Le prime 200 righe.
Muharebe?
Kazandık.
Ne yaptın oğlum?
Jace.
Jace?
Ne yaptın?
Bunu nasıl...
Nasıl yaparsın?
Nasıl?
Bunu bana nasıl yaparsın?
Cevap ver.
Nasıl yaparsın?
Bir cevap ver!
Lütfen!
Nasıl yaparsın?
Tamam, yapmayın lütfen.
Yapmayın.
Bana ne cüretle dokunursun sen?
Ne cüretle?
Kraliçem...
Sizi yüzüstü bıraktım.
Canımı almalısınız...
Bu ne işe yarayacak?
Oğlum uyanacak mı?
İkinizin yaptığı ahmaklığı değiştirecek mi?
Sizin de!
Jacaerys'in yaptığına izin veren herkes!
Sizin de canınızı alayım mı? Siz de kraliçenize ihanet etmediniz mi?
Lütfen.
Ben...
Lort Corlys!
Lort Corlys!
Lort Corlys!
Sakin ol.
Yardım edin
Leydim.
Korkunç bir şey yaptım.
Buraya niye geldin?
- Bir savaş vardı... - Prens Jacaerys ölmüş.
Artık gitmelisin.
Gemiler vardı. Ve duman.
Yardım etmek istedim ama Sheepstealer korktu.
Umurumda değil.
Pentos'a giden gemide olmalıydın.
Sığınacak bir yer lazım.
- Gidecek yerim yok... - Cürete bak, sığınmaymış!
Himayemden kaçıp kapıma felaket getiriyorsun.
- Kraliçe seni arayacak. - Kimse beni görmedi.
"Keçiyi kaçırmışsın" derdim
ama bence hep böyleydin.
Bir daha buraya gelme.
Ejderha istemiyor musunuz?
Kraliçe'nin sizi kandırdığını söylemiştiniz.
Salak yerine koymuştu.
Koruma istediniz, ben de bunu sunuyorum.
Vhagar nerede belli değil.
Sheepstealer uzun zamandır burada yaşıyor.
Sizden tek istediğimiz
görmezden gelmeniz.
Vadi büyük bir yer.
Bir ejderhanın nerede bulunacağına karışamam.
Bir daha seni görmek istemiyorum.
Bu bir canavar öyküsü
Amma şanslıyız
10.000'lerden üstünüz
Kıyılara gömüldünüz
Toprağı zor görürüz
Hey, hey
Buralar hep ceset dolu
Hey, balık yemi, balık yemi
Paramparçalar
Balık yemi, balık yemi
Koyduğumun Yeşil'i
Bu bir kurnazlık hikâyesi
Anlat bakalım
Aemond geliyor, saklanın
Tek gözlü tam bir serseri
Ve Daemon burada, derim ki
Ejderha göte girdi
Sör Simon Strong, Majesteleri.
Vay, vay.
Eskileri hatırladım.
Nehir Toprakları bir zamanlar böyleydi. Müzik, et ve sağlam delikanlılar.
Peki seni onca yol tepip buraya getiren hangisi?
Hediye getirdim. Kızıl Çatal'da, göl kenarında elde ettiğiniz zaferlere.
Strong mahzeninden en iyi şaraplar.
Şarap!
Şarap!
Bir de size bir mesaj.
Kraliçe'den.
Majesteleri?
Bir sorun mu var?
Veliaht prens ölmüş.
Kraliçe Demir Taht'ı almak için Kral'ın Toprakları’na çağırıyor.
Siz de güneye yürüyeceksiniz.
Harrenhal'a garnizon için adam gönder.
Rhaenyra Demir Taht'a oturduğunda
sizi korumak için ejderha göndereceğiz.
Uyanık olun, sağlam durun,
karşınıza çıkanı yıkıp geçin.
Kraliçe'nin yumruğu olacağız.
Kimse karşımızda duramayacak.
Kral'ın Toprakları’na!
Ve tekrar görüşeceğimiz güne.
Kral'ın Toprakları’na!
Gelişinin, sonun işareti olduğunu gördüm.
Neyin sonu?
Birçok şeyin.
- Diğerlerinin başlangıcı. - Teşekkür ederdim
ama amacını hâlâ anlamadım.
Kraliçe'ye hizmet ettim.
40.000 nehir askerini hizmetine sundum.
Ona söyle...
Harrenhal'u istiyorum.
Uzun hayatım boyunca orada yaşadım.
Çok kez el değiştirdiğine şahit oldum ama hiçbiri onun değerini bilmedi.
Neden bana verilmesin?
Ne adın, ne ünvanın ne de soylu bir kocan var.
Kraliçe'nin ebelere kale dağıtmak gibi bir alışkanlığı yok.
Senin gözünde sadece bir ebe miyim yani?
Kraliçe'yle konuşacağım, belki verebileceği başka bir ödül vardır.
Başka bir ödülmüş.
Ben yemek istiyorum, sen mücevher diyorsun.
Dünyaları da versen
açlığımı asla doyuramazsın.
Evine dön Daemon.
Ve bir daha geri dönme!
Dediğimi de unutma.
Dedemi daha önce çok kişi ölüme terk etti
ve hepsi yanıldı.
Onu bulacağız.
Sen...
Onu küçükken tanırdın.
O hem sert
hem de nazikti.
Ben öyle gördüm.
Büyükanneme sevgisi,
bence eşi benzeri zor bulunur bir sevgiydi.
Bence unutmaya çalışması
bu yüzdendi.
Kardeşin söyledi.
Unutulacak anılar değildik biz.
Doğru.
O da böyle gururludur.
Başını yakacak kadar.
İnatçıdır.
Doğru, öyledir.
Öyledir.
Öyleydi.
Benim hâlâ umudum var.
Peki nişanlın?
Çocukluğumuz birlikte geçti.
Birilerini kaybetmekten yoruldum Alyn.
O da arıyor.
- Ağrınız dinmiş gibi. - Dinmedi.
Haşhaş sütü istemiyorsunuz...
- Çünkü seninle konuşmuyorum. - Tabii.
Kızdınız ama hayatınızı kurtardım.
Adamlara kim olduğumu söyledin.
Adamları yok yere kızdırdınız,
sizi öldüreceklerdi.
En azından şimdi doğru yöne gidiyoruz, kıyıya...
Evet, oraya varınca ne olacak?
Rhaenyra ve yanındaki sinsi amcıkların önüne atacaklar.
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Sadece yol görünüyor ama bir şey olmasını...
Kimler varmış burada?
Evet, bunu beklemiyordum.
Züppe Tyland Lannister
Üçlü Yönetim'i Rhaenyra'yla savaşmaya ikna etmiş.
Ama pek iyi gitmiyor gibi.
Şunları içeri sok!
Duydunuz! İçeri!
Ejderha Kayası yolculuğumuz gecikecek gibi.
Majesteleri.
Hemen ormana saklanmalıyız.
Bir gemi tutacak altınım var.
- Duskendale'e dönebiliriz. - Uyku Kalesi'ne gideceğiz.
Oradan uzak durmalıyız. Tekrar kaçırılabiliriz.
Cole'un garnizonu var, değil mi? Bana sadıktır.
Ama oraya giden yol uzun ve tehlikeli, Majesteleri.
Bu bir zaferse
umarım bir daha muzaffer olmam.
Alyn, artık size verebileceğim tek şey hanemin adı.
Ama bu verdiğiniz benim için
dünyalara bedel.
Komutan Largent'la konuşacaktım.
Dinliyorum Majesteleri.
Altın Pelerinliler'i rahatsız etmek istemezdim
ama durum vahim.
Haber dışarı çıkarsa bu herkes için ölüm demek olur.
Rhaenyra dönüyor.
Bunu nereden öğrendiniz?
Naip prensin yokluğunda
şehrin kontrolü Kraliçe Helaena'da.
O da barışın sağlanması için Rhaenyra'nın Kızıl Kale'ye girip
tahta oturmasına izin verecek.
- Buna ihanet denebilir. - Doğru.
Peki sen ne diyorsun?
No comments yet. Be the first to leave one.