The Last Frontier

The Last Frontier

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 1

Informazioni sulla release

The Last Frontier 2025 S01E05 Arnaq 720p ATVP WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2025-10-31
Download: 36
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

I28.

- B6. - B6.

G19.

Cal?

FAIRBANKS'E HOŞ GELDİNİZ

MERKEZÎ İSTİHBARAT TEŞKİLATI

Baştan başlayalım. Tam olarak ne biliyoruz?

Havlock, Arşiv 6'yı çalmak için Rusya'dan bir hacker kiraladı.

Hacker ortadan kayboldu ama önce Arşiv'i bir kuryeye verdi.

Yani Vincent Thiago'ya.

Sahte ad ve kimlik. Her şey sahte.

Ve kuryeyle ilgili bildiğimiz tek şey, kazadan 24 saat önce geldiği.

Yani kazayı biliyordu,

Arşiv'i vermek için Havlock'ı bekliyordu.

Buraya düşeceğini nereden biliyorlardı?

İkisi, uçağı tam olarak buraya düşürmüş olabilir.

Neden? Burada ne var? Alaska'da ne var?

Ayılar, Spam, çoğu kuştan büyük sivrisinekler.

O ne?

Donnie'nin ailesine para toplamak için Mecca'da parti düzenliyorlar.

Bira ve yemek var. Şanslıysam dans da var.

Cenazede bira ve dans mı? Bir de arama sırasında.

Cenaze değil. Kabilelerimiz buna festival der.

Biri öldüğünde herkes toplanır, ailenin yükünü

azaltmak için bağışta bulunurlar.

Frank, hat ikide bir polis var. Acil diyor.

Remnick.

Selam Frank. Sesini yeniden duymak güzel.

Hallediyorum.

Alaska tundrasında cesedini bulacağımı düşünüyordum.

Bazen istediğini elde etmemek iyidir.

Büyük bir şans. Nasıl hissediyorsun?

Ağrım var ve yorgunum, sen?

Epey iyiyim.

Uçak kazası ve insan avından sağ çıktığımı düşünürsek.

Alaska'nın seninle işi bitmedi.

Dedektif Briggs, o nerede?

Şu anda arıyor. Hat ikide.

Tamam.

Senin hakkında başka şeyler de okudum Frank.

Şikago'da geçirdiğin zamanı ve eve dönüşünü okudum.

Kızını kaybettiğini bilmiyordum. Üzgünüm Frank. Hayal edemiyorum.

Kızımı konuşmak için mi aradın?

Seninle konuşmak için aradım

çünkü gittiğimiz yolda birbirimizi anlamamız gerek.

O yüzden özel olarak konuşmalıyız. Hoparlörü kapatır mısın?

Teslim ol, istediğin kadar konuşuruz.

Ciddiyim Frank. Önemli bir konu.

Hoparlörü kapat.

Bradford, emniyet şalterinden korkuyor. Ateşkes istiyor.

Pazarlık yapmaya hazır.

Seni seviyordum Sidney.

Ama şimdi benim peşimdesin. O yüzden Frank'le konuşmalıyım.

Frank, lütfen hoparlörü kapat. Herkesin önünde konuşmak istemiyorum.

- Neyi? - Sırrımızı.

Sağ ol Frank.

Sözümün eri olduğumu göstermem önemli, biliyorsun.

Karını iade ettim.

Evde sakladığın silah konusunda sessiz kaldım.

Ve karşılığında senden tek istediğim, bir soruya cevap vermen.

Tek bir soru.

Soru nedir?

Dürüst şekilde cevap vereceğine söz ver Frank.

- Verecek misin? - Soru ne?

Çok basit Frank.

Sana güvenebilir miyim?

Biraz düşün. Dürüstçe cevap ver.

Sana güvenebilir miyim?

Evet mi, hayır mı?

Evet.

Sağ ol Frank.

Buldum. Yerel numara. Sabit hat.

Telefon şirketiyle konuş, kimmiş öğren. Şimdi yap, hadi.

- Frank! - Evet?

Sarah.

- Sarah? - Frank?

Gitmişler. Kulübede yoklar.

Luke ve Kira gitmiş.

Yavaşla. Ne?

Ve polis ölmüş.

Neredesin?

Dağın eteğindeki benzin istasyonunda.

Peki. Orada kal. Yanına geleceğim.

- Frank. - Bekle. Evet?

Bir avcı, Kira Moore'u buldu, hayatta.

- Ya Luke? - Bir mahkûmlaymış.

Luke'u bulacağız. Seni seviyorum, telefonu Hutch'a veriyorum.

Polis yolla, kayıp çocuk uyarısı gönder. Helikopter de lazım.

Havlock bekleyecek.

Git.

- O nerede? - Sağlıkçıların yanında.

Bayılmıştı ama kendine geldi.

- Sen mi buldun? - Evet.

Onu 6,5 kilometre geride, patikada buldum.

Lorna, Susie.

İyi misin?

Buraya gel.

Çok üzgünüm.

Üzülme, tamam mı?

Bana bak. Üzülecek bir şey yok.

Tamam mı? Güvendesin.

Yardım edecek birini bulacağız.

Tamam mı? O sırada fotoğraflara bakıp

Luke'u kaçıran adamı teşhis etmeme yardım et.

- Bu, o mu? - Hayır.

Beni vurmayacaksın.

Şansın vardı ve yapmadın.

- Bu. - Emin misin?

- Evet. - Öyle mi?

Sorun yok. İyisin. Buraya gel.

Öldürürüm. Yemin ederim.

Beni öldürürsen gözünü her kapattığında yüzümü göreceksin.

- Otoyol ne kadar uzakta? - Yoldan 13 kilometre.

Patikadan üç.

Kar aracımı getireceğim.

Sarah, burada ne yapıyorsun? Polisleri kulübeye gönderdim.

- Luke burada mı? - Hayır.

Mahkûmlaymış. Nerede, biliyor musun?

Hayır ama adını ve önceki konumunu biliyorum.

Kira, otoyolda bir kaza oldu dedi. Onu buraya mı getirdin?

Israr etti.

Anahtarların lazım.

Tanrım, seninle geliyorum.

Belki ben de gelmeliyim.

- Hayır. - Burada kal.

- Yardım etmek istiyorum. - Kira Moore kulübede.

Kız zor şeyler yaşadı.

Ona bak. Annesine haber ver.

Tamam.

Ya kamyonetim?

Kamyonetin, nihayet bir kamyonet gibi kullanılacak.

Merhaba.

Kimse var mı?

Anahtarları ver.

Seni orospu çocuğu.

Sağ ol.

Nasıl sürülür, bilmiyorum.

Çözsen iyi olur tatlı şey. Halletmemiz gereken bir iş var.

CIA GENEL MERKEZİ LANGLEY, VIRGINIA

- Ne zaman oldu? - Şu anda çevrim içi.

Konumunu bulduk mu?

SONRAKİ DOĞRULAMA: 24:27:36

Bu o, efendim. Bu Havlock.

Çevrim içi olduğunda emniyet şalterini kapatmaya çalışıyorduk.

- Yazan o mu? - Evet.

Bir dakikadan fazla oldu, sıfırlamak için çok faktörlü şifre kullanıyor olmalı.

- Hâlâ hayatta. - Ve hâlâ bir tehlike.

Konumunu söylüyor mu?

Farklı yerlerde görünüyor.

Şifrelemesinin ilk katmanını bile çözemedik.

Şalteri devre dışı bırak ve bir çözüm bulmak için

teşkilatın tüm kaynaklarına erişimin olacak.

Yapabilir misin?

- Evet. - Güzel. İşini yap.

Çalış. Hemen yap.

Telefon şirketi aradı.

Arama verileri kaydında bulduğumuz numaranın

Parks Otoyolu, Klondike Oteli, oda 130'dan geldiğini doğruladılar.

Bu Havlock. Orada.

Arama izni alır mısın?

Fairbanks Polisi.

Temiz.

Temiz.

Her yer temiz.

Buradaydı.

Her yeri arayın.

Frank, araştırdım. Oğlunu kaçıran adam sorunlu.

Romero, klinik olarak paranoyak ve cezai ehliyeti yok.

Deniz Harp Okulu'ndan onur derecesiyle mezun olmuş.

Robotik ve kontrol mühendisliği okumuş.

Sonrasında DARPA'ya çalışmış ve gözetim araçları yaratmış.

Sorun nerede başlamış?

Mahkemeye göre

DARPA'daki amirlerinin onu gözetlediğine inanıyormuş.

Bilgisayar ve telefonundan.

Psikolojik bir çöküş yaşamış.

İki hafta sonra altı federal memuru öldürmüş.

Dinleme noktaları olduğuna inandığı yapıları bombalamış.

Komşusunu da öldürmüş, dinleme cihazı ararken

üç dişini çekmiş ve köpeğini parçalamış.

- Tanrım. - Kira, eski sevgilisinden

intikam alacağını duymuş. Tanıdık geliyor mu?

Herhangi bir kadın yok.

Araştır. Eski sevgilisi veya kadın iş arkadaşı var mı bak.

Nereye gittiğini öğrenmeliyim.

Ayrıca Havlock'ın çağrısının buradaki bir otelden geldiğini öğrendik.

Kurye tarafından ödenmiş.

Şimdi olmaz. Romero'nun nereye gittiğini öğrenmeliyim.

Güvende olacaklarını düşünüyordum. Ben sadece...

Soruşturma ve seni kaçırması yüzünden...

- Bir şey de. - Ne dememi istiyorsun?

Söylenecek bir şey yok çünkü hiçbir şey iyi değil.

Siktir, korkuyorum, stresliyim ve bunların,

senin gözetiminde olması inanılmaz.

O yüzden hayır, konuşmak istemiyorum.

Çözmeni istiyorum.

Sorunu çözmek ve oğlumuzu bulmak istiyorum.

Hey! Dur!

Ne oldu?

- Bana ateş etti. - Kim? Ne oldu?

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left