Le prime 200 righe.
NETFLIX ORİJİNAL FİLMİ
Israr etmeyin. Başka gruba geçin.
Hızlı hareket edin, sorulara
kısa ve öz cevap verin, senli benli olmayın.
Bazı davetlilerim biraz özeldir. Ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur.
Tepsiyi düşürürseniz sessizce çekilin. Özür dilemek
ve temizlemek başkalarının görevi.
Son olarak, aksesuar takmayın.
Yüzük, pirsing, bilezik, küpe takmak yok.
Eminim çok iyi iş çıkaracaksınız.
Hepinize teşekkür ederim.
Şarap?
Beyaz lütfen.
Pardon!
Pardon.
Pardon.
-Sorun değil. -Rahatsız ediyorlar mı?
-Hayır, köpekleri çok severim. -Öyle mi?
-Besleyebilir miyim? -Tabii ama peşinizi bırakmazlar.
Daha iyi ya.
-Müdahale edeyim mi? -Gerek yok.
Sizi çok sevmiş olmalılar. Bu kadar sevecen değildirler.
Şişeyi götürme.
Bana getir lütfen.
Merhaba Ricardo. Nasılsın?
Merhaba. Bizimle bir içki içer misin?
Hayır, sağ ol. Röportajım var. Haftaya görüşürüz. Seni gördüğüme sevindim.
Sana çay söyledim.
Bir şişe de maden suyu lütfen.
Sen bir şey istemiyor musun?
Gözlüğünü çıkarabilir misin?
Pardon.
Pardon!
Burada sigara içmene izin vereceklerini sanmıyorum.
Yasak ama içersen kimse fark etmiyor.
Birisi şikâyet etmezse tabii.
Doğru.
Bu tip yerlerde öyle biri hep çıkar.
Ailenin haberi yok, değil mi?
Hayır.
Kimseye söylemedin mi?
Hayır.
Tuhaf.
Nedir tuhaf olan?
Neredeyse var olmamak.
Tuhaf bir şey.
Beni nasıl buldun? Gösterişçi insanları bulmak kolaydır.
Evime nasıl girdin?
Söylersem hatası olmayan birisine haddini bildirmeye
-çalışacaksın. -Sadece zor muydu merak ettim.
Hiç değildi. Herkesi katledebilirdim.
Şaka yapıyorum.
Affedersiniz hanımefendi. Burada sigara içmek yasak.
Gördün mü? O içebileceğimi söylemişti, affedersiniz. -Hayır, içemezsiniz. -Tamam, söndürüyorum.
Ne istiyorsun?
Benimle on gün geçirmeni istiyorum.
Ne?
İstediğim bu.
On gün.
Tehdit değil.
İstersen biraz düşünebilirsin.
Teşekkürler.
Üstü bahşiş için.
Ne kadar?
Para istemiyor.
Bana haber vermeden nasıl onunla buluşursun?
-Tanrı aşkına Anabel. -Kendim halletmek istedim.
Ne istiyormuş?
Benimle on gün geçirmek.
Nerede?
Bilmiyorum.
Söyleyemeden kalkıp gittim.
-Seni tehdit etti mi? -Hayır.
Kaç yaşında?
42, belki 43.
Adı Chiara.
Benim kızım ve onu sekiz yaşındayken terk ettim.
O olduğuna emin misin?
Evet.
Nasıl?
Onda kendimi görüyorum.
Girebilirsiniz. Sizi bekliyorlar.
Bir şey ister misiniz? Kahve?
Hayır.
Oturun lütfen.
Sizi çağırdık çünkü tuhaf isteğinizle ilgili bazı şeyleri
netleştirmek istiyoruz.
Bayan Barnuevo'yla on gün geçirmek.
Evet.
Birlikte geçireceğiniz zaman için nasıl bir program yaptınız mesela?
-Program mı? -Evet.
Demek istediğim, planlanmış...
...etkinlikler mesela.
Etkinlik yok.
Hiçbir şey yapmayacak mısınız?
Bir şeyler yaparız.
Daha hızlı bir çözüm yolu olabilir mi?
Örneğin tazminat vermek gibi.
Hayır.
Başka bir yol var mı?
Hayır.
Bundan ne çıkarın olacağını bilmek istiyorum.
Anlamalısın ki bizim için biraz tuhaf bir durum,
30 yıldan sonra birdenbire ortaya çıkmanı
ve karımla birkaç günlük tatile çıkmayı istemeni kabullenmek.
Onu daha önce nasıl bulabileceğimi bilsem bu kadar beklemezdim.
Peki ya kabul etmezse?
Bilmiyorum. Bunu düşünmedim.
Neden?
Durumumuzdan dolayı.
Karşılığında Bayan Barnuevo'yla olan akrabalık ilişkinden
feragat edeceğini beyan eden bir kontrat hazırladık.
İleride bir daha
böyle isteklerde bulunmayacağından emin olmak için.
Alıp boş zamanında okuyabilirsin.
Gerek yok.
Başka bir şey var mıydı?
Daha kolay park yeri bulunan restoran yok muydu?
Bir kereliğine zamanında gelseydin daha çok seçeneğin olurdu.
Üçümüz için sipariş verdik.
Kendime ayrıca söyleyeceğim.
Sana söyleyeceğimiz önemli bir şey var.
Ayrılıyor musunuz?
Hayır, ayrılmıyoruz.
Biriniz hasta mı?
Hayır, Anabel on günlüğüne gidiyor.
Sana söylemek istedik.
Nereye gidiyorsun?
Benim yardımcı olamayacağım bir mesele,
kendisi halledecek.
Ne meselesi?
Bakar mısınız?
Bana neden söylüyorsunuz?
Hiç söylemezsiniz.
Sekiz yaşından beri görmediğim başka bir kızım daha var.
Birlikte birkaç gün geçirmemizi istedi.
Deli misiniz siz?
Aklınızı mı kaçırdınız?
-Ya seni öldürmeye kalkarsa? -Hayır, tatlım...
Her şey kontrol altında.
Eğer ortaya çıkmasaydı bana söyler miydin?
Yoksa hiç haberim olmaz mıydı?
Bunu daha sonra konuşuruz.
İzninizle.
Canım sigara çekiyor.
Neden bunca zamandır görüşmediniz?
Onu babası büyüttü.
Neden?
Onu terk mi ettin?
Evet.
Öyleyse...
...ona iyi davran.
Mathieu nasıl?
Babamı görmek anlaşmaya dâhil değil.
Merak etme.
O nasıl?
O...
...öldü.
Ne oldu?
Çok sigara içerdi, biliyorsun.
Ziyaret etmek istersen kasaba mezarlığında gömülü.
Burada kim yaşıyor?
Ben.
Neden?
Bilmiyorum.
Terk edilmiş olacağını mı düşündün?
Bilmiyorum.
Onuruna sunak mı bekliyordun?
Yapma.
Şarabı koy.
Yemeği yapmak ister misin, ben mi yapayım?
İstersen beraber yapalım.
Şimdilik iş bölümü yapmaya ne dersin?
Pekâlâ.
Olur.
-Başka bardak yok mu? -Hayır, ben içmiyorum.
Kendime yasakladım.
İstersen sobayı yakabilirsin.
Yoksa yemek yerken donarız.
Arkadaki dağdan dolayı burada telefon çekmiyor.
Sorun değil.
Ev telefonu çalışıyor. Orada.
İstersen kocanı arayabilirsin.
Gerek yok, belki daha sonra.
-Merak etmez mi? -Neden etsin?
Ona normal gözüktüğümü söyle.
Seni öldürmek ister gibi durmadığımı.
Nasıl bu kadar popüler oldun?
O dünyaya kocamın işi aracılığıyla girdim.
Elbette.
Sen de yeterince zaman geçtiğini düşündün.
Bu imkânsız. Odunlar ıslak.
Ne için?
Seni unutmam için.
Kocanla nasıl tanıştın? Adı neydi?
Bernabé. Bernabé.
Nasıl tanıştınız?
Buradan ayrıldıktan sonra...
...tekrar okula yazıldım, o da üniversiteye
ekonomi dersi vermeye geldi.
No comments yet. Be the first to leave one.