The Agency

The Agency

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 2

Informazioni sulla release

The Agency 2024 S02E04 1080p AMZN WEB-DL DD 5 1 H 264-playWEB tr
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-06-25
Download: 27
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

The Agency'nin önceki bölümlerinde...

Daniela Acosta diye birinin fotoğrafı Pasdaran ofisinin duvarına asılmış.

Bağlantım işe yaradı.

Saeed Al Bukhatir.

Arap Emirlikleri için onun dosyasını yürütüyor.

En iyilerinden biri ama kötü bir şöhreti var.

Hangi konuda?

Paul Lewis'in CIA'e çalıştığını ne zaman öğrendin?

Geçen hafta Nairobi'den Brüksel Havalimanı'na

bir Rus pasaportu gelmiş.

Vernon Crawford. Viking.

Orta Afrika'dan Antwerp'e gitmenin tek nedeni olur.

Elmaslar.

Bu adamı izlemek istiyorum.

Naomi bilgi haddini aştı, çitin dışına çıktı.

Bunu neden yapsın?

Öğrenmeye niyetliyim.

Etkilemeye çalışıyor.

Nabzını yokluyor.

Yanına gitmek için zemin hazırlıyor.

Sana ağabeyinden daha çok güveniyor. Artık hazır.

Kontrolden çıkmaya başladı.

Onun için dua edeceğim.

Sen güçlü ol.

IRGC POLİS KARAKOLU, TAHRAN

Çok susadım.

Neden su isteyemiyoruz?

Ses çıkarma.

Hiçbir şey söyleme.

Hayır, hayır!

Durun!

Hey, hey!

Durun!

Nereye götürüyorsunuz?

Darya!

Peki yanında kim varmış?

Şey...

Popeye'ın arkadaşları tutuklanmış.

Aynı karakola götürülmüşler.

- S.ktir. - Darya'yı da almışlar.

Kız arkadaşı mıydı?

Nişanlısı.

Bizce IRGC çocuğu babasına ulaşmak için kullanacak.

Hassan tehlikeli demiştim ama dosyayı benden aldılar.

Bize göre asıl hedef oydu.

Gremlin kazara yakalandı.

Biraz dayansın, bırakırlar.

Hayır.

İşimizi yapmadık.

Onu güvenli konumlandırmadık şimdi köpek balıklarına yem olacak.

"Yerçekiminin kontrol edemediği cıva bile

Charles Gordon'dan çok daha dengelidir."

Kimin lafı biliyor musun?

Churchill.

İnsan benzerini tanır.

Ne yalan söyleyeyim,

mekân seçimindeki ironiyi çok takdir ediyorum.

O kaidenin üzerindeki adam,

50 bin Sudanlı tarafından yenilgiye uğratıldı.

Kafası kesildi

ve günlerce Hartum sokaklarında dolaştırıldı.

Korkunç.

Ama kabul edelim, o da bunu isterdi.

Evet.

Ne durumdayız?

Talebinizin bedelini belirlemek zor oldu.

Kadını bırakmak karmaşık.

Başka faktörler de devreye girdi.

Hartum'daki BAE sizin sorununuz, benim değil.

İkimizin de sorunu.

Ayrıca, karşılığı tüm tarafları tatmin etmeli.

Dinliyorum.

Öncelikle, generalim devlet başkanı olarak

Afrika'daki komşu ülkeleri ziyaret etmek istiyor,

Öncelikle, o devlet başkanı değil.

En azından şimdilik.

10 ülke.

Üç ay içinde.

Altı ülkeyi bir ay içinde hallederim.

Güney Afrika, Uganda, Ruanda, Cibuti,

Etiyopya, Kenya.

Egemen uluslar tek tabakta.

Kim demiş devir değişti diye?

Ben demedim.

6 ülke, bir ayda.

Bu en iyi teklifim.

Altı ülke, iki ayda.

Şansını zorlama.

ST. TOBIAS HASTANESİ

Giysilerini çıkarıp kanepeye uzan.

- Böyle güvenli mi? - Güvenli mi?

Hassan Zamani güvende mi?

Çünkü aldığım bir telgrafta

iki ortağıyla birlikte hapiste olduğu yazıyor.

Onlardan biri ajanın mı? Çünkü öyleyse, bu iş bitti demektir.

Hadi oradan. Ajanımızı ifşa etmeyeceğim.

Ve Hassan hapiste değil,

Tahran'ın doğusundaki Pasdaran polis karakolunda tutuluyor.

Hayır, hayır. Bu iş bitti. Adamımı veremiyorsun.

Daha bitmedi.

Hassan'ın buna değdiğini varsayalım. Eğer onu çalıştırmak

- artık mümkün değilse. - Hiçbir şey değişmedi.

Nasıl?

Oradan çıkacak.

Çıktıklarında ajanı Londra'ya göndereceksin.

Ben öyle yapardım.

- Sen ben değilsin. - Doğru.

Ama kimse sen değil.

Sen bile değilsin.

Bu arada

Samia hâlâ hayatta.

- Neler duydun? - Sadece bunu.

En azından, anlaşmamız devam ettiği sürece hayatta.

Anlaşmamız devam ediyor. Güven bana.

Sana güvenenlere ne olduğunu bildiğimi unuttun mu?

Hassan'ı bana getir.

IRGC POLİS KARAKOLU, TAHRAN

Şarjı biterse ne olacak?

Yine de çalışır. İki haftaya kadar.

Bitik pille mi? Nasıl?

Sihirle.

Buradakilerin telefonuna erişebiliyorsun, değil mi?

Londra'da çalışanların, değil mi?

Ancak yetki verilmişse.

Yetkin var.

Bu sistemi ekibimdeki herkese kur.

Ben anlayamadım.

Gerek yok.

Seninki dâhil 16 kırmızı noktanın olduğu bir Londra haritası istiyorum.

Bu aramızda kalacak.

Biri öğrenirse,

ben inkâr ederim, sen kovulursun.

Kalk ve beni takip et.

Kalk!

Neden?

Nereye götürüyorsun?

Artık serbestsin.

Ya arkadaşlarım?

Yanımdaki kadın, Darya?

Yeni arkadaşlar edin.

İspanyol büyükelçiliği

ya suçlanman ya da serbest bırakılman için baskı yaptı.

Şanslıymışsın.

Kapıyı aç.

Daniela Acosta?

Bin.

Beni ailen gönderdi.

Kötü bir haberim var.

Büyükannen öldü.

Nereye gidiyoruz?

Havaalanına. Acele edersek cenazeye yetişebilirsin.

Günaydın. Bu Teğmen Barker.

Bugün beni gözlemleyecek.

Girin tatlım. Hoş geldiniz doktor.

Aslında ben de klinik hemşiresiyim, hanımefendi.

Gayet tabii, doğru. Erkekler de hemşire olabilir.

Tamam, bitti.

- Kaldırayım mı? - Evet, iyi olur.

Doktor, şunun sesini biraz açabilir misiniz lütfen?

Tabii, efendim.

Bir insanın eli kadar boyu olan bu gece yaratığı hareket ederek...

Ya hayır derse?

Demez, halledersin.

Vakti geldi.

Alo?

Selam. Nasılsın?

İyiyim.

Annem nasıl peki? Testlere giriyor mu?

Evet.

Sonuçları bekliyoruz.

Sana bir şey soracağım.

Konuşmamız lazım.

Konuşalım. Buradayım.

Değilsin. Yanımda değilsin.

Telefonda çok zor oluyor.

Zor olan ne? Neler oluyor?

Sana da şüpheli geliyor mu?

Bu adamın söylediği ve yaptığı her şey şüpheli geliyor.

Sessiz olun.

Dinle, ben iyiyim, beni merak etme.

Ama şu anda yolculuk yapamam, çok tehlikeli.

Kim için?

Benim için. İkimiz için.

Ama belki güvenli bir yerde buluşabiliriz.

Yerini sen söyle.

Gönüllü çalışabileceğim bir STK var,

hemşireye ihtiyaçları var.

Afrika'da olduğun yerin yakınına gönderebilirler.

Ne oluyor? Biriyle mi konuştun?

Beni görmek de nereden çıktı?

Özledim sadece.

İyi misin görmek istiyorum.

Sesin çok farklı geliyor, seni çok merak ediyorum.

Ben de seni özledim kardeşim.

Ama orada kalman gerek.

Anneme iyi bak.

Şimdi kapatıyorum. Sonra ararım.

Ne buldun?

Çıkmaz sokak. İçeri sızmalıyız.

Bir fırsatımız daha var.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left