Le prime 191 righe.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
...adresinden izleyebilirsiniz.
Anlat bakalım koçum, Yiğit'in selamı var sana.
Namık mı gönderdi seni? Yiğit nerede, ne yaptınız ona?
Bak Yiğit'e ne diyeceksen sen bana de bakayım, ben onun abisiyim.
Söyle.
Buyur abi.
Alo Dilsiz, Mahmut Şevket Paşa'daki büyük çay bahçesine gel.
-(Ferhat ses) Bir fırıldak dönüyor. -Hayırdır abi?
Şu Yusuf mudur nedir, geçenlerde dayandı ya kapıya...
...dayıma atarlanan (...)!
O Yiğit'i çağırdı, kesin kulağına bir şey fısıldayacak.
Ne fısıldayacaksa bize fısıldasın, Yiğit'in haberi yok ha.
Tamam abi geliyorum.
Efendim Ferhat?
-Aslı evde mi? -Evet, galiba yukarıda.
İyi kapısını kilitle, odadan dışarı adım atmayacak.
Neden, ne oldu yine?
Sen ne diyorsam onu yap, o kadar.
Ferhat, alo?
Çünkü; çünkü Özge benim kızım.
Artık yeter.
Ne oluyor ya?
Aç kapıyı! Açar mısın kapıyı?
Ne kadar tutabileceksiniz acaba beni burada?
Alo?
Neredesin, geldim bekliyorum bir saattir?
Neyden bahsediyorsun sen ya, nereye gelmesi?
Yazdım ya sana, mesaj gönderdim.
Bana mesaj falan gelmedi.
Mahmut Şevket Paşa'daki büyük çay bahçesine gel dedim...
...diyeceklerim var dedim.
Allah kahretsin.
Yiğit, nasıl olur böyle bir şey ya, bir söylesene?
Yiğit.
Ya bir şey söyle.
-Alo? -Hah Yeter anne, yardım et ne olursun.
Suna, yavrum ne yardımı, ne oldu?
Yiğit'e bir şey mi oldu?
Necdet'in öldürülmesiyle bir alakan var mı?
Ne diyorsun sen, nereden çıktı bu, ne Necdet'i?
Bak; ne zamandır Yiğit, babasının cinayetinin peşine düştü.
Birtakım şüpheleri var, o Yusuf denen çocuk da...
...buluşalım, konuşacaklarım var demiş.
Ama nasıl olduysa Yiğit'in yerine, Ferhat gitmiş buluşmaya.
Neler oluyor Namık?
Yardım edin!
Abi!
Dikkat et, yaşıyor.
Hadi Dilsiz yürü!
Dikkat abi, dikkat!
-Efendim? -Hah, yaptın mı?
Zayıf olanı indirdim, şimdi sıra yanına gelen siyahlıda.
-Hemen uzaklaş oradan, hemen! -(Erkek ses) Ama efendim.
Hemen dedim sana, hemen uzaklaş!
Tamam efendim, emriniz olur.
Hadi.
Aç Dilsiz.
Yaşayacaksın merak etme.
Yiğit'e ne anlatacaksan, bana anlatacaksın. Duydun mu?
-Nereye gidiyoruz abi? -(Ferhat) Eve.
Tamam.
Alo Jülide, neredesin?
-Bıraktığın yerdeyim. -İyi tamam, gel kapımı aç.
Kapını mı?
Evet, gel odanın kapısını aç.
Tamam, peki.
Hişt, nereye?
Şey Yeter Hanım, teyzem aradı kilitli kalmış herhalde, ona bakacağım.
Ben kilitledim, Ferhat da açılmayacak dedi.
-Nasıl yani? -Duydun işte Jülide.
Aslı'nın odasını açmak filan yok. Tamam mı?
Hadi bakayım, işine gücüne bak sen.
Daha neler göreceğiz bakalım.
-Alo? -Neredesin Yiğit?
Asıl sen neredesin abi?
Soruya soru cevap yapma lan, ben bu Yusuf denen (...) görüşmeye gittim.
Ah abi, sen benim telefonumu karıştırdın değil mi?
Abi sen ne yaptın ya?
Asıl sen ne yapıyorsun oğlum, neyin peşindesin?
Bu (...), beni görünce niye topukladı oğlum?
Abi dedim ya sana, pis işler peşinde adam diye.
Bak oğlum, ben sana bin defa dedim değil mi? Namık'ın peşini bırak dedim.
makamına döndükten sonra bu Yusuf'u mudur musufu mudur...
...neyi tepeleyeceksen tepelersin, öttürürsün.
O zamana kadar, gizli kapaklı işler çevirmeyeceksin Yiğit.
Abi sen niye karışıyorsun bana ya, niye karışıyorsun ki?
Ben senin her şeyine karışırım.
Senin başın belaya girmeyecek, anladın mı beni?
Senin başın beladaysa, benim de başım beladadır o kadar.
Tamam abi tamam, bir şeyin peşinde olduğum falan yok.
Zaten adam da kaçmış, Yusuf musuf da yok tamam mı, için rahat etsin.
İyi ya öyle olsun, hadi bakalım.
Of abi ya, of!
Sen öyle san, rahat edecekmişim.
Kızım iyi değil mi, toparlar hemen?
Fiziksel durumunda bir tehlike yok. Midesini yıkadık, durumu stabil.
Çok şükür.
Ama ruh sağlığı iyi değil.
Evet, sıkıntıları var tabii.
Handan Hanım, kızınız intihara teşebbüs etmiş
Bu dikkat çekmek için mi...
...yoksa gerçekten hayatına son vermek için mi bilemeyiz.
Ama her iki durumda da sorun büyük.
Haklısınız.
Bir psikiyatrist meslektaşımın görmesi lazım.
Ee tabii, tabii görsün.
Iı, ne kadar kalması gerekiyorsa o kadar kalsın.
Küçük kızı var, dertleri var yani.
Anlıyorum, tekrar geçmiş olsun, ben yine uğrarım.
Sağ olun, sağ olun.
Var mı bir sıkıntı?
Yok oğlum, dediğini yaptım işte odasından dışarı adım bile atamadı.
İyi.
Sen iyi misin, oğlum ne oldu da bu kadar gerildiniz yine?
Jülide.
Ne oluyor Ferhat, kapı kilitlemeler, esir almalar?
Ne yapıyorsun sen ya, ne yapıyorsun?
Asıl sen ne yapıyorsun, bavul toplamalar falan?
Yolculuk nereye bana sormadan?
Canımın istediği yere.
Öyle istediğin yere gidemezsin.
Yeter artık Ferhat.
-Yok, yetmez. -Yeter.
Yetmez, konuşacağız.
Bugüne kadar konuştuk ne oldu, ne oldu?
Bundan sonra da konuşacak bir şey yok.
Konuşacağız dedim sana.
Konuşalım.
Konuşalım.
Senin hayatına girdiğim günden beri...
...başıma gelmedik kalmadı, zorla evlendim.
Beni bu evde esir tuttunuz.
Üstümüze kurşunlar yağdı, alevlerin içinden kurtulduk.
Abimi kaybettim, eşimi kaybettim.
Ama ben senin elini tutmaktan hiç vazgeçmedim Ferhat.
Hiç vazgeçmedim çünkü benim sevdiğim adam...
...evet karanlık bir adamdı ama...
...kötü bir adam değildi, o yüzden hiç vazgeçmedim.
Ama şimdi sen...
...karşıma geçmişsin bana diyorsun ki...
...Özge benim kızım.
Bana yalan söyledin ya.
-Sana yalan söylemedim. -Söyledin.
-(Ferhat) Anlatacaktım. -Ne zaman?
Ne zaman?
Bebeğimiz doğduktan sonra.
Bence sen bunu bana hiçbir zaman anlatmayacaktın.
Anlatacaktım.
Anlatamayacaktın, ben de bu koca yalanın...
...içinde böyle aptal gibi, oradan oraya savrulacaktım.
Sana bir şey olmasın, bebeğimize bir şey olmasın diye anlatmadım korktum.
Zaten hamileliğin hassas geçiyor.
Anlatacaktım diyorsam anlatacaktım, uzatma.
Peki Ferhat, bana burada kalmam için tek bir kelime...
...tek bir sebep söyle, kendini benim yerime koy ama.
-Söyle. -Sen bilmiyor musun?
-Bilmiyorum. -Biliyorsun.
Ne yapayım yani bilmiyorsan, ne yapayım?
-İyi. -İyi.
Bu ne inat ne de bir kavga.
Sen benim içimden öyle bir şey kopardın ki.
O yüzden önümde durma.
Gitmeme de mani olma.
Benim için kolay mı sanıyorsun, sen hı?
Biri bir gün çıkıyor, senin bir kızın var diyor.
Ben kendime itiraf edemediğim şeyleri, sana nasıl itiraf edeceğim ha?
Kolay mı sanıyorsun benim için?
Tek acı çeken, şaşıran sen misin?
Söyle doktor, söyle?
Kolumu bırak, acıyor kolumu bırak.
-Efendim Dilsiz? -Abi yetiş, adam ölüyor.
Geliyoruz şimdi.
-Ne oluyor, kim ölüyor? -Gidiyoruz doktor.
-Kim ölüyor, nereye? -Hayat kurtarmaya.
Ne oluyor?
-(Aslı) Ne oluyor burada? -Abi adam ölüyor, yenge.
Kim bu adam?
Kimse kim, yaşatabilir misin, yaşatamaz mısın bu adamı?
-Sen mi vurdun? -Yaşatabilir misin Aslı?
Bilmiyorum, hastaneye götürmemiz lazım.
Hastane mastane yok.
Ne demek hastane yok?
Bak çıkarsam bile kurşunu, enfeksiyon kapar bu adam masada kalır.
Doktor değil misin, cerrah değil misin? Yap işte.
Of Allah'ım delireceğim!
-Gerçekten delireceğim artık! -Hadi yap şu işi!
Tamam sana bir liste vereceğim, yalnız hepsini al getir tamam?
Tamam yenge, söyle sen ben yazarım.
Yaşatabilir misin, sana soruyorum?
Bakacağım!
No comments yet. Be the first to leave one.