No Good Men

No Good Men

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

No Good Men 2026 1080p MUBI WEB-DL DDP5 1 H 264 tr
Un commento di BartuW
Mubi

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-07-12
Download: 10
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

İYİ ERKEK YOK

KABİL, ŞUBAT 2021

- Yaprakları yolma. - Yolmuyorum.

- Günaydın. - Günaydın.

Şoför bey, arabaya. Şehirde patlama olmuş. Gitmemiz lazım.

- Burada tek şoför ben miyim? - Şimdilik evet.

- Nerede? - Altta değil mi?

- Şoför bey! - Ne oldu?

- Koltuğu açar mısın? - Kendin açamıyor musun?

- Açabilsem açardım. - Koltuğu bile katlayamıyorlar.

- Sırt çantam nerede? - Annende.

Sırt çantam...

Bekle burada.

- Sen gidebilirsin. - Yavrum benim!

- Merhaba. Nasılsın? - İyi. Sen nasılsın?

...üç, dört, beş, altı.

- Günaydın Atiq. Nasılsın? - Sağ ol, iyiyim.

- Güzellik. Gülü bana mı getirdin? - Hayır.

Anaokulu öğretmeni için. Kırma ama. Hadi. Hadi.

- Merhaba. - Merhaba.

- Shahla, nasılsın? - Selam Naru.

Selam Liam. Sağ ol canım. Gülün de senin gibi güzelmiş.

Kocana mı döndün?

Daha dönmedim. Ailemin yanındayım hâlâ.

Güzel. Bir süre dönme.

Erkeklerin canı cehenneme, kadınların kıymetini bilmiyorlar.

- Kırgınsın. - Tabii ki. Bu işte beraberiz.

Allah'a havale edelim.

- Gitmem lazım. Yemek saatinde gelirim. - Olur.

Liam, görüşürüz. Görüşürüz.

25 yaşındayım, 6 çocuğum var. Küçük yaşta evlendim.

İkinci çocuğumdan sonra kocam bana bakmayı bıraktı.

Beni dövmeye başladı.

Geçen hafta telefonunda bir kadın fotoğrafı gördüm.

Kim olduğunu sorunca beni dövdü.

Her tarafım mor. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Aradığın için teşekkür ederiz. Tavsiyeniz nedir doktor bey?

Can kulağıyla dinledim. Kadınlar çiçek gibidir.

Her doğum yaptığında, her birkaç yılda bir...

Kendini bu çiçek gibi düşün.

Her hamilelikte bir yaprağını kaybediyorsun.

Bu çiçek solacak, o zaman ne yapman gerekir?

Doktor olarak tavsiyem şudur:

Bol bol makyaj yap!

- Benim gibi, değil mi? - Aynen. Lida Hanım gibi.

Allah bağışlasın, dört çocuğu var

ama 15 yaşında gibi görünüyor.

Merhaba.

Beni başka bir programa veremez misin?

Hangisine vereyim? Hepsi dolu.

Gece programlarında çalışır mısın? Hayır, çünkü çocuğun var.

Şu an bir şey diyemem.

Qadiri Bey, nasılsınız? Sizin için ne yapabilirim?

Salangi, bir dakika. Röportajınız nerede?

Tabii!

Hemen çıkıyor. İyi günler.

Ne oldu?

Qadiri'nin röportajı varmış, git çek.

Olmaz. Çok yorgunum. 18 saatlik gece vardiyasından çıktım.

Sana bir gün izin veririm.

Bu akşam ailemi düğüne götürmeye söz vermiştim.

- Başkasını yolla. - Beni yolla.

- Kendin git! - Benim burada olmam lazım.

Beni yolla!

Şaka mı yapıyorsun? Qadiri'ye kıdemli biri lazım.

Kadın programı değil bu, haber programı.

Kıdemli biri lazım.

O kıdemli mi peki?

Sen işine bak.

Beni yolla işte! Gitmek istemiyor. Benim ne eksiğim var?

Kameramanlık işte. Benim işim. Gideyim mi? Gidebilir miyim?

Yemin ederim, iyi iş çıkarırım.

- Yardım lazım mı Naru? - Yok, sağ ol.

Hallet lütfen.

Sağ ol. Görüşürüz.

- Merhaba. - Pardon.

Yanlış arabadasın bence.

Haber minibüsü değil mi bu?

Qadiri Bey siz değil misiniz? Ben kameramanınız Naru.

Kamera amiri gönderdi beni.

Kamera lazım değil miydi?

Kamera amirinin derdi ne?

Bana kimi yolladın?

Düzgün kameraman istedim senden.

Ne demek başka kimse yok? Neredeler?

Düzgün kameraman lazım demiştim sana.

Departmanınızda iş yok sizin.

Benimle derdiniz ne?

Seninle bir derdim yok. Düzgün kameraman lazım bana.

- Erkek mi yani? - Kadın veya erkek fark etmez.

Uygun biri olsun yeter.

Dört yıldır kameramanım. İşimi iyi yapıyorum.

Peki, bin. Geç kaldık. En azından yeleği çıkarır mısın?

Neden? Sahada giy dediler.

İyi, kalsın o zaman.

- Şoför nerede? Ali! Neredesin? - Geldim Qadiri Bey.

- Röportaj saat birde. - Yemek yiyip namaz kıldım.

- Geç kaldık! - Merak etmeyin, jet hızıyla gideriz.

- Bir gün jet hızıyla öldüreceksin bizi. - Öldürmem.

- Kamerayı bekle. - Tamam.

Gazetecilerle konuşmadığını biliyorum.

Röportajı ayarladığın için teşekkürler. Trafik çok fena.

Ben alırım.

Selamünaleyküm.

- Kabil Haber'den geliyoruz. - Buyurun içeri.

Çay için. Komutan birazdan gelir.

Çayı sonra içeriz. Ekipmanı kurabilir miyiz?

- Mobilyaları çekmemiz lazım. - Olur.

Kafanızı kaldırır mısınız?

Güzel.

Esselamünaleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

- Selamünaleyküm Mawlawi Sahib. - Yolculuk nasıldı?

- Kusura bakmayın, biraz geciktik. - Hiç sorun değil.

Merhaba, merhaba.

- Hoşgeldiniz. - Merhaba.

Gelin, oturun. Çay içelim.

Sağ olun ama geç kaldık.

Vaktimiz bol. Röportaj bekleyebilir.

Çayı sonra içeriz.

Bence önce içelim.

- Röportajı yapalım lütfen. - Siz bilirsiniz.

Cevaplamak istemediğiniz bir soru olursa

söyleyin lütfen.

Peki.

Pardon, mikrofonu takmam lazım.

Maşallah, maşallah.

- Dariceyi çok iyi öğrenmişsin. - Ne dedi?

- Mawlawi Sahib seni yabancı sandı. - Yok, Afgan’ım ben.

- Tam Afgan gibi görünüyorsun. - Hayır, gerçekten Afgan’ım.

Evet, Afgan.

- Ses kontrolü için konuşun lütfen. - Birkaç kelime söyleyin.

Euzu billahi mineşşeytanirracim...

Teşekkürler.

Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Geçen şubat, Katar'da ABD-Taliban barış görüşmelerine katıldınız.

Fakat Afgan hükümeti davet edilmedi.

Afgan hükümetinin yok sayılması sizce barış görüşmelerini nasıl etkiliyor?

ABD, Afgan hükümetini etkisiz görüyor.

Doğrudan bizimle, Taliban'la müzakere yapıyorlar.

Geçen 20 yılda ABD milyarlar harcadı, sayısız asker kaybetti.

Uzun soluklu müttefiklerini nasıl etkisiz sayabilirler?

Çünkü ABD, yenilgiyi kabul etti...

Kızım, başını kapat!

- Ne? - Söyle, başını kapatsın.

- Bana mı diyor? - Başını kapatabilir misin?

Eşarbım var ya işte. Devam edin.

Başı açık bir kadınla aynı odada oturmam.

- Kameranı al, git. Bu kadar. - Bir saniye lütfen.

Qadiri Bey. Qadiri Bey.

- Bana mı diyorsun? - Hayır.

Qadiri Bey, size diyorum.

- Olanlar için özür dilerim. - Boş ver.

Bugün işiniz neden bu kadar erken bitti?

Bence röportaj vermek istemedi.

- Eşarbım bahanesi oldu. - Tabii ki istemiyordu!

İkna etmek için bir ay uğraştım. Boşa gitti.

Bu kadar fanatik olduğunu bilmiyordum.

Bu ülkede yaşamıyor musun sen? Mawlawi tabii ki fanatik!

Nasıl bilmezsin?

Biliyorsanız beni neden uyarmadınız?

Kenara çek.

- Buraya mı? - Evet.

Bir de laf yetiştiriyor...

İniyor muyuz?

Sevgililer Günü'yle ilgili sokak röportajı yapar mısın?

Tabii.

Konuşmak ister misiniz?

Kameraya konuşmak ister misiniz?

Konuşmak ister misiniz?

Karınız çiçek bekliyor, Sevgililer Günü.

İşsizim, param yok.

Kabil Haber'e konuşmak ister misiniz?

Ne söyleyeyim? İşsizim, güvencesizim, ekonomi kötü.

- Sevgililer Günü hakkında konuşun. - Batı icadı bunlar.

Peki. Boş verin.

- Amca, konuşmak ister misin? - Ben konuşamam.

Sevgililer Günü hakkında.

Ben yaşlı bir adamım, aşk benden geçti.

- Konuşmak ister misiniz? - Ne?

- Kameraya. - Ne diyeceğim ki canım?

İnsanlarla aşk hakkında konuşuyorum.

- Aşk mı? Bir denerim. - Şurada durun lütfen.

Kocanız size hiç "seni seviyorum" dedi mi?

Demedi...

Hiç... Hiç!

Peki siz dediniz mi?

İçimden dedim ama yüksek sesle söylemedim.

Neden?

Egosunu şişirir. Yapmam öyle bir şey.

Afganistan'da hiç iyi erkek var mı?

Ne desem? Açıkçası yok.

Hiç iyi erkek yok. Hepsi agresif, asabi. İyi değiller.

Karısının kıymetini bilen, karısıyla düzgün konuşan bir erkek hiç görmedim.

Sırf dayak, hakaret, ev işi, çocuk bakımı.

Afganistan'da iyi koca yok.

Siz de yaşadınız mı bunu?

Tabii ki! Çok dayak yedim, çok hakaret işittim.

Hayatım kül oldu. 67 yaşındayım.

Kocamla tek bir mutlu günüm olmadı.

Böyle hayat olmaz güzelim.

No Good Men subtitles in other languages

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left