The Agency

The Agency

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 2

Informazioni sulla release

The Agency 2024 S02E03 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX tr
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-06-25
Download: 39
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

Dışişleri Bakanlığı'ndaki görevli Samia'nın bırakılması için görüşecek.

Bu adamı işe almak karşılığında.

Eğer sorgulamadan sağ çıkarsa Abu Dabi'ye gönderilecek.

The Agency'nin önceki bölümlerinde...

Babamı arayıp masum olduğumu söyle.

Konuşursam gerçekte ne olduğunu anlatırım.

Viking'in ailesi, kız kardeşi ve annesi buradalar.

Owen sahaya çıkacakmış.

- Kim için çalıştığını söylemiştin? - Hava Kuvvetleri hemşiresiyim.

Yol Orta Afrika Cumhuriyeti'ne kadar giderse ne olacak?

O zaman kutlama yaparız.

Endişeliyim.

Naomi. Ajanıyla aşırı samimi.

Gremlin'i ondan alırsam kime vereceğim?

- Bana. - Sen sahadayken

tek bir hata bile yaptım mı?

Yapmadın.

Hassan Zamani'ye yaklaşmak konusunda ne düşünürsün?

Aleyhinde tanıklık edeceğim. Biliyorsun, değil mi?

Tanıklık etme.

Son zamanlardaki operasyonların bazı yönleri

bize güvenlik ihlalini düşündürdü.

Köstebek avı diyorsun.

ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ

O burada.

Geldi.

Yalnız kalabilir miyiz?

Defolun hadi. Çıkın. Yürüyün!

Anlamıyor musunuz? Gidin.

Votka.

Havyar, şampanya...

Bir de bu.

Bana bunlarla gel.

Yok artık.

Gerçek mi?

Daha fazlası mı gelecek?

Viking, adamın dibisin!

Pekâlâ. Başlayalım.

Önce zayıf noktalar.

Şu ana kadar en büyük sorun kız kardeşinin güvenini kazanmak.

Owen'a inanması şart.

Owen onu abisini ziyaret etmeye ikna etmeli.

Mümkünse Viking'i Valhalla topraklarından

uzaklaştırmasını sağlamalıyız.

Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Mali. Hepsi artık birer kale.

Rusya ya bu bölgelerdeki hükümetin içinde

ya da olma yönünde ilerliyor.

Abuja, Nairobi veya Lagos bizim için daha güvenli.

Oralar çıkarma operasyonuna uygun.

Peki ya sessizce gelmezse?

Pekâlâ.

Belki biraz daha sessizce.

Tamam mı?

- Nasıl iletişim kuruyorlar? - Muhtemelen önce Viking ulaşıyor.

Henüz bilmiyoruz.

Ya kız iki tarafa da oynuyorsa?

Owen'ı o aradı, değil mi?

Güvenilirlik seviyesi iyi.

Alkolik annesine bakan bir hava kuvvetleri hemşiresi.

Tamam, dene bakalım.

Unutmayın, Owen peynir olmalı.

Fare olmamalı.

Uyan. Uyan hadi. Hadi.

Evet?

Birleşik Arap Emirlikleri. Kiminle konuşabilirim?

Bowieknife'ta çalıştığımı biliyorsun, yoksa beni aramazdın.

Kullanılabilir kaynaklar neler?

Kaynak yok. Emirlik teşkilatın kör noktası.

Saçma sapan diplomatik sebeplerden dolayı

onları izlemiyoruz.

Gayriresmî olarak?

Bunu yapan ülkelerle bağlantılarımız var.

Hindistan'da bir sürü. İran'da. En çok Çin'de var.

O adamlar bizi sevmiyor.

Görevdeki Hintli kaynaklarla bağlantın var mı?

Mesele nedir Martian?

Beş dakika sonra Gremlin'le bir görüşmem var.

Bunu daha sonra konuşabilir miyiz?

Olur.

Her şey yolunda mı?

Yolunda.

Herhâlde.

GİRİŞ

AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAN GEREK

TOMBUL SİNCAPLI O KOMİK RESMİ GÖRDÜN MÜ?

POPEYE'IN BABASIYLA OLAN İLİŞKİSİNİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAN GEREK

Popeye.

GÖRDÜM! KAHKAHA ATTIM

ŞİFRELEME ARACI

MESAJ ALINDI VE ANLAŞILDI

Gidelim.

JEOFİZİK ENSTİTÜSÜ KURUMSAL ARAŞTIRMA

ÇEVRİM İÇİ ÖDEME HİZMETİ

TOMBUL SİNCAPLI O KOMİK RESMİ GÖRDÜN MÜ?

GÖRDÜM. KAHKAHA ATTIM

Tamam. Bağlandık.

Abim beş yıl önce gitti.

İlk önce Suriye'ye.

Başta e-posta gönderirdi. Bir sürü.

Fotoğraf gönderirdi. Sonra sıklığı azaldı.

Ve tamamen kesildi.

Şimdi nerede, biliyor musun?

Son duyduğumuzda Kaga Bandoro diye bir yerdeydi. Kuzeyde.

Özel bir şirkette çalışıyordu.

Mühendislik şirketi falan mı?

Yoksa...

Affedersin. İnşaat mı?

Güvenlik şirketi.

Sanırım çoğunlukla Ruslar.

Ne düşündüğünü biliyorum.

Seni eleştirmiyorum.

Ben de olsam korkardım.

Abim o durumda olsa ben de endişelenirdim.

Neden gitmek istediğini şimdi anlıyorum.

Sadece...

Abim sağ salim eve dönsün istiyorum.

Tabii ki.

Belki...

- Tanrım! - Ben çok özür dilerim!

Önemli değil.

Dur, yardım edeyim. Özür dilerim.

- Üstüne geldi mi? - Zekice.

Hayır.

Bak Robyn.

Hiçbir şey için söz veremem.

Ama bu yardım kuruluşu,

insanları hiç kimsenin gidemediği yerlere ulaştırabiliyor.

Yani belki oraya gidip abinle bir şekilde

bir araya gelebilirsen

evine dönmeye ikna edebilirsin.

Tek istediğim bu.

Bilmek istediğim şey, daha deneyimli bir ajan varken

neden Owen'ın seçildiği.

Senin gibi mi?

Örneğin.

Şey, çünkü o erkek.

Erkekler saǧlam olur.

Saǧlam deǧilse görev olmaz.

Çok komikmiş.

Bilmek istediğin, neden senin seçilmediğin. Söyleyeyim.

Çünkü yalan söylemek

sana göre şüpheleri üstüne çekecek bir davranış.

Ama orada Foggy Bottom'lı bir avuç işe yaramaz değil de

Valhalla olsaydı, ikimizin de eşine taziye sunarlardı.

Ben evli değilim efendim.

Dediklerim hayal ürünüydü zaten.

Buradaki geleceğin gibi.

Bosko'yla görüşme iyi geçmiş.

Tanrım, haberler çabuk yayılıyor.

Çok mu kötüydü?

Standart.

Hayır, berbattı.

Nasıl yani?

Benden nefret ediyor ve sanırım yakında kovulacağım.

Bosko, ne düşünüyor diyeceğin bir adam değildir.

Yüzümü ifadesiz tutamıyor, yalan söyleyemiyormuşum.

Annene, amirine, sorgu memuruna,

direktöre yalan söylemek için

önce kendine yalan söyleyeceksin.

Önce kendini inandıracaksın.

Çocukken yalan söyler miydin?

Durmaksızın.

Ya Harvard'a girmek için?

- Harvard'a gittiğimi nereden bildin? - Tarih mezunusun.

Küresel ilişkilerde yüksek lisans.

Beni araştırmışsın. Neden?

Kariyerin ilgimi çekiyor.

- Neden? - Hırslı biriyim.

İşi öğrenmek istiyorum.

- Beni araştıracak vaktin mi var? - Gizli bir bilgi değil ki.

Örnek bir meslektaşın özgeçmişini okumak araştırma sayılmaz.

Ne sayılır peki?

Gitmem gerek.

Bunun için mi görevlendirildin?

Bir soruşturma için miydi?

Hayır, değildi.

Tamam. Şimdi otur.

Öğrenmek istiyorum dedin. Otur.

Bana bak.

Hareket etme.

Yüzünü gevşet.

Ne sıcak ne de soğuk bir ifade.

Çok hafif gülümse.

Hayır, bu fazla.

Gülümsüyor musun merak etmeliyim.

Şimdi bu ifaden kadar tarafsız bir cevap bul.

Bana gerçeği söyle.

Beni araştırmanı mı istediler?

Diyelim istediler?

Bana söyler miydin?

- Neden söyleyeyim? - Sana güvenebilir miyim?

Tabii ki güvenebilirsin.

Bu gayet iyi.

Bana şunu söyle.

Samia Zahir'i duydun mu?

Hâlâ oynuyor muyuz?

Biz hep oynarız.

Bir profesör.

İki buçuk ay önce kayboldu, Sudan'da tutuluyor.

Birleşik Arap Emirlikleri istihbarat servislerinin elinde.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left