Percy Jackson and the Olympians

Percy Jackson and the Olympians

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 2

Informazioni sulla release

Percy Jackson and the Olympians S02E07 1080p WEB h264-ETHEL
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-01-15
Download: 35
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 162 righe.

Büyük Uyanış çoktan başladı.

Kronos geri dönüyor.

Varlığı Tartaros'tan yükselip burada bir araya gelecek.

İyileşmesini hızlandırmak için Altın Post lazımdı.

Niye Annabeth için bu kadar uğraşıyorsun?

Orası Polifimos'un adası mı?

Senin tek derdin Post.

Post benim.

Annabeth!

O ölüyor.

Post'la iyileşebilir.

Görevi feda edemem.

-Hayır! -Al şunu!

O iyi mi?

Adadan nasıl çıkacağız?

Çocuklar…

bunlar Gökkuşağı…

ve arkadaşları.

Zeus'un kızı Thalia Grace,

büyük bir fedakârlıkta bulundu.

Artık onun ruhu bizi koruyacak.

Tıpkı sevdiklerini koruduğu gibi.

Neden bahsediyorsun? Ne demek bu?

Hayatı pahasına

ona saldıranları mağlup etti.

Zeus merhametiyle bu cesaretini ödüllendirip

ona yeni bir yaşam sundu.

Ne? Bedeni nerede?

Thalia nerede?

Dinle ufaklık.

Gidelim buradan.

Birbirimize sahip çıkarız.

Thalia.

Kusura bakmayın, mekanik bir arıza çıktı. En kısa sürede buradan gideceğiz.

Gemiyi limanımdan uzaklaştırmazsan Sahil Güvenlik'i ararım.

Elbette.

Burası Cancún değil, Long Island.

90 metrenin üzerindeki gemileri kabul etmiyoruz.

Şu insanları da iskelemden alın.

Hemen.

Aidan! Buradayım!

Alison?

Gel hadi. Çabuk ol.

Luke çok kızacak.

Beni yoklayıp durmasana.

Üzgünüm Aidan.

Evcil Kiklop. Kurnazca.

Vay canına, Percy Jackson. Hayranınım. Bir yerlere gidip sohbet…

Söz Büyüsü'nü bırak yoksa dişlerini sökerim, Afrodit'in oğlu.

Annabeth nerede?

Nasıl ulaşacağımı biliyorum.

Bana lazım olan…

-İşte bu! -Süper.

Ne yapıyorsun?

Post Luke'un odasındaymış. Girmek için bu lazım.

Önce Annabeth'i bulmalıyız.

Benim dediğim olacak.

Kampa ulaşamadım. Iris sunduğum şeyi kabul etmedi.

Bir terslik var.

Galiba bütün ağ çökmüş.

Luke'un o gemide ordusu var.

Her şey bize bağlı. Kamptakilerin olacaklardan haberi yok.

-Geri ver şunu! -Post sıkı korunacaktır.

Aldığımız an alarmı çalarlar.

Önce Annabeth'i kurtarmalıyız.

Çok riskli. Artık kamp ya da biri için görevi riske atmayacağım.

Senin yüzünden bu durumdayız.

Post'u bulmuştuk, senin yüzünden kaybettik.

O gemiye daha önce bindim. Annabeth'in şapkası bende.

-Görünmez olabilirim. Anahtar da var. -Süper. Hepsini bana ver.

Güçlerimizi birleştirsek ya.

Hemen, yoksa almasını bilirim.

Belki de kehanetin doğruydu.

Ne?

"Arkadaşların olmadan yenilip eve tek başına döneceksin."

Niye biliyor musun? Çünkü herkesi uzaklaştırıyorsun.

Percy.

Peki Jackson. Bunu nasıl yapacaksın?

Lido güvertesinde sancak tarafında personel asansörü var.

Oradan servis koridoruna…

Aldım.

Percy.

Yok bir şey, ben…

başka anahtar bulurum.

Gemiden inince buradan hemen gitmeliyiz.

Kampa dönmek için araç bulabilir misiniz?

-Tamam, bakarız. -Tamam.

Bu savaşı kazanmak sandığımızdan kolay olacak.

-Ne yapıyorsun? -Bunu ait olduğu yere koyuyorum.

Ben buldum, ben karar veririm.

Ama Kronos yerine düşmanı iyileştirmek için kullanıyorsun.

O düşman değil.

Beni gemiden attı ve gemiyi havaya uçurmaya çalıştı.

FİLİKA

BUGÜN 16.30'DA ACİL DURUM TATBİKATI

EĞLENCE MERKEZİ

KAMARALAR

Hayır, Zeus'tu.

İris mesajını kullandığımızı öğrenince iletişimimizi koparmak için

İris'e ağı devre dışı bıraktırdı.

Ama bu kendi safındakilere zarar verir.

Ne olmuş? Zeus'tan bahsediyoruz.

Ondan biraz daha az mı bahsetsek?

Ya da sesimizi alçaltalım.

Ondan korkmamalıyız dostum.

Ya da ebeveynlerimizden. Titanlar bizim tarafımızda.

Evet, korkmayın.

Kim var orada?

Hey! Ne oluyor? Çıkarın beni!

Hey! Kimse yok mu? Çıkarın beni!

Hadi ama! Şaka mı bu? Çıkarın beni!

Tamam.

Sessiz ol.

Bak dostum, anlıyorum ama biraz acelem var.

Tamam.

Dostum değil, Blackjack diyecektim.

Özür dilerim. Gitmeliyim.

Bol şans.

Hadi ama! Bu hiç komik değil.

Aidan liman yetkilisiyle konuşmaya gitti galiba.

Mitoloji kartlarını da bırakmış.

-Hey, bu bir Hidra mı? -Evet, öyle.

-Ne? -İkonlar setinden.

-Baskısı bitmişti, değil mi? -Şaka mı bu? Dağıt hadi.

-Evet, dağıt hadi. -Tamam.

-Aidan çok kızacak. Hadi, çabuk. -Tamam. Bana güzel kartlar ver.

Bilge Kız.

İyi misin?

Çok vaktimiz yok. Çabuk olmalıyız.

-Kıvırcık… -Onu kurtardık. Güvende.

Şapka çok kaşındırıyor. Sana da oluyor mu?

Gemiden inmeliyiz. Koşabilir misin?

-Hayır. -İyileşmedin mi?

Hayır, Post'u almadan gidemeyiz.

Clarisse alacak.

Clarisse mi? Güç birliği mi yaptınız?

Pek sayılmaz. Benim önceliğim sendin, onunki de Post.

Haklı. Önemli olan Post.

Artık ne yapabileceğini anladım.

Saklan!

Annabeth?

Nasıl hissediyorsun?

Canlı.

Senin sayende sanırım.

Hançerimi de getirmişsin. Teşekkürler.

Aslında benimdi, unuttun mu?

Her şey ait olduğu yere döner.

Post'un sihri Kronos'u iyileştiriyor.

Tartaros'dan dönüşü hızlanıyor.

Percy sayesinde.

Onu bana vererek tanrıların iradesine karşı geldi.

Yalan yok, yürekli çocuk.

Tanrıları düşünmüyordu.

Arkadaşını kurtarmak için yaptı.

Sonunda da dünyayı kurtardı.

Luke, buna son vermelisin.

Post'u lahitten hemen almalısın.

Yapamam.

Yapabilirsin.

Şimdi gidip, onu alıp bana geri getireceksin.

Annabeth, dinle…

Gidip bir bakın.

More Turkish subtitles for Percy Jackson and the Olympians

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left