Le prime 200 righe.
İsim?
Şehvet kölesi!
Ne iş yapıyorsun?
Şehvete…
…kölelik yapıyorum!
LİSE MEZUNİYET BALOSU
Erkekler güzelliğine hayran.
Merhaba Sukhee.
Dikkat et.
Onun adını duyan kızlar kıskançlıktan çatlar.
Bizi deli divaneye çevirir Gözleri hançer gibi yüreğine saplanıverir
Kızlar!
Ne yapıyorsunuz?
Bana bakın kızlar!
Bu ne böyle? Durun!
Ceza veririm! Ailelerinizi ararım!
Shilpa!
Kader fatihi!
- Pamuk eller cebe! - Haydi, verin!
O her gün kazanır,
kalpleri fetheder.
- Kazandık! - Evet!
Kameraya bak!
- Sukhee! - Sukhee!
Korkusuz, utanmaz, pervasız!
Başlarım sana! Sen bana nasıl vurursun!
Karşınızda imparatorların imparatoru…
- Sukhee! Sukhee! - Sukhee! Sukhee!
Bu hayırlı günde birbirimize bir söz verelim,
hayatımız boyunca yırtık olacağız.
Hep çılgınlık, yok baygınlık.
Her ne olursa olsun sürtükler,
çocuğumuzun, kocamızın ve donlarının
kimliğimiz olmasına izin vermeyeceğiz!
- Sukhee! Sukhee! - Sukhee! Sukhee!
Sukhee, iç çamaşırımı bulamıyorum!
Anne, ayakkabımı bulamıyorum!
Geldim!
Çabuk gel Sukhee!
Geç kalıyorum!
Anne!
SUKHPREET SINGH KALRA 16-A ANANDKOT
Beni böyle aptal şeyler için arama.
Dur.
20 sene oldu Sukhee,
patlıcan sevmediğimi nasıl bilmezsin?
15 sene oldu baba.
Patlıcan sevdiğimi nasıl bilmezsin?
Jassi.
- Alo, söyle… - Yemeğin!
Geç kalıyorum anne.
- Yemeğin! - Anne!
Kıyamet mi kopacak?
Nasıl oldu da benim tarafımı tuttun?
Çünkü akşam yemeğe kebap istiyorum.
Lütfen yine bal kabağı yapma.
Tamam, ballı çöreğim…
Yapma anne. Ben artık çocuk değilim.
Haydi hoşça kal.
Ama ben hâlâ çocuğum.
Sahi mi?
Şunları tutsana.
Gupta amca, tabii ki ben hâlâ
omuzlarında taşıdığın o çocuğum.
Bu iyidir. Öbürünü iyi sakla.
Merak etme. Ben her şeyi halledeceğim.
Ben onunla konuşurum Gupta amca.
Evet!
- Merhaba. - Merhaba hanımefendi.
Şunlardan bir tane, bir öksürük şurubu, bir de bant alayım.
Buyurun.
Hanımefendi, torbanız hazır.
Tamamdır, teşekkür ederim.
İyi misin dede?
Kızım…
Guru'ya söyle de odama gelsin.
O işe gitti.
Bana söyle.
İçeri giriyorum.
Aman aman.
Bu mu yani?
Haydi.
Kalk bakalım.
Kızıma temizlik yaptırırsam…
Bunu ben yaparsam cehenneme giderim.
Sorun yok.
Ben de cehenneme gideceğim nasılsa.
Beraber oturur, takılırız. Olur mu?
BİLGİSAYARIMA DOKUNMA… ANNE!
Şifre de mi koymuş?
Sinir bebe!
Aynı babası gibi.
Küçük hanım.
Anneler her şeyi bilir.
1997 MEZUNLARI MEZUNLAR TOPLANTISI, 27 ŞUBAT 2022
1997… Toplantı…
Toplantı mı?
Sukhee, davetiyeyi gördün mü?
Doğum günü videonu gördük, okul günlerimizi anıyorduk ki,
baksana toplantı var!
Ayrılığımızın sonu geldi, canım benim!
Meher…
Sukhee, yemin olsun
dans videoların çok çekici!
Facebook'ta gördüm.
Bu akşamki dinî toplantıda dans etsene?
Yine mi dinî toplantı var?
Arada komşularınla da takıl Sukhee.
Ranjita, neredesin sen?
Bana çay koy.
Teyze seni çağırıyor.
Geliyorum anne.
Şanslısın.
En iyi kaynana duvarda resmi asılı olan kaynana!
Hoşça kal, akşama görüşürüz.
Çok fena dedikodularım var.
Toplantıda güzel vakit geçireceğiz.
- Geleceksin, değil mi? - Evet.
Yoksa seni kaçırırım.
Geleceğim.
- Tanrıları kızdırmayacaksın… - Tabii.
Jassi'yi de getir, Jiya onunla görüşmek istiyor.
- Tamam. - Amcaya hürmetler.
Onu epeydir görmedim.
Helva yapacağım. Enfes olacak!
Ne güzel.
Jogi de gelecek.
Çok eğleneceğiz. Guru'yu da getir.
Tamam.
Yemekler Dhalla'nın yemek şirketinden gelecek.
Sukhpreet bugün biraz sıkıntılı, değil mi?
Beni mi kastediyorsun kendini mi?
Seni tabii.
Yüzünü bir gör.
Suratın beş karış.
Ne oldu yavrum?
Mezunlar toplantısına davetiye geldi.
Şapşal seni.
Ne güzel işte.
Ne zaman gideceksin?
Katılmak istiyorum dede
ama
seni nasıl bırakıp gideyim?
Ayrıca Jassi…
Jassi'nin sınavları, Guru'nun işi,
benim biçare hâlim.
Yalnız aklında bulunsun kızım,
sen bu eve gelmeden evvel,
Guru 21 senedir,
ben ise 70 senedir
kendi yağımızda kavruluyorduk.
Kendi başımızın çaresine bakabiliriz.
Jassi'nin de bunu öğrenme vakti geldi.
Haklısın dede.
Ama Guru demir yolu anlaşmasını yapmadan
beni hiçbir yere göndermez.
Yavrum, sen bu eve gelmeden önce
burası battaniye ardiyesi gibi bir yerdi.
Burada ben
ve Guru
sadece var oluyorduk.
Yaşamak nedir unutmuştuk.
Ama sen geldiğinde
bu ardiyeyi yuvaya çevirdin.
Bize gülmeyi öğrettin.
Bizi öyle sevip önemsedin ki,
yaşamayı yeniden öğrendik.
Öğrendiğim iyi oldu,
en azından biri bana biraz kıymet veriyormuş.
Biraz değil, çok.
Demem o ki, artık kendinle meşgul olma vaktin geldi.
Dışarı çık, biraz alışveriş yap.
Delhi yolculuğun için hazırlan.
Torununu ne yapacağız?
Biliyor musun?
Her Pencap erkeğinin bir zayıflığı vardır, o da lezzetli yemektir.
Ona yüksek kalorili, yağlı bir yemek yap.
Ben Sukhpreet Kalra'nın sana sözü bu.
Vay!
Anne!
Ben geldim!
- Başladık! - Jassi geldi.
- Haydi git. - İşe dönme vakti.
Anne, çabuk gel!
Büyük dedem nefes almıyor!
Yaratıcı'sına kavuşmuş!
Bu devirde "Yaratıcı'sına kavuştu" diyen kaldı mı?
Çok abartıyorsun Jassi.
Biraz daha makul ol, tamam mı?
Ben niye her seferinde ölüyorum?
Arada bir babanı da öldür.
Hayır, kimseyi öldürmek yok,
yoksa dinî toplantı ekibi bir anda evimizde bitiverir
ve amacımızdan şaşarız.
Şöyle yapalım,
büyük dedemin ateşi var de.
Yine mi dede?
Niye hiç Guru'nun ateşi olmuyor?
Ama dede, Guru'nun ateşinin çıkması acil bir durum değil ki.
Sana bir şey olursa insanlar panikler.
No comments yet. Be the first to leave one.