insanlığı kurtaracak doğru insan kombinasyonu var.
...ve başaracağız.
Bu benim bu lokantaya 117. kez gelişim.
Tam olarak da bu konuşmayı yapıyorum.
Bunu hayal edebiliyor musunuz?
117 kez hepinize ulaşmaya çalıştım.
En sevdiğin film gibi Jim, "Groundhog's Day - Bugün Aslında Dündü".
Bu senin en sevdiğin film, öyle değil mi, Jim? Öyle mi?
Evet,
-Evet, ben… -Evet, evet?
-Nasıl… ne… -Evet.
Sen nasıl…
Bu geceyi defalarca yaşadım...
...her seferinde bu lokantadaki...
...insanların farklı bir kombinasyonuyla.
Ve her başarısız olduğumuzda...
...bazılarınızı kollarımda tuttum ve...
...gözlerinizde yaşamın gidişini izledim.
Bazılarınızı ailemden bile saydım.
Bunu pek çok kez yaptım.
Bazılarınızı kendinizden daha iyi tanıyorum.
Hey, Nancy Delaney ve Charles Roberts...
...ilk randevunuzdasınız.
Charles, Norms'un "doğru karar" olduğunu düşündü.
Nancy ise 20 dakikadır çıkışını planlıyor.
İkiniz de benim devrimime katılıp...
...bu lokantadan canlı çıkamadınız.
Affedersiniz.
Sen!
Hayır, hayır...
Sen tanıdığım en işe yaramaz insansın.
29 kez devrimime katılmak için elini kaldırdın. 29 kez...
Boynumun etrafındaki lanet bir albatros oldun.
Dizin kötü, Gerald. Anla artık.
Her seferinde yolculuğunun 16. dakikasında ölüyorsun.
Ayrıca akıl almaz derecede sıkıcısın da.
Bu gece elini kaldır. Sana meydan okuyorum.
İşte orada, kraliçem. Evet.
Utangaç olma.
Sen benim en büyük askerimsin. Bu devrimdeki savaşçım.
Sınırları sonuna kadar zorluyoruz.
Bana kendimle ilgili şeyler gösteriyorsun.
Hiç görmek istemediğim ama bilmem gereken şeyler.
Aramızdaki cinsel gerilim bir yaz fırtınası gibiydi.
Ama asla harekete geçmiyoruz... Asla.
Onu kana susamışlığımızı kanalize ediyoruz.
Ama sonunda, her seferinde bana ihanet ediyorsun.
Kalbimi kırıyorsun... ama işte buradayım...
...o büyük kahverengi gözlerine bakıyorum ve düşünüyorum... Boş ver gitsin!
Hadi şu zarları bir kez daha atalım, bebeğim.
Her şeyi yakıp yıkalım.
Eğer benimle gelirseniz, bu gece ölme ihtimaliniz var.
Ve eğer gelmezseniz de, bu odadaki...
...herkes için oyun sona erer...
Size söz veriyorum.
Ama bu gece bir şansımız var. Dünyayı kurtarabiliriz...
...yeniden başlayabilir, bir şeyler yapabiliriz... gerçek bir şeyler.
Dolores, bir daha polisi arama artık.
Kaldır o telefonu.
Bu lokantada, gelecekle mükemmel bir şekilde mücadele eden...
ve insanlığı kurtaran doğru bir insan düzeni var.
Bu konuda yanılmıyorum.
Doğrusunu bulana kadar...
...her bir kombinasyonu deneyeceğim.
O yüzden hemen bilmem gerek. Bana kim katılıyor?
Kim geleceği kurtarmaya hazır?
Greg.
Greg, hadi ama, sen Spartacus'sun. Haydi gidelim.
Hadi koca oğlan, kalk ve saldır.
İşte oradalar. Hey, Phi Beta Kappa.
Ne diyorsunuz? Hadi beyler, biralar benden.
Biraz kötü kararlar verelim.
Toga! Toga! Toga!
Hey, hatırladın mı…
Hah, tamam.
Bebeğim, görünüşe göre sadece sen ve ben varız.
İlk kez olmaz, değil mi?
Ne dersin, bunu son defa yapalım mı? Ne dersin?
Hadi, evlat.
Hey.
Gerçekten mi? El yok mu? Şaka yapıyorsun.
Bu ilk kez oluyor...
Şimdiye kadar...
Lanet olsun.
-Hey, neden kendine zarar vermeden gitmiyorsun?
-İyi değilsin. -Siktir git, Pete.
Ben deli değilim.
Neden sizin zaman çizelgenizdeki herkes bu kadar aptal?
Evsiz gibi görünüyorsun, kardeşim.
-Kim söyledi bunu? Sen de siktir git. Ben evsiz değilim.
Kabus gibi bir kıyametten geliyorum.
Geldiğim yerde modanın zirvesi bu.
Bizim evsizler neye benziyor görmelisin.
Ölü gibi görünüyorlar.
Oh, harika.
İşte poliste geliyor...
Çok teşekkür ederim, Dolores.
Bu tam bir fiyasko.
Her neyse...
Her neyse, ben buradan gidiyorum.
Bu kaçışla ilgili içimde kötü bir his vardı zaten.
Neye bakıyorsun sen? Yolculuk için karbonhidrat almam lazım.
Zamansal bir yarıktan kaynaklanan kalori yakımına...
...dayanabildiğini görmek isterdim.
Ben de sana katılacağım.
Lanetleneceğim. Ah, evet.
Hanımefendi, lütfen bize katılın.
Tam şuraya.
Başka birileri var mı?
Belki de bu gece o kadar da fiyasko değildi.
No comments yet. Be the first to leave one.