The Boys

The Boys

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 5

Informazioni sulla release

The Boys S05E08 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-playWEB
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-05-20
Download: 201
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

Yakıp yıkmalı.

Panik ve korkulu, kan ve kemikli.

En sonunda sadece birimiz ayakta kalır.

Tam üstüne bastın.

DAHA ÖNCE

Paskalya'ya az kaldı.

İsa'nın dirildiği gün

ikinci geliş için mükemmel zamanlama olmaz mı?

- Başkan'ı öldürttün. - Başka çarem yoktu.

Bu kadar. Bir daha benden tek bir çıt bile duymayacaksın.

Seni kullanıyor.

- Kapa çeneni! - Sana acıyan bir kadın için

bizi harcıyorsun!

Tek bir ayağını suya sokarsan seni gebertiriz!

Dünyanın en tehlikeli medyumlarını Yurtsever ne diye toplasın?

- Tam bir düşünce polisi. - Dalalete yer yok.

Cidden önemsiyordum. Tıpkı senin gibiydim.

Can sıkıcı, temiz kalpli kız olmaya devam et.

- Ne istiyorsun? - Yardımınızı.

Billy'nin vicdanı yoktu.

Onu geri çekmeni isteyecektir.

Ama işin aslı şu,

yoluna çıkarsan ayvayı yersin.

Seni kim severse sevsin onları ölüme sürüklemiyor musun?

Açıklanamayan nesneler için çatıya Doppler sistemi kurmuştum.

Fransız!

Beni kurtardığın için teşekkürler.

Mon coeur. Sen beni kurtardın.

Hayır, hayır!

"Ben Serge Emilien Les Saintes,

"çürük ve bezgin bir bedenden

"vasiyetimi size beyan ediyorum.

"Miras bırakacak dünyevi bir eşyam yok

"fakat bu mektubu yazdığım kâğıtları Özgürlük Kampı'na

"kolit hastası...

"Burt adında bir tosun gardiyanın anüsünde sokarken

"size verebileceğim bir şey olduğunu anımsadım.

"Her birinizin kıç deliğini gördüğüm bilgisi."

Anlamadım?

Öyle yazıyor.

"Butcher, bir kez sırf bilim için tuvalet kamerası takmıştım.

"Uzun hikâye ve yanlışlıkla seninkini çektim.

"Hughie ve AS, kampta bizi domaltıp kaçak mal aramışlardı.

"Annie, Hughie'yle sen düzüşürken sizi yanlışlıkla basmıştım

"ama görmediniz."

İyisi mi atlayayım.

Evet, iyi fikir.

"Kimine çamur zindanı, kimine kestane balonu düğümü."

Tamam. Pekâlâ. Çizim yapmış.

Çoğunlukla götle alakalı ama...

Tamam, evet. Topluyor sanırım.

"İyisiyle kötüsüyle birlikte çok şeyler atlattık.

"Size kendi ailemden daha yakın oldum.

"Öyle yakındık ki kıç deliklerinize kadar gördüm.

"Bu benim için gerçek bir aile nişanesidir.

"Siz benim ailemsiniz.

"Temiz bir sayfa açıp cennete gidebilecek miyim,

"hiç bilmiyorum

"ama korkmayın, huzurluyum

"çünkü bir an için yeryüzünde cenneti tattım...

"Kollarında, Mon coeur."

AMERİKA'NIN DEMOKRATİK KİLİSESİ

Aykırılar, radikaller, devrimciler için.

Çünkü dünyayı değiştirecek kadar güçlü olanlar

nihayetinde bunu başarır.

Paskalya Pazarı, 16.00'da Beyaz Saray'dan canlı yayında,

Yurtsever evreni baştan kuruyor.

VoughtBook, VoughtTube'da canlı...

Sorun yok. Zarar vermeye gelmedim.

Geçen seferki gibi mi yani?

Baksana. Turp gibisin.

Beni nasıl buldun?

Suç Analiz birimi Kolvereid dışına uçan bir delikanlı tespit etti.

Dikkat çekebiliyor.

Yardımını istemiyorum.

Biliyorum. Bunu epey belli ettin.

Ama aynı zamanda sen Tanrı'nın oğlusun ve ahırda uyumamalısın.

Kule'nin tüm bir katı senin olabilir.

Ne istersen yap. İstediğin gibi gelip git.

Yakınında olmak istemiyorum.

Artık her şey değişti.

Yükseldim. Ölümsüzüm.

Beni niye umursuyorsun madem?

Çünkü biz aileyiz.

Damarlarımızda aynı kan var.

Artık boktan ırkçı babana kavuştun,

bana ihtiyacın yok.

Asker Çocuk'u boş ver.

Sen ve ben... Tek önemli olan bu.

Seni tanıyorum çünkü ben senim.

Sen de bensin.

Baba.

Siktir ol git.

Ben senin gibi değilim.

Zaten dünyanın en güçlü insanıydın

ve istediğini elde edemeyince sinir krizi geçiren

yalnız, sefil bir şerefsizdin.

Ne diye daha fazla güç seni daha iyi yapsın ki?

Seni sadece daha yalnız, sefil bir şerefsiz yapacak.

İnsanları sindirip kendine tanrı dedirtince

tanrı olmuyorsun.

İçten içe sen de biliyorsun.

Sorun değil.

Olanları bildiğin yok. Sorun yok.

Ama öğreneceksin.

Konuşmuyor mu yoksa konuşamıyor mu?

Bilmiyorum.

Bu kızda öyle bir hava var ki,

"Kolunu koparıp götüne sokarım." der gibi.

Çok şey yaşadı.

Bilge ne diyor? Deneyler işe yaramış mı bari?

Hayır. Yani Fransız güme gitti.

Gideceğin yere varınca

sargıyı mutlaka değiştir.

- Tamam. - Peki.

Ne zaman gidiyoruz?

Güzel soru.

Kaçmayacağız demiştim.

Kaçmanı istemiyorum. Bu insanları kurtarmanı istiyorum.

Onları mı? Daha dün çükünü yalamak için can attıkları adamdan mı?

Eminim Yurtsever'in tuhaf bir siki vardır.

Daha fazlasını yapabiliriz. Bunu istiyoruz.

Bu insanları kurtarmak yapabileceğimiz en iyi şey.

Onları Kanada'ya götürün,

ekibin kalanına yetişip insanlara tek tek yardım edin.

Sen intihar görevinde ölürken mi?

Bir planın var mı bari?

Yani Kanada ve intihar

birbiriyle yarışır, değil mi?

Anladım. Ciddi olma vakti. Siktir olup gideyim.

Yedi'ye katıldığımda Kraliçe Maeve ile tanışacağım için çok heyecanlıydım.

Ama kahramanınla asla tanışma.

Daha sertti, dalgındı ve...

Kendinden öyle ödün vermişti ki bir şey kalmamıştı.

Ben de acayip can sıkıcı bir bacaksızdım.

"Her zaman savaşmaya değer bir şey var." diye dolanıyordum.

Bunun başıma gelmeyeceğine dair kendime söz verdim.

Ama geldi.

Artık olmaz.

Kendimi intihara sürüklemiyorum. Çünkü bu kaybedilmiş bir dava değil.

Mesele kazanmak da değil. Mesele...

Mesele elimizden geldiğince umut ışığımızı kaybetmemekte.

Can sıkıcı bacaksızım olduğun için sağ ol.

"Kahramanınla asla tanışma" olayına katılmıyorum.

Benim için güzel oldu.

Yıl dönümünüz kutlu olsun Sayın Başbey.

Türbin kalitesinde titanyumdan özel yaptırdım.

Kayışlar balistik kevlarla güçlendirildi.

Seni ne kadar kirletsem de asla patlamayacak.

Bebeğim, seninle görücü usulü evlenip turnayı gözünden vurmuşum.

Vakit mi lazım?

Buna asla vakit yetmez.

Sorun ne?

Beni yanlış anlama.

Yeni Tanrı'mızın gelişini müjdelemek üzere

Yurtsever'in konuşmasını yazmaktan onur duyuyorum.

Ama?

Sanırım bu kadar insanın Yurtsever'in tanrılığından

şüphe duymasını beklemiyordum.

1995 Château Margaux duruyor mu?

Lekesiz Doğum'daki sübyancı rahipten aldığın?

- Hadi açalım. - Harika fikir.

Bana kızgınsın, biliyorum ama şu anda sana ihtiyacım var.

Ne düşünüyor?

Üzerine gitsem Yurtsever'i satar mı?

Sikeyim, sekizinci sınıfta mıyız?

Tüm bu şüphe duyacak insanlar için ne yapacaksın?

Nasıl yani?

Bence anladın.

Hayır, anlamadım.

Pekâlâ...

"Yurtsever'in dünyayı inandırmasına nasıl yardım edebiliriz?" diyorum.

Her gün bunu düşünüyorum.

Nefis.

Küçük kızken Peaches adında köpeğim vardı.

Öldü.

Onu ezen okul otobüsüne biniyordum.

Kan revan.

Haftalarca tasmasını yanımda taşıdım.

Çok sevdiğim evcil hayvanı hatırlatacak ne olursa.

Bunu yapıyorsun, değil mi?

Herkes seni Fransız'ın sahiplendiği sokak kedisi sansın istedin.

Oysa tam tersi olduğunu biliyordun.

O senin evcil hayvanındı. Süs köpeğindi hatta.

Evet, onu kandırdın

ama onu kullanmayı sevdiğin için tasmasını sıkı tuttun.

Sadakatinden haz aldın.

Tam başkasıyla hayatına devam edebilecekken

en sonunda onu mahvettin.

Sırf o mutlu olmasın diye,

oysa seni mutlu etmek için her şeyi yapardı.

Hayatını bile harcardı.

Sen de ona izin verdin. İstedin ki...

Hop. Sakin. Beni dinle.

Asker Çocuk öfkelenince patlama işe yarıyor, tamam mı?

Senin de öyle olabileceğini düşünüp seni biraz kızdırdık.

Ama şahsi değildi. Yeminle.

"Bundan sonra..."

"Elveda. Elveda..."

Nasıl ya?

More Turkish subtitles for The Boys

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left