Le prime 93 righe.
GÜLÜMSEYEN DOSTLAR
- Pim, şuna bak. - Neymiş o?
Bak.
- Charlie, niye gösterdin? - Evet.
Korkunç bir şey bu.
- Herif dümdüz oldu. - Travmatize edici.
Acayip değil mi? İnsan bu hâle gelebiliyormuş.
Görmek istemiyorum. Beynime kazınması hoşuma gitmedi.
- Tiksindim. Çok kötü. - Yok Pim, abi.
Kanka, sana eğitim amacıyla gösterdim.
Sana bunu göstermek hiç hoşuma gitmiyor aslında.
- Cidden mi? - Yok...
Abi, artık Çin'deki bir fabrikada kafanı dev eziciye kaptırıp da...
...tost olmayacaksın.
- Artık yapmayacağını biliyorsun. - Galiba haklısın.
Beni düşündüğün için sağ ol Charlie.
Tabii, ne demek abi.
İşimi erken bitirdim. Biriyle randevuya gidiyorum.
Ne kadar romantik. Heyecanlısındır kesin.
Pek umurumda değil. Artık bir şey hissetmiyorum.
Yapacak bir şey sadece.
Çocuklar, ejderhayı öldürdüm.
Kurtulduk. Nihayet kurtulduk lan!
- Harbi mi? - Yok ya, harbici değil. Şakaydı.
Sizin... Yapmanız gereken bir iş...
- İyi misiniz Patron Bey? - Evet, iyiyim ya, iyiyim ben.
Charlie'nin amcasını gülümsetmeniz gerekiyor.
İyiymiş. Pim, nihayet amcamla tanışacaksın.
Vay be. O hikâyelerinden sonra hep tanışmak istemiştim.
Bu arada Patron Bey, her iş verdiğinizde...
...komiklik yapmanız gerekmiyor.
Yok ya, biliyorum zaten, biliyorum.
İZİNSİZ GİRMEK YASAKTIR
Kimse yok mu?
Bilbert Amca?
Siktir ya! Bu kadar çabuk gelmenizi beklemiyordum.
Üstümü giyeyim.
Girsenize Allah'ın belaları!
Selam Bilbert Amca, ne zamandır...
Tamam, laflamak için çağırmadım.
Kısa keseceğim. Ölüyorum, bir günlük ömrüm kaldı.
- Ne? - Ağlayacak mısın amcası?
Sizi sırf palyaço falan olduğunuzdan...
...son günümü şenlendirirsiniz diye çağırdım.
Merhaba efendim, adım Pim.
Bu berbat haberi almanıza üzüldüm...
...ama son gününüzü güzelleştirmek için...
...elimizden geleni yapacağız, söz. - Kesinlikle.
Ayrıca ağlamıyordum, gözüme bir şey kaçmıştı.
Pekâlâ, yola düşelim bakalım.
Bir şeyler giyseniz iyi olabilir.
Tamam, önce bir su dökeyim de.
SAPIK SALYANGOZCUK
Vay canına.
Selamlar ola. Natasha siz misiniz?
Benim. Sen de Allan'sın herhâlde.
Nihayet yüzünü görebilmek ne güzel.
Profilinde balık tuttuğun o fotoğrafı gördükten sonra...
...seninle tanışmam şarttı.
Çıplak ellerimle yakaladım.
Vay be! Kocaman, ıslak, kıvranan balığı tutabilen erkeklere bayılırım.
- Şarap? - Tabii.
Peki şarap sever misin?
Sadece en seksi renk olan kırmızı renktekini.
Yutkundum! Ama ben de kırmızıyım.
Pekâlâ, içeri girip Sivilce diye birini sormanız yeterli.
Haplarım onda. Tamam mı?
Ölüm döşeğindesin diye mi hap içiyorsun, yoksa...
Bir dediğimi iki etmeyeceksin oğlum.
Şimdi gidin! Haydi, gidin!
- Tamam, şakaydı. - Haydi gidin!
Yaparız Pim. Gidelim.
Ne istiyorsunuz lan siz?
Sadece hap almaya gelmiştik.
Kim gönderdi lan seni puşt? Kim?
Bilbert. Bilbert diye biri.
O mu gönderdi?
Kendinizi zeki, beni aptal mı sandınız?
Öyle demedim.
Zekisiniz, öyle mi? Tamam, söyleyin o zaman...
...bu nedir?
- Bence o beynin abisi. - Yerinde olsam yerine koyardım.
Siktirin lan. Bana ne yapacağımı söylemeyin puştlar.
Tamam, hapları aldık.
- Ver hemen, ver ver ver! - Sakin ol!
Sorun yok Pim. Amcamın klasik esprilerinden bu.
Evet, espri sadece.
Sürsene lan! Sür şunu!
Dur be! Otur, otur dedim! Dur!
Charlie, amcan son gününü böyle mi geçirmeli cidden?
Yakında gidebileceğimiz hoş bir park var.
Tabii abi. Adamın istediği bu.
- Baksana. - Burası bok gibi. Kaldıramadım bile.
No comments yet. Be the first to leave one.