Misconduct

Misconduct

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

Misconduct 2016 1080p BluRay DD+5 1 x264-playHD
Un commento di 1see0ne

Tag

BluRay
x264
1080
HD
Blu-ray
blu-ray
Blu-Ray
Pubblicato il: 2024-03-13
Download: 30
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

"MISCONDUCT" Çevirmen: Molar34 - Keyifli Seyirler Dilerim -

Bu akşam araştırmacılar, klinik denemelerin güvenilirliğini sorguluyorlar.

Çok kızgınım. Doktorların bu kadar insana ihanet edebildiklerine inanamıyorum.

Vypraxilin ilacının ilk test grubundaydım.

Ve hiç kuşkusuz söyleyebilirim ki, bu muhtemelen hayatımda verdiğim...

...en kötü karardı.

Bu insanlar bilerek yanlış bilgiler yayınladılar...

...ve olayın gerçekleri hakkında seçicilik yaptılar.

Bana baktı ve yere yığıldı.

Ağzı kanla doldu.

Çok korkutucuydu.

Aslında, Pierson ilaç şirketi için *Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA)...

...yaptığı araştırmada yanlış veriye dair kanıt bulunamadı.

Bu, ilaç kullanımı sonucu ölen üçüncü kişi oldu...

...ve her gün, birçok iddia su yüzüne çıkıyor.

Sorumlu tutulmaları gerek.

Gidip bir süre Londra'da kalmalıyız.

Ülkeyi terk etmem beni suçlu göstermez mi?

Seni suçlarlarsa ne diyeceksin peki?

Doğruları mı?

Daha önce de tahkikatlar yaşadım.

Kaçıp gitmem.

Kaçıp gitmekten bahsetmiyorum, Arthur.

Kafayı boşaltmaktan...

...konuştuğumuz gibi beraber gitmekten bahsediyorum.

Tabii.

Evet?

- Haber var mı? - Adama biraz izin versen?

Konuşma benimle.

Dr. Shuman'a hemen laboratuara dönüp...

...bu işi çözmesini söyle.

Derhal. Ya sen yaparsın ya da yapacak birini bulurum.

Yap şu işi.

Şimdi.

Tamam, bak benim ofise dönmem gerek.

Orada olup ellerini tutmazsam hiçbir şey yapamıyorlar.

Neden sana söylediklerimin hiçbirini düşünmüyorsun?

Bu en büyük hatan, biliyor musun?

Belki de şehri sensiz terk ederim, Arthur.

Yapma.

Graham seni eve götürsün. Akşama görüşürüz.

- Peki. - Yapma Emily. Çocukluk etme. Büyü biraz.

Siktir git.

Bırak gitsin.

Emily?

Fikri değişecektir.

- İfşa edilişimiz en iyi şekilde sınırlandırıldı. - Öyle mi?

Sınırlı ifşa diye bir şey yoktur.

Yarın ifade vereceğiz ve bu işi halletmen lazım.

Avukat Jake Coburn'u bul. Gitmeden önce taktik hazırlamak istiyorum.

Bu süreçte soru cevaplamamanızı öneririz efendim.

Anlaşıldı.

Emily?

Emily!

Nerede bu kadın yahu?

Emily!

Size yemek sipariş edeyim.

Her zamanki yerden.

"12 saate, kadın ölür."

"İsteklerin?"

"Bilinmeyen kullanıcı kodu."

Evin içinde hiçbir yere basma. Hiçbir şeye dokunma.

Hemen güvenliği buraya çağır.

Tabii efendim.

Yani siz parktan ayrıldıktan sonra kimse iletişim kurmadı mı?

İlgi çekmek için arayan biridir sandım. Hepsi bu.

Evet, olabilir.

Jane, özel bir kuruluştan tuttuğumuz danışmandır. Kaçırılma ve kurtarmadan.

Size FBI'ı işe dahil etmenizi öneririm efendim.

Buna gerek kalmasın diye sizi işe aldım.

Şu anda sevgiliniz yalnız, korkuyor...

...ve biri hayatını kurtarsın diye dua ediyor.

11 saat içinde Emily ya evde olacak ya da ölecek.

İşe yaramam için bana güvenmelisiniz. Anlıyor musunuz?

Sıradaki hamle nedir peki?

Teknik ekip, göndereni takip etmek için telefonunuzu araştırıyor.

Bu insanlar tekrar aradığında ve ne istediklerini öğrendiğimizde...

...Jane, kim olduklarını bulmamıza yardım edecek. Açıkça konuşmalıyız.

Gizli şifreler kullanacağız. Her şey şeffaf olmalı.

Söylesenize, ona zarar verme veya canını yakmaya yatkınlar mı?

Evet.

Cevaplarını allayıp pullamazsın, öyle mi?

Bunu ne diye yapayım lan?

"Ne yaptığını biliyorum."

"İşaretiz 2,5 milyon. Saat 1'de Octavia galerisinde."

"Yoksa kadını deşeriz."

Ne istiyorlarmış?

Seri numarasız 2,5 milyon dolar.

Saat 1'de Octavia galerisinde olmalıymış. Yoksa onu deşeceklermiş.

Ekibin saat 1'e kadar hazır olur mu?

Zor olur. Öğle vakti olacak. Çok çıkış kapısı var.

Ağır yaya trafiği olabilir. Dışarıda keskin nişancılarımız olacak.

Keskin nişancıya gerek yok ki. Nakit param var.

Bu işi sivilce ve sessizce halledelim.

Tam arkanızdayım.

Adamı takip ediyor musun?

Evet, gözüm üzerinde.

Arkanızı dönmeyin.

Beni duyabildiğinizi teyit etmeyin.

Onların size gelmesini bekleyin, Bay Denning.

Onu görüyor musun? Benim görüş alanımdan çıktı, Jane.

Sakin olun.

Zor olduğunu biliyorum ama soğuk kanlı kalmanızı istiyorum.

Sağınızdan yaklaşıyor.

- Size tanıdığınız birini mi hatırlattı? - Evet.

Çoğu kadın gibi, o da pahalı.

Anlaşmayı konuşmak ister misin?

Çantayı bırakın. Sadece yere bırakın.

Sessiz bir yere gidelim.

Olur.

Peşinden gitmeyin Bay Denning. Bana güvenmelisiniz.

Beni duyuyor musunuz?

- Nereye bakıyor? Niye durdu, Jane? - Bilmiyorum.

Durun Bay Denning. Hayatınızı riske atıyorsunuz.

Bu planlarının bir parçası olabilir. Parayı bırakın. Ona verin ve gidelim.

Bir şey vardı.

Beni sikmeye kalkışınca ne olurmuş gördün mü?

- Emily nerede? - Kim?

- Nerede o? - Ne dediğini anlamıyorum.

Ona zarar verdin mi? Emily nerede?

Jane, az önce ne oldu öyle lan?

Adama saldırdı. Onu hemen oradan çıkarın.

Adamı dışarı çıkarın.

1 HAFTA ÖNCE

Evet.

Hadi ama. Şu heriflerden olma.

Az önce, dulun kocasının vasiyetinin olmadığı bir miras davasını kazandın.

Şimdi parti zamanı.

Karını ara. Hatta bir arkadaşını getirmesini de söyle.

İri göğüslü, ele avuca gelen birini mesela.

Peki. Karını ben dışarı çıkarırım o zaman.

- Ne zamandır kadınlarla ilgilisin sen? - Ben Cahill, şaka mıydı bu?

- Aman ne eğlendim. - Art arda 11 dava. Tebrikler.

- Arayan oldu mu? - Ben'in kusuruna bakma, Hatty.

- Neşesini böyle gösteriyor. - Doğru.

Lake Avenue inşaat davasından bir iki kişi...

...ortağımız Shai Fen'deki Çinli adam ve karın aradı.

Tamam. Avukat yardımcılarına, Flynn-Benson dava dosyaları...

...neden hala gelmemiş sorar mısın? - Tamam.

1 yılı aşkın süredir makine gibi çalışıyorsun.

Charlotte ile tahrip edici birkaç ay geçirdiğinizi biliyorum...

...ama haftada 100 saat çalışman, bunu atlatmana yardım etmez.

Şirkete ortak olmana da yaramaz. Karını da mutlu etmez.

Bu ofisten çıkman lazım.

Hiç de eğlenceli değilmişsin. Peki.

Şunu alayım ben. Teşekkürler.

- Beni korkutmaya mı çalışıyorsun? - Çok odaklanmış görünüyorsun.

- Güzel haberlerin var mı? - Yine kazandım.

Belki kutlarız diye umuyordum.

Olmaz. Bir nöbete daha yazıldım.

Pekala, o zaman...

...36 saat sonra görüşürüz.

- Yeterli elemanımız yok biliyorsun. - Hayır, hayır. Tabii anlıyorum.

Açsan fırında tavuklu tart var.

Sensiz uyanmaktan hoşlanmıyorum, Charlie.

Peki...

Randevuya çıkalım ister misin?

Olur.

Ne zaman?

İşim bitince.

Anlaştık.

- Güzel görünüyorsun. - Sağ ol.

"Emily Hynes size arkadaşlık teklifi gönderdi."

Emily Hynes mı?

"Kabul etmek ister misiniz?"

"Kabul."

- Kabul etmedin değil mi? - Sorunluydu ama bir isteği bile kabul...

Sorun mu? Tabii canım.

Kalbini kırdın, o da intihar etmekle tehdit etti. Normal değil bu.

Acayip çıkarcı hareketler hatırlıyorum ben.

Senin yaşında birinin sosyal medyayı kullanmayı bilmesine şaştım.

- Sahi mi? - Evet. - Öyle mi dersin?

- Arkadaşlık isteğini kabul ettin değil mi? - Ettiysem ne olmuş?

- Karın dört dörtlük kadın. - Evet.

Senden çok daha çekici. Senden çok daha zeki.

- Açıkçası, bence onu hak etmiyorsun. - Evet, yani...

Varsayımsal bir şey için hayatındaki tek güzelliği mahvetme.

Mahvettiğim falan yok.

Charlie ile iyiyiz, tamam mı? Karımı seviyorum.

Evet, zor bir yıl geçirdik ama...

...aptal bir arkadaşlık isteği için bunu mahvetmem.

Eski sevgilin Emily ile konuşmaya devam et sen.

Bence güzel fikir. Sabah 4 sularını beraber sarhoş geçirir...

...lavabonun üzeriden dürüm yersiniz.

Dürüm severim.

- Ben de severim aslında. - Evet.

Tanrım. Ciddi misin sen?

Biraz paranoyak mısın acaba?

3 dakika 32 saniye geciktin arkadaşım.

Öyle mi? Zekan zehir gibiymiş.

Demek miras davasının parası yattı.

Evet.

Yani Bayan Takiff'in dosyasına eklediğim bilgi işe yaradı mı?

Bayan Takiff'e yardım etmeseydik her şeyini kaybedecekti.

Yeni gelen şu Benson-Flynn dosyasını düzeltmeye başladım bile.

Düşünüyordum da, belki bir gün hile yapmadan dava kazanırsın.

Buna hile denmez.

İyi adam kazanırsa, hile olmaz.

Sen iyi adamsın yani.

"Ben Cahill? Nasılsın?"

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left