Le prime 200 righe.
ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE
Bir şey oldu.
Önemli bir şey mi?
Başmelek Cebrail ortadan kayboldu.
Cebrail!
Cebrail.
- Başı belada. - Ben kimim?
Onu burada saklamalıyız.
Yaşasın! Kitap satışı başlasın!
Uzun zaman mı oldu?
- Kiminle? - Sevgilinle.
Hayır, değiliz.
Ben meleğim. Sen şeytan.
Biz ezeli düşmanlarız.
Çekil önümden şeytan!
Önden buyur.
Merhaba.
Ne işler çeviriyorsunuz?
Bu sefer kim geldi?
Dedektif Memure.
- Benim adım bu. - Öyledir tabii.
Cebrail, Crowley'de, değil mi?
Kitapçıyı basayım ve yolumuza çıkan her şeyi öldüreyim.
Büyük Savaş'tan beri yapmamıştım.
Haleni mi patlattın?
Gel seninle biraz çene çalalım.
Cennet'te görevi kim almalı diye sordu.
Tek bir aday var, o da sensin.
Kabul etmedin.
Fark yaratabilirim.
Cebrail ile Beelzebab kaçıp gidebiliyorsa
birlikte olabilirdik.
Seni bağışladım.
Zahmet etmeseydin.
Büyük Plan'ın sıradaki adımı.
O nedir acaba?
Biz ona İkinci Geliş diyoruz.
KESİNLİKLE KAPALIYIZ
Tanrı'nın aklından neler geçiyor acaba?
CENNET'TE SAVAŞ
EVRENİN ORTASINDA,
MELEKLER MELEKLERE KARŞI,
ASİLER SONUNDA YENİLDİ
Bittiğine inanamıyorum.
Hem de muhteşem bir zaferle Aziraphale.
Olağanüstüydü.
Evet, sanırım öyle.
Elbette bir bedeli oldu.
Son saldırıda kaç kaybımız oldu?
Yaklaşık 100, maalesef.
Gafil avlandık.
Tüm yaşananlar korkunçtu.
Aziraphale ilham verici
ve dikkat çekici bir stratejistti.
İşimi yapıyordum.
Tüm yaratılışın merkezinde, burada verilen savaş
gidişatı değiştirdi.
Sonsuz Alev'in kontrolünü almaya çalıştılar
ve kaybettiler!
Askerlere iyi haberi versek mi?
Dikkat çekmek için bağırırsan veya bir şey yaparsan
ölü bir melek olursun. Anladın mı?
Kılıcı ver.
Beni tehdit ederken silahın yoktu, değil mi?
Hayır, son savaşta kaybettim.
Merhaba. Ben...
General Aziraphale.
Seni savaş meydanında gördüm.
Aklımda bir sürü soru var ama cevapları kimsede yok.
Sorun ne?
Acıyabilir
ama kanamayı biraz durduracaktır.
Savaş boyunca asi melekleri öldürdüm
ama bunu hiç yapmamıştım.
Teşekkür mü etmeliyim?
Etmesen daha iyi.
Bandaj için sağ ol.
Kimin yardım ettiğini
kimseye söylemezsen iyi olur.
İyi şanslar.
LONDRA
GÜNÜMÜZ
İkinci Geliş Planı'yla ilgili hepinizi tebrik ederim.
Ve ayrıca
Mikail ve ekibini
içinde bir insan yolcusuyla havada beliren
koca bir uçağın
lojistiğini çözdükleri için
tebrik ederim.
Benim kadar heyecanlı görünüyorsunuz.
Haber var mı?
Evet, Muriel.
Uyandığında
ve vücut bulduğunda
söylememi istemiştin.
İkisi de
oldu.
Harika. Nasıl karşıladı?
Çok iyi.
Birazcık şöyle...
"Bir bedenim var, bu ne anlama geliyor?"
Dedim ki
"Bu benim işim değil."
O da
"Ne oluyor, bilmiyorum." diyor.
- Ben de ona... - Her şey tamam.
Bize epey uzun bir
yapılacak işler listesi vermiştin Aziraphale.
Sorun çıkmayacak.
Araba uçakla pistte buluşacak.
Sandalphon,
dostumuz,
Dirilen Mesih'i
arabayla Birleşmiş Milletlere götürecek.
Uriel'le Mikail karşılayacaklar.
Belki bir fincan çayla.
Sonrasında İsa konuşma yapacak.
Dünyadaki tüm milletlere,
tüm dillerde ve sonra da...
Sonsuz sevinç,
Dünya'da barış
ve tüm iyi şeyler olacak.
Dünya'da barış mı?
Evet. Sorusu olan?
Yok mu? İyi. Tamam.
İkinci Geliş başlasın.
Merhaba.
Yeşua olduğuma eminim.
Joseph'in oğlu.
Şu an hafızam biraz bulanık
ama hatırladığım son şey
çarmıha gerildiğim.
Sen bedeninden çıkıp yükseldin.
Ama artık geri döndün.
Yeni bir bedende.
Seni dünyaya göndereceğiz,
böylece evrensel mutluluğu sağlayacaksın.
Doğru kişi olduğumdan emin misiniz?
Kesinlikle.
Son birkaç bin yıldır Baba, Oğul, Kutsal Ruh
üçlemesinden biriydin.
Ama şu an ölümlü bir bedenin var,
böylece insanlarla konuşabilirsin.
Ölümlü ölümlüye.
Ahir Zaman'ın geldiğini de söyle.
Pek sayılmaz.
Sayılmaz mı?
Hayır. Tüm kıyamet...
Biraz eski moda.
Malum, zaman değişti.
Biraz daha neşeli bir şey deneriz diye düşünüyordum.
Bakın,
- evrensel mutluluk geliyor. - Hayır.
Ahir Zaman.
Ya da
olmaz.
Mutluluk! Evrensel hem de.
Sınırsız sevinç falan.
Bu onaylandı mı?
Ben onayladım.
Sorumlu benim.
Şimdilik.
- Pardon? - Hiç.
Yara izleri nerede?
Marangoz ellerim vardı.
Yepyeni mucizevi bir fiziksel vücut.
Vücuda sahip olmalısın.
Yoksa insanlar der ki "Kim dedi?"
Konuşma yapman gerek.
Aziraphale senin için hazırladı.
Her televizyonda ve telefonda
olacaksın
ve dünyadaki herkes
seni kendi dillerinde dinleyecek.
Mucize!
Eminim ki çok
motive edici olacak.
Bence "Ahir Zaman" kısmına dönmeliyiz.
- Hayır, gerek yok. - Ve onca cezalandırma işimiz...
Hiçbir şey anlayamıyorum.
Arkadaşlarım burada mı?
Simon?
Veya Thomas?
Onlarla konuşmak istiyorum.
Uzun zaman oldu.
Ya annem?
Binlerce yıl.
Eskiden tanıdığın
tüm insanlar
öldü.
Gerçekten mi?
Peki ya
o melek?
Bana güç vermek için gelmişti.
Şeyden bir gece önce...
Çivileme işinden.
Cebrail demişti galiba.
- Gelmiş miydi? - Evet.
Açıkçası çok yardımı olmadı.
Çoğunlukla kendinden bahsetti. Ama...
No comments yet. Be the first to leave one.