Le prime 200 righe.
Çeviri: Fraghera
Ahlak.
Ahlakın ne olduğunu biliyor musun?
Sana anlatayım.
Zenginler için, ahlak, sahip olunabilen bir şeydir.
Peki, haklı olan kimdir her zaman?
Zenginler. Fakirler ise boku yemiştir.
Adalet.
Ahlakımı göstereyim mi?
- Görünce korkma ama. - Emin değilim.
Bence korkacaksın. İşte benim ahlakım budur.
Al sana ahlak.
Bu bende niye var? Biliyor musun ha?
Çünkü o üniformanın içindeki...
...Bay ahlak var ya tamam mı?...
Onun ve ahlakının ta amına koyayım tamam mı?
Ve benim de...
Benim de adaletim budur.
Haklı da olsan...
...haksız da olsan...
...fark etmez adamım.
Zone Sinemaları, yalnız bir kasabın...
...kendi pisliği içindeki dramını sunar.
Herkese Karşı Tek Başına.
Herkesin kendi hayatı ve ahlak anlayışı vardır...
...eğer hayatımı özetlemem gerekirse...
...bir zavallının hayatıdır. Bunu yazmalılar.
Diğerlerininkine benzer hikâyesi olan bir adam.
Her şey hainler ve peynir diyarı Fransa'da başladı.
1939'da Paris yakınlarında dünyaya geldi.
1941'de annesi onu terk etti. Annesini bir daha görmedi.
Özgürlük gününde babasının kim olduğunu buldu.
Babası toplama kampında öldürülmüş bir komünistti.
Burada 6 yaşında, kendini bilmeye başladığı zamanlar.
Büyürken masumiyeti, İsa'nın adıyla ondan çalınmıştır.
14 yaşında hayatını kazanabilmek için kasap olmaya karar verdi.
Devam eden 10 yılı, kendi işini kurabilmek için...
...kazandığı her kuruşu biriktirerek geçirdi.
Anca 30'unda bunu başarabildi. İlk başlarda işler kötüydü...
...ama 2 yıl içinde düzelmeye başladı.
Kendine bir yaşam kurmuştu. Genç bir fabrika işçisiyle tanıştı...
...ve fabrikanın karşısındaki l'Avenir otelde kızın bekâretini bozdu.
Bundan sonra olaylar hızlı gelişti.
9 ay sonra annesi tarafından istenmeyen bir bebeğin, Cynthia'nın babası olacaktı.
Bir kez daha terk edilmiş ve kızını tek başına büyütmek zorunda bırakılmıştı.
Yıllar geçti. İşler iyiydi.
Kasap dükkânın yakınlarında kızının dilsiz olarak büyüyeceği bir daire satın aldı.
Kızının büyüme çağı gelmiş ve bir kadın olmaya başlamıştı.
Baba hala yalnızdı ve arzularıyla tek başına savaşmak zorundaydı.
Kaderin cilvesine bakın ki kızı ilk defa adet kanaması oldu.
Bu alışık olmadığı acının etkisiyle dükkâna koştu.
Yolda işçinin biri ondan faydalanmaya çalıştı.
Komşunun biri olayı gördü ve onu babasına götürdü.
Baba külottaki kanı gördü ve kızının tecavüze uğradığını sandı.
Bıçağı kaptı ve tecavüzcüyü yakalamaya gitti.
Adamı rıhtımda gördü.
Kasap adamın yüzünü bıçakla yaraladı.
Bunun yüzünden kasap hapishaneye atıldı. Kız yetimhaneye verildi.
Babası arada sırada kızına mektup yazardı. Aylar geçti.
Kasap daireyi ve dükkânı satmak zorunda kaldı.
Sonunda kasap yeniden özgürdü ama elinde avucunda hiçbir şey yoktu.
Hayatta kalabilmek için barda çalışmaya başladı.
Sonra barın sahibine âşık oldu. Kadın hamile kaldı ve başka bir şehirde yeni...
...bir hayat için barı satmak istedi.
Hatta bir kasap dükkânı kiralayacak kadar bile parası vardı.
Adamın başka seçeneği yoktu.
İlk defa kızını ziyarete gitti.
Ona hoşça kal dedi. Kızı gittiğini gördü ama hiçbir şey söylemedi.
Ertesi gün adam karanlık bir tünel olarak gördüğü hayatından kurtulmayı umarak...
...karısıyla birlikte Paris'ten ayrıldı.
Lille'de bir ev ve dükkân buluncaya kadar kalmak için...
...kadının annesinin yanına taşındılar.
Paris'le kıyaslanınca sokaklar gri, terk edilmiş ve daha soğuk yüzlü görünüyordu.
İlk defa adam bir yabancı gibi hissetti.
Ölmüş babasına ait yansımalar görüyordu.
Fakat kasap da diğer her canlı gibi hayatta kalmak istiyordu.
Kızına ihanet edip geçmişini unutmaya karar verdi.
Aynı sevgisini unutmaya karar verdiği gibi ama sevgi biraz daha güçlüydü.
Hiç kimse gerçek aşkı bildiklerini söyleyemezdi.
Ve bu adam benim. Bu da benim hayatımdı.
Ama bugün yeni hayatım başlıyor. Her şeye sıfırdan başlıyorum.
Evet, baylar ve bayanlar. Bugün geçmişimi siliyorum.
Lille'in kenar mahalleleri, Kuzey Fransa 3 Ocak 1980.
- İyi geceler çocuklar. - İyi geceler anne.
Af edersiniz.
Babam hep yatağın bu tarafında uyurdu.
Zaten yeterince oynaşmadık mı?
O ve çocuğu için yatakta sakin kalması daha iyiydi.
Eğer böyle dırdır etmeye devam ederse kafasını uçururum.
Aslında sadece kafasını da değil...
Yarın dükkâna bakmaya gidecek miyiz?
Evet.
Evet beğendim...
...ama biraz pahalı.
Komisyonda %10 indirim yapmalısınız.
Ve kirada da.
Sizin üzerinize mi yapalım?
Hayır. Benim üstüme olacak.
Kötü bir yerdi.
Paramı doğumdan sonraya kadar saklamak istiyorum.
Böyle anlaşmamıştık. Peki, ne yapacağız?
Geçici bir iş bulabilirsin. Gel hadi.
Teşekkürler.
Bak, kasap arıyorlarmış.
Ben domuz kasabı değilim.
Kendi işini yapmaktan daha kolay olacaktır.
Evet, haklısın.
Ne yapıyorsun?
Para benim param. Hamileyim ve sen de çeneni kapalı tutabilirsin.
Kesinlikle.
Boktan bir sosis. Boktan bir şarap. Sıkıcı bir şehirde boktan bir aile.
Yeni bir dükkân için hepsi güzelleşiyor.
Yeni ve güzel bir hayat için.
O kadar pisler ki...
...denetlemeciler gelse şaşırmazdım.
Yaşlanınca böyle olur.
Görme ve koku alma duyularını kaybedersin ve pislenirsin.
Ama yanındaki şişko karının hiçbir bahanesi yoktu.
Ailen hala hayatta mı peki?
Kimsesiz olduğunu söylemiştim.
Kusura bakma.
Müşterilerin daha fazla...
...alışveriş yapmasını sağlamak için...
...gülümsemelisin, anlıyor musun?
Müzikli falan, her şeyiyle tam bir süper marketiz biz.
Burada herkes kendini rahat hissetmeli anladın mı?
Benim için gülümse bakalım şöyle.
Çaba harca biraz. Gülümse.
Boş ver. Yürü git.
Hadisene.
Salak.
Gelip buraya iş için yalvarıyor bir de.
Ne? Domuz kasabı olabilirdin.
Sonsuza kadar televizyonun karşısında oturmayı mı düşünüyordun?
Bu kadar cimri olmasaydın şimdiye çoktan dükkânı açmıştık.
Bu yüzden kapa çeneni.
Roubaix'de kazanmak için çok iyi olmalısınız.
Nereye gideceğinizi de iyi bilmeniz gerekiyor.
Nereye gideceğinizi bilmeden asla bir yere varamazsınız.
Damadım, Doktor Choukroune burada.
Sorunlarından bahsediyorduk da...
...çalıştığı huzurevine bir gece bekçisi arıyorlarmış.
Kayın valideniz bana her şeyi anlattı.
Eğer isterseniz size...
...oranın adresini ve telefon numarasını vereyim...
...böylece onlarla görüşebilirsiniz.
Güle güle bayım.
Doğru, pis kadın benim huzurevinde gece bekçisi olduğumu düşünüyor.
Bu işi yaparsam onun kıçını da silmeli miyim?
Ama diğer taraftan... Eğer gece çalışırsam çirkin suratlarını görmek zorunda kalmam.
- Daha önce hiç gece işinde çalıştınız mı? - Pek sayılmaz.
Kolay görünebilir ama bir süre sonra bu seni delirtecektir.
Daha önce hiç bir evde çalıştınız mı?
Tam bir enkaz devraldın.
Aslına bakarsan pek de eğlenceli bir iş sayılmaz.
Yani işte garip bir durum, onlar için her şeyin yakında biteceğini bilirsin...
...ama şu kapıların ardında yaşanan olaylar...
...neyse kendin görürsün.
Ofisin burası.
2 haftadır buradayım.
Hapisten çıktığımdan beri hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.
Burası hapishaneden daha kötü sayılmaz. Tam tersi hatta tabi pis kokuyu saymazsak.
Yaşlılar berbat kokuyor.
Debussy huzurevi, 18 Mart 1980, 4:00.
Şu iki domuza dayanamıyorum.
Pısırığın teki olduğumu düşünmemeliler.
Ama yaşlı bunak zengin...
...ve bu yüzden de her şeyi yapabileceğini düşünüyor.
Bu işler böyledir. Herkes ekmeğinin peşinde...
...ve kazancının. Kimsenin kimseye bir faydası yok.
- Doktoru gördünüz mü? - Hayır.
Kadının biri fenalaştı. Yardım eder misiniz? Acele.
Evet, yapabilir miyim ki...
Çabuk.
Elini tut.
Baba...
Beni bırakma.
Her şey karanlık.
Her ölüm zamansızdır.
Ama ölüm de hayatın bir parçası.
İnsanlar bunun dışındaki her şeyi fazla büyütüyor.
Yakından bakıldığında ciddi bir şey değil.
Ruhsuz bir beden hepsi bu.
İnsanlar da hayvanlar gibi.
Onları seversin, sonra onları gömersin, hepsi bu.
İlk kez birinin ölümüne şahit olsam da bu böyle.
Belli ki o da ilk defa birinin öldüğüne şahit oluyor.
Harap düşmüş bir halde görünüyor.
Bu çok sıkıcı bir durum olsa da...
...tamam, onu evine bırakacağım.
Kırılgan ve çok da güzel görünüyor.
Seni evine bırakayım.
Bana kızımı hatırlatıyor.
Cynthia'mı.
Şuan her neredeyse, çok yalnız olmalı.
Gel hadi.
Yalnızlık aslında hiçbir şeydir.
Bir erkek ya da kız arkadaşınla, hatta çocuklarınla yaşasan bile...
...hala yalnızsındır.
Ben yalnız biriyim. O da öyle.
No comments yet. Be the first to leave one.