Le prime 200 righe.
İlgili resmî podcast'e Disney+
ve podcast platformlarından ulaşılabilir.
Yeter artık! Red Hook ve belediyede de sızıntı var!
Onları bulmalısın Buck!
Sustur onları!
DAHA ÖNCE
Korkusuz Şehir'i sızdıran cezalandırılmalı, değil mi?
BAŞKAN KINGPIN
Kim olduğunu bul ve bana teslim et.
İçerideki adamım. Ama o bunu bilmiyor.
Ama herhangi bir şey sızdırmayı bırak.
Zarar görebiliriz.
Vanessa, Foggy'yi öldürdü ve bir şey olmadı.
Çizgi aşıldı.
Foggy öldüğünden beri kendimde değildim.
Yaptığım şey...
O kadının zoruyla yaptığım şey...
Hafızam yerine gelmeliydi.
Tek bir sevap.
Hataları telafi eder.
Wilson...
Vanessa.
Derhâl tansiyon ve nabzına bakılsın.
- Ne oluyor? - Nabız...
- Hayır. - Efendim, şu an burada olamazsınız.
- Burada olamazsınız. - Vanessa. Ne oluyor?
- Efendim. - Vanessa!
Vanessa...
- Efendim. Geri çekilin. - Vanessa!
Efendim. Başkanım, tedirgin olduğunuzu biliyorum.
En kısa sürede size detaylı bilgi vereceğiz.
- Rica etsem... - Tabii ki efendim.
- Efendim. - Lütfen efendim.
- Lütfen efendim. - Bırakın, işlerini yapsınlar.
Herkes iş başına!
Programı boşaltın.
- Evet! Şey lazım... - Yorum yapmayacağımı söyledim.
Bunu kaç kez söylemem gerek?
- Ne zaman hazır olacağını bilmiyorum. - Evet, geç.
Onları yakaladıysanız...
...sağ kalsınlar.
Yakalayamadık.
Henüz değil.
Etraflarını kuşattığımız kesin.
Onları bulmayı ben de çok istiyorum.
Hayır.
İstemiyorsun.
İsteyemezsin.
Ne gerekiyorsa kullan.
Başüstüne.
Memur Powell.
Sağ istiyorum.
Tamam.
- Kule hazır. Oturun. - Dışarı geçelim. Şu tarafa bakın.
- Hadi! - Burası.
- Buradan. - Hadi.
Hazırlık havluları nerede?
- Hemen! - Ne lazımsa söyle. Yanındayız.
Buna mecbur değilsin.
Denge bu.
- Biliyorsun. - Sus.
İçeriyi ve kapıyı kontrol edin!
- Kazan var mı? - Evet, şu arkadaki eski şey.
- Hadi gidelim. - Beni burada bırak.
Bunların önemi yok artık.
Benim için var.
Evet.
O konuda yorum yok.
Açıklama ne zaman hazır olur, bilmiyorum. Hayır.
"Öldü mü?" derken?
O ne biçim soru lan?
BB Benimle otomatların orada buluş
Beni burada nasıl buldun?
Cidden mi? Sence kaç tane hastane var?
BB, burada olamazsın.
- Aslında yasal olarak olabilirim. - BB, düşün.
Onun yerini kimse bilmemeli. Bu...
Başkan iyi durumda değil. Gitmelisin.
Tamam.
Anlıyorum. Giderim ama bana söyle.
Yaşıyor mu?
Her kafadan bir ses çıkıyor. Aklın durur.
Ortam çok karışık.
Haberin doğruluğunu teyit etmek istiyorum.
Şimdi sırası mı yahu?
Çok... Çok özür dilerim.
Gelmemeliydim. Geldiğimi unut, tamam mı?
Durumu kritik.
Şanslılar ki sen varsın.
Bay Fisk.
Bay Fisk.
Arash Merati.
Memnun oldum.
Dr. Merati.
Sevgili eşiniz için elimden geleni yapacağımı
- bilin lütfen. - Peki.
Dosyasına bakma fırsatım oldu.
Bildiğiniz gibi durumu oldukça kritik.
Evet.
Duyduğuma göre
alanınızın en iyisiymişsiniz.
Ölümün ne zaman geleceği belli olmaz Bay Fisk.
Yine de eşiniz için elimden geleni yapacağım.
Teşekkürler.
...ufuk Chelsea'de.
Orta Vermont'ta nasıl büyük bir coşku yaşandığını hayal bile edemem.
Merhaba.
Bu akşam bu parçayı neden sergilemediğini sorabilir miyim?
Bence neden sergilemediğim gayet açık
ama sen farklı düşünüyorsan neden sergilemem gerektiğini söyle.
Bilmiyorum.
Farklı bir yanı var.
Ayakta kalmamızı sağlayan şeyin
ne olduğunun farkında mısın?
Giydiğin şirin, gri ayakkabıların parası nereden geliyor?
Ama diyebilirim ki...
...eğer doğru insan şu kapıdan girip
bu tabloyu görürse,
kendi derin, amansız
sefil boşluğunun doğrudan kendine yansıdığını görürse
sana garanti ederim ki
satış fiyatına iki sıfır ekleyebilirsin.
Öndeki eserlerin hepsinden önce satılır.
Bu eser olduğu yerde kalıyor.
Sen bilirsin.
Kan kaybediyorum.
- Bunu bilecek kadar çok kez gördüm. - Fikrini soran olmadı.
Bunu birçok kez
defalarca hak ettim. Sorun değil.
Sence öldü mü?
Bilmiyorum.
Hadi.
Öldüyse bile durum eşitlenir.
Arkadaşın, Fisk'in eşi.
Ödeşmiş olursunuz.
- Ben de yargı için hazırım. - Aferin.
Anlamıyorsun.
Beni çatıdan attığın gece ölmem gerekiyordu.
Dördüncü kattan düşen herkes ölür.
Yine de...
Belki büyük plan budur.
Anladın.
Hayır, anlamadım.
Öldü. Vanessa öldü.
Resmen cinayet.
Vanessa, Foggy...
Adını ağzına alma.
Foggy'nin adını ağzına alma. Anladın mı?
Anladığını söyle. Onun adını ağzına alma.
En iyi avokadolar bile angarya işe mecburdur.
Bu geceki hesabı ödemeyeceğimizi
- Josie'ye söylememiz gerekecek. - Anlar.
Lionel McCoy, 29 yaşında. Uyuşturucu bulundurma suçu var.
Bu uyuşturuculardan bazıları
Oxy, Moxy, Roxy.
Sıkı dur, Xoxy.
Vay be, adam ayaklı eczane gibi.
Ayrıca ruhsatsız silah taşıma, sahte kimlik,
uyuşturucu ticareti, adaleti engelleme.
Falan filan. Şundan bundan, falan feşmekân.
Alacağı ceza ise...
Dur, söyleme. Tahmin edeyim.
12 ila 15 demek istiyorum.
Maalesef Bay Murdock.
- Doğru cevap 10 ila 12. - Yok artık.
- Çok yaklaşmışım. - Teşekkür ederiz.
Umuyoruz ki cezaevinde iyi vakit geçirdiniz.
Ne dersin? Altı ila sekiz yıl istesek beş yılda iyi hâlden çıkar.
Evet. Levine suçu kabul etmesini istiyor, en iyi teklifi kabul ederiz.
Hiçbir şekilde duruşma olmayacak.
Anlaşıldı.
Buyurun Avukat Bey.
Çok teşekkürler Avukat Bey.
İyi günler Bay McCoy. Adım Matthew Murdock.
- Bu da ortağım... - Fembot Foggy?
Ray?
Tanışıyor musunuz?
Tanrı'nın manyak bir espri anlayışı var.
İkimiz...
...aynı binada büyüdük.
Adın Ray değil mi?
O mahallede Lionel adını kullanacak hâlim yoktu.
Fembot eskiden ayakkabılarımı temizlerdi.
- Değil mi? - Hakaretten kaçınsak
iyi olur Bay McCoy.
- Bunun nesi var? Kör müsün? - Nasıl...
Connor nasıl?
Geçen yıl taşraya taşındı.
Oneonta.
Bilmem. En son çatı kaplama işindeydi.
Öyle bir şey. Oluk da olabilir. Bilmiyorum.
Hemen bir hatunu hamile bırakmış.
Tamam, belki de...
Evet, lütfen.
Eskiden birlikte takılırdık.
Ben ve kardeşi yani.
En iyi arkadaşımdı.
Az önce bahsi geçen Connor.
Bakın Bay McCoy, şahsınıza yönelik
- birçok suçlama var. - Yalan.
No comments yet. Be the first to leave one.