Traveler (트래블러)

Traveler (트래블러)

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

Traveler (트래블러) 29 970 FPS
Un commento di aksamgunesi
NEXT VIU

Tag

other
Pubblicato il: 2021-09-13
Download: 12
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 189 righe.

Çeviri: aksamgunesi İyi seyirler dilerim. Birisi şöyle söylemişti.

O ülkede, madeni paranın şıngırdama sesine bile...

...dans eden insanlar var.

Her balkonda...

...rüzgârda hafifçe dalgalanan çamaşırları görebilirsiniz.

Yumuşak köpük, yüksek dalgakıranların üzerinden geldiğinde...

...dalgaların sesi duyulabilir.

Bir at arabası, kayıtsızca...

...60 yaşından fazla olan eski bir arabanın arkasından geçiyor.

Boyası soyulmuş üzücü bir duvarın üzerinde...

...bir çocuğun safi gülümsemesi var.

Che Guevara.

Ernest Hemingway.

Puro.

Mojito.

Buena Vista Social Club'ın sembolü.

Etrafı, zümrüt gibi Karayip Denizi ile çevrili olan ada.

Medeniyet gelişimi yavaşladığı için...

...yaşlanan ve yıpranan ülke.

Ancak, pek çok cazibesi ile...

...seni etkileyen alışılmadık bir ülke.

Biz...

- ...Küba'ya gitmeye karar verdik. - Küba'ya gitmek.

Yalnızca Küba'nın böyle bir atmosferi var, değil mi?

Yere bakma.

Tanrım!

Sırt çantasıyla hiç seyahat etmedim.

Hapı yuttum ben. Hey, Jun Yeol!

Jun Yeol, ne yapacağım? Oh, olamaz.

Jun Yeol. Jun Yeol.

- Hey, Jun Yeol. - Evet?

Jun Yeol, benim için işler neden yolunda gitmiyor?

Buraya senden dolayı geldim.

Yalnızca seni düşünebiliyorum.

(Je Hoon, her zaman Jun Yeol'e karşı düşünceli.)

Kesinlikle becerikli bir gezginsin.

Böyle becerikli bir gezginin oluşu çok hoş.

Beni kurtardın.

- Dikkatli olman gerek. - Doğru.

Teşekkürler.

- Uzun kollu tişörtlerin mutlaka olsun. - Ne?

Aktör Lee Je Hoon'u gördünüz mü?

O nerede?

2, 3.

- Güzel fotoğraf. - Burada olduğumuzun bir kanıtı var.

Kayıt.

- İyi. - Bu hoş.

Herkes bu fotoğrafı çekemez.

Alıştığın zaman daha kolay olacak.

Tüylerim diken diken oldu.

Harika.

Gökkuşağını görmedin mi?

Yalnızca gün batımını gördüm.

- Evim, dolu. - Oh, dolu.

- Dolu. - Dolu mu?

Çok pahalı.

- "Bizim..." - Evet?

"...para sıkıntımız var."

(İndirim yaptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.)

- Taksi yok mu? - Yok mu?

Affedersiniz. Ev yok mu?

Kamerayı kapat. Bu doğru değil.

Ne yapıyorsun?

Jun Yeol, gitmesen olmaz mı?

- Biz de gezginlerin DNA'sı var. - Evet, var.

- Değil mi? - Evet.

Bir yoldaşın olması...

- ...seyahati, çok tatmin edici kılıyor. - Elbette.

Hayal görüyorum gibi.

- İşte seyahatler bu yüzden var. - Doğru.

Gitmek istemiyorum.

- Burası, çok hoş değil mi? - Öyle.

Küba, Karayip Denizi üzerindeki en büyük ada...

...ve Birleşik Devletler ile Güney Amerika arasında yer alıyor.

(Küba, Karayip Denizi üzerindeki en büyük ada.)

Kore ve Küba'nın toprak boyutu benzer.

Yaklaşık 11 milyon kişi burada yaşıyor.

İspanyol sömürgeleştirmesinden dolayı, İspanyolca konuşuyorlar.

Maceramız...

...Küba'nın başkenti olan Havana'da başlayacak.

İki haftamız var.

Gitmemiz gereken yerler...

...ya da yapmamız gereken şeyler yok.

Yalnızca...

...özgürce seyahatimizin tadını çıkarıp...

...ardından Havana'ya geri dönmemiz gerek.

(Havana'da başlayarak, 2 hafta boyunca özgürce gezebilirler.)

Ne yazık ki, benim Je Hoon'dan önce uçakla gitmem gerek.

O, bir yıl sonu ödül töreni için sunucu.

Harika bir şey yapıyor olacağı için, kabul etmem gerek.

Beş gün sonra onunla Havana'da buluşuyor olacağım...

...ve kalan vaktimizi orada birlikte geçireceğiz.

Kendi başıma bir seyahatin ve...

...arkadaşımla bir seyahatin tadını çıkarabileceğim.

Bu harika bir fırsat.

Havana'ya direkt uçuşlar yok.

Meksiko'ya uçakla 13 saat boyunca gitmek zorunda kaldım.

Meksiko'da 8 saat bekledikten sonra...

...uçakla 3 saat daha gittim ve Havana'ya vardım.

Evden ayrıldığımdan beri toplam 30 saat oldu.

Vardığım zaman...

...Küba'da zaman, Kore'den 14 saat sonraydı.

Böylelikle, gece vakti bir başıma...

...havalimanına vardım.

Planladığım tek şey, ilk kalacağım yerdi.

Yapmam gereken şeyleri düşünüyorum.

İki şey var.

Para mübadelesi yapmam ve kalacağım yere varmam gerek.

Merhaba.

- Bakabilir miyim? - Oran, 1.41 dolar.

1.41 dolar mı? 1.41 dolar mı... Tamam.

1,000 Kanada doları ile mübadele edebilir misiniz?

Buyurun.

- Sayabilir miyim? - Evet.

Tamam, teşekkürler.

Mükemmel. Teşekkürler.

Teşekkürler.

Para mübadelesi yaptıktan sonra, taksi durağına vardım.

Rehber kitaba göre...

...şehir merkezine gitmek için 30 dolar yeterli.

(Diğer turistler, taksi ücretleri konusunda pazarlık yapmakla meşgul.)

(Taksi şoförleri, aktif olarak turistlere yaklaşıyor.)

Ben...

- Konkordiya'ya gitmek istiyorum. - Tamam.

Konkordiya'ya ne kadar?

Ya turistim diye bana kazık atarlarsa?

Panik olmayacağım.

25 dolar.

- 25 dolar mı? - Evet.

- Konkordiya'ya 25 dolar mı? - Evet.

Ama bozuk param yok.

- 50 dolar kadar var. - 50 dolar mı?

Bozuk paranız var mı?

- Evet. - Bana paranın üstünü verebilir misiniz?

- Evet. - Tamam, teşekkürler.

Kolay oldu.

İyi bir başlangıç yaptık.

(Jun Yeol, başarılı bir pazarlık yaptığı için mutlu.)

- Ben süreceğim. - Tamam, teşekkürler.

Oraya ne kadar sürede varılıyor?

- 15-20 dakika. - 20 dakika mı?

Oh, ikiniz de mi gidiyorsunuz?

- İkiniz de mi gidiyorsunuz? - Evet.

- Gerçekten mi? - Sizinle geliyorum.

Arkadaş mısınız?

- Hayır, benim oğlum. - Hayır. Babam.

- Oğul mu? Baba ve oğul musunuz? - Evet.

Gerçekten mi?

Nerelisiniz? Japonya'dan mısınız?

- Hayır, Kore. - Kore mi?

Evet.

- Bu televizyon için mi? - Evet.

Bir televizyon şovu için.

- Televizyon şovu mu? - Evet.

- Televizyon şovu mu? - Ünlü mü olacağım?

Evet, evet. Belki.

Gerçekten. Evet.

Neden ikisiniz taksiyi sürüyorsunuz?

Çünkü uzun süre çalışıyoruz.

Yorgun hissetiğimiz zaman...

- Şoförleri... - Evet.

- ...değiştirebiliyorsunuz yani? - Evet.

Bu şekilde, uzun süre çalışabiliyoruz.

- Gerçekten mi? - Zor.

O hâlde, gece boyu mu sürüyorsunuz?

Evet. Gün boyu ve gece boyu.

Ama şimdi, geri dönüyoruz.

- Biz... - Eve gidiyoruz.

- Eve mi gidiyorsunuz? - Evet.

- Ben son müşterinizim o zaman. - Evet.

Çok teşekkürler.

Çok şanslıyım, değil mi?

Aslında, bu Küba'ya...

- ...ilk gelişim. - İlk kez mi?

- Evet. - Küba'yı seveceksin.

Küba çok güvenli.

İnsanlar oldukça hoş ve arkadaş canlısı.

- Peki. - Küba'yı seviyoruz.

- Küba'yı seviyor musunuz? - Küba'yı seviyoruz.

Bu hoş.

- İsminizi sorabilir miyim? - Benim ismim, Fernando.

- Fernando? - Evet.

Oğlunuz peki?

Otmel.

- Otmel? - Otmel.

Otmel. Ben Anthony.

- Anthony? Anthony... - Ben Anthony.

Anthony, Amerikan ismi.

Evet.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left