Whistle

Whistle

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

Whistle 2025 Tr 1080p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS BZ]
Un commento di BartuW
Çeviri: erkep

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-03-16
Download: 153
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 188 righe.

Mola! Mola be! Hakem! Hakem baksana! Mola!

Dean!

Hadi, canlanın biraz! Hareketlenin!

Pekâlâ, pekâlâ. Son 44 saniyeniz kaldı.

Hepsi bu. Dahası yok!

O yüzden siktir edin artık tezahüratı, tribünleri, yetenek avcılarını falan.

Bunların hiçbiri yok.

Dean, topu kap ve Aygır'a pasla.

- Anlaşıldı, patron. - Aygır,

at o basketi.

Tamamdır, hadi bakalım. Çelik Kurtlar, uluyun!"

Bastır, bastır, bastır!

- Bir. İki. Üç! - Bir. İki. Üç!

Hadi, hadi!

- Hop, hey! Mason'a at! - Top, top, top!

- Aygır boşta! - Evet, evet.

Dal, dal, dal, dal, dal!

Aygır!

- Bitirelim şu işi! - Evet!

Hadi, bebeğim!

Hadi! Yaparsın sen, Mason!

Sende bu iş!

Göreyim seni, Mason!

Mason...

Aygır!

Hadi! Hadi!

Gördüm onu!

Buraya, buraya! Aygır!

Gönder! Gönder! At şutunu!

Evet! Evet!

Yolla şunu!

Mason...

- Evet! - İşte bu!

Evet! Evet!

Nerede lan bu Aygır?

– Çelik Kurtlar! – Çelik Kurtlar!

Mason...

Mason...

Lütfen. Lütfen, lütfen! Daha değil!

Tamam mı?

Bak! Bak!

Bak!

10 KG

Gördün mü? Gördün mü? Parçalandı!

Oldu mu?

Beni rahat bırak!

Bakın, buradaymış işte! Maçın adamı!

Aygır, adamsın!

- Helal be! - İşte bu!

Bas, bas, bas aslanım!

Sahada bir an seni kaybettik sandık.

Harika bir atıştı.

- Farkında mısın? - Evet.

Aygır! Çık artık, oğlum!

Saatlerdir içeridesin!

Tek başına olduğuna emin misin, dostum?

- Neler oluyor? - Evet.

Sadece ben ve annen varız...

Aygır! Hayır!

Çabuk, çabuk! Biri yardım etsin!

Biri yardım etsin!

Aygır!

ÖLÜMÜN SESİ

ALTI AY SONRA

AZİZ MARK KİLİSESİ Kilise Ayini 09:45 Herkes Davetlidir

- Uyan artık, gün doğdu! - Tanrım, Rel!

- Vay! - Zaten çat diye gireceksen

kapıyı çalmanın anlamı ne?

Yerleşmiş olmana sevindim, kuzi.

Ne güzel, burayı kendine göre düzenlemişsin...

Bak ciddi söylüyorum, Chrys,

kalanları yerleştirmede yardım istersen, söylemen yeter...

Hafta sonları çelik fabrikasında çalışmaya başladığımdan beri

dur durak bilmez bir makineye dönüştüm, o yüzden,

her zaman yardım etmeye hazırım.

Aa, plaklar! Ne güzel.

Seninle son görüştüğümüzde, pop listelerini takip ederdin.

O zaman 11 yaşındaydık, Rel.

Bu moruk müziğine ne zaman merak sardın?

İyi müzik, hiçbir zaman

eskimez.

Sadece kötü müziğin modası geçer.

İyi, şömine başında oturup piponu ve terliklerini

istediğinde haber ver.

Yatağının başucundaki takma dişlerini de unutma...

Kokulu çoraplar. Kokulu çoraplar.

Her neyse, ilk günden geç kalmak istemeyiz.

Yeni okul, yeni başlangıç.

Bütün o... güzel şeyler.

Pekâlâ, ben gidip arabayı getireyim.

Tamamdır. Hadi gidelim.

Geç kalmak istemiyorsak acele etmemiz lazım.

Kahretsin. Neredeyse "İntikamcı"yı unutuyordum.

PELLINGTON LİSESİ

Chicago'daki eski okulundan

biraz farklı olabilir

ama...

PELLINGTON LİSESİ KURULUŞ : 1925

Pellington Lisesi'ne hoş geldin!

MASON 'AYGIR' RAYMORE

Bak, Chrys, kuzenimsin falan ama...

lütfen benimle ya da diğer inek arkadaşlarımla takılmak

zorundaymışsın gibi hissetme.

Ve... bir de Grace var.

Gerçi o artık popüler tayfayla takılıyor.

Katılacak bir sürü aramıyorum, Rel.

- Peki. - Dolabımın önündesin.

- Yaylan. - Tamam.

AYGIR

Neden "Aygır" yazıyor burada?

AYGIR

Ha, o mu? Mason Raymore'un lakabı Aygır'dı.

Şu ölen çocuk...

Bu dolabı kullanamazsın.

Bana bunu vermişler.

Bu okulun ölülere hiç saygısı yok, abi.

Pellington çok eski bir okul, çocuklar.

Bu dolapların hepsi ölü insanlara ait.

Selam Grace, bugün saçların çok güzel olmuş.

Sağ ol, Rel.

Ee... arkadaşın kim bakalım?

Kim?

Ha...yok,

o benim kuzenim.

Dur bir dakika.

Sen şu yeni kız mısın?

Duyduğuma göre...

babasını öldürdükten sonra girdiği

uyuşturucu rehabilitasyonundan yeni mi çıkmış ne,

- öyle bir şey işte... - Tamam, kes artık Dean.

Yok artık, bu ne saçmalık ya.

Bu okulun iyice çivisi çıkmış.

Belki onu öldürürken de kafası güzeldi.

Kapa çeneni, Tanner.

Ne?

Bi' bok bilmediğin konularda

ileri geri konuşup durma.

Söylenenler doğru mu? Keş misin?

Zaten, üzerindeki bu ikinci el dükkânı ceketiyle

tam da onlara benziyorsun.

İşte bu!

Budur abi! Kendisi kuzenim olur, millet!

- Kes sesini, ucube! - Hey! Bu kadarı yeter!

Yeter!

Siz dördünüz, koridorda kavga etmekten...

çıkışta cezalısınız.

Bu psikopat, az önce bana acımasızca saldırdı,

- Bay Craven. - Önce cezaya kalacaksınız...

anlaşıldı mı? Sonra da uzaklaştırma konusunu değerlendiririz.

- Bay Craven. - Evet?

Ben olanları gördüm. Kız hiçbir şey yapmadı.

Hayır, hayır, hayır. Çocuğun hayalarına diz attı, Bayan Gains.

- Bu, ciddiye alınacak bir durum. - Hayır. Ben...

Şşşt... Sormadığım hâlde fikrini bana dayatmaya çalıştığın için,

sen de cezaya katılıyorsun.

Tamam mı? Güzel. Sonra görüşürüz.

Orada görüşürüz.

Bu durumda havuz planımız da yalan oldu, bebeğim.

- Aferin. - Hayalarım hâlâ çocuk yapabilecek

- durumdalar mıdır? - İğrençsin.

Kızım ben ciddiyim.

Harikaydın.

Şey, bak... iyisin, değil mi?

Tamam mı? Tamam. Hadi bakalım, görüşürüz!

Selam. Söyledikleri şey için üzgünüm.

Yok ya, üzülme.

Hiçbirinde haksız değiller.

Dur, sana yardım edeyim.

İstemez. Yardımına ihtiyacım yok.

Peki.

Chrysanthemum...

Chrysanthemum...

Hadi, sadece bir saatimiz var.

Boşa harcamayalım.

Aramıza katılman ne kadar hoş.

Chrysanthemum*.

Chrysanthemum mu? Siktir.

Chrys, aslında.

Vay canına! O da ne?

Yoksa pipo falan mı?

- Hayır. - Bay Craven?

- Evet, Dean? - Bir sorum var...

Okulda uyuşturucu aparatı taşımamız serbest mi?

Özellikle de bu kişi, uyuşturucu bağımlısı

olarak tanımlanıyorsa.

- Bu pipo değil. - Getirsene şunu bana.

Dolabımda buldum bunu.

Vay canına.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left