The Tomorrow Job

The Tomorrow Job

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

The Tomorrow Job 2023 1080p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS MX]
Un commento di 1see0ne
TV-Rip

Tag

webrip
web
x264
BRip
1080
TS
YTS
Pubblicato il: 2023-10-21
Download: 20
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

Ne istiyorsunuz? Bırakın beni!

Burası benim evim! Ne istiyorsunız?

Merhaba Doktor Müller.

Bu ne? Ne oluyor?

Sana bir mikroçip takıldı,

örgütte geliştirdiğimiz bir

bilinç iletişim cihazı.

Z Plus Projesi hakkında ne biliyorsun?

-Neredeyse hiçbir şey. -Tuhaf.

Bana insanların zaman kavramını anlayan

tek tür olduğu söylenmişti,

ama meğer zaman, şekil verilebilen bir şeymiş.

Zaman, bizim yorumladığımız

bir fikir değilse, nedir?

Bu hap, zaman kavramını farklı

yorumlamamızı sağlıyor.

Oradaki bir saat, buradaki bir saate denk.

Bugün, yarın, ileri, geri,

bilinç, zaman yolculuğu. -Bende yok.

Hayır. Olsaydı, geldiğimizi bilirdin.

Söylesene, bu adamın yerini biliyor musun?

Bu adam mı? Öldü o.

Evet.

Duyduğuma göre seninle bilgi paylaşma

konusunda çok cömert davranmış.

Bilim çevrelerinden bir meslektaşım.

Hepsi bu. Özür dilerim.

Efendim, bir şey bulduk. Şimdi yüklüyorum.

Z Projesi Denemeleri Denek Veri Tabanı

Teşekkürler Doktor Müller.

Bu çok işimize yarayacak.

Üç ay sonra

Geldik.

Kamyonet: Bugün

Tarıyor

Hiç günün birinde

bu şey seni tanımayacak ve gözünü yakacak

diye korkuyor musun? -Her seferinde.

Hazır mısınız?

Yarın görüşürüz.

Schenectady, New York: Yarın

Nerede kaldı? 2:05, sinema.

Geliyor.

Yarına hoş geldiniz.

Neredeyse hiç güvenlik yok,

o yüzden bu nispeten kolay olur.

Bunlar sayesinde asansörü gidip

13. kata çıkacaksın.

Öğleden sonra temizliği için dışarıdan birini tutuyorlar.

-Peki hedef kim? -1334 numaradaki beyaz tahta.

Bu lenslerle hiçbir şey göremiyorum.

Mor gözlerle gidemeyiz.

Hedefi görebilecek misin?

-Belki. Mükemmel olmaz. -Mükemmel olması lazım.

Hedef görünene kadar kalsın.

Tamam. O zamana kadar her şey flu olacak.

İyi. Unutma, ayrıntı yok.

Bu şirketin ne yaptığını, orada kimlerin çalıştığını

bilmek istemiyoruz.

Lee, Martin, duyuyor musunuz?

Çok net.

Kahrolası lensler.

Asansörü tutun, tutun!

Siz sabaha geçmemiş miydiniz?

Bu notu geçen hafta aldığıma yemin edebilirim.

Kahretsin, temizlik programı geçen aydan.

Yaz saati uygulaması için.

Önümüzdeki hafta değiştireceğiz.

Tamam. İyi o zaman.

O karanlık sabahlardan nefret ederim. Kendinize iyi bakın.

-Sağ ol Martin. -Ne demek Finn.

Girdik. Sıra sende Finn.

-Hazır mısınız? -Hazırız.

Gösteri zamanı.

Lütfen dikkat.

Bu bir tatbikat değildir.

Binadaki asansörleri kullanmayın.

Binadan çıktıktan sonra, lütfen bekleyin.

Bir halt göremiyorum.

-Süremiz ne kadar? -10 dakika.

Yapabiliriz.

Ben içeri giriyorum.

Sen kızı hallet.

Hayır.

Bunun için bana ihtiyacın yok.

Finn. Neredesin? Finn, alo?

Pusuya düşürülüyoruz.

Dışarı çık ve yük rampasında beni bekle.

Şimdilik minibüsü bıraktım. Sonra alırız.

-Şey için çalışıyoruz... -Sus.

Onu buldum. Anlaşıldı.

Hadi, gidelim.

Lee, Martin, neredesiniz?

Kim olduğunu veya nereye gittiğimizi söyler misin?

Maske falan da olunca mantıklı.

Kapıyı aç. Hadi.

-İyi misiniz? -Evet. İyiyiz.

Bu sakinleştiricileri pek seviyorsun.

-Ne oluyor? -Sen söyle.

Kim bu adamlar? -Hiç bilmiyorum.

Geri dönmeden önce

buradan çıkmalıyız.

Finn, otomobil gaspçısı sende.

Evet. Bende. Hazır değil, ama bende.

Yüzde 50 olur. -Yüzde 50 mi?

-Belki 60-40. -Yap.

Bizi arka taraftan al. -Şerefsiz.

Başlatılıyor

Nasıl gidiyor Finn?

Geri dönmeye iki dakika!

-Evet, uğraşıyorum. -Nerede bu?

Sistem açıldı

Oldu.

Bir dakika!

Tanrı aşkına, çay saatinde değiliz!

Gidelim.

Eminim sonra bana teşekkür edeceksin.

-Daha çıkmadık. -40 saniye!

Kahretsin.

Kahretsin Finn!

Beş saniye. Kamyonda görüşürüz.

Bu bir fiyaskoydu.

Döndüğümüz zaman konuşuruz.

Bir şey yapmak zorundayız.

Bak, istersen

tarihleri değiştirelim. -Yeter. Kuralları biliyorsun.

Yarın 14:05 ve 15:05 arasını etkileyecek

hiçbir şey yapmayacağız.

Martin.

Kuralların yüzünden öleceğiz.

Onlar ayaklarımızın yere basmasını

sağlayan tek şey.

Hedefi buldun mu? -Evet.

Tekrar ediyorum, bunun için bana ihtiyacın yoktu.

Belki öyle, belki değil, ama fotografik hafızam yok.

Harfi harfine olmalı. -Bunun için endişeliyim.

Yapma Finn. Otomobil gaspı işe yaradı, değil mi?

Dur. İşe yaramadığında ne olacak Finn?

Arabadaki tüm elektronikler 30 saniyeliğine

bozulur ve içeride kilitli kalırız.

Ama işe yaradı.

Demek ki,

yarın yine çalışmasını sağlamak senin görevin,

sonra şehirden sağ salim çıkınca,

gerisini düşünürüz. -Nereye gidiyorsun?

Yarın erken kalkmam,

temsilciyle görüşüp paramızı almam lazım.

Yarın mekanda ikinizle görüşürüz.

Hey.

Sorun olmayacak.

Aptal.

Ne oldu?

Şu anda yaşadığın şey,

bilinçli zaman değişiminin etkileri.

Beynin olayları yeniden sıralıyor.

Gördüm...

Yarını gördün, yarın da bugünü göreceksin.

Para bir saat içinde hesabında olur.

Teşekkürler.

Bu arada, teklif hâlâ geçerli.

İstediğimiz şeyi getir,

o zaman söz, istediğin rakamı öderiz.

İlgilenmiyorum.

Bari adını öğrenebilir miyim?

İyi günler.

İyi misin?

Evet.

Hazır mısın? -Evet.

-Düne hoş geldiniz. -Şimdi bekleyeceğiz.

Kamyon: Dün

Tamam, bir daha anlat.

Tekrar arabaya bindiğinde plan tam olarak ne?

Uyanıyoruz, bu şehirden gidiyoruz ve değerlendiriyoruz.

Yani doğaçlama yapıyoruz.

10 saniye.

Üç, iki, bir.

-Bizi şehirden çıkar. -Hemen.

O kimdi bilmiyorum,

ama Lee Warner'ın dengi değil!

Kırmızı şortla geliyor,

80 kilo ağırlığında Lee Warner!

Bu operasyonda tam olarak ne yaptın?

Her seferinde amatör gibi davranıyorsun. Yüzde 50 Finn.

Yüzde 50, 60-40. Hayır, gerçekten.

Kahretsin.

Kahretsin. Yürü!

Hadi! Kahretsin Finn!

-O neydi? -Gitmiyor.

Frenler kilitlendi.

Otomobil gaspı için 60-40 mı?

Tamam, gidelim. Yaya olarak.

Hey! Hey, açılmıyor!

-Martin hangi cehennemde? -Kahretsin! Açılmıyor!

Açamıyorum!

Kahretsin.

Sistem açıldı

-Eyvah. -Hayır!

Gelecekteyim.

Yarındayım ve orada bir saat kalıyorum,

ama o saat bugün burada yaşanıyor.

The Tomorrow Job subtitles in other languages

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left